Son çıkışlarıyla rezaletin eşiğinde. Irkçı siyasetle yarışta bayrağı öne almaya çalışıyor.
Hacıbektaş’ta Sayın Tülay Hatimoğulları’nı hedef göstermesi, kabul edilemez. Daha çok ırkçı söylemleriyle gündeme gelen bu şahsın, anma törenlerinin açılışına layık görülmesi de ayrıca sorgulanmalıdır.
Çünkü 72 millete bir nazarla bakma felsefesinden koptu. Tekçi ve ırkçı bir savrulmanın içindedir.
Oysa Hacıbektaş’ta saatler takvimle değil, gönülle ölçülür.
“Benim deyişlerim herkese nasip olmaz” denmez. “Her cana ulaşayım” denir.
Biz pirin huzuruna kuldan üstünlük taslamaya değil, kuldan kulluğa yürümeye gideriz.
Mikrofonu erken kapmak marifet değildir. Marifet, geç kalan bir gönle yetişmektir.
Çok üzücü ve elbette öfkeyle karşıladığımız günlerdeyiz yine. Suriye’de olan gelişmeler korkunçtur! Kafa kesenler, insan yakanlar, kadınları köle pazarlarında satan barbarlar ordusu, Kürt halkına yeniden acımasızca saldırıyor.
Dün vahşice işlenmiş katliamlarda rol alan ve birçok ülkede terör listesinde olan yapılar bugün uluslararası güçler tarafından Suriye’nin “meşru” gücü ilan edilmiş durumda. Alevilere, Dürzi halkına yönelik saldırılar gibi, Kürt halkının varlığına yönelik korkunç bir saldırı başlattılar. Bu saldırılar karşısında Kürt halkına direnmekten başka bir seçenek kalmamış görünüyor.
Rojava’da IŞİD’e karşı can siperane bir mücadele verildi. Kürt halkı insanlığın can düşmanı bu barbarlara karşı savaşta 14 bini aşkın gencini toprağa verdi. Kürtler yaşadıkları coğrafyanın en kadim halkıdır; dili, kültürü ve onuru için yaşıyorlar ve yaşamaya devam edecekler. Bu gerçeği değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.
Hiç kuşku yok ki bu akıl almaz saldırılar karşısında Kürtler daha da birleşerek ve güçlenerek çıkacaktır. Dileğimiz; Ortadoğu’da küresel güçlerin kirli hesaplarıyla yeniden güç kazanan barbarlık son bulsun ve barışın konuşulduğu günler olsun. Tüm kalbimizle Rojava halkının haklı ve meşru mücadelesinin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz.
#KobaneUnderAttack
Suriye'deki Kürtleri hedef alan saldırılar, hepimizin onuruna ve özgürlüğüne bir müdahaledir. Alevilere, Dürzi halkına yönelik saldırılar gibi, Kürt halkının varlığına ve kazanımlarına yönelik bu saldırılar, insanlık suçu.
Suriye’de halkların bir arada yaşama iradesini hedef alan bu soykırımcı zihniyeti çok iyi biliyoruz.
Bu çatışmayı kışkırtarak sivil, masum insanların hayatlarını tehlikeye atanlar, insanlığın düşmanlarıdır.
Sesimizi yükseltmeliyiz!
32 yıl önce Madımak'ta katledilen canlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz. Sazın, sözün, şiirin, kelamın, inancın ve insanların diri diri yakıldığı; yakanların korunduğu Madımak Katliamını bir kez daha lanetliyoruz. Her biri ayrı bir renk ve zenginlik olan inanç ve kimliklere yöneltilen nefret mutlaka bu topraklarda yenilecek. Barış içinde bir arada ve eşit koşullarda yaşamayı başaracağız.
Em canên ku 32 sal berê di qetlîama Madimakê de hatin qetilkirin bi rêzdarî û hurmet bi bîr tînin. Em ji bîr nakin, em ê nehêlin were jibîrkirin.
Têkoşîna me li dijî wê zihniyeta kujer e.
Dünyada ki en büyük savaşların beynimde çarpışması adeta bir kardelen çiçeği. Kısım kısım yerini alan boşluk ise adeta koca bir bilinmezlik. Bazende koca bir hiç. Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği falan filan bişeler işte
Bir tane mezarın yok ki, on milyonların kalbine gömüleceksin. Hangi birini ziyaret edem, hangisine yüzüm sürem gardaş.
Git, yolun açık olsun abe can, her daim kıymetlimizsin. Ama gülüş değil ki, bıyık değil ki sana yakışsın; ölüm sana yakışmadı, olmadı gardaş.
Suriye’den düşen görüntüler, insanlığın nasıl korkunç bir tehditle karşı karşıya olduğunun kanıtı adeta. Evlerinden alınan Aleviler, kitlesel olarak acımasızca katlediliyor ve bu katliam görüntüleri sosyal medyada rahatlıkla paylaşılıyor. HTŞ, Suriye’de IŞİD’in iktidar olmuş hali adeta. Sivil halka ve Alevilere yönelik bu saldırılar karşısında dünyanın hala susuyor olması, ayrıca bir endişe kaynağı.
https://t.co/YECTYWzpv8
Unutmadık!
Bundan 9 yıl önce, Barış için toplandıkları Ankara Garı’nda acımasızca katledildiler. Geride sonsuz büyük bir acı ve bu vahşi saldırıyı yanıtsız kılan sorular kaldı. Ankara garında yiten canlarımızın anıları Barış mücadelemizde ölümsüzleşecek. Onları sonsuz bir saygı ve minnetle anıyoruz.
#10EkimAnkaraGarKatliamı
Selahattin Demirtaş bozkurt işareti yapıp kendine “milliyetçiyim,ükücüyüm” diyenlere bir işçi eyleminde şöyle seslenmişti
“Bakın burada Türk işçiler yabancı bir firma daha zengin olsun diye kapının önündeler. Neredesiniz? Nerede sizin milliyetçiliğiniz?”
Bugün günlerden #2Temmuz! Sivas Katliamı, insanlık tarihinin henüz hesabı verilmeyen büyük bir utancı olarak duruyor. 33 aydın, yazar ve sanatçının diri diri yakıldığı katliamın üzerinden tam 31 yıl geçti. Acısı hala dün gibi tazedir. #Sivas katliamını bir kez daha lanetliyor, yakılarak katledilen canlarımızı
sonsuz bir saygı ve minnet duygularımızla anıyoruz.
#2Temmuz1993 #UnutMADIMAKalımda