Kimsenin uykusunu kaçıracak bir cümle kurmayın.Kimsenin iştahını kesecek bir davranışta bulunmayın. Birinin suskunluğunun sebebi siz olmayın. Birinin gözyaşlarıyla ettiği duanın içinde adınız geçmesin. Birinin ben neyi eksik yaptım diye kendini suçlamasına yol açmayın. İnsan kalbi sandığınız kadar dayanıklı değil. Bazen tek bir söz günlerce düşünülür, tek bir tavır aylarca omuzlara yük olur. Siz belki bir anlık öfkeyle söylersiniz, ama karşınızdaki o cümleyi gecelerce içinde evirip çevirir.
Kimseyi kendi değerini sorgulayacak noktaya getirmeyin. Kimseyi aynaya baktığında kendinden şüphe eder hale düşürmeyin.
Ve lütfen, bir insanın yardım aramak zorunda kalmasının sebebi siz olmayın. Elbette herkes kendi yarasından sorumlu. Ama biz de birbirimizin yükünü ağırlaştırmamakla sorumluyuz. Sevgi dediğimiz şey, sadece güzel günlerde yan yana durmak değil;
karşındakinin ruhuna zarar vermemek için dikkat etmektir. Daha nazik olun. Daha düşünerek konuşun. Bir kalbe iyi gelmeyecekse, susmayı bilin. Çünkü bazı yaralar görünmez.
Ve görünmeyen yaralar en çok kanayanlardır.
Suçsuz olduğum hâlde özür diledim, haklı olduğum hâlde başımı eğdim. Başkaları için, onların benim için asla yapmayacağı şeyleri yaptım. Kimseyi endişelendirmemek için kötü olduğumu gizledim. Bana bencil diyemezsiniz; çünkü başkalarının mutluluğunu kendi mutluluğumun önüne koyduğum zamanların sayısını ben bile unuttum.
senin yanındayken zamanın geçiyor olmasından korkuyorum, herhangi güzel bir anı kaçıracağım diye aklım çıkıyor. en fenası, “ya bu anlar biterse?” düşüncesi. hiç bilmiyorsun korkumu, çünkü anlatmıyorum. anla diye bekliyorum.