Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV yayınını oturup yeniden izliyorum. Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının tutuklanmasını resmen iktidardan daha çok savunuyor, operasyonların siyasi olmadığını ifade ediyor. Hatta Akın Gürlek’ten daha çok savunuyor. Sanki bu operasyonlar bağımsız yargı’nın operasyonuymuş gibi algı yaratıyor. Kendisine savcı rolü biçmiş. İtirafçı ifadelerini bile doğru kabul ediyor. Bir kişi çıkıp “ben buna para verdim” diyorsa Kılıçdaroğlu için bu yeterli. Arınacağız deyip, belediye başkanlarını peşinen mahkum ediyor. Ama baktığınızda dosyaları hiç okumamış bile. Hukukçu olmadığını söylüyor ama insanları peşinden mahkum etmesi biliyor. Açıkça belediye başkanlarının rüşvet almadığını ispat etmesini bekliyor. Masumiyet karinesini hiçe sayıyor. İnsanlar cezaevinde çürütülürken Kılıçdaroğlu’nun yaptığı koltuk hırsından öte saf kötülük.
Bir polis gözaltındaki bir kadına “Cinsel organını aç” diye buyurduğunda… Bir polis de intihar ediyordu!
İlk polis bir kadına “şiddet” uygularken… İkinci polis de maruz kaldığı manevi maddi “şiddet”in neticesinde kendisine “ölümcül şiddet” yöneltmişti. https://t.co/mZvYwqzWtW
📍AKP’li kayyum Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözcüsü Müslim Sarı hepimizin aklıyla dalga geçiyor!
Önce dinleyim, sonra bir hukukçu olarak yalanını ortaya dökeceğim:
“— Kılıçdaroğlu görevi kabul etmeseydi o zaman partiye kayyum atanacaktı. Öyle daha mı iyiydi?
— AKP'nin bir valisinin yönetmesi daha mı iyiydi?”
Evet daha iyiydi.
Eğer siz görevi kabul etmeseydiniz ve kayyum atansaydı 45 gün içinde kurultaya gitmek zorundaydı!
Eğer siz görevi kabul etmeseydiniz kayyum milletvekillerini ihraç edemezdi!
Sizin partiye ve ülkeye verdiğiniz zararı emin olun düşman bile vermedi!
CHP SÖZCÜSÜ SN. SARI’NIN PM ÜYELERİNİN İSTİFALARI KONUSUNDA SÖYLEDİKLERİ HUKUKEN DOĞRU DEĞİL.
CHP sözcüsü Müslim Sarı Parti Meclisinden istifa eden 27 kişiyi kastederek;
“İstifaların muhatabı CHP değil. İstinaf Mahkemesinin yetkilendirmesiyle göreve geldiğimiz için istifaların da ilgili mahkeme tarafından değerlendirmeleri gerekiyor'' dedi.
Sayın Müslim Sarı’ya hukukçuları “İstinaf mahkemesi tedbir kararı vermiş olsa dahi, davanın esası hakkında karar verdiği için dosyadan elini çekmiştir. Tekrar dosyayı ele alamaz” deselerdi iyi olurdu.
Nitekim Mahkemece esas hakkında verilen verilen kararda eğer yazım hatası, hatalı isim veya rakam yazma gibi maddi hatalar varsa, bunun düzeltilmesi talep edildiği takdirde
dosya henüz temyize gitmemiş ise dosyayı tekrar ele alıp maddi hatayı ek kararla düzeltebilir.
Bu durumda dahi Mahkeme isterse karar temyiz edilmiş ise, kendi ek karar vermeden temyiz dilekçesiyle birlikte maddi hatayı düzeltme talebi dilekçesini de Yargıtay’a gönderebilir.
Bu nedenlerdir ki dosyayı esastan karara bağlayıp el çeken İstinaf mahkemesi Parti Meclisi üyelerinin istifaları hakkında bir değerlendirme yapamaz.
İstifalar verildiğinde tedbir kararı verilmiş ancak Yargılama devam ediyor olsaydı belki mahkeme tedbir konusunda bir değişiklik yapabilirdi.
Bunun dışında mahkeme esas hakkında karar verdikten sonra hiç bir şekilde dosyayı yeniden ele alıp ne tedbirle ilgili, ne de esas kararla ilgili bir değişiklik yapamaz.
Hukuken incelememiş olmakla birlikte sanırım kayyım atayan ya da çağrı heyeti atayan mahkemelerde kayyımın veya çağrı heyetinin üzerinde, görevleri tamamlanıncaya kadar atama yapan mahkemelerin denedimi devam ediyor olabilir.
Sn Müslim Sarı acaba bunu mı kastetti? Eğer öyle ise kendileri de çağrı heyeti ya da kayyum durumuna düşüşmüş olurlar. Bu da onlar için ayrı bir sıkıntı.
Velhasıl Sn Sarı’nın bu açıklaması hukuken izahı zor ve çok kafa karıştırıcı bir açıklama olmuş. Keşke bir hukukçuya sorsalardı.
KURULTAY KONUSUNU SON KEZ HERKESİN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE TEKRAR ANLATALIM.
CHP’nin 38. olağan, 21. ve 22. olağanüstü, 39. olağan kurultaylarının İstinaf mahkemesince mutlak butlan sebebiyle ve bütün sonuçlarıyla birlikte iptaline karar verildi.
Bu karar temyiz edildiği için kesinleşmedi. Tedbir kararında ise bu kurultaylar hakkında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu duruma göre karar yargıtayca onanıp kesinleşinceye kadar 2025 yılı Kasım ayında yapılan olağan kurultay bütün sonuçlarıyla hukuki varlığını devam ettiriyor.
Öte yandan tedbir kararında olağan ya da olağanüstü kurultay yapılıp yapılmayacağı konusunda da bir sınırlama da yoktur.
Ancak 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunun 14. maddesi hükmüne göre büyük kongre (kurultay) son olağan büyük kongrenin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe büyük kongre yapılamaz.
CHP’de kurultay süreci başlatılmasında hiç bir hukuki engel yoktur. Ancak karar henüz kesinleşmediği için Kasım 2025 de yapılan kongre halen geçerli olduğundan yukarıdaki madde hükmü gereğince bu tarihten sonraki iki yıldan önce yani Kasım 2027 den önce kurultay toplanamaz.
Kasım 2027 yılına kadar Yargıtay, butlan kararını onarsa karar kesinleşir ve 2025 yılındaki kurultay hükümsüz kalacağından iki yıllık süre sınırı ortadan kalkar.
Olağanüstü kurultay toplamak için süre sınırı yoktur, hiç bir hukuki ve yasal engel de yoktur, tedbir kararında da bu konuda bir düzenleme bulunmamaktadır. Butlan kararının kesinleşmesini bekleme zorunluluğu da yoktur. İstenildiği zaman usulüne uygun çağrı yapmak suretiyle olağanüstü kurultay toplanabilir.
Konu bu kadar basit ve nettir.
Duyarlılıklar tüm haksızlıklar karşısında “Arnavut inadı”na sahip olmazsa, birine koşup diğerini umursamazsa, canı yanan kim varsa omuz vermezse, yalana, talana, dolana karşı birbirine el uzatmazsa, “Trump’ın en sevdiği iktidar”la devam ediyor edecek hayat https://t.co/aCmnSau21q
Mutlak, patlak… Sokak, halk!..
Önünüzde bir “mutlak” iktidar var, bir “patlak” KK var; bir de ne olursa olsun, vicdanı, muhakemesi olan, yoksulluk ve adaletsizlikler depremlerinde sabır taşı çatlayan bir halk var. https://t.co/xjK15sSnKC
Böyle bir rejim sadece “muhalefet”i ezmeye çalışmaz; yine tarihin dünyanın her yerinde gösterdiği gibi defalarca; alın terini de toprağını da ağacını da emekliliğini de eğitimini de geleceğini de umudunu da çocukların henüz yaşamadıkları hayatı da yutar https://t.co/aj7QFcShp1
Timur Soykan'dan Kılıçdaroğlu'na tarihi füze
*Yaptığınız ihaneti anlatacak kelime arıyoruz
*Siz tek adam rejiminin en büyük hamlesinin piyonusunuz
*Siz Türk demokrasinin kalbine saplanmış bir hançersiniz
*Sizi ve yanınızdaki hainleri tarih yazacak
*Bunları kimse unutmaz
3 hafta önce "Alican'a özgürlük" diye bağırıyorduk burada, bugün @alicanuludag Alican da aramızda ve İsmail Arı özgür kalsın diye eylemdeyiz.
#talebimiztahliye ve arkadaşımızı alıp çıkacağız duruşmadan...
Bu sabah yayında izlediğiniz video.
Emeği geçen herkesin ellerine sağlık.
5 Haziran saat 14.00'da İsmail Arı 74 günlük tutukluluğun ardından ilk kez hakim karşısına çıkacak.