@hilalkoylu Tüzükte yok . Ben iyi niyetli bakamıyorum . Tüzükte düzenleme yapalım deseler ne kadar sürer uygulamaya koymak 5 ay , 8 ay ? Bilen yazsın lütfen
Sanatçılar diyor ki, siz CHP’de kayyum olarak durduğunuz sürece sesimi, CHP etkinliğinde duymak istemiyorum.
Öyleymiş de, böyleymiş de…
Eser anonimse söyleyin Yavuz Bingöl’e, Alişan’a girsin stüdyoya söylesin, çalın…
Edep yahu…
Bu dar grup istenmediğini bu kadar mı anlamaz
BAKANIN MAL VARLIĞI DONDURULABİLİR!
Avrupa Birliği (AB) kurumlarında AKIN GÜRLEK ile yürütülen süreç, Türkiye’deki “Hukukun Üstünlüğü ve Yargı Bağımsızlığı İhlallerinde”
rolü olduğu gerekçesiyle, kendisine yönelik bir “AB yaptırım listesine alınmak (hesaplarının dondurulması/mal varlığı tedbiri” önerisidir.
Bu kritik sürecin takvimi ve mekanizması şu şekilde işler;
İlk aşama;
Süreci başlatan ve Akın Gürlek ismini rapora bizzat dahil eden Türkiye Raportörü Vladimir Prebilic’in hazırladığı taslak raporun oylama tarihi
17 Haziran 2026 dır. Yani 4 gün sonra! Raporun en az %60 oyla kabul edileceği ifade edilmektedir. Avrupa Parlamentosunun 17 Haziran’da alacağı karar kabul edilirse Akın Gürlek’in “Siyasi motivasyonlu yargılamaların baş aktörlerinden biri” olduğunun kanıtı olacaktır.
İkinci aşama;
Akın Gürlek’e yönelik somut bir yaptırım uygulaması konusunda son oylama ve karar AB Konseyi (üye ülkelerin Bakanlar Konseyi ve AB Komisyonu) tarafından yapılacaktır. Bunun tarihi 17 Haziran’dan sonra belirlenecektir…
Hukuk Devletlerinde bu tür iddiaların ve güven krizlerinin çözüme kavuşma biçimi nettir.
Şeffaf ve Hesap Verilebilirlik; Kamu görevlilerinin mal varlığı beyanlarının ve bu tür somut iddiaların şeffaf, denetlenebilir bir şekilde açıklığa kavuşturulması, toplumun adalete olan inancını korur. Aksi, güveni yok eder!
Yargı Bağımsızlığı; Binlerce hakim ve savcının, hiyerarşik veya idari olarak bağlı bulundukları makamların GÖLGESİNDE kalmadan, tamamen hukukun üstünlüğü ve vicdani kanaatlerine göre karar verebilmesi esastır.
Aziz Türk Milleti;
Bir Adalet Bakanının, kamuoyunda ŞEFFAFLIK ve HESAP VERİLEBİLİRLİK açısından ciddi tartışmaların ortasına iken, üstelik Adalet Bakanlığı koridorlarında Bakan Yardımcıları ile eski Adalet Bakanlarının danışmanlarının bu atamalar yüzünden yumruk yumruğa kavga ettikleri, halkın Adalet Kurumlarına olan güveninin yerlerde süründüğü bir ortamda, yapılan atamaların “Mesleki Ahlak ve Liyakat” yerine ne yazık ki, “Siyasi sadakat, biat ve kadrolaşma” olduğu apaçık bellidir.
Türk Adaleti üzerindeki bu kara bulutların dağıtılabilmesi için şart olan “Objektiflik ve Liyakat”, “Hesap Verilebilirlik ve Şeffaflık”, “Şaibe Altında Olmamak ve Güvenilirlik” ilkelerini yazalım ve CB Erdoğan’a soralım;
“Sizin Adalet Bakanınızda bu kriterler var mı, ve bu da sizi Zekeriya Öz gibi hüsrana uğratacak mı?”
Sağlık ve başarı dileklerimle 14 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı