GÜLBEN ERGEN:
“AHBAP’A PARA GÖNDERDİM, DENETİM YAPMADIM. YARDIMLARIN AKIBETİNİ BİLMİYORUM. VİCDANEN RAHATSIZ VE MAĞDURUM”
Bugün mağdur ama o zaman pek mağrurdu.
Her “hıyarım var” diyene tuzla koşuyordu.
İşine gelince iktidara yanlıyor, aklı sıra devran döndüğünü düşünüp Can Dündar denen FETÖ’cüyü kahraman ilan ediyor, orman yangınlarında yine FETÖ’cülerin açtığı TAG’in en başta gelen destekçisi oluyordu. Eleştirenleri engelliyordu.
Özel hayatı kendisini ilgilendirir karışmam. Onu zaten Yeşim Salkım uzun uzun anlattı zamanında.
Bu kadının çocuklarına cidden üzülüyorum.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron:
(Türkiye’nin gönderdiği yangın uçakları hk.)
Türk Bayraklı
"Teşekkürler Türkiye🇹🇷" paylaşımı yaptı..
Devlet yok Ahbap var diyenler gördünüz mü devleti?
“FETÖ” kullanımın doğru olmadığını bunun devlet söylemi olduğunu söyleyen fondaş @cakir_rusen , “kim ki olur olmaz durumlarda FETÖ kartını kullanıyorsa muhakkak savunamayacağı bir halt yemiştir” demiş.
Sen hangi haltı yedin de darbeye kalkışan, cinayet işleyen FETÖ’ye FETÖ diyemiyorsun.
Her kim gerektiğinde bile FETÖ diyemiyorsa mutlaka yediği bir halt vardır. Sıkıyorsa desin bakalım ne oluyor…
Sen kaşındın fondaş
İspanya’dan sonra Fransa’ya da yangın uçaklarımızı yardım için yolladık. Macron da teşekkür ediyor Türkiye’ye..
“Help Turkey” tayfası burada mı? Söylenecek çok şey var da gerçekten değmez.
Sabah ezanı az sonra okunacak beklerken size gerçek yaşadıklarım ile alakalı bi şeyler yazmak istedim..
Allah mübarek etsin. Çelik Bey, sizler göz önünde, topluma örnek şahsiyet oldunuz. Maneviyata susamış bir gençliğe böylesine güzel örnek olmanız, çok çok kıymetli bir amel ve davranış...
Kardeşim, sana olan sevgim yüz kat daha arttı. Helal olsun! Mümin böyle olmalı...
Ne iş yaparsak yapalım, önce Cenab-ı Allah'a kul olduğumuzu bilelim. Çelik kardeşim de bunun farkında. Hepsi bu, yani.
Rabbim daim eylesin.
Cezaevinde iken koğuşun ağası, Ağrılı bir kardeşim, ismi İsmail Hafız'mış; sonradan öğrendim. Yaş olarak benden küçüktü. İlk gittiğim gün beni karşısına aldı.
“Abi, sen farklı birine benziyorsun.” deyip benimle 15 dakika sohbet etti.
Anlattım neden geldiğimi. Bana öyle bir sarıldı ki:
“Sen de Reiscisin o zaman abi.” dedi.
“Hem de onun davasını savunduğum için cezaevine girecek kadar, kardeşim.” dedim.
Neyse, bana güzel bir yatak verdi. 17 kişilik koğuşta 35 mahkûm var. Millet yerlerde yatıyor. Yaşça en büyükler içinde olan 3-5 kişiden birisiyim. Normalde yaşça büyüklere yatak veriyormuş Hafız İsmail kardeşim.
İlk gece hiç uyuyamadım. Gözlerim ara sıra dalıp gidip geliyor, hocanın “Allahu Ekber” demesini bekliyorum.
Bir ara gözlerimi açtım, baktım millet tek tek kalkıyor. 8-10 kişi oldu, kalkmaya başladılar. Bir baktım, İsmail Başkan yatağının üzerinde Kur'an-ı Kerim okuyor. Millet de tuvaletin olduğu yere gidiyor.
Ben de kalktım. Baktım, tuvaletin önünde sıra bekliyorlar taharet için. Anladım; çıkan abdest almaya başlıyor. Neyse, sıra bana geldi. Abdest aldım. Aradan 10 dakika geçmeden ezan okunmaya başladı.
Geldim yatağıma, namaz kılacak yer yok. Bazıları battaniyeyi kullanıyor, bazıları seccade... İsmail Başkan da yatağının arasındaki boşlukta namazını eda ediyor.
5 dakika yatakta oturdum, bekledim. Namaz kılanlar namazını bitirdi. Ben kalktım, elbise dolaplarının üzerindeki seccadelere bakıyorum. Birisini alıp namaz kılacağım. Birisi bana kalın geldi, onu aldım, yere serdim.
Birisi seslendi:
“Abi, o seccadeyi alma, o İsmail Başkan'ın.”
“Tamam kardeşim.” deyip tam topluyordum ki İsmail Başkan oradan seslendi:
“Mustafa abi, benim seccademi kullanabilirsin.”
“Eyvallah kardeşim.” deyip namazımı eda ettim.
Kahvaltıda meydancı arkadaş geldi. Bana aynen şöyle diyor:
“Abi, ben İsmail Başkan ile 10 yıldır birlikteyim. Hiç kimse onun seccadesini kullanmadı. Bugün bir tek sana izin verdi. Sen kimsin yav abi?” dedi.
“Beni boş ver kardeşim.” dedim.
Sabah kahvaltısında normalde sadece ekmek olur. Fakat isteyenler için simit de getiriyorlar kantinde parayla . İsmail Başkan:
“Mustafa abi, simitlerini aldım. Benim masamda kahvaltı yapalım mı?” dedi.
“Tabii ki kardeşim.” dedim.
Birlikte kahvaltı yaptık.
Millet bize bakıyor, “Bu kim ya?” dercesine...
İsmail kardeşimi çözdüm. Oradakiler onu o kadar çok seviyor ki... Öyle külhanbeyi falan değil ha; on numara bir insan.
Adaleti öyle güzel sağlıyor, koğuşu öyle güzel idare ediyor ki...
Koğuşta akşamları saat 10 gibi bir parti yemek daha yapılır. Bunlar kantinden; hâli vakti yerinde olanlar sipariş verir. Hazır çorba, ton balığı, kavurma gibi şeyler alıp yemek yaparlar. Sadece bir ketıl ile.. siparişi verecek gücü olmayan masalara da koğuşta hâli vakti yerinde olanların ekstra siparişlerinden ikram edilir. Onlar da öyle yer.
İşte İsmail Başkan bu işi öyle adaletli yapan birisi ki millet de onu çok sevmiş.
Öğle, ikindi ve akşam namazlarını avluda topluca kılıyorlar. İsmail Başkan hocalık yapıyor.
Beni de sohbetimi de çok sevdiler. “Abi, seni Allah gönderdi.” diyenler bile oldu.
Ben az kaldım, çıktım. Vallahi de billahi de oradaki o insanlardaki inancı, bağlılığı, samimiyeti, Rabbime içten duayı daha hiçbir camide görmedim.
Demem o ki; cezaevleri sıkı denetlenmeli. Benim anlattığım insanlar gibi kişiler takip edilmeli, boş yere orada tutulmamalı. Bu teklifim bazılarına ters gelebilir ama içeri girip orada bizzat görüp yaşayan biri olarak gördüklerimi samimice yazmak istedim.
Konu Çelik'ten nerelere geldi, değil mi?
Kumandan hayatını yazmaya kalksa, o kitap Oscar alır, bilesiniz.
Yılmaz Özdil:
Şimdi ne diyorlar aynı Kılıçdaroğlu için?
Sözde muhalif medyamıza bir sihirli el değdi yani.
'Seyyid' diyorlardı, 'Peygamber soyundan' diyorlardı;
şimdi mezhebine bile küfrediyorlar.
'Hain Kemal' diyorlar, 'Sarayın aparatı' diyorlar, 'Sarayın tetikçisi' diyorlar, 'Sarayın casusu' diyorlar. Düşkün diyorlar,
'Şerefsiz Kemal' diyorlar. 'Karanlık güçlerin taşeronu Kemal' diyorlar.
Ve yıllardır manipüle ettikleri CHP seçmenine de Atatürkçü seçmenlere de işte böyle Kılıçdaroğlu'nun mezar taşını şimdi dikip başında poz veriyor.
Bir Ekrem İmamoğlu organizasyonu.
“Vatandaş aç ve halk ekmek kuyruğunda” konulu çekim.
CHP’deki cast ajans tezgahını yapanların kim olduğunu bu videoyu izleyerek anlamak mümkün.
Böyle ahlaksızlar
Adalet Bakanı Akın Gürlek;
Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Çetin Emeç suikastlerinin incelendiğini açıkladı.
Muhtemelen bu dosyalar yeniden açılacak.
Eğer bu yapılırsa, Türkiye'nin o karanlık dönemlerine ait çok şey ortaya çıkabilir.
Siyasi muhalefetin on yıllarca kullandığı bu suikastlere dair bilgiler, bir çoklarını ters köşe yapabilir.
Bu işlerin Türkiye içindeki siyasi, toplumsal dizayn projelerinin neresinde olduğu açığa çıkabilir.
Türkiye'nin karanlık dönemleri aydınlanmalı!
Şehit Ömer Halisdemir'in kardeşi anlatıyor;
"Ömer, 15 Temmuz gecesi saat 02.20 gibi şehit oldu. Zekai Aksakallı Paşa sabah 09.40 gibi naaşının yanına geldi.
Hava çok sıcak ve insan bedeni hızlı bir şekilde kokuşmaya müsait. Fakat Ömer'in yanına geldiklerinde ne üzerinde bir sinek ne de başka bir haşarat görmüşler.
Şehidimizin mesai arkadaşlarından birisi onun yanına geldiğinde bir de bakıyor ki binlerce karınca onun naaşının etrafında toplanmış ve bir halka kurmuşlar.
Önce karıncaların bir ölünün bedenine musallat olmak maksadıyla toplandığı düşünülmüş ama karıncaları şöyle bir dağıtmaya kalktıklarında, onların yine aynı şekilde naaşının başında saf tuttukları görülmüş. Bu, Allah'ın ibretlik olaylarından biridir.
Ömer'in gözleri şahadetinden sonra açık kalmış. Arkadaşları defalarca uğraştıkları halde kapatmaya muvaffak olamamışlar.
Zekai Paşa özel kuvvetler karargahına geldiğinde, ellerini açıp dua etmiş. Sonra Ömer'in açık olan gözlerini kapatmış ve 'Seni ve senin gibi yiğitleri unutursak kanımız kurusun.' dedikten sonra Ömer'in gözleri bir daha açılmamış..."
ALDIĞIMIZ NEFES ADEDİNCE MİNNETTARIZ... 🇹🇷
🔴 O karanlık gecenin bilinmeyen kahramanlarından: Müslüm Uzun
15 Temmuz gecesi Tümgeneral Ali Doğan İnce’yi derdest etmek için gelen darbecilerle tek başına çatışan Er Müslüm Uzun, Nizamiye’den içeri girmeye çalışan 4 darbeci subaya ateş açıyor.
Açılan ateşe karşı geri çekilen darbeci subaylar bölgeyi terk ediyor.
Besleme medya coşmuş…
Ahbap’a destek verenleri değil, FETÖ’nün “Devlet yok Ahbap var” kampanyasının maşası olan vatandaşın soyulmasına yol açan gazetecisinden, şarkıcısına, oyuncusundan, trollere söylendi o…
Evet gerçek bu ve tekrar ediyorum; "İktidara düşmanlığınız, Recep Tayyip Erdoğan'a olan düşmanlığınız sizi devlet düşmanlığına götürdü. AHBAP'a o yüzden sahip çıktınız"..
Cüneyt Özdemir Cumhurbaşkanımız Erdoğana olan nefreti yüzünden Fetocu tayfanın davar gibi güttüğü mallları klozete döküp sifonu çekmiş;
"Fetocu bir fare ortaya bir yalan atıyor,oradan Erdoğan karşıtı bir solcu öbür taraftan bir tane laik abla kuyruğuna takılıyor."
YA MERT,
YAPMA GÖZÜNÜ SEVEYIM,
BIR ADAM BÖYLE MI REZIL EDILIR?
BÖYLE MI KEPAZE EDILIR?
BÖYLE MI DEFE KONULUR?
HELAL OLSUN SANA…
CHP’LILER ALLAH AŞKINA YORUM YAPIN, MERAKLA BEKLIYORUM, CEVAP DA VERECEĞIM…
@MertArmagan53
Fondaş kaşınmış yine…
Merak etme fondaş, ben senin gibi devlet kurumları ile yarıştırmak için “para toplasın” diye kampanyanın parçası olmadım.
Zavallı fondaş, bir ödül töreninde Cihat Yaycı ile yan yana gelmiş olmamızdan senaryo üretmişsin. Bu kadar mı düştün.
“Devlet yok Ahbap var”kampanyasını başlatan FETÖ’cülerin Haluk Levent’i devlete karşı kullanama amacını o gün de deşifre ettim bu gün de FETÖ’cülerin kampanyasının parçası olanları deşifre ediyorum. Senin de sinsiliğini görüyorum…
Bu konuda yazılarım da var oku.
"Türkiye'nin Recep Tayyip Erdoğan'a bir dönem daha ihtiyacı var.
Yolsuzluklara bulaşmış, hiçbir şey yapmamış hırsızları, arsızları, namussuzları parlatacaklar.
25 yıldır, çeyrek asırdır Türkiye'yi bütün özlemleriyle buluşturan Recep Tayyip Erdoğan'ı oyun dışı bırakmaya çalışacaklar.
Yok öyle bir yağma."
"Dünyada üç tip lider vardır.
Üst kat lider, orta kat lider ve alt kat lider.
100 yıldan beri ilk kez biz, üst kat bir liderle karşı karşıyayız."
"Biz, Tayyip Erdoğan'la karanlıkların sonuna, derinliklerin dibine kadar beraberiz."
Ümmetin umudu Recep Tayyip Erdoğan...
Allah size uzun ömürler versin inşallah.
Dört adet fotoğraf ekliyorum ve aklı başında her Türk vatandaşına soruyorum:
Ülkeyi Recep Tayyip Erdoğan mı yönetsin, yoksa otomobilde içki içip sızmış Özgür Özel mi?
Ünlülerin geçmişte Ahbap'a yaptığı bağış tutarları belli oldu: (Sözcü)
• Tarkan: 1 milyon TL
• Gülşen: 1 milyon TL
• Arda Turan: 500 bin TL
• Mert Hakan Yandaş: 200 bin TL
• Can Yaman: 1 milyon 550 bin TL
• Gülse Birsel: 200 bin TL
• Nevzat Aydın: 750 bin TL
• Kıvanç Tatlıtuğ: 950 bin TL
• Çağrı Ergün: 500 bin TL
• Kerem Bürsin: 200 bin TL
• Ali Ece: 250 bin TL
• Hazal Kaya: 120 bin TL
• Ajda Pekkan: 1 milyon TL
• Danilo Zanna: 500 bin TL
• Sibel Can: 1 milyon TL
• Orhan Gencebay: 500 bin TL
• Halit Ergenç ve Bergüzar Korel: 400 bin TL
• Hatice Şendil: 300 bin TL
• Gökçe Bahadır: 100 bin TL
• Ziynet Sali: 100 bin TL
• Murat Boz: 500 bin TL
• Sarp Apak: 100 bin TL
• Melis Sezen: 100 bin TL
• Danla Bilic: 250 bin TL
• Gülben Ergen: 150 bin TL
• Cenk Tosun: 600 bin TL
• Ozan Tufan: 800 bin TL
• Nuri Şahin: 1 milyon TL
• İbrahim Büyükak: 200 bin TL
• Acun Ilıcalı: 100 tır su ve 5 milyon TL’lik eşya desteği
• Aras Bulut İynemli: 200 bin TL
• İrem Derici: 150 bin TL
• Cengiz Ünder: 50 bin Euro
• Çağlar Söyüncü: 50 bin Euro
• Göze Akpınar: 1 milyon TL
• Celil Nalçakan: 100 bin TL
• Burak Yılmaz: 300 bin TL
• Burak Deniz: 150 bin TL
• Edis: 400 bin TL
• Mustafa Ceceli: 200 bin TL
• Hakan Balta: 300 bin TL
• Emre Kılınç: 150 bin TL
Hay ağzına yüreğine sağlık kardeşim. Rabbim dedene rahmet eylesin, mekânı cennet olsun inşallah. Bu ülkenin dedelerinin en az yüzde 70'i aynı nasihati vermiştir.