🚨 Hakan Ceylan: "İbrahim Hacıosmanoğlu'nun vicdanına sesleniyorum. Başkanlık yaptığı dönemde hakemleri odaya kitledi. Ceza aldı. Cezası bitince tekrar futbola döndü. Bir hakem bunu yapsa, bir daha hakemlik yapamaz. Olay aynı, sonuç farklı. Değişmeli!"
https://t.co/2AitPRy1CR
🇹🇷 Türk futbolunun temelini adalet ve güven oluşturur. Futbolumuzda adalet ve güvenin sağlanmasına yönelik uygulamaların uluslararası spor hukuku standartlarıyla uyumlu olması da büyük önem taşır. Nitekim uluslararası spor hukukunda (CAS, FIFA vb.) olduğu gibi ülkemizde de lisans iptali yalnızca ciddi etik ihlaller ve şike, manipülasyon gibi ağır suçlar için uygulanmalıdır.
Daha basit hatalar için disiplin cezaları ise orantılı, adil ve rehabilitasyonu esas alan bir anlayışla düzenlenmelidir.
Bu doğrultuda modern spor hukukuna uygun, daha demokratik ve adil bir ceza dengesi oluşturmak amacıyla önerilerimizi sunuyoruz.
Saygılarımızla.
#futbolhakemleriicinadalet
Değerli Spor Kamuoyu ve Kıymetli Yöneticiler,
İlk andan itibaren bizlere göstermiş olduğunuz destek, haklı mücadelemizde umudumuzu pekiştiren en önemli dayanaklardan biri olmuştur. Bu süreçte sergilediğiniz duyarlılık ve sağduyu için teşekkür ediyor; sizlerin katkısıyla federasyonumuzun adalet duygusunu güçlendiren, kapsayıcı ve yol gösterici bir düzenlemeye imza atacağına yürekten inanıyoruz.
Hakem ve gözlemciler olarak, Türkiye Futbol Federasyonu yönetimi ve güvencesi altında uzun yıllar boyunca Türk futboluna hizmet etme sorumluluğunu büyük bir onurla yerine getirdik. Bugün ise yaşanan gelişmeler nedeniyle, sevgi ve adanmışlıkla icra ettiğimiz görevimizi sürdüremiyor olmanın derin üzüntüsünü yaşamaktayız.
Bir kez daha açıkça ifade etmek isteriz ki herhangi bir ayrıcalık talebimiz bulunmamaktadır. Tek arzumuz, hukuki eşitliğin sağlanması ve ortaya çıkan mağduriyetlerin hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde giderilmesidir.
Bu doğrultuda, mevcut Disiplin Talimatı’nın yeniden değerlendirilerek “Lisans İptali” yaptırımının yalnızca oyunun dürüstlüğünü kasten ve ağır şekilde zedeleyen fiillerle (şike, manipülasyon vb.) sınırlandırılmasının yerinde olacağı kanaatindeyiz. Bunun dışındaki nispeten hafif ihlaller bakımından ise ölçülülük ve orantılılık ilkeleri gözetilerek kademeli ve telafisi mümkün yaptırımların uygulanmasının, hem yılların emeğini koruyacağına hem de disiplin sistemimizin daha adil ve sürdürülebilir bir zemine kavuşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Sürecin; sağduyu, istişare ve karşılıklı anlayış çerçevesinde, sporun temel değerlerine yak��şır biçimde en doğru şekilde neticeleneceğine olan inancımız tamdır.
Saygılarımızla.
Türkiye Futbol Hakemleri Ortak Platformu'ndan açıklama;
TFF'nin yürüttüğü bahis soruşturması kapsamında bahis eylemi nedeniyle PFDK'ya sevk edilen yaklaşık 650 hakem ve gözlemci 8 ay ve üzeri süreyle cezalar almıştır. Ceza alan hakem ve gözlemcilerin hiçbiri kendi görevleriyle doğrudan veya dolaylı bir şekilde ilişkili bir eylem içinde olmamasına rağmen üst sınıra yakın sürelerde ceza almıştır.
Mevcut şartlarda hakemler ve gözlemciler kendilerine verilen ceza sürelerini tamamladıktan sonra MHK talimatında yer alan otomatik lisans iptali hükmü nedeniyle mesleklerine geri dönemeyecektir. (MHK talimatının 40. maddesi uyarınca bir defada 45 günü veya toplamda 90 günü aşan ceza alan hakem ve gözlemcilerin lisansları ayrıca bir karar alınmaksızın otomatik olarak iptal edilmektedir.) Önemle belirtmek gerekir ki lisans iptali doğrudan bahis eylemi nedeniyle değil, talimatın ilgili maddesinde öngörülen süre sınırlarının aşılması sebebiyle otomatik olarak gerçekleşmiştir.
Bu durum yalnızca hakemleri ve gözlemcileri değil, kişilerin ailelerini ve futbol ailesinin bütününü de etkileyen ağır bir mağduriyete yol açmaktadır.
Mevcut durumda söz konusu uygulama disiplin cezasının infaz edilmesinin ötesine geçerek kişilerin mesleki hayatlarını tamamen sona erdiren ikinci ve çok daha ağır bir yaptırım sonucunu doğurmaktadır. Oysa disiplin hukukunun temel ilkelerinden biri yaptırımın ölçülü, orantılı ve amacına uygun olmasıdır. Süreli bir cezanın fiilen ömür boyu meslekten çıkarma sonucunu doğurması hukuk devleti, ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri bakımından ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Bu nedenle ilgili maddenin; Otomatik ve mutlak lisans iptali sonucunu ortadan kaldıracak,
Her dosyanın kendi koşulları çerçevesinde ayrıca değerlendirilebilmesine imkân tanıyacak,
Süreli cezanın fiilen süresiz meslekten men sonucunu doğurmasını engelleyecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Amacımız disiplin mekanizmasının ortadan kaldırılması değildir ancak yaşanan mağduriyet karşısında adil ve ölçülü değerlendirmeye dayalı bir sistemin tesis edilmesidir."
KAMUOYUNA AÇIKLAMA
TFF'nin y��rüttüğü bahis soruşturması kapsamında bahis eylemi nedeniyle PFDK'ya sevk edilen yaklaşık 650 hakem ve gözlemci 8 ay ve üzeri süreyle cezalar almıştır. Ceza alan hakem ve gözlemcilerin hiçbiri kendi görevleriyle doğrudan veya dolaylı bir şekilde ilişkili bir eylem içinde olmamasına rağmen üst sınıra yakın sürelerde ceza almıştır.
Mevcut şartlarda hakemler ve gözlemciler kendilerine verilen ceza sürelerini tamamladıktan sonra MHK talimatında yer alan otomatik lisans iptali hükmü nedeniyle mesleklerine geri dönemeyecektir. (MHK talimatının 40. maddesi uyarınca bir defada 45 günü veya toplamda 90 günü aşan ceza alan hakem ve gözlemcilerin lisansları ayrıca bir karar alınmaksızın otomatik olarak iptal edilmektedir.) Önemle belirtmek gerekir ki lisans iptali doğrudan bahis eylemi nedeniyle değil, talimatın ilgili maddesinde öngörülen süre sınırlarının aşılması sebebiyle otomatik olarak gerçekleşmiştir.
Bu durum yalnızca hakemleri ve gözlemcileri değil, kişilerin ailelerini ve futbol ailesinin bütününü de etkileyen ağır bir mağduriyete yol açmaktadır.
Mevcut durumda söz konusu uygulama disiplin cezasının infaz edilmesinin ötesine geçerek kişilerin mesleki hayatlarını tamamen sona erdiren ikinci ve çok daha ağır bir yaptırım sonucunu doğurmaktadır. Oysa disiplin hukukunun temel ilkelerinden biri yaptırımın ölçülü, orantılı ve amacına uygun olmasıdır. Süreli bir cezanın fiilen ömür boyu meslekten çıkarma sonucunu doğurması hukuk devleti, ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri bakımından ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Bu nedenle ilgili maddenin;
Otomatik ve mutlak lisans iptali sonucunu ortadan kaldıracak,
Her dosyanın kendi koşulları çerçevesinde ayrıca değerlendirilebilmesine imkân tanıyacak,
Süreli cezanın fiilen süresiz meslekten men sonucunu doğurmasını engelleyecek
şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Amacımız disiplin mekanizmasının ortadan kaldırılması değildir ancak yaşanan mağduriyet karşısında adil ve ölçülü değerlendirmeye dayalı bir sistemin tesis edilmesidir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.