Ahmet Yavuz Müdürümün kaleminden “Paslı Anahtar”...
Kıymetli hediyesi için kendisine teşekkür ediyor, kalemine ve emeğine sağlık diliyorum. @ahmetyavuz_27
@YUSUFBALYE32192 Müdürüm, ne güzel ifade etmişsiniz. Lakin insan bazen yeni bir güne değil, dünün yarım kalan hayaline uyanıyor. Takvim sabahı gösterse de gönlün saati hep aynı yerde kalıyor.💐🙏
Müdürüm, galiba mesele zamanın insanları değiştirmesi değil, insanların zamanla neyi değerli bulduğunun değişmesi. Eskiden dostlukta hatır aranırdı, şimdi hatırın bile hesabı tutuluyor. Ne yazık ki herkes eski günleri özlüyor ama o günlerin insanı olmayı kimse üstlenmiyor. Kaleminize, düşüncenize sağlık. Saygılarımla.
Son zamanlarda hangi sofraya otursam, hangi arkadaş ortamına girsem aynı cümle dolaşıyor masanın etrafında: “İnsanlar eskisi gibi değil.”
Kimi dostluktan şikâyetçi, kimi vefasızlıktan. Biri kimseye güvenemediğini anlatıyor, diğeri insanların menfaatçi olduğundan yakınıyor. Herkesin cebinde bir kırgınlık, dilinde bir sitem, aklında artık görüşmediği birkaç isim var.
İşin tuhafı, herkes aynı hikâyenin mağduru. Kimse kimsenin hikâyesinde kötü insan değil.
Eskiden komşunun kapısı çalınırmış, şimdi telefon çaldığında bile “Acaba ne isteyecek?” diye düşünüyoruz. Samimiyetin altında sebep, bir selamın arkasında hesap arar olduk.
Sanki hepimiz aynı terziden çıkmışız. Herkes başkasının söküğünü gösteriyor, kendi ceketinin arkasını göremiyor.
Geçenlerde yine bir arkadaş ortamında açıldı konu. Herkes eski dostlukları, vefayı, kaybolan güveni anlattı. Masadakilerin hepsi birbirini onayladı.
Bir ara düşündüm, insanlığın bütün iyi insanları tesadüfen aynı masaya mı denk gelmişti?
Madem herkes iyi insanların yokluğundan yakınıyor, bunca kötü insan nerede toplanıyor?
Yoksa biz kendi hikâyemizin iyi insanı, başkasının hikâyesinin hayal kırıklığı mıyız?
Ne tuhaf…
Herkes eski dostlarını arıyor, kimse eski kendisine uğramıyor.
Sevgiler ||17.10.2026||~Erzurum
@atila2619 Hocam, galiba hepimiz dünyanın değişmesinden yakınıyoruz ama kimse aynaya bakınca o değişimin bir parçasını görmek istemiyor. Dünyayı eleştirirken kendimizi biraz kayırıyoruz.
Sayın Genel Müdürüm, sahada görev yapan personelin sesinin doğrudan duyulması, sorunların yerinde görülmesi ve çözüm yollarının birlikte değerlendirilmesi teşkilatımız açısından büyük önem taşıyor. Sahadaki personelle Genel Müdürlüğümüz arasındaki iletişimin güçlenmesini sağlayan ziyaretlerinizin devamını temenni ediyor, çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.🙏
Erzurum'da montumu daraltmak için terziye gittim. “Daraltma, kışın içine kalın giyinirsin.” dedi. Sevdanın da bir beden ölçüsü var mıdır acaba? İnsan gönlüne göre bir kalıp mı aramalı, yoksa kalbini seçtiği kalıba göre mi daraltmalı?
@infaz_bey Ali Can Başkanım, siz de sevdanın ölçüsünü güzel almışsınız.Demek ki insanı ısıtan montun kalınlığı değil, gönlün kendisine biçtiği yer. Ama aklıma bir soru takıldı: İnsan kendi hâliyle sığabildiği gönlü mü bulmalı, yoksa doğru gönülde zaten hiçbir ölçüye ihtiyaç kalmaz mı?
Demek ki Müdürüm, doğru kalıbı bulan kalp, gurbette bile kendini evinde hissediyor. 😊 Erzurum’da biz montların dikiş payını hesaplıyoruz, İstanbul’da henüz kış kapıyı çalmamıştır diye düşünüyorum. Bizim buralardan İstanbul Eğitim Merkezimize, Erzurum ayazına inat sıcacık sevgi ve selamlar gönderiyorum. Saygılarımla Müdürüm. @YUSUFBALYE32192