Bir Yol Var, yürümeye devam!
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil ve Genel Başkan Yardımcımız Doğan Ergün'ün katılımıyla halk buluşmamızı Marmaris'te düzenledik.
Özgürlüğe düşman bu iktidarı, halkın örgütlü mücadelesiyle değiştirelim!
https://t.co/vz5r3bkVid
📢📢Sevgili dostlar, yoldaşlar,
Hatırlatmadır:
Yarın, Milletvekilimiz Sera Kadıgil ve genel başkan yardımcımız Doğan Ergün'ün katılımıyla "Bir Yol Var Halk Buluşması" saat 19:00'da FKM önü merdivenlerde gerçekleşecek. Dayanışmanız güç verecek.
Öndeki Mehmet Soysal arkadaşımız araca binen belediye başkanın adamlarının saldırısına uğramış hastanelik olmuştu 2 kez. O zaman Mehmet tek başına mücadele ediyordu Acacia maden şirketine karşı!
Sonra dernekleştiler. Şimdi Kastamonu Hanönü halkı direniyor
Günlerdir süren haklı direnişleri boyunca tek bir “taşkınlık” yapmadığını herkesin gördüğü, tek bir karıncayı incitmeden hakkı için mücadele eden işçilerin görüşme talebine bile yanıt vermeyip yine gözaltına aldılar.
Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, sendika uzmanı Başaran Aksu ve tüm işçi arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı, tüm ülkenin gözü önünde hırsızlık ve gasp suçu işleyenler ve yandaşları hakkında işlem yapılmalıdır.
İşçinin sesini kısmak, sözünü engellemek için bu kadar çaba harcanacağına verilen sözler tutulsun hepimizin şahitlik ettiği gasp edilen hakları ödensin.
Genel Başkanımız Erkan Baş, direnen madencilerin yanında kamuoyuna açıklamalarda bulundu:
"İçişleri Bakanı, Çalışma Bakanı ve Enerji Bakanı işçilerin taleplerine garantör oldu. İşçi arkadaşlar hep dediler ki 'biz daha önce bu patron tarafından defalarca aldatıldık'. Defalarca yüzümüze bakarak yalan söyledi. Her Pazartesi Cuma vereceğim dedi. Her Cuma Pazartesi vereceğim dedi.
Dalga mı geçiyorsunuz bizimle siz? İşçiyle dalga mı geçiyorsunuz? Alın teriyle dalga geçiyorsunuz! Çoluğun çocuğun geleceğiyle dalga geçiyorsunuz. Yeter be! İşçilerin ne yapmasını istiyorsunuz? İşçilerden ne istiyorsunuz?"
Sevgili BURAK ELDEM,
bugün (10 ağustos salı) şakirin camii'nden öğle namazını müteakip defnedilecek. Karacaahmet'in Zeynep Kamil girişindeki müellifi Hüsrev Tayla Hoca olan cami. Gitmek isteyenlerin saat 13.00 gibi orada olması lazım.
Işıklar içinde ol BURAK.
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde çalışan ve aylardır maaşlarını alamayan Eti Gümüş ile Doruk Madencilik işçileri Enerji Bakanlığı önünde eylem yaptı. Bağımsız Maden İş üyesi işçiler polis engeliyle karşılaştı, çok sayıda işçi gözaltına alındı
Kübra Kırımlı'nın haberi
https://t.co/ulEtm7eHeg
Genel Başkanımız Erkan Baş, Yozgat’ta Uluslararası 27. Bahadın Kültür Şenliği’nin konuğu oldu.
Kurtuluş ellerimizde, kurtuluş mücadelemizde! Varlığıyla güç veren yurttaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
yetmez ama evet.
kürtler biraz rahatlamak istiyor. 2015'lerde muazzam demokratik zaferi ilerletmek yerine yanlış kararlarla hendek savaşı veren silahlı hareket askeri yenilgi aldı.
("iyi de devlet de şöyle yaptı, böyle yaptı" diyen çıkmaz umarım. bu suça ortak olmayacağız bildirisini ve mahkeme beyanlarımızı okur merak eden. ne denmiş, bedellerine rağmen hangi sözün arkasında, nasıl durulmuş merak eden görür)
zaten uzun süredir türkiye sınırlarında askeri eylem kapasitesi yok denecek düzeydeydi.
ama ortadoğu'daki son gelişmelerle devlet bir riski bertaraf etmek istedi. kürt hareketi de kendine alan açmak istedi vs. çok yazıldı çizildi bunlar.
tümüyle örgütün lideri ile devlet arasında süren bir sürecin sonunda da dağdakilerin inmesini sağlayacak bir seçenek oluştu.
buna elbette evet denir, başka ne denecek.
ama "demokrasi gelecek, yepyeni cumhuriyet, barış" vs. derseniz bu bir diktanın pençesinde kıvranan geniş muhalif kitleyi irite eder, asla anlaşılmaz.
bu bir barış değil, demokrasi ile de alakası yok, mevcut koşullarda zaten olamaz da, kürt sorununun çözümüne girişin girişi olsa olsa.
neticede savaşan taraflar arasında bir uzlaşı. burda bize düşen pek bişey yok.
ha, ötesi olsun, demokrasi ve barış da gelsin diyorsanız -geniş muhalif kitle bu yasayı bunları getirmiyor diye eleştiriyor, dem'liler ise bunu fırsat bilip demokrasiyi genişletelim diyor. yani bir yerde iki tarafta aynı noktada- o halde akp-mhp vekilleri önünde tartışmayacaksınız, sosyal medyada birbirinizi yemeyeceksiniz, saray'ın bin kere kurduğu iki büyük muhalif öbeği birbirine düşürme tuzağına düşmeyeceksiniz samimi iseniz.
bu yasa geçer sonra demokrasi ve barış için mücadele yollarına bakılır ortak.
çok ağır bedeller ödemiş kürtlerin bir adım olarak gördüğü şeye hayır derseniz ortak muhalefet zeminini kurmanız daha da zor olur.
ondan ötesine bakılır. iddia edildiği gibi saray'ın anayasasına evet diyen, dümen suyunda giden bir dem görürsek de buna göre pozisyonlar alınır zaten. böyle bir yönelimin olacağı da, olursa dem tabanında kabul göreceği de şüpheli.
her neyse. şimdiki kör dövüşü iki tarafa da mazeret sağlıyor sadece.
sen kürdün yanında durmadın / sen sarayla anlaştın
sen demirtaş'ı çıkartamıyorsun / sen demirtaş'ı hapise gönderttin
sen barış istemiyorsun / sen demokrasi istemiyorsun
muhalifler ırkçı, kürt düşmanı / kürtler emperyalizmin, saray'ın ajanı
vs. vs...
bu dalaş bitmez.
hem türkçü hem de giderek güçlenen kürt milliyetçisi lumpenliğin de fışfıklamasıyla hele hiç bitmez.
büyük resme bakmak gerek. rejim karşısında anti-faşist bloku laf dalaşlarıyla parçalayalım mı, yoksa bir cerrah gibi titiz, ötekini anlayarak o bütünlüğü kurmaya mı çalışalım. en azından çalışalım.
şunu kabul edelim türklerin ve kürtlerin ölçeği ve zamanı farklı.
kürtler yüklü bir geçmiş ve şimdi yeni gelişmelerle belki yeni bir gelecek içinde yaşıyor. türkler içinse sadece şimdi var. kıvrandıkları diktadan canhıraş bir kurtulma çabası.
türkler türkiye içinden, sınırlarından bakıyor. kürtlerse fiili bir kürdistan'da yaşıyor, hissediyor. ırak, iran, suriye hatta batıdaki diaspora. jeo-stratejik başka bir ölçekten konuşuyor ve eyliyorlar. bu iki uyumsuz ölçeğin ve zamansallığın bir ulus devlet sınırı içine sıkışamama hali yaşadığımız. çok zorlu paradokslar var. tam da bu yüzden özen istiyor, incelik istiyor. ne yapalım tarih bunu dayattı bize. keşke dayatmasaydı ama dayattı.
geldiğimiz noktada pkk, kürt hareketi, dem dünyevileşecek. kürdün mazlumluğu bu siyasi öznelere eleştiriye engel olmayacak. siyasi eleştiriler kürt karşıtlığı filan sayılmayacak.
öte yandan geniş muhalif kitle de bu toprakların en politik topluluğu olan kürtlere akıl verme işine girişmeyecek.
birbirini tahrik etmek yerine anlamak doğru olan. anlamak kabul etmek değil. ama neyi neden yaptığını anlamak.
bu işlerin gerçek müsebbipleri saray pencerelerinden bizi izliyor unutmayalım.
gülümsemeyle mi izlesinler, endişeyle mi?
Şu meselenin o kadar çok boyutu var ki sadece kısa bir özet geçelim.
1. Çin ve Hindistan dönüşüm oranı düşük çöp ithalatını yasakladı
2. Bu Avrupa için bir yıkımdı. Onca işe yaramaz çöpü nereye göndereceklerdi
3. O da ne bir anda Türkiye’de bu çöpleri alana teşvik kararı çıktı.
4. Türkiye’ye gelen çöp miktarı yıllar içinde bir anda yüzlerce kat arttı
5. Bu çöpler o kadar değersizdi ki alan iktidar yanlısı geri dönüşümcüler bunları özellikle Adana bölgesinde dağa taşa dökmeye başladı
6.Bazıları nakliye parasından kurtulmak için biriktirip biriktirip yaktı (bakınız @geridonusyangin hesabı. Bu yangınlar hep gece çıkar, kimse yaralanmaz ve ne tesadüf ki sadece depolama alanı yanar)
7. BBC bile Adana dağlarında sadece İngiltere’de satılan bazı ürünlerin atıklarından belgesel yaptı
8. 2-3 yıl önce bu iş iyice ayyuka çıkınca kısmen yasaklandı
9. Ancak yasa lobi faaliyetleriyle geri çekildi
Sonuç Afrika’nın Çin’in Hindistan’ın bile kabul etmediği artıklar Türkiye’ye geliyor. İngiltere çöpünün misal %70’i Türkiye’de
Dağlar çöp doldu, tesisler yanmaya doymadı ama durun denizler var dök gitsin aşamasına geldi.
Büyük ülkeymiş İHA’ymış Siha’ymış Trump’ın arkasına dizilen 150 beygirmiş
Büyük ülke dediğiniz çöp ülke.
Yargısı çöp basını çöp demokrasisi çöp olanı mecazi bırakmazlar denizi toprağı da çöp olur.
Hem de kamu teşviğiyle. Hani emekliye yok işçiye yok öğrenciye yok ama Avrupa’nın çöpünü toplayan vahşi sermayedarlara var!
@kalbursamantr + Facit hesap makinası, telex, program yazmak için kart delme makinası, commodore 64, tüplü radyo, talisman gaz ocağı, lofaritma cetveli, teksir makinası, tipo baskı makinası ve kalemli plotter kullandım.
@insaatsektoru Sabah sabah tam küfür etmelik bir dalyrak, ama X'te etmiyoruz. (herkes evinde edebilir). Böyle bir mühendise değil şantiye yönettirmek, şirketin kapısından sokmam.
Emekçileri her gün daha fazla yoksulluğa, açlığa mahkum eden Saray Rejimi’nden kurtulmak için Bir Yol Var!
Tüm Ankaralıları, Genel Başkanımız Erkan Baş’ın katılımıyla Batıkent halk buluşmasına, memleketin kurtuluş reçetesini hep birlikte yazmaya davet ediyoruz.
🗓️ 9 Ağustos Pazar
⏰ 19.00
📍 Batıkent Rekreasyon Alanı
Yargı sopasıyla halkı sindiremeyeceksiniz!
Ülkedeki adaletsizliklerle ilgilenmek yerine Parti Sözcümüz Sera Kadıgil hakkında pazar akşamı soruşturma başlatan ve bunu da sosyal medyadan duyuran yargı mekanizması, sosyal medyada “cadı avı” yapmak yerine sorumluluklarını yerine getirmelidir.
Sevgili Komşularım,
Bir süredir sizlere anlatmaya çalıştığım gibi, 50 bin Tuzlalının evlerinin yıkılması riskiyle karşı karşıyayız. İki yıldır mesele bu noktaya gelmesin diye büyük bir çaba harcadık ama maalesef sorunun çözümünde hiç mesafe alamadık.
Tüm Tuzlalıların ilçemizin geleceğini tehdit eden bu sorun hakkında her şeyi bilmeye hakkı var! Bundan sonra susmayacağım ve bütün gerçeği olduğu gibi sizlere anlatacağım.
Benim öncelikli görevim ve sorumluluğum Tuzlalının hakkını ve hukukunu korumaktır. Sorun çözümsüz değildir; çözülmesini istemeyenlerin dayatmalarına da boyun eğmeyeceğim.
Tuzlalılar müsterih olsunlar, 50 bin insanı evsiz bırakmanın vebalini asla boynuma almayacağım… #TuzlalınınHakkı