Milli Eğitim Bakanı 1970 doğumlu. 1976'da okula başladığını kabul edelim.
MEB verilerine göre
📌 1976 yılında Eğitim Bakanlığı'nın merkezi bütçeye oranı yüzde 13,8. Bugün yüzde 10 seviyesinde.
📌 1976 yılında 42 bin 488 okulda 188 bin öğretmen var. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 30.
📌 Ortaokul sayısı 3067. Okul başına düşen öğrenci sayısı 350.
📌 Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2024 yılında yayınladığı "Geçmişten Günümüze Sayılarla Eğitim 1923 - 2023" raporuba göre 1976 yılında 1 öğretmene 70 öğrenci düşmesi imkansız. (Bkz: https://t.co/SPF1yqxg7L)
2002 öncesinde Türkiye Zulu Kabilesi değildi. Dünyanın en büyük 18'inci ekonomisiydi. Gayet nitelikli eğitim kurumları vardı. Bu zatların hepsi de Cumhuriyetin yarattığı imkanlarla okul okudu, eğitim aldı. Bu derece absürd hikayeler uydurmaya gerek yok.
A Egipto le anularon un gol contra Argentina por un pisotón a 80 metros de la portería rival que sucedió 30 segundos después, a Argentina no le anularon el 2ndo gol contra Inglaterra después de este pisotón de Messi a Spence donde 5 segundos después metieron gol
Pura polémica 🐀
🚨Thomas Tuchel on England’s World Cup semi-final defeat to Argentina.
🗣️ “I have to say it because everyone watched the same match. The referee and VAR completely lost control of this game. In a World Cup semi-final, mistakes like these are unacceptable. You work four years for moments like this, and then crucial decisions are handled with unbelievable incompetence.”
“The challenge on Anderson? How is that not given? The offside decisions? The fouls ignored? VAR had every angle, every replay, every opportunity to correct obvious errors and they still failed. If technology cannot get the biggest decisions right on the biggest stage, then what exactly is it there for?”
“I don’t want excuses because England also made mistakes, but don’t ask me to stay silent when my players are denied fair decisions. We are told to respect referees, yet who takes responsibility when they get it completely wrong? Nobody. They apologise after the tournament while our dream is already over.”
“This is a World Cup semi-final, not a training match. The standards should be the highest in football, yet tonight they were nowhere near good enough. One bad decision can change history, and England were forced to play against both Argentina and a refereeing performance that simply wasn’t at the required level.”
“Argentina are a fantastic team and they punished our mistakes, but I refuse to pretend the officiating had no impact. It did. The referee and VAR created controversy from the first whistle until the last, and that should embarrass everyone responsible.”
“England leave with heartbreak. Not only because we failed to reach the final, but because every player will always wonder what might have happened if the biggest match of their lives had been officiated properly. That is impossible to accept.”
Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz’dan Milli Eğitim Bakanı Tekin’e sert tepki:
• Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Kurtuluş Savaşı” kavramının yeni müfredatta yer almayacağını, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” dedi.
• Yeni müfredatta “Kurtuluş Savaşı” kavramının çıkarılacağını, yerine “Milli Mücadele” kavramının getirileceğini söyledi.
• Bir hatırlatmayı ifade etmek isterim,
• Öncelikle bu isimlendirme keyfi değil, dönemin kendi adlandırmasıdır.
• Savaşı yürütenler ona “İstiklal Harbi” dedi, gazilere verilen madalyanın adı İstiklal Madalyası, milli marşın adı İstiklal Marşı’dır.
• “Kurtuluş Savaşı” bu adın Türkçeleşmiş halidir. Ayrıca “koskoca Osmanlı İmparatorluğu” argümanı kendi içinde çelişkilidir, o koskoca imparatorluk 1918’de savaşı kaybetmiş, ordusu terhis edilmiş, başkenti işgal altında, padişahı işgalcilerle uzlaşmış durumdaydı.
• “Kurtuluş Savaşı” tam da o devletin artık halkını koruyamadığı boşlukta, Anadolu halkının kendi örgütlediği direniştir.
• Osmanlı’nın büyüklüğüne saygı, işgal gerçeğini silmeyi gerektirmez, ikisi aynı anda anlatılabilir.
• “Milli Mücadele” zaten kullanılan bir kavramdır, sorun eklenmesi değil, “Kurtuluş”un çıkarılmasıdır.
• İki kavram yüz yıldır yan yana yaşıyor. Birini müfredattan silmek pedagojik bir sadeleştirme değil, tarihsel anlamı daraltan bir tercih olur.
• “Mücadele” neye karşı verildiğini söylemez, “Kurtuluş” ise işgali, Sevr’i ve bağımsızlığın bedelini ismin içinde taşır.
• Öğrenciden gizlenen kelime değil, o kelimenin hatırlattığı bağlamdır.
Demek ki neymiş, adam gibi top oynarsan 1.95'lik Avustralya defansına kafayla gol atabilirsin. Helal olsun Mısır'a. Bu arada Mısırlı futbolcular secde yaparken tribünde firavun kıyafetli taraftarlar olması çok ironik.
#AUSvEGY#AUSEGY#FifaDünyaKupası