İnsanları oldukları gibi sevmeye imkan yoktur. Böyle olmakla birlikte sevmekte gerekir. Bunun için dişlerini sıkarak, burnunu tıkayarak, gözlerini yumarak da olsa (bu mutlaka gereklidir) onlara iyilik et!
“Başıma bir şey gelirse intihar demeyin, biz öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum. 5 Mayıs’a kadar hayatta kalacağımı düşünmüyorum” demişti.
Bugün o anne ve 7 yaşındaki çocuğu hayatta değil.
Anadolu Adliyesi önünde günlerce nöbet tutmuştu. Hem kendisi hem de kızı için adalet istemişti. Ölüm tehdidi aldığını söylemiş, “Güvende değilim” diye haykırmıştı.
2017 yılında cinsel saldırıya uğradığını, baskıyla faille evlendirildiğini anlatmıştı. Ardından kızının da 3 yaşından itibaren istismara maruz kaldığını söylemişti. Doktor raporları vardı. Savcılık tutuklama talep etmişti. Ancak şüpheli serbest bırakıldı, tedbirler kaldırıldı, dosya kapatıldı.
Adliye önünde şu sözleri kayda geçirmiştik:
“Bu aşamada benim intiharım asla söz konusu değildir. Başıma bir şey gelirse üzerinin intihar süsüyle örtülmesini istemiyorum.”
Bir anne korunamadı. Bir çocuk korunamadı.
“Geç gelen adalet, adalet değildir” demiştik.
Eğer o çığlık duyulsaydı, bugün bir anne ve bir çocuk hayatta olacaktı.
Şimdi soruyoruz:
Bu haykırış neden duyulmadı?
Bu tehditler neden ciddiye alınmadı?
Bu kadın ve bu çocuk neden korunmadı?
Bu yalnızca bir dava dosyası değildir.
Bu, kadınları ve çocukları korumakla yükümlü olanların ağır sorumluluğudur.
Adalet sağlanmadığında bedelini en savunmasızlar ödüyor.
Bu dosya kapanmayacak!
Matmazel, 15 yaşındaydı.
Ankara’da.
Sokakta.
15 kış, 15 yaz.
Ne doğru düzgün insan
şefkati gördü,
ne devletin korumasını.
Ama en soğuk günde
karşısına çıkan
belediye işçileri oldu.
Isınmak için girdiği metrodan
“çıkarılması” gerekti.
Çünkü onun orada olması
kimseye zarar vermese de
kendine insan diyenleri
rahatsız ediyordu.
Çünkü bu ülkede
insan kaynaklı
şiddet, pislik,
her şey normal ama
zor şartlarda
yaşayan bir sokak hayvanı
tahammül edilemezdi.
Çünkü hükümetinden
yerel yöneticisine,
ekran yüzlerinden
klavye tetikçilerine kadar
hemen herkes
ona ve türüne
açık açık savaş ilan etmişti.
Peki, nasıl çıkarıldı?
Dövülerek.
Sürüklenerek.
İşkence edilerek.
Ve 15 yıl direnmiş
yaşlı bedeni
bu “şiddeti” kaldıramadı.
Öldü.
Bu bir anlık öfke değil.
Bu bir kontrol kaybı değil.
Bu, yıllardır yukarıdan aşağıya
özenle öğretilmiş
bir davranış biçimi.
Önce kelimeler verildi:
“Tehlike.”
“Toplayın.”
“Temizleyin.”
“Uyutun.”
“Öldürün.”
“Zehirleyin.”
“Katledin.”
Sonra o kelimeler
elde sopa, silah oldu.
Matmazel’in ölümü
tek bir kişinin suçu değil.
Bu; nefretin sıradanlaştırıldığı,
şiddetin talimat sayıldığı,
hayatın değersizleştirildiği
bir düzenin açık belgesi...
Kimse üzülmek zorunda değil.
Ama kimse masum da değil.
Çünkü bir toplum,
en savunmasız olanı
nasıl yok ettiyse
öyle hatırlanır.
Bugün Matmazel.
Yarın hangimiz?
#ZulmeOrtakOlmayacağım
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
#MerhametKazanacak
İş arıyordum, gittiğim her yer kapıyı yüzüme kapattı.
Son çare olarak daha önce yanında çalıştığım Merdan Yanardağ’ın kapısını çaldım.
Kanser hastası olduğumu ve iki haftada bir hastaneye gideceğimi bilerek aldı beni işe.
90’ların başı, Tüpraş sitesi evleri… evde olan kasetleri rwd-fwd dinlediğim tek haneli yaşlar. Annem aşık mısın diye dalga geçiyor falan. Işığın bol olsun Muazzez Hanım, çok dinledik, çok çaldırdık. Gel bir daha deneyelim.
🐾 Cezve İçin Adalet İstiyoruz!
Sevgiyle, merhametle yaşamaya hakkı olan bir can.
Ama bir zalimin ellerinde, defalarca yere vurularak öldürüldü.
Bugün davası var adliyede.
Bu, insanlığın sınavı.
Kötülüğe masumiyeti kurban etmeyeceğiz.
Ülkemizde cani ruhlulara geçit vermeyeceğiz.
Adalet yalnız insanlar için değil,
Her can için.
#CezveİçinAdalet #HayvanaŞiddetSuçtur #Koru #gözet #vicdanıkoru
Bu sabah konuştuğum babanın okula giderken oğluna tembih ettiği sözleri: “Beslenme saatinde başka çocukların yanına sokulma, kimseden yemek isteme.”
#Yolsuzluk#ÇocuğunBeslenmesineGözKoymaktır
Öğrencinin bile sokulmayıp, sesini yükseltenin tekme tokat atılıp dövüldüğü Boğaziçi’ne; 20 suç dosyalı katil elini kolunu sallayarak girip, 15 yaşında çalışmak zorunda kalan bir kızı öldürdü.
Peki öğrencilere aslan kesilen bu güvenlik görevlileri neredeydi?
Ben çezve burak alan tarafından dakikalarca tekmelenerek katledildim . Bu yüzü unutmayın sizler için tehlikeli olan bizler değiliz . Ben konuşamam sizler benim sesim olun bizlerde sizler gibi can taşıyoruz
#cezveiçinadalet#BurakAlanTutuklansın
‘Kızıma ne yaptı cani, yavrumu öldürdü’ diye tarifsiz acısını paylaşmış sahibi Serpil Daşçı. #Cezve’yle mutlu anları, kahrediyor insanı:(
Katil Burak Alan tutuklandı‼️ Vicdanlı savcı ve hakimlerimiz var olsun🙏 Hakettiği cezayı alsın isterdik, ama çıkacak. Çünkü yatıracak bir ceza yasada YOK‼️
O nedenle, #Eros’un katledildiği video için de ‘izleyemedim, hemen kapattım’ diyen Adalet Bakanımız Sn. Yılmaz Tunç’un, bizim mecburen yaptığımız gibi, bu güzel ailenin mutluluğunu, sonra da kapatmadan Cezve’nin nasıl canavarca katledildiğini ve o sadece bir kedi değildi diyen Serpil Hanımı izlemesini istirham ederim🙏
Sn. @yilmaztunc, biz bırakın bunları izlemek, yanlışlıkla bir #kedi #köpek kuyruğuna bassak, hatta karınca ezsek, lafta değil gerçekten kahrolan insanlardık. Şimdi de ruh hastası, psikopat olduğumuz için değil, katliam getiren yasanın yarattığı gerçekle yüzleşmek, o kedilerin ve her gün katledilen sayısız masum köpeğin yaşam hakkını savunmak için izliyoruz. Canlı yaşıyoruz‼️
İşiniz çok mutlaka, ama bir gün bizimle gelin bir barınağa. Habersiz. Partisi farketmez. Ankara, Niğde, Osmaniye… herhangi birine. Keşke İçişleri Bakanımız Sn. @AliYerlikaya’da olsa, @ibrahimyumakli da🙏 Bürokratlarınız, şartları düşünmeden TOPLA dediğinde, nereye istifleniyor, nereye canlı canlı gömülüyor, nerelerde açlıktan birbirini parçalıyor görseniz. Belki artık DUR dersiniz, her gün binlerce Eros ve Cezve’nin ne halde olduğunu anlayınca‼️
İşiniz yoğun mutlaka, ama biliyor musunuz Sn. Bakan; biz de doktoruz, avukatız, işçiyiz, bankacıyız, mühendisiz, öğrenciyiz… ama barınakta bir veterinerin, temizlik işcisinin, sokakta bir caninin peşinde koşmaktan, sadece yaşatmak için çabalamaktan, ne işimizi yapabiliyoruz ne uyuyabiliyoruz. uykuya, huzura, adalete, hayvan, çocuk, kadın tek bir masumun öldürülmediği tek bit güne hasretiz ne yazık‼️
#CezveSahipsizDeğildir #cezveiçinadalet #erosiçinadalet #BurakAlanTutuklansın #SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Koyunu defalarca yere çarparak suya sokup çıkartan vicdansız, yaptığı bu şiddeti “Tik Tok” hesabında paylaşıyor.
@TC_icisleri@EmniyetGM@jandarma Ağrı’da olduğunu düşündüğümüz şahsın tespit edilerek 5199/28-A- uygulanmasını ve hayvana böylesine şiddet uygulayan şahsa tekrar hayvan teslim edilmemesi için 5199/24 gereği hayvandan men edilmesini talep ediyoruz.
@tcbestepe@TCTarim@milliparklar@tcagrivaliligi@AgriEmniyet@agriiljandarma@agriDKMP @agritarim
Hilmi Şahin, 23 yaşında..
Sercan Ütni, 26 yaşında..
Eskere Orman İşletme Müdürlüğü işçileri..
3 yıl önce aynı gün işe başlamışlardı, Denizli Beyağaçlılar....
22 Temmuz Salı günü yangına destek amacıyla gittikleri Afyon İhsaniye'de alevlerin arasında kalarak hayatlarını kaybettiler..