İsim isim saat saat Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarının görüş saatlerinin cezaevinden “devlet memurlarınca” sızdırılmasının açıklanabilecek bir durumu yoktur, bu gazetecilik değildir. Kişisel verileri sızdırdığı iddia edilen İBB memurları 1 yıl tutuklu yargılandı, bu kişiler devlet kurumundan, gizli kalması gereken defterlerden insanların bilgilerini, görüş saatlerini sızdırmaktadır.
Bu paylaşım, hiçbir avukatın mesleki özgürlüğünün kalmadığının, hatta can güvenliklerinin bile tehlikede olduğunun ispatıdır. Avukatlık, hukukçuluk, hukuk, kanun, hak ayaklar altındadır. Konuşacak, tartışacak hiçbir şey kalmamıştır.
Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonluğunu ilan eden @GalatasaraySK camiasını, futbolcularını, teknik heyetini ve taraftarlarını en içten dileklerimle kutluyorum.
Sahadaki mücadelesiyle sporumuza değer katan tüm kulüplerimize teşekkür ediyorum.
ortalığı ayağa kaldırın, bu sene şampiyon olacaksınız diye olamazsanız şayet büyük ah var sırtınızda.
Bir gece, bir pozisyon tüm günahlarını nasıl üstüne konacaksa öyle kondu sinsi bir ah! İki yaka meselesi
Sesin var, gözün var söylesene ey bekçi,
Kapı açmaktaki masumiyete nasıl benzemiyor dimi emek çalmak!?
Bir asgari ücretlinin 5 saatlik alın teri 624 TL ediyor ama bir otomobilin otoparkta 5 saat kımıldamadan durması 650 TL. Bu ülkede bir metrekare asfalt, bir insandan daha değerli üretici sayılıyor. Şahane düzen.
Geçtiğimiz günlerde yaptığımız paylaşımın farklı şekillerde yorumlanması üzerine genel bir açıklama yapma gereği doğmuştur.
Söz konusu paylaşım, Türk vatandaşları olarak yapılmış açık bir özeleştiridir. Herhangi bir kulübü ya da taraftar grubunu hedef almamakta, genel olarak ülkemizdeki kin ve nefret sorununa dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Bu oldukça açıktır.
Özellikle belirtmek isteriz ki, Galatasaray taraftarlarının hassasiyetini anlıyor ve oluşan yanlış anlaşılmadan dolayı üzüntü duyuyoruz.
10 Mart günü oynanan maçta “Yurtta sulh, cihanda sulh” pankartını açan ve bu ülkenin değerlerine her zaman sahip çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız.
16 yıldır sosyal medyada var olan bir topluluğuz. Bu süreçte duruşumuz ve yaptıklarımız ortadadır. Ekibimizde yalnızca Liverpool’u destekleyenler olduğu gibi, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve farklı Türk takımını tutup Liverpool’u da benimseyen birçok kişi bulunmaktadır. Bu birliktelik, bakış açımızın ne kadar kapsayıcı olduğunun en açık göstergesidir.
Öte yandan, paylaşımımızla hiçbir ilgisi olmayan, özellikle seçilip hedef gösterilen üyelerimizin kişisel bilgilerinin ve fotoğraflarının bazı hesaplar tarafından izinsiz şekilde paylaşılması hem etik değildir hem de hukuka aykırıdır. Bu konuda gerekli hukuki süreç başlatılacaktır.
Aziz İhsan Aktaş'a ait İçkale Sosyal Hizmetler şirketinin karşılıksız çekler nedeniyle açtığı davalarda Rıza Akpolat beraat ederken, ana davanın itirafçısı konumundaki Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ozan İş’e toplamda 212 milyon lirayı aşan rekor adli para cezası kesildi.
Çok ciddi söylüyorum Türk futbol tarihinde 10 kişi kalan takıma hakem algısı yapılan ilk maç bir daha da yaşanmaz böyle bir şey hocası susmuyor yöneticisi susmuyor:D
BU VİDEOYA İLİŞKİN BİR DÜZELTME YAPMAK İSTİYORUM…
Değerli @cemkucuk55 ve @FUATUGUR,
X platformunun nasıl linç kültürünün egemen olduğu toksik bir mecra olduğunu bildiğim için, normal şartlarda bu mecrada kolay kolay kimseye bir şey yazmam, kimse ile de diyaloğa girmem.
Ama her ikinizle de geçmişten gelen bir hukukumuz olduğu için, bizzat önümde gelişen bir olayla ilgili, bu videodaki gerçek dışı bilgi aktarımına ilişkin bir düzeltme yapmak ve işin gerçeği konusunda önce sizleri, sonra da bu vesileyle ilgili kamuoyunu bilgilendirmek isterim.
Ben Aralık ayından bu yana Beşiktaş Belediye Başkanı Sayın Rıza Akpolat’ın avukatlığını yapıyorum. Bu dönem üniversiteden ücretsiz izin aldım ve 27 Ocak’tan beri kesintisiz devam eden Aziz İhsan Aktaş davası duruşmalarına ilk günden itibaren, her gün eksiksiz olarak katıldım. Hatta hemen her gün avukatlara ayrılan bölümün, mahkeme heyeti ve sanıklara en yakında bulunan, en ön sırasının en ön sandalyesinde oturdum.
Bu videoda ismi geçen etkin pişmanlıkçı Emirhan Akçadağ’ın sorgusu da 19 Şubat perşembe günü öğleden sonra saat 14:30 sularında başladı ve yaklaşık 1,5 saat sürdü. Ben o gün yine avukatlara ayrılan bölümün ön sırasının en ön sandalyesindeydim. Tüm sorgu süreci 2-3 metre önümde cereyan etti ve noktası virgülüne şunlar yaşandı:
Sanık Emirhan Akçadağ kapsamlı bir savunma yaptı, ardından mahkeme heyeti sorularını sordu, çapraz sorgu sırası geldiğinde avukatlar arasında ilk sözü ben aldım, sorularımı sordum, ardından diğer avukat meslektaşlar sırayla sorularını sordular. En son, usule uygun olarak, diğer sanıklara söz sırası geldi ve önce Belediye Başkan yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, sonra ise Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Emirhan Akçadağ’a soru yönelttiler. Emirhan Akçadağ da kendisine yöneltilen tüm soruları sakin bir üslupla yanıtladı.
Tüm bu sorgu ve sorular sürecinde bırakınız sizin videoda iddia ettiğiniz gibi şu şişesi fırlatmayı, bağrışmayı, bir gerilim yaşanmasını, tek bir kişi sesini dahi yükseltmedi. Sakin başlayan sorgu yine aynı sakinlikte tamamlandı ve bir sonraki sanığın sorgusuna geçildi.
Zaten mahkeme başkanı ilk günden itibaren duruşma düzeni konusunda çok sert ve kararlı bir tavır ortaya koyduğu için, Aziz İhsan Aktaş davasında, diğer çok sanıklı örgüt davalarında bazen görülebilen taşkınlıkların tek bir tanesi dahi yaşanmadı.
Duruşmalar ilk günden itibaren 23 gün boyunca çok sakin bir ortamda, büyük bir disiplin ve ciddiyet ile yürütüldü, açıkçası ben kalan 1 haftanın da yine aynı şekilde geçeceğini düşünüyorum.
Son olarak, videoya konu olan bu gerçek dışı kurgu senaryosunu size taşıyanların, bu davranışlarıyla sizleri de mağdur ettiğine inanıyorum. Ben bir hukukçuyum ve sizlere gazetecilik öğretmek elbette benim haddim değil. Ancak keşke tümüyle gerçek dışı bir kurguyu size taşıyanlara koşulsuzca itimat edip, bu kurguyu hiç sorgulamadan ekranda “miş”, “muş” ekleriyle aktarmadan önce; duruşmalara baştan sona katılan bu kardeşinizden bir teyit isteseydiniz, ben size işin aslını zaten detaylarıyla anlatırdım, bu düzeltmeyi yapmama da gerek kalmazdı.
Bundan sonra da Aziz İhsan Aktaş davasında yaşananlarla ilgili bir ihtiyacınız olursa, tüm süreci en ön sıranın en ön sandalyesinden takip eden biri olarak size memnuniyetle yardımcı olurum.
Çalışmalarınızda kolaylıklar ve iyi yayınlar diliyorum.
Görüşmek dileğiyle.
İstanbul kazandı, Türkiye kazandı!
UEFA Şampiyonlar Ligi play-off müsabakasında Juventus'u 5-2 yenerek hepimizi gururlandıran Galatasaray'ı tebrik ediyorum.
Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat, Silivri’de tarihi bir savunma yapıyor.
Savunmanın ilk dakikasından itibaren açık biçimde görülüyor ki dosyanın omurgasını oluşturan beyanlar somut deliller, belgeler, talimatlar yerine tutuklama tehdidi altında alınmış, çelişkili ve zorlanmış anlatılara dayanmaktadır.
Akpolat, mahkeme huzurunda şunu net biçimde söylüyor:
"Tutuklanma tehdidi altında itirafçı hâline getirilen kişilerin söyledikleri peşinen doğru sayılmıştır. Oysa bu kişilerin ilk ifadeleri ile sonradan verdikleri beyanlar arasında açık ve ciddi çelişkiler bulunmaktadır."
İddianamenin tehdit ve baskıyla oluşturulmuş ifadelerden oluştuğu mahkeme salonunda bir kez daha tek tek ve isim isim kanıtlanıyor.
Savunmasında, itirafçı yapılmaya zorlanan kişilerin aile durumları, sağlık sorunları ve kişisel kırılganlıkları tek tek anlattı. Hamile eşler, özel gereksinimli çocuklar, hasta anne-babalar, kardeşler üzerinden kurulan tehditler ve "bir daha görememe" korkusuyla alınan ifadeler…
Rıza Akpolat’ın savunması yalnızca kendisi için değil; itirafçı mekanizmasının nasıl bir siyasal araç haline getirildiğini, masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının nasıl yok sayıldığını, hukukun nasıl tersinden işletildiğini gösteren tarihi bir kayıt olarak tarihe geçiyor.
Bir yıldır Silivri’de tutsağız.
Bir yıldır tutsak edilen başkanlarımızla, yol arkadaşlarımızla ilk kez hâkim karşısına çıktık.
Peki karşımızda ne var?
Delil yok. Kayıt yok. Somut bulgu yok.
Duyum var, varsayım var, iftiracı beyanları var.
Karşımızda iddianame değil; “yok”lar listesi var.
Zulmün karşısında hak bizden yana, halkımız bizden yana, hakikat bizden yana.
Evlatlarından koparılan annelerin, babalarına veda etmesi bile çok görülen çocukların, iradesi gasp edilen halkımızın ahı yerde kalmayacak.
Gücü yetenler değil, hakkı yetenler kazanacak.
Rıza Akpolat - Beşiktaş’ın seçilmiş Belediye Başkanı
Silivri Zindanı
Tarihimizin en büyük kumpas davalarından birinin duruşmasının ikinci gününü takip etmek için, haklılığımız ve kararlılığımızla yol arkadaşlarımızın yanındayız.
Kıymetli yol arkadaşlarım,
Bugün, tamamı baskı ve tehdit ile yönlendirilen kişilerin iftiralarından oluşan iddialar ile ikinci defa tutuklandım.
Belli ki bir yıldır beni, kişiliğimi, ailemi, partimi, her türlü onur ve haysiyetimizi hedef alan bir itibar cellatlığı ile yürüttükleri süreçten sonuç alamadılar.
Şimdi de gerçekler ortaya çıktığında dışarı çıkma ihtimalime karşı "yedek önlem" olarak bir başka dosyadan tutuklama yoluna gittiler.
Eksiği fazlası yok, suçum aşevi için bağış toplamakmış.
Kamuoyuna saygılarımla.
Rıza Akpolat
Silivri Zindanı | 9 Ocak 2026
8 Ekim 2023’te yapılan 38. İstanbul İl Kongremize ilişkin iki yıl sonra açılan davada İl Başkanımız Özgür Çelik, belediye başkanlarımız ve yol arkadaşlarımızın yargılandığı İstanbul İl Kongresi davasını takip etmek için bugün Silivri’deydik.