@mbmcwd Etin kilosunu 90 TL'ye alıp 500'e satıyorlarmış.
Son 4 yılda en çok et ithalatı yapan şirketin ortağı 19 yaşındaki AKP Gençlik Kolları yöneticisiymiş.
Genel Başkanımız Erkan Baş:
"İktidar halkın yeniden bir destan yazmasını istiyorsa biz yeniden o destanı yazma iradesini ortaya koymalıyız ve halkın destanını yeniden yazmalıyız!
Kendi gücünüze güvenin! Çünkü sizin gücünüzden, bizim gücümüzden, halkın gücünden daha büyük bir güç yok."
Bizi yıktığınızı, susturduğunuzu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Biz sadece emaneti yanlış kalbe verdiğimizi anladık. O saraylar, korumalar, unvanlar çekildiğinde, elinizde ihanet ettiğiniz insanların ahından başka hiçbir şey kalmayacak. Yalnızlığın en derin çukuruna gömüldünüz.
hiçbir bedel ödemeden sahip olduğu ‘Laik Cumhuriyet’i SADECE milli bayramlar ve 10 kasım’da hatırlayan,
elde bayrak sokağa çıkan,
gece restoranlarda barlarda elde bardak 10.yıl marşı söyleyen ,
sonra bütün yıl susan saklanan yatan bu millete,
bu beğenmedikleri muhalefet partileri/başkanları /vekilleri fazla bile..
📍ne kadar ekmek o kadar köfte!
Gezi, bu toprakların vicdan terazisidir.
Dün o terazide adalet arayanların kararlılığı neyse, bugün demokrasiyi ve sandığı savunanların iradesi de odur.
Bugün, tam 13 yıl sonra, yine aynı çizgideyiz.
Ne bir adım geri, ne bir cümle eksik…
Boyun eğmeyenlere…
Direnenlere…
Mücadele edenlere selam olsun.
Allah hiçbir siyasetciyi 10 küsur yıl başkanlığını yaptığı,
40 küsur yıl sonra 1.parti olan partisinin genel merkezine,
10 küsur seçim kaybettiği iktidarı arkasına alıp polis desteği biber gazıyla kapıları kırarak girmek durumunda bırakmasın!
böyle bir ‘son’ yaşatmasın!
amin!
Şimdilik sadece duygumu paylaşayım, daha ayrıntılı değerlendirmeleri sonra yaparız…
Krala yaslanan düşer, yine öyle olacak. Bugünler elbet geçecek; herkes hak ettiği gibi anılacak.
Saray bu halktan bir destan daha yazmasını istiyor, merak etmesinler o destan yazılır!
Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan güzel bir analiz;
EĞER;
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...
BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...
FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar...
KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...
TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar...
JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...
ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...
PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu...
EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...
Ama hiçbir şey okumazsan
sana ne söylenirse ona inanırsın.
Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın,
başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın,
seni herkes kandırır.
Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile...
12 adaları 1912’de verdik.....
Nerde mi?
Lozan şehrinin Ouchy semtinde.
Şu Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!!
Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor.
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak.
Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek.
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor.
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor.
Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok.
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir.
Bu adam kim mi?
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır.
12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.
Şimdi asıl olaya gelelim...
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir.
Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
Deniz Zeyrek’den DEM’li milletvekiline:
“İnsan biraz insaflı olur. 7 bin HDP’liyi cezaevine CHP mi doldurdu?
Dokuz senedir Selahattin Demirtaş’ı içeride tutan CHP mi?”
Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk:
"Bu millet çok büyük sıkıntılar yaşayacak.
Çünkü helal lokmayı, dürüstlüğü ve liyakati cezalandırdı.
Yolsuzluğa, bozuk düzene, üçkâğıda prim verdi.
Bu millet bunun faturasını ödeyecek!"
Maalesef
Haklı çıkmadı mı?
⛔️"Rakı Milli İçkimizdir" diyen ve harika bir filmle ülkemizi ve İstanbul'u tanıtan Alperen Şengün, siyasal islamcı yobazlar tarafından linç edilmeye çalışılıyor.
📌Teşekkürler Alperen. Turizm Bakanlığının milyar dolar harcasa yapamayacağı bir tanıtımı yaptın ülkemiz için.
📌Yunanların sahiplenmeye çalıştığı rakımızın "milli içkimiz" olduğunu ve bize ait olduğunu Dünya'ya öğretmiş oldun.
📌Tek hareketinle özgürlüklerle savaşan çağdışı zihniyeti kudurttun.
Kabul etseniz de kudursanız da Rakı, Türklerle özdeşleşmiş milli bir içecektir.
İsteyen içer, isteyen içmez.
Popüler bir insanın rakı içmesi, topluma kötü örnek olmaz.
‼️Kötü örnek arıyorsanız, arabasında pudra şekeri çeken oğlanları, çocuklara nikah kıyan şarlatan tarikatçıları, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvetten başka bir halt bilmeyen ciğeri 5 para etmez siyasetçileri, Allah diyerek insanları kandıran, köleleştirmeye çalışan şıhları, şeyhleri, Fetö'ye, Metö'ye ne istediyse verenleri, deprem zamanı çadır satanları eleştirin önce, rakı içen insanlara en son sıra gelir bunlar dururken.
Şerefe Alperencim...!!!
Ülkemizde, kamu yararına işler yapan veya sporcu yetiştirmeye yönelik çaba sarfeden işletmeleri ve kulüpleri yok etme konusunda büyük bir çaba gösteriyorlar. Son olarak Göcek gibi bir sayfiye yerinde yıllardır Tenis Sporuna hizmet eden, Milli sporcu yetiştiren ve 1 ay öncesinde 18 yaş altı dünyanın en başarılı tenisçilerinin katıldığı dünya şampiyonasının düzenlendiği Göcek Tenis Kulübü belediye kararı ile zorla boşaltılıyor. Kulübün merkezi bir konumda bulunması belediyenin iştahını kabartmış olacak ki bu karar ivedilikle ve zorlamayla uygulanmak isteniyor. Her zaman olduğu gibi emin olun arkasından rant devşirilecek bir durum çıkacaktır. Yaptım oldu şeklinde verilen kararlar ile çökülmeye çalışılan binlerce alan ve yok edilen düzinelerce işletmeler heba olup gidiyor. Doymak bilmeyen bir zihniyet ile karşı karşıyayız. Tepkisiz duyarsız bir toplum olduk. Alınan yanlış kararın düzeltilmesi ve bu gibi işletmelerin yaşatılması en büyük dileğimdir. Farkındalık oluşması açısından sosyal medya paylaşımları ile destek olunması, alınan yanlış kararın düzeltilmesi açısından yararlı olacaktır.