@sedat_peker REİS sana ulaşmak isterim ben Muzaffer Rıza Tekin'in yarış antrenörü Adana dayım baya bir zamandır işimi yapamıyorum sağlık sorunlarından dolayı yanlış anlama para istemiyorum yüce ALLAH CC razı olsun senden burada bir üç kagıtcılara denk geldim çarpıldım meğer her
F-35'İN GÜCÜ HIZINDAN VE GÖRÜNMEZLİĞİNDEN GELİYOR.
Dert varsa çare de vardır.
📷Emekli Albay Dr. Eray Güçlüer:
📷MURAD-100 AESA radarı bütün dengeleri değiştirdi. 'Değiştirecek' demiyorum, 'değiştirdi' diyorum.
📷MURAD-100A yaklaşık 150 kilometreden F-35'i görebiliyor.
📷Aldığım bir bilgiyi de paylaşayım.
Biz KAAN için bir radar ürettik.
300 kilometreden F-35'i görebilecek pozisyonda...
📍Yunanistan’ın Gizlenen Dosyası: El Konulan 487 Türk Vakfı ve Sessizce Yok Edilen Türk Mirası
❓Yunanistan, Türkiye’deki kilise mallarını gündeme getirirken; Türk vakıfları, Türk azınlığın mülkiyet hakları ve gasp edilen Türk kültür mirası neden Avrupa’nın gündemine taşınmamaktadır?
Yunanistan, uluslararası platformlarda sık sık Türkiye’deki Rum Ortodoks kiliselerini, patrikhane meselelerini ve azınlık haklarını gündeme taşımaktadır. Ancak aynı Yunanistan, kendi sınırları içerisinde bulunan Türk vakıfları, Türk azınlığın mülkiyet hakları ve Türk kültürel mirası konusunda uzun yıllardır devam eden uygulamalarını dünya kamuoyundan gizlemektedir.
Bugün Yunanistan topraklarında; Kavala, Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe, Selanik, Serez, Karaferye, Yanya, Teselya, Atina, Preveze, Korfu, Kefalonya, Girit, Midilli, Sakız, Rodos ve İstanköy başta olmak üzere Osmanlı döneminde kurulmuş ve vakfiye kayıtlarıyla tespit edilmiş toplam 487 Türk vakfı bulunmaktadır. Bu vakıfların tamamı IRCICA tarafından yayımlanan beş ciltlik “Yunanistan Vakfiyeleri” eserinde ayrıntılı şekilde kayıt altına alınmıştır.
Bu vakıflara ait yüz binlerce dönüm arazi, camiler, medreseler, mektepler, hanlar, hamamlar, köprüler, değirmenler, imalathaneler ve sayısız taşınmaz yıllar içerisinde çeşitli yöntemlerle Türk toplumunun elinden alınmıştır. Böylece yalnızca mülkiyet hakları değil, aynı zamanda Balkanlar’daki Türk tarihî ve kültürel mirası da sistemli biçimde tasfiye edilmiştir.
Özellikle Batı Trakya’da günümüze ulaşabilen vakıflar, Yunan makamlarının uyguladığı idari ve mali baskılar nedeniyle ağır borç yükü altına sokulmuş; ardından haciz ve müsadere işlemleriyle vakıf malları Türk toplumunun tasarrufundan çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu durum yalnızca vakıf hukukuna değil, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mülkiyet hakkını düzenleyen hükümlerine de aykırıdır.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ise Batı Trakya, Rodos, İstanköy ve Midilli’de yaşayan Türklerin özel mülkiyetleri üzerinde yoğun baskılar başlamış, binlerce dönüm araziye el konulmuş, çok sayıda Türk çeşitli gerekçelerle tutuklanmış ve ekonomik baskılar yoluyla Türkiye’ye göçe zorlanmıştır. Böylece bölgelerdeki Türk nüfusunun azaltılması hedeflenmiştir.
Yunanistan’ın bir diğer politikası ise Türk kökenli Hristiyan toplulukların kimliklerinin dönüştürülmesidir. Bafra, Ünye, Karaman, Kapadokya ve Maçka kökenli Hristiyan Türkler, Selçuklu döneminden gelen Sultanides toplulukları ve Gagauz Türkleri, Yunan Ortodoks Kilisesi aracılığıyla etnik kökenlerinden koparılarak Yunan kimliği içerisinde eritilmeye çalışılmaktadır.
Benzer şekilde Yunanistan’a çalışmak amacıyla gelen Arnavut ve Türk işçiler üzerinde de çeşitli dini ve kültürel asimilasyon faaliyetlerinin yürütüldüğüne ilişkin çok sayıda iddia bulunmaktadır. Bu durum evrensel din ve vicdan özgürlüğü ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Batı Trakya Türklerinin eğitim alanındaki sorunları da devam etmektedir. Türk azınlığa ait okulların kapatılması, Türkçe eğitimin daraltılması ve Türkçe derslerin azaltılması yönündeki uygulamalar, Lozan Antlaşması ile güvence altına alınmış azınlık eğitim haklarıyla bağdaşmamaktadır.
Öte yandan Lozan Antlaşması’nın açık hükümlerine rağmen Batı Trakya Türklerinin dini özerkliği de kısıtlanmaktadır. Türk toplumunun serbest seçimle belirlemesi gereken müftüler konusunda Atina yönetimi uzun yıllardır antlaşma hükümlerini uygulamamakta; Batı Trakya Türklerinin kendi dini liderlerini seçme hakkını fiilen sınırlandırmaktadır.
Yunanistan’ın Türkiye’deki azınlık hakları konusunda ortaya koyduğu hassasiyetin benzerini sınırları içindeki Türk azınlık için göstermediği açıktır. Türk vakıflarına el konulması, mülkiyet haklarının ihlali, eğitim ve dini özgürlüklerin kısıtlanması ile kültürel mirasın tasfiyesi, yalnızca iki ülke arasındaki bir sorun değil; aynı zamanda uluslararası hukuk, insan hakları ve kültürel mirasın korunması bakımından da önemli bir meseledir. @yenisafak@yeniakit@milligazetecom
Amerikan elçisi Tom Barrack’ın bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi ihlal eden açıklamalarından rahatsız olmuyorlar,
Terör ve casusluk yuvası Ruhban Okulu’nun açılmasına ses çıkarmıyorlar.(Bakın oradan daha önce hangi Türk düşmanları yetişmiş)
Terör örgütü PKK ile görüşmelere tepki göstermiyorlar,
Ama Atatürk ve Türkçülükten rahatsız oluyorlar...
Bunlar gerçekten hangi milletin mensubu?
Saadet Partili Mahmut Arıkan: (Mehmet Şimşek’in yabancı yatırımcılara yönelik vergi muafiyeti açıklaması hk.)
"Bu yaklaşım ekonomi yönetimi değil, düpedüz İplikçi Nedim zihniyetidir."
Her sektörde "adanmışlar" var, bir de "dadanmışlar" var! Bu, bürokraside de böyle, siyasette de böyle! Tüm sorunların kaynağı dadanmışlardır! Maalesef adanmış insan, adanmış hizmet adamı yetiştiremiyoruz!
Hey mummy Dina, the excuse to ban Turkiye from F-35 joint program has been Turkiye having S-400 air defence system. However, Greece and Cyprus already have S-300 systems for years. And, now, US tries to sell F-35 to India where they have S-400 along with many other Russian weapon systems.
And, Turkiye is a NATO member since 1952 which fights Russia directly or indirectly in various fronts for a decade now who has the guts to shoot down Russian fighter jet.
And Turkiye doesnot have nukes like Israel. ISrael has nukes which are not controlled or regulated by international institutions.
So, speaking of good or bad guys... Wtf are you talking about fascist zionist mummy?
@repdinatitus@SecRubio Ms. Tina,
We do not need the F-35. Türkiye is already moving forward with developing its own 5th-generation fighter jet through the KAAN program.
Those trying to block Türkiye today may find themselves watching the success of Turkish engineering tomorrow.🇹🇷💪
Mansur Yavaş:
— Sahipsiz hayvan olmaz. Yurt dışında, gelişmiş ülkelerin hiçbirisinde sokaklarda sahipsiz hayvan yok.
— Hayvanseverlerin fikirlerine de saygılıyım ama ama bu popülasyonda sadece kısırlaştırmayla bunun önüne geçmek imkanı yok.
— Eğer çok istiyorlarsa, hayvanseverler, onlar da elini taşın altına koysunlar. Biz de destek oluruz, sahiplensinler.