Kendince bilmiş bilmiş bu sorusuna "Otto Rehhagel" cevabını versek "Abi o mekan Asmalımescit'teydi değil mi?" diyecek Athletic, Bild tercümanlarından "futbol dersi" almak da bu dönemin ruhu oldu.
🗣️Koray Koç: Dünya tarihinde bana bir tane adam göstersinler yabancı ülkeyle başarılı olmuş.
Başarıdan kastım da kusura bakma, senin elinde Ardalar, Kenanlar, bilmem neler varsa sen Avrupa Şampiyonası'nda, Dünya Şampiyonası'nda çeyrek yarı finali sektirmemen lazım.
Biz 3. sınıf Afrika ülkesi değiliz abi. Bir tane beyaz adam gelecek, o kendi ülkesinin 2. 3. sınıf teknik direktörü olacak ve bizi alacak işte Dünya Kupası'na götürecek, AFCON'da çeyrek oynatacak, alkış yapacağız. Yok baba, Türk Milli Takımı'nın hocası Türk olur."
Her Demirsporlu gibi Montella ile "gönül bağımız" vardı ama DK'dan beri takıntıları, kadro haksızlıkları, belki "menajer operasyonları" ile ülkedeki bozuk futbol düzeninin parçası oldu maalesef. Zaten yanılmalarımızla biliniriz; misal 4 Molped kızı vardı, benim beğendiğim sonradan erkek oldu. Ama rica edeceğim; Aldridge'leri, McGrath'ları, baba Godjohnsen'leri travmamız yapmış, San Marino'dan bile gol yemiş eski 'şehir efsanesi yıldız topçu' yeni yorumculardan da futbol dersi dinlemeyelim ya!
Gereksiz Bilgi:
Melis Sütşurup Sandal, Emrah'ın Belalım Benim dizisinde küçük oyuncu olarak oynamıştı...
Ek Gereksiz Bilgi:
Cihan Sütşurup, Ahmet Kaya'nın ilk albümlerinin çıktığı TAÇ Müzik'in ortağıydı.
Daha da Gereksiz Bilgi:
Melis Sütşurup Sandal, oyuncu İlker Kaleli'nin kuzeni...
Ultra Gereksiz Bilgi:
Melis Sütşurup Sandal, YouTube'da 1 milyonu aşkın abonesi olan Ali Yiğit Çakır'ın annesi.
30 yılın hatrı var; bu düetleri Ebru Yaşar'ın hak ettiği kadar övülmemiş sesi için dinliyoruz ama... Yapay zeka destekli "cover kraliçeleri"nden; onları ne zaman detone olacaklar tedirginliğiyle dinlemekten, şarkı söylerken çektikleri acıyı bize de aksettirmelerinden hakikaten gına geldi. Kariyeriniz için canlı falan söylemeyin, şarkıların içine etmeyin de belki "ününüz" devam eder ablacım.
https://t.co/OUhSKzPwJq
İsmail kart al...
Samandıra Holdem'de all in'le blöfü yedirdi ama kendi sözünü de yiyerek... Karşısındaki ise Kerpeten'in deyimiyle oyunu bulan adam... Bakalım cash out ne zaman ve nasıl olacak?
Baştan söyleyeyim; bunlar benim fikirlerim. Doğruluk iddiasında bir tespit değil sadece gözleme dayalı hissiyatım. Şimdilerde, neredeyse erasmus'a giden genç topçu adaylarının bile "Kardeşim seninle youtube'a bir şeyler mi yapsak?" diye "peşine düşen" Türk futbol basını, en büyük haksızlığını bu adama yapmıştı. 2008'de ilk 11 başladığı UEFA Finali, bu ülke televizyonlarında canlı değil banttan verildi. 18 yıldır ağzını bile açmadı. Bu, burada dursun.
Futbolculuğunun ilk zamanlarında bu oyunla ilişkisi enteresan hatta biraz da sorunluydu. 20'lerinin başında Altay'dayken belki de ayağının feci şekilde kırılmasından sonra "inançları" sebebiyle futbolu bırakma noktasına gelmişti. Sonra vazgeçip yola devam etti. Ve attı da attı. Sağ ayağıyla attı, sol ayağıyla attı, kafayla 1 metre sıçrayıp attı, aşırtma attı, her türlüsünü attı. Denizli'de, İstanbulspor'da, Alanya'da oyuna kafa yorup oyuncu geliştirirken bence mutluydu. Hayata bakışımız 180 derece farklı ama onu anlayabiliyorum. Oralarda mutluydu çünkü o, futbolun Mesudiyeli Mesut'uydu. Küçük dünyası ona yetiyordu. Hırslı, kovalayan adam hiç olmadı. Zaten olsaydı, bu yetenekle bambaşka yerlerde olurdu. Anası babası milyoner, zil zurna elit rolexli Doğu Kurnazı bile "muhafazakarlığın" ekmeğini yerken, o; network, bağlantı kovalamadı. Ona "Sultan" diyen şehrin gönüllerindeki sultan olma münasebetiyle aşık olduğu renklerin başına geçti. Organik bir kavuşmaydı bu. Bu teveccühe kayıtsız kalamadı.
Günümüze gelirsek... Dünün ardından bugün böyle yaşandı ama bu ilişki şahsi kanaatim odur ki, fazla sürmez. Demiyorum ki Trabzonspor hocalığını istemedi. Hatta içinde bir yerlerde gurur tabii ki vardır ama konuyu da dağıtmadan söylemeliyim ki; Tekke hiçbir zaman milyon dolarların uçuştuğu büyük dünyaların, büyük söylemlerin adamı olmadı. Zaten bence mesele futbol da değil. 45 yaşında, 34 yıldır kronik depresyonla uğraşan, melankoli bağımlısı biri olarak Tekke'nin gözlerinde gördüğüm şudur ki; bu adam hayatının geri kalanında yaylaya çıkıp, çay içip, sohbet etmek istiyor. Tükenmişlik Sendromu değil ama hayatını minimal yaşamak, stresten uzak ibadet edip küçük dünyasında kalmak istiyor. Mesele Salah falan değil; adam hayatının geri kalanını hayyalesselah diyerek küçük ama huzurlu yaşamak istiyor.
Teknik Direktörümüz Fatih Tekke'den Açıklama
Dün akşam aldığımız mağlubiyetin ardından, maç sonunda yaşadığımız duygusal yoğunluk içerisinde tamamen kendi inisiyatifimle bir karar aldım.
Trabzonspor’a ve bu büyük camiaya karşı taşıdığım sorumluluğun farkındayım.
Dünden bu yana bana olan güvenini ve desteğini hissettiren Başkanımız Sayın Ertuğrul Doğan’a, Yönetim Kurulumuza, oyuncularıma ve teknik ekibime ayrıca teşekkür ediyorum.
Biz, çok güçlü ve çok değerli bir oyuncu grubuna sahibiz. Dün de ifade ettiğim gibi; çok iyi bir takım olacağız. Eksiklerimizi tamamlayacak, her geçen gün daha da güçlenecek ve Trabzonspor’a yakışan mücadeleyi ortaya koyacağız.
Önümüzde hem ligde hem de Avrupa’da ulaşmak istediğimiz büyük hedefler var. Bu takımın gücüne, oyuncularımın karakterine ve hep birlikte başarabileceklerimize inanıyorum.
Şimdi dün akşamın üzerine bir çizgi çekip önümüze bakma zamanı.
Birlikte mücadele etme, birlikte ayağa kalkma ve hep birlikte yaşayacağımız zaferlere kenetlenme zamanı.
Trabzonspor için mücadelemize aynı inanç, aynı kararlılık ve aynı sorumluluk duygusuyla devam edeceğiz.
Saygılarımla,
Fatih Tekke
⚽️ 🎶 Müzik ile Türk futbolunun kesiştiği hikayelerden biri...
⏳ 1983'e gidiyoruz...
💍 Davetiyesi bile bastırılamayan bir nikah...
👀 Fenerbahçe'yi şampiyonluğa taşıyan bir futbolcu ile yıllar sonra Türkiye'nin pop-rock figürlerinden biri olacak bir lise öğrencisi...
🎵 Milyonlar onun şarkılarıyla eğlendi.
💔 Ama onun milyonları olmadı...
🎶 "Mastika", "Bu Fasulye 7,5 Lira", "Ayılana Gazoz Bayılana Limon", "Karaçalı"...
🎥 Türkiye'nin en sevilen Roman oyun havalarının arkasındaki isim Deli Selim'in kısa hikayesi...
🏆 Kupayı havaya kaldırmak, şampiyonluğun vazgeçilmez simgesi...
🤔 Peki bu gelenek nasıl başladı?
👑 İlk kez kim, neden ve ne zaman kupayı başının üzerine kaldırdı?
📖 Cevabı, futbol tarihinin en güzel tesadüflerinden birinde saklı...
📝 Meraklısına...
🎙️ Sahne önündekileri herkes tanıyor...
🎼 Peki ya o yıldızların arkasındaki görünmeyenleri?
🗓️ 13 Temmuz... Türk müziğinin görünmeyen mimarlarından Yavuz Taner'in doğum günü.
🖤 Bu video, alkışların hep sahnedekilere gittiği bir dönemde, sahnenin arkasında sessizce tarih yazan Yavuz Taner'e küçük bir saygı duruşudur.
🤝 Videoyu da, Yavuz Taner'in unutulmaması için yıllardır emek veren değerli dostum Mahmud Vural'a ithaf ediyorum.
🎵 Üstadın deyimiyle; işte falan filan yani...
Birkaç üstat istisna hariç sinema yazarlarının ya da yedinci sanatla ilgilenen zirzopun huyudur. Eserle ilgili yönetmenin icra ederken hiç aklına gelmeyen sikko çıkarımlar yapmak. Şimdi onlardan rol çalacağım:)
İnsanı ilk duyduğunda girdaba çeken buğulu sesinin yanı sıra sarı saçıydı Güllü'nün alametifarikası. Depresyondayken saç değiştiren kadın kolaycılığına girmeyeceğim ama Güllü'yü bu klibe özgü simsiyah saçıyla "karalar bağlamış" çaresiz aşığa iyi çevirmiş yönetmen.
Güllü'yü sarı dışında saçla başka yerde gördük mü, o, Coşkun abinin uzmanlığı :) Uzatmayayım. Ali Tekintüre büyük adamdı, Güllü büyük sesti. Saruhan Hünel de underrated'di; Hüseyin İlker ile birlikte ülke ekranlarının ilk bad boy'uydu.
https://t.co/EJ3iEPdf57
Dünya tarihinin rüya takımı yapılsa hep baş köşede olacak ama "Dünya" onun için bir "rüya" olarak kaldı...
'YEDİ'ydi hep ama hiç doymadı...
Milyar dolarlarına rağmen bir emekçi gibi çalıştı.
Gelmiş geçmiş en iyisi değil belki ama bu oyunun gelmişinin geçmişinin içinden geçti ve çok büyüktü.
Paramparça ettiği istatistiklere rağmen kimilerine göre 'real' Ronaldo değildi ama baştan aşağı "gerçek'ti...
Onlarca kamera ona döndüğünde bile akıtmaktan imtina etmediği gözyaşları biraz da onun prime dönemini göremeyen babası içindi...
20 yaşında babasını kaybetmiş adama başka kaybedişler koymaz.
Sen tarih yazdın; tarih de seni yazdı...