Yeni öykü kitabım Çiçek Operası, bugünden itibaren okura emanet. Bir çiçek ben olsaydı, sorusunu daha da karmaşık hâle getirmek isteyenler için.
https://t.co/b3ZQbKilbz
#öykü#kitap#edebiyat#çiçekoperası
Artık iki temel özelliğimiz iyice belirginleşti:
1. Konu farketmeksizin herkes hakkında hüküm vermek.
2. Yaptığımız her şeyden herkesi haberdar etmek.
Bu ikisinden de şu anlaşılıyor: Başkaları olmadan varlığımızı yeterince algılayamıyoruz.
Yıllar önce Ömer Erdoğan, İsmail Kasap ve arkadaşlarının Rize'de çıkardığı Ayane Dergisinde İsmail Kasap'ın bir şiirinde şöyle bir dizeye denk gelmiştim:
"Bu şehrin tek bacası ben miyim ki
Bütün ah'ların dumanı benden yükseliyor"
Şiir açık yaraya konuşurmuş. John Berger haklı.
Talihsizlik:
Kurgusal metinler yazanların her cümlesini kurgu içinde yaşayan karakterlerin duygu ve düşüncelerinin dışavurumu olarak değerlendiririz. Kurguda sahiciliği yakalayan yazar, öz yaşamıyla ilgili sahiciliği de kaçırır.Yazarın yaşamına temas etmeden onu anlamak çok zor.
Ben de bugüne kadar iki derginin kuruculuğunu ve editörlüğünü yaptım; Pencere Dergisi ve Difiri(the free) edebiyat, kültür ve sanat. Çoğu zaman dergilerin kapanma nedenini açıklayamaz insan. Ama insanlar, eleştiriye konu olabilecek nedenler ararlar haklı olarak.
Her derginin bir ömrü vardır. Ömrünü tamamlayınca sahneden çekilir. 30 Ekim 2007’de başladığımız yayın hayatımızı sonlandırıyoruz.
Geri dönüşsüz ve kesin bir elveda bu.
Bugüne dek Parşömen’e emeği geçmiş olan herkese bin teşekkür.
https://t.co/TXFWlMpKn9
Edip Cansever'in İkindi Üstü şiirlerini okuyunca onun bana somurtarak baktığını hissediyorum. Onun reddiyesini reddeden YKY'nin rüyalarını da merak ediyorum: Edip Cansever nasıl bir yüz ifadesi takınıyor acaba. Aslına bakılırsa Edip Cansever'e hak veriyorum. Şiirleri de öyle...
Demesem olmaz :
Yazdıkları kırık dökük cümlelere, binlerce lira vererek zorla bastırdıkları kitaplara ESERİM,
bunları okuyanlara da OKUYUCUM, HAYRANIM diyenler yok mu; böylelerinin kafalarına doğru TDK Sözlük ve adabımuaşeret kitabı fırlatasım geliyor.
Bundan böyle "öğretmenler yatıyor" diyenlerin ağzının ortasına kalın kapaklı Nutuk'la vuracağım. Nöbetçi olduğum gün 45-50 kişilik sınıflara 11 saat ders anlatım bugün. Dakikada ortalama 2 sefer susun dedim. Yetmedi saat 5-6 arası gönüllü etüt yaptım. Sabrı öğretebilirim artık.