Mehmet Murat Çalık’ın savunmasının son bölümü ve salonda duygusal anlar yaratan şiiri:
Görüş… Kendi yazdığım şiir…
Hak etmediklerini yaşatsalar da,
Önüne zorluklar koysalar da,
Çaresizlik değildi yaşadıklarım.
Bileklerine kelepçeler taksalar da,
Gecenin içinde saklasalar da,
Duygularını serbest bıraksalar da,
Yalnızlık değildi yaşadıklarım.
Demir kapıları kapatsalar da,
Günleri sana saydırsalar da,
İçinde yangınlar çıkartsalar da,
Umutsuzluk değildi yaşadıklarım.
Hakikatin mutlaka ortaya çıkacağına yürekten inanıyorum Sayın Başkanım. Adaletin gecikse de mutlaka tecelli edeceğine olan güvenim tamd��r. Yüce Türk adaletine duyduğum inanç ve saygı gereği karar verilmesini talep ediyorum. Sayın Başkanım, özgürlük sadece üç hece değil mi? Özgürlük... Üç hece ama ne çok şey anlatıyor. Saygılarımı sunuyorum.
Aylar sonra yeniden İstanbul’dayım.
Özgürlüğümden mahrum bırakılışımın 1. yılına yaklaşırken yeniden İstanbul’da olmak; aileme, sevdiklerime, komşularıma ve Beylikdüzü’ne yakın olmak beni iyi hissettiriyor.
Yaşadığım tüm tutsaklık, sevk ve tedavi süreçlerimde manevi desteğinizi en yüksek seviyede hissettim. Allah, dualarında beni geçirerek iyi dileklerini ileten tüm yurttaşlarımızdan razı olsun.
Alnım ak, vicdanım rahat, ellerim tertemiz; bilesiniz.
Siyasi saiklerle özgürlüğümden mahrum bırakılmak ise canımı çok yakıyor.
Tek hedefim, tek ülküm; bu ülkenin vatandaşlarına, kim olduğuna bakmaksızın eşit bir şekilde hizmet götürmeye çalışmaktı. Öyle de yaptım. Sadece Beylikdüzü’nde değil; Yakuplu’dan Hatay’a, Defne’den Çanakkale’ye, Çanakkale’den Kastamonu’ya kadar nerede darda bir vatandaşımız varsa elimizi uzattık. Bu sebeple vicdanım hiç olmadığı kadar rahat.
Türk mahkemelerine, hâkimlerimizin vicdanlarına güveniyorum. Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Sağlıklı koşullarda tedavi olabileceğime ve komşularımızla yeniden el ele olacağımıza inanıyorum.
Sağlıcakla kalın, sizleri çok seviyorum.
6 Mart 2026 Cuma
Mehmet Murat Çalık – İstanbul
“…leylek görmek, sıcak iklimli memleketlere bir seyahat yapacağınıza veya ayrı düştüğünüz sevgilinize yahut da sevdiklerinize tekrar kavuşacağınıza işaret olarak yorumlanır…”
Yaren Leylek beklenen tarihten erken gelerek 15. yılda da Adem Amca ile buluştu.
Mart ayında herkesin en sevdikleriyle, en kısa sürede kavuşacağını umuyoruz. ❤️
19 Mart’tan bugüne 300 gün geçti.
Ve ben evimden kilometrelerce uzakta, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yarın geçireceğim ameliyatın endişesiyle karşılıyorum bugünü.
Biliyorum ki dualarınız benimle, biliyorum ki inancınız hâl�� taptaze.
Bu süreçte şunu bir kez daha gördüm: İnsanın gücü sadece kendi bedeninden değil, inandığı değerlere tutunmaktan gelir.
Her mesajınızda, her dileğinizde, her dualarınızda bunu bana hatırlattınız.
İyi ki varsınız.
Allah’ın izniyle daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacak ve yeniden aranızda olacağım.
Sağlıklı ve özgür günlerde mücadelemizi hep birlikte omuzlamak dileğiyle…
Hemşehrilerime, beni yakından tanıyan milletime,
Görev yaptığım süre boyunca, kamu görevine hiçbir zaman kişisel bir ayrıcalık olarak bakmadım.
Benim için kamu görevi; ağır bir emanet, büyük bir sorumluluk ve her gün yeniden hesap verilmesi gereken bir vicdan meselesiydi.
Attığım her imzada, harcanan her kamu kaynağında ve aldığım her kararda;
kendi menfaatimi değil, kamu vicdanını esas aldım.
Görev sürem boyunca;
Sayıştay denetimleri, mülkiye müfettişi incelemeleri ve idari kontrollerden defalarca geçtim.
Görev ve sorumluluk alanıma giren işlemler yönünden, tarafıma yöneltilmiş herhangi bir usulsüzlük tespiti yapılmadı.
Bugün özgürlüğümden mahrum bırakılmamın nedeni;
herhangi bir suç, herhangi bir menfaat ya da gizli bir ilişki değildir.
Aksine, görevimi şeffaf, hesap verebilir ve kurallara bağlı şekilde yürütmüş olmamdır.
Dürüst ve onurlu bir insan için kamu görevi yapmak, ateşten bir gömlektir.
Çünkü insanlar size yeri gelir malını, yeri gelir canını, ama en çok da hakkını emanet eder.
Ben attığım her adımda bu emaneti gözeterek hareket ettim.
Tek bir evladımızın aç kalmaması, tek bir insanımızın hakkından mahrum kalmaması için mücadele ettim.
Bugün ben de, tam dokuz aydır, sabırla hakkımın teslim edilmesini bekliyorum.
Bu, hayatımın en uzun dokuz ayı oldu.
Haksızlığa uğramanın yüreğimde açtığı yara, geçmişte mücadele ettiğim ağır hastalıklarla beni yeniden karşı karşıya getirdi.
Ama başım dik.
İnancım sağlam.
Mücadelem kararlıdır.
Aileme kavuşacağım güne kadar,
bana hakkını emanet eden tüm vatandaşlarımıza karşı taşıdığım sorumluluğun bilinciyle bu mücadeleyi sürdüreceğim.
Şunu açıkça ifade ediyorum:
Şahsım hakkında ileri sürülen iddiaların hiçbirinin ne fiili ne de hukuki bir karşılığı vardır.
Bu iddialar, yargı sürecinde delilleriyle birlikte tek tek çökecektir.
Hakkımda yalan söyleyenlerin, iftira atanların ve algı oluşturmaya çalışanların da;
sadece hukuk önünde değil, halkın vicdanında da karşılık bulamayacağı açıktır.
Gerçek, er ya da geç bütün açıklığıyla ortaya çıkacaktır.
Ne görevimden utanıyorum,
ne attığım imzalardan,
ne de sizlerin bana emanet ettiği sorumluluktan.
Yargılanmaktan kaçmıyorum.
Çünkü kul hakkına girmeyenlerin,
kamu malını kendi malı gibi koruyanların
saklayacak hiçbir şeyi olmaz.
Bu süreç sona erdiğinde;
başım dik, alnım açık,
aynı inanç ve aynı ilkeyle
yeniden aranızda olacağım.
Mehmet Murat Çalık
19 Mart’ta gözaltına alındığımda yol arkadaşlarımdan tek isteğim, Beslenme Saati Projemizden bir zeytin tanesinin dahi eksik edilmemesiydi. Çünkü bizler için vicdan, bu vatanın güzel evlatlarının kaderinin yoksulluk olamayacağı; açlığın ise asla olamayacağı inancıyla hizmet etmektir.
Görevde bulunduğum süre boyunca, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın eşit koşullarda eğitim görmeleri, sağlıklı beslenmeleri ve güvenle yarınlara yürümeleri için var gücümüzle çalıştık. 2022 yıl��nın Şubat ayında başlattığımız Beslenme Saati Projesi kapsamında, bugüne dek 700 bini aşkın beslenme paketini düzenli olarak evlatlarımıza ulaştırdık. Çocuklarımızın eğitim yolculuğunda en temel ihtiyaçlarından biri olan sağlıklı beslenmeyi güvence altına almak, yerel yönetim olarak en önemli sorumluluklarımızdan biri oldu.
Ben bugün aralarında olamasam da, evlatlarımız için Beslenme Saati Projesi’ni aynı kararlılıkla sürdüren yol arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
İstanbul İl Başkanlığımız artık Genel Başkanımızın İstanbul Çalışma Ofisi olarak kullanılacaktır.
İstanbul’umuza hayırlı olsun.
Yol arkadaşlarımızla
Türkiye’mize selamlar. 🇹🇷
Bugün hayatımda yeni bir aşamaya gelmiş bulunuyorum.
Hakkımda yürütülen süreçte tüm iç hukuk yolları tüketildi ve avukatlarım bugün Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurumuzu yapacaklar.
Bu başvuru yalnızca benim için değil; adalet arayan herkes için, yaşam hakkı ve adil yargılanma hakkı için önemlidir.
Sağlık sorunlarıma rağmen cezaevinde tutulmam, sadece benim değil, aynı zamanda toplum vicdanının da yaralanmasıdır.
Ben, adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine yürekten inanıyorum.
Umudumu kaybetmedim, hakkım olan özgürlüğe ve adalete kavuşmak için mücadelemi kararlılıkla sürdürüyorum.
Dualarınızı ve desteğinizi bekliyorum.
Sevgi ve saygılarımla,
Mehmet Murat Çalık
Bu ana ve Başkanımızın vesile olduğu nice güzel işlere şahit olmuş bir çalışma arkadaşı olarak çok ama çok üzülüyorum.
Sağlık sorunlarıyla mücadele ederken tüm hukuk normları ayaklar altına alınarak tutsak edilmeye devam ediliyor.
#MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın
Şu fotoğrafı görünce yutkunamadım, yüreğim paramparça oldu...
Mehmet Murat Çalık 121 gündür tutsak. Henüz yaraları iyileşmemişken tekrardan zulüm…
Şimdi konuverildiği demir parmaklıklı hastane koğuşundan annesine bakıyor.
Vicdanınız batsın!
#MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın
Bu dönemi anlatırken ileride akıllara kazınacak bir fotoğraf...
Kanser geçmişi olan Murat Çalık mahkumlar koğuşu penceresinde: Annesi hastane önünde!
https://t.co/Tl8Z0TvpRT
@mhakankocak@barisatay Eğer dem kürt vatandaşların yaşadığı sorunların çözümü için akp’den “medet umacaksa” akp’den hiçbir koşulda bu ülkeye yarar beklemeyecek insanların aklına bu soruların gelmesi gayet doğal. Ben de TİP’in tutumunu merak edenlerdenim.
DEM Parti'nin sürecin en başından beri Erdoğan'a ömür boyu başkanlık sözü verdiğini ama böyle bir şey yokmuş gibi davranarak kamuoyunu aldattığını düşünüyorum.
Tüm açıklamaları bir tarafa bırakırsak, asıl hedefleri olan anayasa değişikliğini referanduma gerek kalmadan onaylayacak gerekli vekil sayısına hâlâ ulaşamıyorlar.
Tüm muhalefetin, bu süreci idrak ederek, amasız fakatsız bir arada durması gerekiyor.
Amcam Rıfat Üretir, Dudullu da sokak ortasında hiçbir suçu yokken, arkasından vurularak öldürüldü.
Hayatı boyunca ekmeğinin peşinde, tertemiz yaşamış bir insandı.
Ne bir husumeti, ne bir düşmanı vardı.
Bu olayın peşini bırakmayacağız.
Adalet yerini bulana kadar susmayacağız.
"Ben onlar için de Allah'tan vicdan, merhamet diliyorum. Oğlumu iki defa ölümden aldım. Bir üçüncüsüne kalbim dayanmaz."
Bu sözler Başkanımız Mehmet Murat Çalık'ın annesine ait.
Kanseri her an nüksedebilir.. Biraz önce annesinin, eşinin, oğlunun, biz sevenlerinin önünde gözyaşlarıyla yeniden cezaevine gönderildi.
Vebali üzerinize yapışsın!