Bugün bir öğretmeni; emeğiyle, umuduyla, öğrencilerine dokunan bir hayatı daha kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Şehit öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’ı terörün karanlığıyla kaybetmiştik. Bugün ise öğretmenimiz Irmak Ayşe Koparan’ı; mobbingin, yalnız bırakılmışlığın ve görmezden gelinen çığlıkların sonucunda yitirmenin acısını taşıyoruz.
Öğretmenlik mesleği; fedakârlık, sabır ve adanmışlık ister deniliyor ancak hiçbir öğretmen; baskıya, psikolojik yıldırmaya, yalnızlaştırılmaya ve değersiz hissettirilmeye mahkûm değildir. Eğitim kurumlarında oluşan her türlü mobbing, sadece bireyi değil; eğitim ortamını, çalışma barışını ve geleceğimizi de derinden yaralamaktadır.
Bir öğretmenin sessiz çığlığını duymamak, yaşadığı baskıları görmezden gelmek ve onu çaresizliğe sürükleyen düzene sessiz kalmak kabul edilemez. Bu nedenle yalnızca uygulanan baskılar değil, bu baskılara göz yuman anlayış da sorgulanmalı ve gerekli sorumluluk alınmalıdır.
Öğretmenlerimizin güvenle çalışabildiği, kendini yalnız hissetmediği ve değer gördüğü bir eğitim ortamı oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Irmak Ayşe Koparan öğretmenimize Allah’tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.
Emek, mücadele ile yürütülen sürecin sonrasında eğitim çalışanlarımızın teveccühü ile Trabzon şube ofisimizin açılışını gerçekleştirdik.
Trabzon ilimize hayırlı, uğurlu olsun.
Kurucu il başkanımız Uğur Kocaman başta olmak üzere yönetim kurulu üyelerimize, ilçe başkanlarımıza, Kurum temsilcilerimize ve tüm eğitim çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.
Irmak Öğretmenimizin yaşadığı süreç hepimizin yüreğini dağlamıştır.
Bir eğitim çalışanının defalarca yardım talebinde bulunmasına rağmen sesinin duyulmaması, sorunlarının çözümsüz bırakılması ve yalnız hissettirilmesi kabul edilemez.
Bu olayın tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmali bulunanların ortaya çıkarılması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için sürecin sonuna kadar takipçisi olunmalıdır.
Öğretmenler yalnız değildir. Eğitim emekçilerinin sesi duyulmalı, sorunları görmezden gelinmemelidir.
Irmak Öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır diliyorum.
Irmak Öğretmenimizin yaşadığı süreç hepimizin yüreğini dağlamıştır.
Bir eğitim çalışanının defalarca yardım talebinde bulunmasına rağmen sesinin duyulmaması, sorunlarının çözümsüz bırakılması ve yalnız hissettirilmesi kabul edilemez.
Bu olayın tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmali bulunanların ortaya çıkarılması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için sürecin sonuna kadar takipçisi olunmalıdır.
Öğretmenler yalnız değildir. Eğitim emekçilerinin sesi duyulmalı, sorunları görmezden gelinmemelidir.
Irmak Öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır diliyorum.
Irmak Öğretmenimizin hayatını kaybettiğini büyük üzüntüyle öğrendim.
Irmak Öğretmenimizin sesini Ağrı’da neden kimse duymadı?
Devletin memuru, Bakanlığın öğretmenidir. İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, mülki amirler öğretmenimizin defalarca ilettiği sorunları, talepleri neden görmezden geldi? Neden yalnız bırakılmış, sorunları çözülmemiştir?
Eğitim çalışanları Ağrı’da görülmez, duyulmaz mıdır? Ağrı’daki idari ve mülki amirlere sesleniyorum; çalışanlarınıza, öğretmeninize böyle mi sahip çıkıyorsunuz?
O müdire kim ki öğretmene tokat atıyor? Bu olay üzerine Irmak öğretmenin görevlendirmesini iptal edenler, çalıştığı yere mi hakim değil, kağıda hiç mi bakmadı?
Günlük 3 bin lira taksi parası vererek ulaşım olmayan, lojmanda konaklamasının imkansız olduğu köye geri gönderildi.
Ağrı Valisi, her şeyden haberdar olduğunuz söyleniyor, bu mu sizin Devlet anlayışınız? Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü, siz eğitimi bu şekilde mi yönetiyorsunuz? Öğretmenimiz aylarca çırpınmış.
Genel başkan olarak Ağrı gitmediğim yer değil bunu şuan yolda yazıyorum haberim olsaydı Ağrı’ya gelir, üyemiz olsun olmasın yanında olur, hesabını sorardım. Ağrı il başkanımız da duruşuyla gerekeni yapardı.
Ama borcum olsun. Süreci bizzat takip edeceğim. Sorumluları hakkında gereken ne ise Eğitim Gücü Sen olarak yapacağız.
Öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, sevenlerine ve camiamıza sabırlar diliyorum.
Ordu’da teşkilatımızla bir araya gelerek sendikal çalışmalarımızı ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi değerlendirdik.
Birlik ve dayanışma ruhuyla büyümeye, eğitim çalışanlarının sesi olmaya kararlılıkla devam ediyoruz.
Eğitim Gücü Sen İzmir Şubesi olarak kuruluş sürecimizi taçlandıracak 1. Olağan Genel Kurulumuz ve Şube Ofisi Açılış Törenimizi gerçekleştiriyoruz.
Şeffaflığın, katılımcılığın ve demokratik sendikacılık anlayışının hayat bulacağı bu önemli günde tüm üyelerimizi ve eğitim çalışanlarını aramızda görmekten mutluluk duyacağız.
Demokrasiyle büyüyor, dayanışmayla güçleniyoruz.@AliKILIN17@Egitimgucuizmir@oguzozat@sinmozcan
Sayın hocam, elinizi vicdanınıza koyup değerlendirmenizi rica ediyorum. Bizler İzmir'den Ankara'ya defalarca, hatta en az altı kez kendi imkânlarımızla araç tutarak atanamayan öğretmenlerin sesi olmak için eylemlere katıldık. Bu süreçte elimizden gelen mücadeleyi verdik. 'Hiçbir şey yapılmadı' denilmesini hakkaniyetli bulmuyorum."
Sizin de genel kurul sürecinizin yoğun tartışmalar ve farklı görüşlerin yaşandığı bir ortamda geçtiği kamuoyunca bilinmektedir. Bu nedenle başka sendikaların iç süreçleri üzerinden değerlendirme yapmak yerine, her kurumun kendi çalışmalarına ve üyelerine odaklanmasının daha doğru olacağı kanaatindeyiz.
Eğitim Gücü Sendikası olarak biz, enerjimizi eğitim çalışanlarının haklarını savunmaya ve sendikal mücadelemizi güçlendirmeye ayırmaya devam edeceğiz.
Ayrılıklar her kurumda olabilir ve buna saygı duyuyoruz. Ancak dikkat çeken husus, sendikamızdan ayrılan bazı kişilerin kısa süre içinde en yakın rakip sendikalardan birine katılmış olmalarıdır. Bu tercihin değerlendirmesini üyelerimizin takdirine bırakıyoruz. Sendikamız ise ilkeleri, teşkilatları ve üyelerimizin desteğiyle yoluna kararlılıkla devam etmektedir.
Değerli Arkadaşlar,
Bugün 40 civarı kişiden oluşan bir grubun sendikamızdan istifa ettiği ve buna ilişkin çeşitli paylaşımlar yapıldığı görülmektedir. Paylaşılan afişlerde yer alan isimlere baktığımızda, Bursa İl Başkanımız dışında adı geçen kişilerin hiçbirinin sendikamızın il başkanı olmadığı açıktır. Dolayısıyla kamuoyuna yansıtılan bilgilerin önemli bir kısmı gerçeği yansıtmamaktadır.
İlgili kişilerin bir süredir çeşitli makam ve görev taleplerinde bulunduğu, bu talepler karşılanmayınca farklı sendikalarla görüşmeler yaptığı tarafımızca bilinmektedir. Nitekim bugün, geçmişte ağır eleştiriler yönelttikleri sendikalara katılmayı tercih etmişlerdir. Bu durumun değerlendirmesini üyelerimizin takdirine bırakıyoruz.
Sendikamız; genel merkez yöneticileri, il başkanları, ilçe temsilcileri ve üyeleriyle güçlü bir şekilde yoluna devam etmektedir. Her geçen gün büyümemizin temel nedeni de ücretsiz hukuki desteklerimiz, eğitim faaliyetlerimiz ve teşkilatlarımızın sahada ortaya koyduğu özverili çalışmalardır.
İftiralar ve yalanlarla yürüttükleri algı çalışmasına üyelerimizin dikkat etmesi önemlidir.
Memurun hakkını gerektiği gibi savunamayan, bir gecede memur maaşlarıyla ilgili tutum değiştirebilen, toplu sözleşme sürecinde zam taleplerine karşı çıkıyormuş görüntüsü verip sonunda Hakem Kurulu kararına sığınan anlayışın bize sendikacılık dersi vermesi mümkün değildir.
Bizler sendikacılığı söylemlerle değil, sahada verilen emekle ve ortaya konulan başarılarla değerlendiren bir anlayışın temsilcileriyiz. Kısa sayılabilecek üç yıllık bir süreçte 20 bin üyeye ulaşarak çalışanların güvenini kazandık. Bu başarı, üyelerimizin iradesinin ve teşkilatımızın özverili çalışmalarının sonucudur.
Sendikacılık; çalışanların hak ve menfaatlerini kararlılıkla savunmak, üyelerinin yanında durmak ve verilen sözlerin arkasında durmaktır. Biz de bu anlayışla yolumuza devam ediyoruz.
Değerli Arkadaşlar,
Bugün 40 civarı kişiden oluşan bir grubun sendikamızdan istifa ettiği ve buna ilişkin çeşitli paylaşımlar yapıldığı görülmektedir. Paylaşılan afişlerde yer alan isimlere baktığımızda, Bursa İl Başkanımız dışında adı geçen kişilerin hiçbirinin sendikamızın il başkanı olmadığı açıktır. Dolayısıyla kamuoyuna yansıtılan bilgilerin önemli bir kısmı gerçeği yansıtmamaktadır.
İlgili kişilerin bir süredir çeşitli makam ve görev taleplerinde bulunduğu, bu talepler karşılanmayınca farklı sendikalarla görüşmeler yaptığı tarafımızca bilinmektedir. Nitekim bugün, geçmişte ağır eleştiriler yönelttikleri sendikalara katılmayı tercih etmişlerdir. Bu durumun değerlendirmesini üyelerimizin takdirine bırakıyoruz.
Sendikamız; genel merkez yöneticileri, il başkanları, ilçe temsilcileri ve üyeleriyle güçlü bir şekilde yoluna devam etmektedir. Her geçen gün büyümemizin temel nedeni de ücretsiz hukuki desteklerimiz, eğitim faaliyetlerimiz ve teşkilatlarımızın sahada ortaya koyduğu özverili çalışmalardır.
İftiralar ve yalanlarla yürüttükleri algı çalışmasına üyelerimizin dikkat etmesi önemlidir.
Bu twitin altında üyelere demişim algısı yapmaya çalışanları okuyorum, benim kime dediğimi üyelerimiz de teşkilatımız da gayet iyi biliyor üyelerim adına pazarlık masasına oturanlar çöptür. Üyelerimi 6 bin üye getireceğim 7 bin üye getireceğim diyerek iradesi yokmuş gibi gösterenler çöptür. Eğitim gücü sen üyeleri kimin ne yapmaya çalıştığını görmüştür.
Temizlik bizim milletimizin en önemli özelliğidir
Hatta eve temizlikçi kadın çağırır kadınlarımız ayıp olmasın diye önceden kendi temizler
Eğitim gücü Sen olarak da ara sıra bayram temizliği, Bahar temizliği
Hafta sonu temizliğini eksik etmiyoruz.
Arınmak güzel
Öyle değerliyiz ki, gönderdiğimiz bu temizlik çöplerini baş tacı edenler oluyormuş
Çöpünde kıymeti vardır bir yerlerde 🙂
İnsanların yanlışları olabilir Sayın Okan Başkan,
“Hürcüler” üzerinden sendika içinde bir bölünme ve ayrışma oluşturulmaya çalışıldığı yönündeki değerlendirmeler artık görmezden gelinemez bir noktaya gelmiştir.
Eğer böyle bir durum söz konusu değilse, bunun gecikmeksizin açık, net ve somut şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Aksi halde bu sessizlik ve belirsizlik, iddiaların daha da güçlenmesine neden olacaktır.
Sendikanın bütünlüğünü zedeleyecek her türlü tutum ve girişimin karşısında olduğumu bilmeni isterim
Sen git Hürsen ile ilgilen Okan Başkan.
Bu arada, 8 bin üyeyle Hürsen'e geçileceğini ifade edenler siz değil misiniz Ali Başkan hakkında ileri sürdüğünüz iddiaları destekleyen somut bilgi ve belgeler varsa kamuoyuyla paylaşabilirsiniz. Hukukçu kimliğiniz gereği, bu tür iddiaların somut verilere dayanmasının önemini en iyi bilen kişilerden biri olduğunuzu düşünüyorum.
@BilgeTonyukuk33@oguzozat@egitimgucusen O zaman insanlara hakaret etmek yerine profilime girip zahmet edip baksaydın. Sürekli kişisel saldırılarla tartışmayı farklı yerlere çekmek yerine konu hakkında görüşlerini ortaya koysan daha doğru olurdu
@BilgeTonyukuk33@oguzozat@egitimgucusen Engelli bireylerle alay etmek, bir insanın sergileyebileceği en çirkin ve nezaketsiz davranışlardan biridir. Bu tavrını şiddetle kınıyorum."