canım sevdiğim
mesafeler olsada ayrı iklimlerde olsakta
bilirim,hissederim kalbine çöken hüznü
yorgunluğunu
çırpınışlarını,hayatının telaşı içinde
bir başına kalışlarını
yanlızlığı,en yanlız haliyle yaşamını
yaşarım.
daha çok dua ederim senin için
ve su gözlüm
seni çok seviyorum
Ben bir sana bir bu şehre gül dedim
şahittir denizle gece
Sensizken,İstanbul'da bir kez olsun gülmedim
Yıllar kapımı çaldı,ellerinde vur emri
Yokluğun var sen yoktun,ölüm geldi ölmedim
Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul
Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim
s.tuncer
İbn Hacer der ki:
"Bir kimseyi/şeyi seven, sevdiğinin sevdiklerini de sever, ona benzeyen şeyleri de sever, onunla ilgili olan şeyleri de sever.
( Fethu'l-bâri )
kış gelmeden ayazlarda kalışım gülüm
hergün,yılları tükenen ömrüm
özleminle en sert fırtınalara maruz kalışım
dağılıp savruluşum gülüm
hani bir sesini duysam bir görsem seni
yine baharı yaşarım yine cemreler düşer dünyama
hayata tutunurum gülüm
bir kış akşamı görmüştüm ilk seni
eksik bir yanın yorulmuş bedenin mahsun yüzün
hüzünlü bakışların
gülüşlerinin arkasında.
sonrasında baharda sevmiştim seni
cemreler düşerken toprağa suya havaya
benim gönlüme kalbimede sen düşmüştün
seninle ısınmıştım
seninle sanki yeniden hayat
bir yaz bu kadarmı güzel yaşanırdı gülüm
sonrasında ayrı kalışımız
eylül gelmeden sonbahara dönen dünyam
yapraklardan önce solan sararan kalbim
bulutlardan önce ağlayan gözlerim
akşamları köşeme çekilip hüznü yaşamam
yokluğun ile örselenen
bitap düşen bedenim
gülüm
yanında olamıyorum ya
mutluluğunu sevincini paylaşmayı geçtim
hayat yorduğunda seni
üzdüklerinde,değerini kıymetini bilmediklerinde
bilirim senin naif gönlünü
bilirim senin kırılmalarını
içinde yaşadıklarını
işte o an yanında değilimya
en çokta buna üzülüyorum gülüm
artık daha çabuk üşüyorum eylül rüzgarında
daha çabuk yoruluyorum
ufak bir yokuşu çıkarken bile
artık uzakları seçemiyorum
her sesi duyamıyorum
öyle güçsüz hissediyorum kendimi
yalın ayak,zemheri soğuyu gibi
özlemini yaşarken
ve seni beklerken
yine sana tutunuyorum
yaşamak için
Yad elden yanıma çağırdım seni
Gelmek istiyorsun bırakmıyorlar
Rüyada, mektupta albümde seni
Bulmak istiyorsun bırakmıyorlar
Umutlar hayaldir acılar gerçek
Çileye mahkumsun, kim ne bilecek
Ya bir kuru selam, ya bir top çicek
Salmak istiyorsun, bırakmıyorlar.
A.KARAKOÇ
bir nasılsın diye sorsaydın
hüngür hüngür ağlayacak durumdayım
insan sesini süretini sohbetini özlediği kimseyi en çokta
yokluğunda hissedermiş
sevilen yokluğundada hiç eksilmeyenmiş...