YKS sınavına girecek tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum.
Aylarca verdiğiniz emeğin karşılığını almanız dileğiyle…
Kendinize güvenin, sakin olun ve elinizden gelenin en iyisini yapın. Unutmayın; bu sınav yalnızca bilgi değil, emek ve azmin de bir göstergesidir.
Tüm adaylara zihin açıklığı, başarı ve gönüllerindeki üniversiteye ulaşmalarını temenni ediyorum.
Yolunuz açık, başarınız daim olsun.
Ay-yıldızlı formayı terleten Bizim Çocuklar’a yürekten başarılar diliyoruz. 🇹🇷
Dualarımızda, desteğimizde ve inancımızda her zaman sizinleyiz. Sahada son düdüğe kadar mücadele edin, milyonlarca Türk milleti arkanızda!
Haydi Türkiye! 🇹🇷
#BizimÇocuklar#Türkiye#MilliTakım #AyYıldızlılar #Türkiyem #HaydiTürkiye
Bugün, tek millet iki devlet şiarıyla, aynı dili, kültürü ve kaderi paylaştığımız Can Azerbaycan'ın bağımsızlığını, millî birliğini ve egemenliğini koruma kararlılığını tüm dünyaya ilan ettiği tarihi dönüm noktalarından biri olan 15 Haziran Millî Kurtuluş Gününü ve Türkiye ile Azerbaycan arasındaki resmî müttefikliği ve ebedi kardeşliği hüküm altına alan Şuşa Beyannamesi'nin yıl dönümünü gururla kutluyoruz. 🇹🇷🇦🇿
9 Haziran 2017'de Batman Kozluk'ta katledilen gencecik Cumhuriyet öğretmeni Şehit Şenay Aybüke Yalçın'ı rahmetle anıyoruz. Hain terör örgütü PKK'ya ve teröre arka çıkanlara karşı öfkemiz asla dinmeyecek. Unutmadık, affetmeyeceğiz, hesap sormaktan asla vazgeçmeyeceğiz!
İlk kadın tarih profesörümüz olarak kadın hakları ve medeni bilgiler alanında önemli çalışmalara imza atan; Türk tarihinin aydınlatılmasında ve Cumhuriyet devrimlerinin kökleşmesinde öncü rol üstlenen Atamızın manevi evladı Prof. Dr. Afet İnan'ı saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz.
TÜRK MİLLETİNE, BASINA VE KAMUOYUNA
Son günlerde, özellikle mutlak butlan kararının ardından, bazı basın yayın organlarında ve televizyon programlarında, Sayın Özgür Özel ve arkadaşlarının Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılması halinde Cumhuriyetçi Milletin Partisi’nin bir “yedek parti”, bir “sığınma adresi” veya alternatif siyasi yapı gibi gösterilmeye çalışıldığı görülmektedir.
Bu algı operasyonunu, bu siyasi mühendislik girişimini ve bu dezenformasyonu en net şekilde reddediyoruz.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi, 9 Eylül 2025 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün askerleri tarafından, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkmak amacıyla kurulmuştur. Bu parti hiçbir siyasi yapının arka bahçesi değildir. Hiçbir siyasi kadronun emanetçisi değildir. Hiçbir siyasi hesabın yedek planı değildir.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi’nin kırmızı çizgisi Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Bu partide makamların, isimlerin, kişilerin veya siyasi hesapların değil; Cumhuriyet’in, devlet ahlakının, liyakatin, dürüstlüğün ve Atatürk ilke ve devrimlerinin hükmü vardır.
Şeyh Said’e hain diyemeyenler, kamu kaynakları üzerinden zenginleşenler, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenler, yolsuzlukları ve hırsızlıkları savunanlar, Cumhuriyet’in kurucu değerlerini aşındıranlar, partileri şahsi ikbal makamına dönüştürenler ve ahlaki erozyona uğramış siyaset anlayışını benimseyenler; bırakınız Cumhuriyetçi Milletin Partisi’ni yönetmeyi, bırakınız bu partide görev almayı, bu partinin kapısından dahi içeri giremezler. Çünkü Cumhuriyetçi Milletin Partisi, makam ve mevki arayanların değil; Cumhuriyet’e sadakat gösterenlerin, Atatürk’ün mirasına sahip çıkanların, devletin ve milletin hakkını kendi hakkının üzerinde görenlerin partisidir.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi’nin kuruluş amacı; Atatürk’ün mirasını korumak, Cumhuriyet’in kurucu ruhunu yeniden ayağa kaldırmak ve Türk milletine temiz, ahlaklı ve milli bir siyaset anlayışı sunmaktır.
Bugüne kadar söylediğimiz söz açıktır:
Cumhuriyet Halk Partisi öz değerlerine dönerse, kurucu ayarlarına dönerse, Atatürk’ün partisi olduğunu yeniden hatırlarsa, kapsamlı bir arınma sürecini başlatırsa ve bu sözlerini samimiyetle yerine getirirse; Türkiye’nin ve Cumhuriyet’in menfaatine olan her doğru adımı desteklemekten kaçınmayız.
Ancak bu destek anlayışı hiçbir şekilde kişi transferi, kadro transferi veya siyasi sığınmacılık anlamına gelmez.
Buradan açık ve net ifade ediyoruz:
Cumhuriyetçi Milletin Partisi, Özgür Özel ve arkadaşlarının veya herhangi bir siyasi grubun ayrılması halinde gelip yerleşeceği bir siyasi adres değildir.
Partimizin ilkeleri, siyasi ahlakı ve kuruluş felsefesi buna izin vermez.
Bugün bazı çevrelerin Cumhuriyetçi Milletin Partisi’ni, Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde yaşanan tartışmaların bir devamı veya uzantısı gibi göstermeye çalışması boş bir hevesten ibarettir. Cumhuriyetçi Milletin Partisi kendi iradesiyle kurulmuş, kendi programını yazmış, kendi kadrolarını oluşturmuş ve yalnızca Türk milletine hesap veren bağımsız bir siyasi harekettir.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi’nin gerçek evlatları, dava arkadaşları ve omuzdaşları bu süreci unutmayacaktır.
Özgür Özel döneminde Cumhuriyet Halk Partisi’ni yöneten yönetim, Cumhuriyetçi Milletin Partisi’nin kapatılması amacıyla iki ayrı kez Anayasa Mahkemesi nezdinde girişimde bulunmuş, partimiz hakkında kapatma talebinde bulunmuştur. Ancak her iki girişim de hukuken karşılık bulmamış, Cumhuriyetçi Milletin Partisi hukuk önünde haklılığını ortaya koyarak bu süreçlerden güçlenerek çıkmıştır.
Bugün Cumhuriyetçi Milletin Partisi’ni, geçmişte kapatılmasını isteyen siyasi anlayışın yedek partisi gibi göstermeye çalışmak en hafif ifadeyle siyasi hafızasızlıktır. Dün Cumhuriyetçi Milletin Partisi’nin kapatılması için mücadele edenlerin, bugün partimizle ilişkilendirilmeye çalışılması ne siyasi vicdanla ne de mantıkla açıklanabilir.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi’nin gerçek evlatları, omuzdaşları ve bu davaya gönül verenler; kimin Cumhuriyet’e sahip çıktığını, kimin ise siyasi hesaplarla hareket ettiğini çok iyi bilmektedir. Tarih de, millet de bu gerçekleri not etmektedir.
Ayrıca partimiz içerisinde herhangi bir kişi tarafından, Cumhuriyetçi Milletin Partisi’nin herhangi bir siyasi grubun yedek adresi olması yönünde bir teklif veya girişim ortaya konulması halinde, bunun en ağır disiplin yaptırımlarıyla karşılaşacağını ve kesin ihraç dahil tüm süreçlerin işletileceğini kamuoyuna ilan ediyoruz.
Hiç kimse Cumhuriyetçi Milletin Partisi’ni siyasi hesapların parçası, pazarlık konusu veya yedek planı olarak görmesin.
Bizim yolumuz bellidir.
Bizim kırmızı çizgimiz Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Bizim bağlılığımız kişilere değil, Cumhuriyet’e ve Türk milletinedir.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi, Türk milletinin vicdanında yeniden yükselen Atatürkçü bir çoban ateşidir. Bu ateş ne kirli pazarlıklara teslim edilir ne de siyasi hesapların malzemesi yapılır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Reşat Şahin Öztürk
Cumhuriyetçi Milletin Partisi Genel Başkanı
Genel Başkanımız Sn. Reşat Şahin Öztürk, Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan vatanperver ve Atatürk milliyetçisi Bolu Belediye Başkanımız Sn. Tanju Özcan’ı ziyaret etmiştir.
💥Lider TV
🗓️ 3 Haziran, Çarşamba
🕐19:30
Genel Başkanımız Reşat Şahin Öztürk, yarın saat 19.30’da Lider TV ekranlarında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulunacak.
Türkiye’nin geleceğine ilişkin görüşlerini ve güncel konulara dair açıklamalarını kaçırmayın!
++
SONUÇ
Türkiye’nin geleceği, çocuklarının eğitim hakkını koruma iradesine bağlıdır. Yaklaşık 1,5 milyon çocuğun eğitimden kopması veya kopma riski taşıması kabul edilemez.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi olarak biz, bu meseleyi yalnızca bir eğitim başlığı değil; Cumhuriyet’in geleceği, sosyal adaletin temeli ve milli kalkınmanın ana meselesi olarak görüyoruz.
Hiçbir çocuk yoksulluk yüzünden okuldan kopmayacak.
Hiçbir çocuk kaderine terk edilmeyecek.
Hiçbir çocuk eğitim hakkından mahrum bırakılmayacak.
Bu ülkenin her çocuğu, Cumhuriyet’in eşit ve onurlu evladıdır.
Cumhuriyetçi Milletin Partisi Genel Merkezimiz tarafından hazırlanan eğitim raporu ve kaleme aldığı giriş yazısını sizlerle paylaşıyorum, okumanız dileğiyle.
Türkiye’de temel eğitimden kopan, eğitime erişemeyen veya eğitimden kopma riski taşıyan çocuk sayısı yaklaşık 1,5 milyon seviyesine ulaşmış durumdadır. Bu tablo yalnızca bir eğitim sorunu değil; aynı zamanda sosyal, ekonomik, ahlaki ve milli güvenlik boyutu olan stratejik bir devlet meselesidir.
Bugün Türkiye’nin birçok bölgesinde çocuklar; yoksulluk, göç, aile içi sorunlar, çocuk işçiliği, devamsızlık, okul terkleri, taşımalı eğitim sorunları, beslenme yetersizliği ve eğitim sistemindeki nitelik problemleri nedeniyle temel eğitim hakkından fiilen mahrum kalmaktadır.
Özellikle sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde, bazı çocuklar kayıtlı görünmelerine rağmen fiilen eğitim sisteminin dışına düşmektedir. Bu durum, devletin yalnızca kayıt sistemine değil, çocuğun gerçekten okula devam edip etmediğine ve nitelikli eğitim alıp almadığına odaklanmasını zorunlu kılmaktadır.
SORUNUN TEMEL NEDENLERİ
1. Derin yoksulluk ve ailelerin geçim sıkıntısı
2. Çocuk işçiliği ve erken yaşta çalışma zorunluluğu
3. Göç, plansız kentleşme ve sosyal uyum problemleri
4. Okul terkleri ve kronik devamsızlık
5. Taşımalı eğitim ve kırsal bölgelerde erişim sorunları
6. Beslenme, barınma ve kırtasiye giderlerinin aileler üzerinde yük oluşturması
7. Mesleki eğitimin çağın ihtiyaçlarına göre yeterince güçlendirilmemesi
8. Eğitim sisteminde denetim, rehberlik ve sosyal destek eksiklikleri
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
1. Temel Eğitim Devlet Güvencesine Alınmalıdır
Hiçbir çocuk ekonomik nedenlerle okuldan kopmamalıdır. Devlet, temel eğitim çağındaki her çocuğun okula devamını fiilen takip etmeli; eğitimden kopan her çocuk için sosyal destek mekanizması kurmalıdır.
2. Ücretsiz Beslenme ve Kırtasiye Desteği Sağlanmalıdır
Okullarda ücretsiz öğün, kırtasiye, servis ve temel ihtiyaç desteği sağlanmalıdır. Aç gelen, defteri olmayan, ulaşım parası bulunmayan çocuğun eğitimden verim alması mümkün değildir.
3. Çocuk İşçiliğiyle Kararlı Mücadele Edilmelidir
Çocukların okul yerine iş yerlerine yönelmesi önlenmelidir. Çocuk işçiliğiyle mücadele yalnızca denetimle değil, ailelere ekonomik destek verilerek çözülmelidir.
4. Devamsızlık ve Okul Terkleri İçin Erken Uyarı Sistemi Kurulmalıdır
Bir çocuk uzun süre devamsızlık yaptığında yalnızca okul idaresi değil; rehberlik birimleri, sosyal hizmetler ve yerel yönetimler aynı anda devreye girmelidir.
5. Mesleki Eğitim Çağın İhtiyaçlarına Göre Yeniden Yapılandırılmalıdır
Çocuklar akademik eğitime devam etmeyecekse dahi temel eğitimden koparılmamalıdır. Mesleki eğitim sistemi, devlet denetimi ve desteğiyle çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde güçlendirilmelidir. Ara eleman ihtiyacını karşılayan meslek liseleri ve mesleki eğitim merkezleri modern teknoloji, üretim, yazılım, sanayi, tarım ve hizmet sektörlerine göre yeniden düzenlenmelidir.
6. Riskli Bölgeler İçin Özel Eğitim Seferberliği Başlatılmalıdır
Muş, Ağrı, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Şırnak, Van ve benzeri sosyoekonomik risk taşıyan illerde özel eğitim destek programları uygulanmalıdır.
7. Aile Destek Programları Güçlendirilmelidir
Çocuğun okuldan kopmasının arkasında çoğu zaman aile yoksulluğu, parçalanmış aile yapısı veya sosyal krizler vardır. Bu nedenle aileye destek verilmeden çocuk eğitimde tutulamaz.
8. Eğitim Sadece Okul Kaydıyla Ölçülmemelidir
Bir çocuğun okulda kayıtlı görünmesi yeterli değildir. Devlet, çocuğun düzenli devam edip etmediğini, öğrenme düzeyini ve sosyal durumunu da takip etmelidir.
++
1918'de İtilaf Devletleri'nin işgaline uğrayan İstanbul, ancak Lozan zaferinin ardından 1923 yılında Atamızın silah arkadaşı Şükrü Naili Paşa komutasındaki muzaffer Türk Ordusu'nun girişiyle bir Türk Şehri olduğunu tüm dünyanın hafızasına unutulamayacak şekilde kazımıştır.
"Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!"
Kardeş Azerbaycan'ın 28 Mayıs Bağımsızlık Günü kutlu olsun! İki devlet, tek millet şiarıyla omuz omuza; yaşasın tam bağımsız, güçlü ve özgür Azerbaycan! 🇦🇿🇹🇷
Cumhuriyetçi Milletin Partisi Genel Başkanımız Reşat Şahin Öztürk, gündeme dair değerlendirmeleriyle Lider Haber TV’de canlı yayında.
Yayını izlemek için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz. @rsahinozturkcmp
https://t.co/48jLgP95QB