"Yıldız Kenter şöyle demiş;
"Görmezden gelmek saflık değil, zekadır. Her şeye karşılık verirsen, tükenirsin. Her sesi dikkate alırsan, aklını kaybedersin. Bazı şeyleri bilerek yok saymak "Ruhunu Korumaktır.""
Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız. Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı. Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere. Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa. Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.
Kassam Tugaylarından yeni bir paylaşım;
“Gazze, son sur gibi dimdik ayakta…
Orada, gökyüzündeki yıldıza sizden daha yakın olanlar var;
Ne teslim olurlar, ne de taviz verirler.”
Dünya cennet olmayacak. Cennet olacak olsaydı bu insanlar içinde kalırdı.
Bari en azından zalimlere cehennem olsaydı. O da olmayacak, çoğu hesap vermeden gidiyor.
Ahiret olmasaydı dünya içinde bir dakika durmaya değmezdi.
Unutmadık, unutmayacağız.
Necmettin Yılmaz, Şenay Aybüke Yalçın, Neşe Alten, Ayşenur Alkan ve daha niceleri...
Sizin de öğretmenler gününüz kutlu olsun.
#Öğretmenlergünü
Nasibinse eğer geç de olsa gelir, değilse yanı başına kadar gelse yine senin olmaz. Bazı şeylerin neden öyle olduğuna ya da olmadığına akıl sır ermez. Bazen insanın payına düşen güzel bir sabırla ördüğü bekleyişler, kabullenişler, teslimiyetlerdir..
Bir ülkeyi bitirmek mi istiyorsunuz? Adaleti ve liyakati yok edin. Yetişmiş ve diplomalı gençlerin geleceğe dair umutlarını tüketin; onları gelecek kaygısı, geçim sıkıntısı ve psikolojik sorunlarla baş başa bırakın. Şu anda yaptıkları gibi...