@abdullahyuyucu Evet anlattıkların doğruda olayın çevresinde dolaşmasan da direk bunların sebebi 62 84 kadının beyanı esastır diye söylesen daha etik olmaz mı
Kadın kocasını aldatmışsa erkek bunu boşanırken ispat edemezse yüzde yüz kendisi kusurlu durumda kalıyor ve nafaka ödemek zorunda bırakılıyor.
Fakat yargı erkeğin tüm ispat yollarını reddediyor. Telefondaki yazışmalar da dahil "kadının rızası dışında alındı" diyerek kabul etmiyor.
Bir erkek aldatan eski karısını nafaka ile beslemek zorunda mı?
Bunu yapan bir erkek nasıl bir psikolojide olur?
📌 Medya ikiye ayrılmış durumda:
Kayıtsız şartsız iktidar karşıtları ile
kayıtsız şartsız iktidar destekçileri...
📌 İktidar her şeyi yanlış yapmıyor
her şeyi doğru da yapmıyor..
📌 "Doğruya doğru yanlışa yanlış" demek yok gibi❗️
📌 Gençler niçin evlenmiyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin evlenmeyi geciktirmesinden şikâyet etti ya...
Biz de yazdık.
📌 Buyurunuz:
⬇️⬇️
https://t.co/fSEQYlgQzk
📌 GENÇLER NİÇİN EVLENMEK İSTEMİYOR?
Sebepleri sıraladım:
@RTErdogan@tcbestepe@tcailesosyal
1) Şu meşhur 12 yıllık mecburi ‘öğütüm' modeli! 18 yaşını bitirene kadar binaya bağlanıyor genç. Okumak istese de istemese de mecburi 12 sene! Mezunların tamamına yakını, üniversiteye gidiyor. Nüfusun neredeyse onda biri üniversite öğrencisi.
Oralardan 25 yaşında mezun olabiliyor genç! Üniversite okurken mi evlensin çoğu? Nasıl yapsın?
2) Büyük bir bölümü üniversiteden mesleksiz diplomalı olarak, ortalama 25 yaşında çıkan gençlerimizin mezuniyetten sonra hayatlarını kurabilmeleri zaman alıyor bu ortamda. Böyle olunca da, evlenmek isteseler de yaşlar 30’u bulmuş oluyor.
3) Gençlerimize sürekli olarak, “annelik-babalık” yerine “kariyer” telkin ediliyor. Birçokları kariyer yapmasının önünde engel olarak gördüğü için, evlenmek istemiyor. Evlense bile, “ayak bağı” olmasın diye çocuk yapmıyor ya da çok az çocuk yapmayı tercih ediyor.
4) Zina ve sapkın akımlar hayli yaygınlaşmış durumda. Bunların propagandaları yapılıyor her yerde! Yerli denilen dizi filmlerin bazıları, hem de Prime-Time’da gayri meşru ilişki propagandası yapıyor. Bazı televizyonlardaki “yuva yıkıcı” programlar, bilhassa kimi gündüz kuşağı programları, bütün pervasızlıklarıyla devam ediyor işlerine! Sosyal medya bataklık, kontrolsüz güç, oralardan da ne darbeler vuruluyor, maneviyatımıza, ailemize.
5) Bilhassa erkeklere, adeta“Aklınızı kullanın, evlenmeyin!’ düşüncesini telkin eden kanunlarımız ve uygulamalarımız var. Psikolojik şiddet gibi, “her yöne çekilebilecek” kavramları öne sürenler yüzünden pekçok erkek evden atılıyor. Uygulamada kadın beyanı esas kabul edildiğinden, ortaya istismara fevkalade açık bir alan çıkıyor. Bu durumdan sadece birçok erkek değil, aynı zamanda birçok kadın da şikâyetçi. Mağduriyete uğratılanların, anneleri, anneanneleri, babaanneleri, teyzeleri, halaları, yengeleri de şikâyetçi mesela.
6-) Bütün veriler, bugüne kadarki uygulamaların kadına şiddeti engellemediğini, aksine daha da tırmandırdığını gösteriyor. Durum böyle olunca da, kötü örnekleri gören bazı gençlerimiz, “Aman ha, evlenip de başıma dert almaktansa, en iyisi evlenmeyeyim!” diyor.
7-) Süresiz nafaka, çok can yakan bir mesele. Devlet’in birçok üst düzey yöneticisi, süresiz nafakanın haksızlık olduğunu söylüyor. Binlerce hukukçu, bunu söylüyor. Binlerce ilahiyatçı bunu söylüyor… Ama bu süresiz nafaka haksızlığı bir türlü ortadan kaldırılmıyor. Kısacık süreler evli kalanlar bile, ömür boyu nafaka ödemeye mahkûm ediliyor. Böyle olunca da bazı gençler, ‘Ya kısa sürede boşanır da, ömür boyu nafakaya mahkûm edilirsem?!’ korkusuna kapılıyor ve evlenmekten ürküyor!
8-) Boşanma dâvâları o kadar uzun sürüyor… Adalet o kadar ağır işliyor ki.. Gençlerin büyük bölümü, ‘Ya mutsuz evlilik yaparsam da, yıllar yılı boşanamazsam!’ korkusuna kapılıyor ve bu yüzden evlenmeyi düşünmüyor.
9-) Evlenmenin ve yuvayı devam ettirebilmenin ��nünde büyük ekonomik engeller var birçok genç için. Barınma, yiyecek, giyecek, eğitim vesaire giderler çok yüksek. Giderleri kıssan bile, evlenebilmenin maliyeti çok yüksek. Buna bir de, abartılı düğün, gösteriş masrafları eklenince sıkıntı büyüyor. Dar gelirli ailelere mensup gençlerimiz, gelecek endişesi yaşıyor. “Evlenip de evimi geçindiremez duruma düşmektense, evlenmeyi geciktirir, iyice durumu toparlar, öyle yuva kurarım!” düşüncesi yaygınlık kazanıyor.
10-) Televizyonlardaki “yuva yıkıcı” programlar da, insanların gönüllerine sürekli olarak şüphe bombaları atıyor! Böyle olunca da, durumu iyi olanlardan bir bölümü de, evlenmekten ürküyor, ya evliliği iyice geciktirmeyi ya da hiç evlenmemeyi tercih ediyor.
11-) Manevi Değerler, okul yıllarında verilmiyor. Maneviyatsız eğitim sisteminden gelen büyükler de, çocuklarına manevi eğitim vermiyor ya da veremiyor.
12-) Zararlı madde kullanımı yaygınlaşıyor. Kumara buluşanların sayısı artıyor… Bu durum da, evlenenlerin oranının azalmasına, şiddetin ve boşanmaların yol açan faktörler arasında yer alıyor.
📌Süresiz nafaka, çok can yakan bir mesele.
📌 Devlet’in birçok üst düzey yöneticisi, süresiz nafakanın haksızlık olduğunu söylüyor. Binlerce hukukçu, bunu söylüyor. Binlerce ilahiyatçı bunu söylüyor… Ama bu süresiz nafaka haksızlığı bir türlü ortadan kaldırılmıyor.
📌 Kısacık süreler evli kalanlar bile, ömür boyu nafaka ödemeye mahkûm ediliyor.
📌 Böyle olunca da bazı gençler, ‘Ya kısa sürede boşanır da, ömür boyu nafakaya mahkûm edilirsem?!’ korkusuna kapılıyor ve evlenmekten ürküyor❗️
Yazımız:
https://t.co/fSEQYlgQzk