Sağlık-İş Sendikamızın Antalya’da düzenlediği Eğitim ve İstişare Toplantısı’nda emekçi kardeşlerimizle bir araya geldik.
Toplantının açılışında gerçekleştirdiğim konuşmada çalışma hayatının sorunlarını, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının emekçiler üzerindeki ağır yükünü, ücretlerdeki erimeyi ve vergi adaletsizliğini değerlendirdim. Pandemi döneminde ağır koşullarda, büyük bir özveriyle görev yapan sağlık emekçilerimizin emeklerinin ve fedakârlıklarının karşılığını yeterince alamadığına dikkat çekerek haklarının teslim edilmesi gerektiğini vurguladım. “Sorumlusu olmadığımız ekonomik krizlerin bedelini ödemek istemiyoruz. Ocak ayında aldığımız ücreti aralık ayında da almak, insanca yaşamak ve emeğimizin karşılığını almak istiyoruz.” dedim.
2027 yılı kamu toplu iş sözleşmeleri sürecinde üyelerimizin hak ve çıkarlarını korumak, kazanımlarımızı ileriye taşımak ve vergide adaleti sağlamak için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğimizi belirttim. Sendikaların emeğin, onurun ve demokrasinin teminatı olduğunu; birliğimizin gücümüz, örgütlü mücadelemizin ise en büyük güvencemiz olduğunu vurguladım.
Başta Sağlık-İş Genel Başkanı değerli dostum Hakan Başkan olmak üzere tüm yöneticilere ve emek mücadelemize güç veren Sağlık-İş ailesine teşekkür ediyorum.
İnadına sendika, inadına sendikal haklar!
İnadına Sağlık-İş, inadına TÜRK-İŞ!
#TÜRKİŞ
#Sağlıkİş
#Koopİş
#EyüpAlemdar
#EmekMücadelesi
#VergideAdalet
📍Sendikamızın işyeri temsilci ve baştemsilcileri için düzenlediği Eğitim ve Taslak Toplantısına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Prof. Dr. Vedat Işıkhan da katıldı.
🔹Konuşmamda; çalışanların üzerindeki ağır vergi yükünün hafifletilmesi, kamuda 11 ay 29 gün çalıştırılan işçilerin sürekli işçi kadrolarına alınması ve fiili çalışmaya bağlı ödemelerin yıllık izin dönemlerinde de yapılması taleplerimizi vurguladım.
🔹Kamuya işçi alımı, nakil ve tayin hakkı, meslek kodlarının düzeltilmesi, güvenlik görevlileri ile üniversitelerin döner sermaye ve iktisadi işletmelerinde çalışan üyelerimizin sorunlarını gündeme getirdim.
🔹Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve çalışanların sendikal haklarını özgürce kullanabilmesi gerektiğini ifade ettim.
🔹Bizim mücadelemiz yalnızca ücret mücadelesi değil; güvenceli istihdamın, adil çalışma koşullarının ve insanca yaşamın mücadelesidir. Bu taleplerimiz karşılık buluncaya kadar kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğimizin altını çizdim.
🔹Sayın Bakanımız, yaptığı konuşmada, 2027 yılı Kamu Çerçeve Protokolü hazırlıklarında işçilerimizin talep ve beklentilerini dikkate alarak çalışmalarını sürdüreceklerini, temel hedeflerinin çalışanların memnuniyetini sağlamak olduğunu, sosyal diyaloğa verdikleri önemi ifade etti.
🔹Toplantımıza katılımları ve çalışma hayatının sorunlarına gösterdikleri ilgi dolayısıyla Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum.
@turkiskonf@KOOPISSENDIKASI@isikhanvedat@csgbakanligi
#Koopİş #TÜRKİŞ #EyüpAlemdar #Kamuİşçileri #KamuÇerçeveProtokolü #EmekMücadelesi
📢 TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI ERGÜN ATALAY:
“İşçi çok maaş almıyor, memur az maaş alıyor. Bunu söylemeye devam ediyorum. Hiçbir zaman ayrım yapmadım. Memurun da başımın üstünde yeri var, işçinin de.”
@turkiskonf
✍️ MAITROX’TA İLK TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI!
🤝 Sendikamız ile Xiaomi ve Dreame markalarına satış sonrası hizmet sağlayan Maitrox Services Bilişim Ltd. Şti. arasında yürütülen 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı.
📌 21 Ekim 2026’da grev uygulanması kararlaştırılan işyerinde; üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak, ücret ve sosyal haklarını geliştirmek, çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla yürüttüğümüz süreç, sözleşmenin imzalanmasıyla tamamlandı.
✍️ İmza törenine sendikamız adına Genel Başkan Yardımcımız Metin Güney, TİS Uzmanımız Sezgin Bilgin ve İşyeri Temsilcimiz Serdar Doğan; işveren adına ise şirket vekili Av. Öznur Nacioğlu katıldı.
💪 Sendikamızın kararlı duruşu ve üyelerimizin birlik ve dayanışmasıyla elde edilen bu kazanım, örgütlü mücadelenin gücünü bir kez daha ortaya koydu.
İlk toplu iş sözleşmemizin üyelerimize ve tüm taraflara hayırlı olmasını diliyoruz.
✊ ÖRGÜTLÜ İŞÇİ GÜÇLÜDÜR!
BİRLİK VARSA GÜÇ, MÜCADELE VARSA KAZANIM VARDIR!
#KOOPİŞ #Maitrox #TopluİşSözleşmesi #ÖrgütlüGüç #BirlikVeDayanışma
@alemdareyup@metinguney10
📍Sendikamızın örgütlü olduğu en büyük işyeri olan Millî Eğitim Bakanlığımızdaki temsilcilerimizle Antalya’da düzenlediğimiz Eğitim ve Taslak Toplantısında bir araya geldik.
🔹Toplantının açılışında, geçtiğimiz dönem kamu kesiminde imzaladığımız başarılı sözleşmeyle elde ettiğimiz kazanımları anlattım. Yeni dönem sözleşmemizde de üyelerimizin taleplerini ve beklentilerini dikkate alarak hedeflerimize ulaşacağımızı dile getirdim.
🔹Önümüzdeki dönemde önceliklerimiz olan; 11 ay 29 gün çalışma uygulamasının sona ermesi, daimi kadro, kamuya işçi alımı meselesi, nakil ve tayin hakkı ile meslek kodlarının düzeltilmesi konuları için mücadelemizi sürdüreceğimizin altını çizdim.
"Geçmişte nasıl mücadele edip kazandıysak yine kazanacağız!" dedim.
🔹Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında işçilerin, memurların ve emeklilerin giderek yoksullaştığına dikkat çekerek sorumlusu olmadığımız krizlerin bedelinin çalışanlara ödetilmesini kabul etmediğimizi ifade ettim.
🔹Sendikaların emeğin, onurun, demokrasinin ve adaletin teminatı olduğunu vurgulayarak, emeği ve alın teriyle geçinen herkesin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmesi için sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını gerektiğini söyledim.
🔹Sendikamızın son dönemde sosyal sendikacılık anlamında yaptığı çalışmaları anlatarak, büyük ve güçlü Koop-İş ailesinin bir parçası olan tüm üyelerimiz için bu çalışmalarımızı sürdüreceğimizi belirttim.
Toplantımıza katılan tüm temsilcilerimize teşekkür ediyor, eğitim ve taslak çalışmalarımızın başarılı geçmesini diliyorum.
@KOOPISSENDIKASI@turkiskonf
#Koopİş #EyüpAlemdar #MilliEğitimBakanlığı #TopluİşSözleşmesi #VergideAdalet #TÜRKİŞ
İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışların neden olduğu sel ve su baskınları sonucu yaşanan can kayıplarından büyük üzüntü duyuyoruz.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı; afetten etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışların neden olduğu sel ve su baskınları sonucu yaşanan can kayıplarından büyük üzüntü duyuyoruz.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı; afetten etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
@mardinilmem@kiziltepemem47 İl Millî Eğitim Müdürümüzün ilçemizdeki okullara gerçekleştirdiği ziyaretler ve eğitime katkı sunan saha çalışmaları için kendilerine teşekkür ederiz.
🎓➡️Üyelerimiz ve çocuklarına yönelik ücretsiz online eğitim desteğimiz bu yıl da devam ediyor.
⏬⏬⏬
DETAYLAR VE HİZMETTEN FAYDALANMAK İÇİN https://t.co/hFA2Vm7Hap TIKLAYINIZ
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen silahlı saldırıda öğrencilerimizin yaralandığını derin bir üzüntüyle öğrendim.
Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar temenni ediyor; ailelerine, öğretmenlerimize ve tüm eğitim camiasına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Gençlerimizin huzur ve güven içinde eğitim gördüğü, şiddetin hiçbir şekilde hayatımızda yer bulmadığı bir gelecek diliyorum.
@hekimsen
Gerçeğe aykırı iftira dolu paylaşımınız sendikal açıdan üzücü unutmayın güvenlik görevlisi de sağlık çalışanı hekim tarafından yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz
Koop-İş Sendikamızın açıklamasını destekliyoruz.
https://t.co/7GvUmYug6j
📢SYDV çalışanları maliyet değil, sosyal devletin sahadaki gücüdür💪
📢Vatandaşımızın hakkı ile çalışanlarımızın hakkı birbirinin rakibi değildir.
SYDV çalışanlarının emeğine, iş güvencesine ve kazanılmış haklarına sahip çıkmaya devam edeceğiz.
#sydvcalisanlari
@tcailesosyal@ashb_sygm@KOOPISSENDIKASI@alemdareyup
SYDV ÇALIŞANLARI MALİYET DEĞİL, SOSYAL DEVLETİN SAHADAKİ GÜCÜDÜR
SYDV çalışanları sosyal yardım bütçesinden pay alan bir maliyet unsuru değil; sosyal devletin vatandaşına ulaşmasını sağlayan hizmet zincirinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
Vatandaşımızın hakkı ile üyelerimizin hakkı birbirinin rakibi değildir. Sosyal yardım sisteminin güçlendirilmesi, bu sistemi sahada ayakta tutan üyelerimizin iş güvencesinin ve kazanılmış haklarının korunmasıyla mümkündür.
Personel maliyetlerinin yalnızca periyodik pay içerisindeki oran üzerinden değerlendirilmesi, vakıfların toplam kaynak yapısını, yürüttüğü hizmetlerin kapsamını ve çalışanların gerçek iş yükünü yansıtan sağlıklı ve doğru bir değerlendirme yöntemi değildir.
Güçlü bir sosyal devlet; güçlü, deneyimli ve güvenceli çalışanlarıyla mümkündür.
8 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen “İl ve İlçe Vakıfları Performans Karnesi” toplantısına ilişkin olarak sosyal medya ve bazı kurumsal hesaplarda kamuoyuyla paylaşılan haber ve açıklamalar üzerine, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının faaliyetleri, bütçe kullanımları ve personel giderleri hakkında bazı hususların açıklığa kavuşturulmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz.
Söz konusu açıklamalarda vakıfların personel yapısı ve geleceğine ilişkin kullanılan bazı ifadeler, yıllardır sosyal yardım hizmetlerini büyük bir özveriyle yerine getiren üyelerimizde iş güvenceleri ve gelecekleri konusunda haklı bir endişe yaratmıştır. Sosyal yardım sisteminin sahadaki yükünü taşıyan çalışanların belirsizlik ve kaygıyla değil, iş güvencesi içerisinde görev yapmalarının hem çalışma barışı hem de hizmetin sürekliliği açısından esas olduğuna inanıyoruz.
Koop-İş Sendikası olarak sosyal yardım kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın doğru tespit edilmesini ve devletimizin imkânlarının vatandaşlarımıza hızlı ve etkin biçimde ulaştırılmasını son derece önemsiyoruz.
Bununla birlikte, vakıfların cari giderleri ve personel ödemelerine ilişkin değerlendirmelerin, yalnızca belirli bir kaynak kalemi üzerinden değil; vakıfların toplam kaynak yapısı, yürüttükleri hizmetler ve üstlendikleri görevlerin bütünü dikkate alınarak yapılması gerektiğine inanıyoruz.
Zira bu değerlendirmelerde esas alınan periyodik pay, vakıfların yürüttüğü sosyal yardım faaliyetlerinin ve kullandığı kaynakların tamamını ifade etmemektedir. Oysa Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları yalnızca periyodik pay kapsamında faaliyet gösteren kuruluşlar değildir. Merkezi olarak finanse edilen çok sayıda sosyal yardım programı ve farklı kaynaklardan sağlanan yardımlar da vakıflarımız aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırılmaktadır. Bu nedenle yalnızca periyodik pay esas alınarak hesaplanan personel gider oranı, vakıfların gerçek kaynak büyüklüğü içerisindeki personel gider payını yansıtmamakta; ortaya çıkan oran, gerçek düzeyinin oldukça üzerinde görünmektedir.
SOSYAL YARDIMIN SAHADAKİ GÜCÜ: SYDV ÇALIŞANLARI
Sosyal yardım hizmeti yalnızca bir kaynağın vatandaşa aktarılmasından ibaret değildir.
İhtiyaç sahibini tespit eden, başvurusunu alan, hanesine giden, sosyal incelemesini yapan, bilgilerini değerlendiren, yardım programlarını uygulayan ve devletimizin sosyal yardım kaynaklarının doğru kişiye, doğru zamanda ulaşmasını sağlayanlar SYDV çalışanlarıdır.
Unutulmamalıdır ki SYDV çalışanları; başta dezavantajlı gruplar olmak üzere ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın sosyal devletin imkânlarına erişmesinde yıllardır çok önemli bir görev üstlenmektedir. Pandemi döneminde, depremlerde, sellerde ve ülkemizin karşı karşıya kaldığı diğer olağanüstü durumlarda, şartların en ağır olduğu dönemlerde dahi görevlerinin başında olmuş; büyük bir fedakârlık ve sorumluluk anlayışıyla devletimizin şefkat elinin ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaşması için vefakârca çalışmıştır. Bugün de sosyal yardım sisteminin sahadaki yükünü aynı sorumluluk anlayışıyla taşımaya devam etmektedir.
Bu nedenle vakıf çalışanlarının emeği, vatandaşa yapılan sosyal yardımın karşısına konulmamalıdır.
Üyelerimiz sosyal yardım bütçesinden pay alan bir maliyet unsuru değil; sosyal devletin vatandaşına ulaşmasını sağlayan hizmet zincirinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
Vakıfların etkinliği ve verimliliği değerlendirilecekse; yalnızca personel giderlerinin periyodik pay içerisindeki oranına değil, vakfın hizmet verdiği nüfusa, yardım ulaştırdığı hane sayısına, yürüttüğü merkezi ve yerel yardım programlarına, gerçekleştirilen sosyal inceleme ve hane ziyaretlerine, coğrafi koşullara ve çalışan başına düşen gerçek iş yüküne birlikte bakılması gerektiğini düşünüyoruz.
ÇÖZÜM: PERSONEL GİDERLERİNİN GENEL BÜTÇEDEN KARŞILANMASI
Bu noktada çözüm de açıktır. SYDV çalışanlarının personel giderlerinin periyodik pay üzerinden karşılanması yerine genel bütçeden karşılanması değerlendirilmelidir. Böylece periyodik payın sosyal yardım hizmetlerinde daha etkin kullanılması sağlanırken, bu hizmetleri yerine getiren çalışanların ücretleri ve kazanılmış hakları da sosyal yardımlara ayrılan kaynaklarla karşı karşıya getirilmemiş olacaktır.
Sendikamız daha etkin bir sosyal yardım sistemine, kaynakların doğru kullanılmasına ve denetime yönelik her türlü yapıcı çalışmaya katkı sunmaya hazırdır.
Ancak aynı açıklıkla ifade ediyoruz ki; yıllardır devletimizin sosyal yardım hizmetlerini büyük bir sorumluluk ve özveriyle yerine getiren üyelerimizin emeğinin değersizleştirilmesine, iş güvencelerinin ve toplu iş sözleşmesiyle elde edilmiş kazanılmış haklarının tartışmaya açılmasına karşı üyelerimizin yanında olmaya ve haklarını kararlılıkla korumaya devam edeceğiz.
Vatandaşımızın hakkı ile üyelerimizin hakkı birbirinin rakibi değildir. Güçlü bir sosyal devlet; güçlü, deneyimli ve güvenceli çalışanlarıyla mümkündür.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
KOOP-İŞ SENDİKASI
YÖNETİM KURULU
@sydvcalisanlari@denizartumlu@cennetistan@KOOPISSENDIKASI@tcailesosyal
📍Konfederasyonumuz TÜRK-İŞ’i temsilen, TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcımız ve TES-İŞ Genel Başkanı İrfan Kabaloğlu ile birlikte, İspanya’nın Sevilla kentinde düzenlenen 6. Avrupa-Akdeniz Metal Sanayi Sendikaları Daimi Konferansı’na katıldık.
Avrupa ve Akdeniz ülkelerinden sendika temsilcilerinin bir araya geldiği konferansta; yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında çalışanların satın alma gücünün ve reel ücretlerinin korunması, vergi adaleti, yapay zekâ ve teknolojik dönüşümün çalışma hayatına etkileri, göç politikaları ve kayıt dışı istihdam başlıklarında görüşlerimi paylaştım.
Teknolojik gelişmeye ve yapay zekânın sunduğu imkânlara karşı olmadığımızı ancak insanı dışlayan bir çalışma ortamının olamayacağını vurguladım.
Teknolojinin insanın ve emeğin yerini değersizleştiren değil; çalışanların refahını artıran, çalışma koşullarını iyileştiren ve çalışma sürelerini azaltan bir araç olması gerektiğini ifade ettim.
Yeni üretim süreçlerine uyum için gerekli mesleki eğitimlerin toplu iş sözleşmelerinin bir parçası haline getirilmesi ve bu eğitimlerin maliyetinin işverenler tarafından karşılanması gerektiğinin altını çizdim.
Göçmen işçilerin güvencesiz ve ucuz işgücü olarak kullanılmasına karşı sendikalara önemli sorumluluklar düştüğünü; kayıt dışı istihdamla mücadele edilmesi ve “eşit işe eşit ücret” ilkesinin kararlılıkla savunulması gerektiğini dile getirdim.
Sorunlarımız ülkeden ülkeye farklılık gösterse de emeğin karşı karşıya kaldığı temel meselelerin ortak olduğuna inanıyorum.
Emeğin milleti, dili, dini, rengi olmaz. İnsanlığın ortak geleceği için barışı, adaleti ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.