Girdiğiniz 13 seçimi kaybetmekle kalmayıp bir de memleketin bu hale düşmesine vesile oldunuz. Sorumluluk kabul etmeyip halen gündemde kalmanız aslında “King Baby” sendromunun ta kendisidir. Genellikle bağımlılarda sık karşılaştığımız bir klinik durumdur. Siz, güç ve koltuk bağımlısı olmuş bir müptelasınız ve acilen tedavi olmanız hem kendiniz hem ülkemizin geleceği için şarttır. Size en ufak bir sempatim olmadığı gibi CHP içinde sizden medet uman kifayetsiz muhterislerle beraber kendinize bir parti kurup boyunuzun kaç mm olduğunu görmek isterim.
Hatta teklifim şu… gelin ikimiz yarışalım. 5 aylık bir siyasetçi ben ile 50 yıllık tecrübeli siyasetçi siz. Ben partisiz bu yarışa girerim… yer mi?"
Biri Nasrettin Hoca’ya iki çocuğu ile birlikte gitmiş. “Hocam, büyük çocuk bir şeyler bilir” demiş, “küçük çocuk ise hiçbir şey bilmez. Bunları kaça eğitirsin?” Hoca, “Büyük olan için bin kuruş, küçük için bir kuruş alırım” demiş. Bunun üzerine köylü şaşkın bir şekilde sormuş: “Hocam sen karıştırdın galiba, büyük çocuk bir şeyler biliyor dedim, ama sen ondan daha fazla para istiyorsun!” Hoca yanıt vermiş: “Evladım, büyük çocuğun işi daha uzun. Ona önce bildiklerini unutturmamız lazım...”
🧐
Doğru bildiğimizi sandığımız ama öyle olmayan ne çok şey var, bir bilseniz! Zaten durum bu olmasa, bu halde olmazdık değil mi? Geçmişte nöbetleşe yoksulluk vardı, şimdi yoksulluk müebbet gibi... Peki bizi buna kim mahkûm etti? Kararları kimler veriyor, malum. Ama o kadar mı? Size can sıkıcı bir şey söyleleyim: Sosyolojinin babalarından Emile Durkheim’e göre, çektiğimiz acıların bir bölümü, bir toplumda yaşamanın bedeli. Birlikte yaşamaya karar verince, detaylı bir sözleşmeye imza atar gibiyiz. Hizmetler, standartlar, sorumluluklar... Her şey önünde sonunda herkesi etkiliyor, bir şekilde bağlıyor. Herkesin her şeye dair az çok sorumluluğu oluyor. Yoksa siz hiç kusurunuz olmadığını düşünürken, yanlışlarına öfkelendiğiniz bir siyasetçi şunu diyebiliyor: “Ya beni niye eleştiriyorsunuz, südüm ne ki yoğurdum ne ola!” Sanırım vaktiyle eski bakanlardan, ANAP’lı Ekrem Pakdemirli söylemişti.
🙃
Arada bir, nerede yanlış yaptık, diye düşünmekten zarar gelmez. Elbette şimdiki zamanı ve yarını pişmanlıklara kurban etmeyin. Ama bir an söz sizde olduğunda hakkını vermek için biraz muhasebe iyidir. Mesela Tolstoy, İnsan Ne İle Yaşar kitabında “Önemli olan bir tek zaman dilimi vardır; o da şu andır” diyerek, karar verebileceğimiz tek zamanın, elimizdeki an (şimdi) olduğunu vurgulamış. Romancı, senarist, oyuncu Jean-Claude Carrière de “Şimdiki zaman nereye gitti? Yaşamakta olduğumuz ama sayısız komplocunun elimizden kapmaya yeltendiği o harikulade an” diye sormuş zamanında. Geçmişin pişmanlıklarına, geleceğin kaygılarına ve başkalarına kaptırmayın onu! Bunun yolu da o anın sorumluluğunu bilmektir. #NOWAnaHaber 19.00’da. Etiket #neoldu Müzik: Erdal Erzincan, Topal Oyun Havası
Sinan Akçıl'ın Milli Takım şarkısı,
İlk dinleyince kulağa kötü geliyor ama...
Sonra bir daha dinliyorsun...
Öyle böyle değil, Çok kötü olduğunu anlıyorsun!
Timur Soykan: (AKP’li gazeteci Emin Pazarcı’nın kızının çakarlı araç kullanması hk.)
• Saray rejiminde öyle çbir şımarıklık oluştu ki gerçekten yani herkes aklına estiği gibi takılıyor.
• Bir de çakarlılar var onlar ayrı bir sınıf. Onlar trafiğe yakalanmıyorlar.
• Onlar böyle siz trafikte giderken arkanızda peşinize takılıyorlar. Sağa sola nereye kaçacağınızı şaşırtmaya çalışıyorlar sizi.
• Böyle emniyet şeritlerine giriyorlar, trafiği açıyorlar, anons yapıyorlar, üflüyorlar filan.
• Yani böyle biri tepki gösterse hemen üstüne saldırıyorlar filan. Bunlar neler biliyor musun? Onlar memleketin sahipleri bu çakarlılar.
• Ya bu memleket, biz hepimiz köleyiz. Biz vatandaş filan değiliz. Biz tebayız. Onlar da saray eşrafı.
• Ya onlar diyor ki ‘Siz kimsiniz lan?’ diyor. ‘Bu kenti kalabalık yapıyorsunuz’ diyor. ‘Açılın’ diyor. Yani onlar trafikte beklemez. Hiçbir yerde beklemez.
• Pazarcı’nın kızı da o çakarlılardan çıktı. Bakın herkeste çakar diyoruz ya. Nasıl bir rezalet?
• Çünkü her şey torpille gidiyor ya artık. Kimi çevirsen ‘Sen benim kim olduğumu görürsün, gözünü Hakkari’de açarsın’ modu ya. Bu da Emin Pazarcı’nın kızı.
• Galatasaray’ın şampiyonluk kutlamaları için çakarlı aracıyla yolları aça aça gidiyor.
• Bu sosyal medya paylaşımını yaptı. Araçta çakar gözükünce hemen tepkiler geldi. Paylaşımını sildi.
• Paylaşımını sildikten sonra ama inceleme başlatıldı. Çakarda, şu lüks araçtaki meğer çakar yokmuş. Yani o araç çakarsızmış aslında. Yani yasa dışı bir şekilde çakar kullanıyormuş. Ceza kesilmiş, ehliyeti alınmış şoförün.
• Nasıl bir kafa ya? Nasıl bir ülke? Nasıl bir başıbozukluk ya? Nasıl bir hale gelmiş yani böyle ya? Normal vatandaşlar bunu niye tahammül etmek zorunda?
• E şimdi bunu yapıyor bakın, bunu yapıyor. Babası da ne yapıyor biliyor musunuz? Diyor ki yaptığı açıklamada, ‘Ya siz kimsiniz?’ diyor. ‘Ya ben gazeteciyim çakarım var’ diyor. Böyle bir de ağır konuşuyor yani. ‘Ben teröristlerden tehdit alıyorum’ filan diyor. ‘Ben zaten devletin verdiği çakarlı araca sahibim. Ben çakarımı kullanmıyorum’ diyor. ‘Kızımla ilgili böyle saldırıyorsunuz’ filan diyor.
• Bakın bu ülkenin gerçek gazetecileri çakarlı araca ne zaman biniyor biliyor musunuz? Gözaltına alınıp emniyete götürülürken biniyor çakarlı araca.
• Ama bu yandaşlar, hayatlarında hiçbir risk yok ya. Hiçbir sıkıntıları yok. Hiçbir zaten bir yere, bir memleket için bir faydaları da yok.
• Hiçbir şeyleri yok yani. Bütün gün yalakalık. Başka bir şey yok yani. Ve bunlar geliyorlar, çakarlı araç, polis koruması geziyorlar.
• Ne iş yapıyorsun? Gazeteciyim.‘Teröristler beni tehdit ediyor.’
Vay vay vay vay vay.
• Ulan yaptığınız bir şey yok ki. Yazdığınız bir şey mi var? Çizdiğiniz bir şey mi var? Propaganda memuru bu çoğu ama bunlar korumayla geziyor.
İktidardakiler kamu yararından bahsetmeye bayılır. Peki onların sözlüğündeki bu “kamu yararı” ne demek? Senin için neyin daha iyi, daha yararlı olduğunu sen bilemezsin ben bilirim, demek. Oysa gelinen duruma bakılınca kendileri için bile neyin daha iyi, daha yararlı olduğunu bildikleri şüpheli. Bunu en çok dış politikada görürsünüz, çünkü gözlerden ırak. Önce şu vize meselesini çözsünler! Ama bazı insanlara vize ayrıcalıkları talep etmek, kazanç değil tavizdir. Vizesiz seyahat zaten her Türk vatandaşı için hak iken, neden bazıları için bir ayrıcalık olsun? Ve bu gibi ayrıcalıklar almak nasıl başarı sayılabilir?
🤨
Türkiye ile AB arasında 1970’te imzalanan Katma Protokol’ün 58’inci maddesinde, “Topluluk tarafından Türkiye'ye uygulanan rejim, Türk uyrukluları veya Türk ortaklıkları arasında hiçbir farklı işleme meydan veremez” deniyor.
🧐
Ayrıca; işte size Akdeniz ve Hamburg üniversiteleri Avrupa Çalışmaları Uluslararası Yüksek Lisans Programı direktörleri Prof. Harun Gümrükçü ve Prof. Wolfgang Voegeli’nin iki temel gerekçesi: Birincisi Türkiye-AB ilişkilerinin temel hukuk metinlerinden olan 1973 tarihli Katma Protokol’ün 41’inci maddesi “geriye dönük kötüleştirme yasağı” adı altında AB ülkelerinin Türk vatandaşlarının topluluk ülkelerine giriş koşullarının ağırlaştırılmasının önüne geçiyor. İkincisi, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı (ATAD) Türk vatandaşlarının açtığı çok sayıda davada bu maddeye uydu ve AB ülkelerinin Türk vatandaşlarına vize şartını ortadan kaldıran bağlayıcı kararlar aldı. İki profesöre göre, “Türk vatandaşları, mesela Almanya’ya üç aya kadar vizesiz girebilirler. Diplomatik makamları vizesiz giriş izni vermiyorsa vize harcamalarının belgeleriyle Berlin’deki idari mahkemede dava açıp tazminat alabilirler.”
🧐
Mühim olan para değil vizesiz giriş hakkının uygulanması için AB ülkeleri nezdinde girişimde bulunmak. İyi de bunu kim yapacak, kamu yararı filan derken yurt dışı çıkış harcı uygulayıp kendi vatandaşına aslında vize koyanlar mı? Bunun dünyada benzeri var mı? #NOWAnaHaber 19.00’da. Etiket #birdeşuvar Müzik: Supergrass, Alright
Fenerbahçe seçim süreci ve başkan adaylığım ile ilgili tüm detayları Sports Digitale YouTube kanalındaki röportajımda aktardım. Aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
https://t.co/kPaOZfPAa5
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutluyor;
Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olayda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.
45 dakikada🔥🔥19"75🔥🔥
ORAN
Size Benim kim oldugumu
Söylememe gerek varmı
2,,,3 Oran vermem ben
Siz verenlerin götünü yalayın
Şimdi iyi bi destek gelsin
Yarın 👈ARSENAL maçını
Açıktan paylasayım