Almanya’da ismini verdiği bir sol parti yok. Bu bir.
Böyle bir parti olmadığı için parlamentoya böyle bir soru önergesi de verilemez. Bu iki.
Üçüncüsü: Eğer söz konusu önerge aşırı sol olarak nitelendirilen Die Linke partisinden verilmiş olsaydı, onu incelerdim. Hele ki Alman hükümetinin Türkiye ile ilgili soru önergelerine verdiği resmî yanıtlarda böyle bir ifade yer alsaydı, elimde bu açıklamaların tamamı bulunduğu için sadece okumakla kalmaz, paylaşırdım da.
450.000: Kibariye’nin Donald Trump’ın öz kayınvalidesi olma ihtimali, bu iddianın doğru olma ihtimalinden çok daha yüksektir.
Park Mavera 3 Gayrimenkul Sertifikası (PMVR3) 2017’de arz oldu; 2019’da satış ofisindeki fiyatın yarısında altında fiyatlara ev sahibi olma fırsatı verdi. O zamanki tecrübeyi alıntıladığım tweette yazmıştım
#DMLKT ise 2025’te arz oldu. İlgi azaldı, unutuldu ve fiyat düşmeye enflasyonla reel olarak erimeye devam ediyor. Bakalım burası da ilki gibi yarı fiyatına ev alma fırsatı verecek mi?
Hep diyorum yine diyeyim Piyasayı anlamaya çalışmayın, piyasadan şikâyet etmeyin. Piyasanın önünüze koyduğu fırsatları görmeye ve değerlendirmeye çalışın.
🚨 Anthropic just showed a 27-minute workshop on how to actually do prompts for Claude.
Taught by the people who built it.
Free. No registration. No paywall.
I've seen $300 courses that don't cover what they teach in the first 8 minutes.
Watch the session
A man spends 50 years teaching at MIT.
He knows his time is running out.
So he records one last lecture — everything he knows, distilled into a single hour.
He died 5 months later.
This is that lecture.
The most important hour you'll watch this week.
Bookmark it for later!
Bugüne kadar çok farklı fikirleri tarttım, bir sürü yatırım yöntemi denedim. Sonunda benim için en ideal ve en çok kazandıran stratejinin; orta vadede bilançoya, nakit akışına ve şirketin hikayesine odaklanmak olduğunu gördüm.
Sırf "temettü alacağım" diye bir hisseyi uzun yıllar taşımak benim mantığıma pek uymuyor. Ancak temettü ödeme alışkanlığı olan ve bu verimi istikrarlı şekilde artıran şirketler, benim için doğrudan mükemmel bir "kalite filtresi" haline geliyor ve ilgi havuzuma giriyor. Çünkü biliyorum ki makyajlanamayan tek şey kasadaki nakittir.
Günün sonunda, yatırım hikayemin hep bir köşesinde şu cümleye saygı duyuyorum: “Temettü borsanın kalbidir.” Kalbin ritmi düzgünse, orta vadeli o hikaye de bilanço da çok daha sağlam temellere oturuyor.
İzleyince "iyi ki izlemişim" diyeceğiniz bir youtube videosu çektim bu arada.
Çok basit üç tane ipucu anlattım. Bu basit ipuçlarıyla teknik analizinizi ve çizimlerinizi bayağı güçlendireceksiniz.
MUTLAKA İZLEYİN.
LİNK Aşağıdaki tweette.
“Şu anda siyaset dahil her alanda yaşanan kalitesizliğin, niteliksizliğin, çürümenin, çöküşün, geleceksizliğin ve umutsuzluğun nedenleri bu gelişmeler oldu. Beynine kurşun sıkılan bir bedenin istemsiz hareketleriyle karşı karşıyayız.”
KHK rejimi bugünkü mutlak butlan kararının sebebidir, yılan herkese dokundu.
Kılıçdaroğlu “bu karar, Saray yargısının verdiği politik bir karardır, benim açımdan yok hükmündedir. Eski yönetim olarak, CHP’nin mevcut yönetimini destekliyoruz ve kongreye gidip hep birlikte yine bu yönetimi seçeceğiz” dese…!
Saray rejiminin bütün oyunları ters yüz olur!
Böyle bir adım dengeleri alt üst eder.
Desteğini kaybetmekte olan Akp ve Erdoğan neye uğradıklarını şaşırır; rejimin aktörleri telaşa kapılıp hata üstüne hata yapar ve kısa sürede bir birlerine girerler.
Denklem bu kadar basit.
Fırsat bu fırsat hadi yıkın bu rejimi!
@kilicdarogluk
Kılıçdaroğlu, mutlak butlan konusunda iktidar çevreleri nezdinde aktif biçimde kulis yapmasına rağmen bugüne kadar açıktan pozisyon almamaya çalışıyor, daha çok aracılar üzerinden hareket ediyordu. Bu videoyla birlikte ise, parti tabanı ve delegesinin açık muhalefetine rağmen iktidar yargısı eliyle CHP’nin başına dönmeye hazır olduğunu örtük biçimde kabul etmiş oluyor.
Muhalif kesimlerin ağır ve sistematik baskı altında olduğu bir dönemde, seçimlerde defalarca başarısız olmuş 78 yaşındaki eski bir siyasetçinin bu ölçüde gözünü karartarak yeniden koltuk mücadelesine girmesi, siyasi makamın insanı nasıl çürütebildiğine dair çarpıcı bir örnek.
Bu kamikaze hamlesinin KK’ye kendi dar çevresi dışında muhalif kamuoyunda bir destek sağlayacağını sanmıyorum. Kurultay salonuna Emir Sarıgül ile giren bir siyasetçi, bugün yaptığı ilkesiz siyasete ahlaki bir kılıf üretemez.
Asıl düşünülmesi gereken, bu çıkışın neden şimdi yapıldığı ve neyi amaçladığı. KK zaten alınmış bir mutlak butlan kararının kamuoyuna psikolojik hazırlığını mı yapıyor, yoksa böyle bir kararın çıkması için yürütülen kulislerde elini güçlendirmeye mi çalışıyor?
CHP yönetimi açısından da artık karar anı yaklaşıyor. KK’nin uzun süredir iktidarla uyumlu bir hat izlediği görülmesine rağmen bu mesele hep geçiştirildi. Seçmenler çok uzun süredir Kılıçdaroğlu ile CHP’nin aynı anda kazanmasının mümkün olmadığını görüyor.
Peki CHP’li siyasetçiler de bunu görebiliyor mu?
York Düşesi Sarah Ferguson'un 2008'de Ankara ve İstanbul'daki çocuk esirgeme kurumlarına KILIK DEĞİŞTİREREK girip, gizli çekim yaptığı görüntülere ulaştım.
Sarah bu çekimden 5-6 ay sonra E*PS**IN ile Florida'da ÇOCUK VAKIFLARI kurmak için görüşmeye gitmiş.
Türkiye ise Sarah için soruşturma başlatmış ancak Türkiye'ye tekrar dönmemiş.
Twitter bu olayla ilgili ciddi bir sansür uyguluyor malum şahsın adını yazınca görüntülenmesi engelleniyor.
Bu paylaşımları görüyorsanız gündem olması için paylaşabilirsiniz.
Yaptığım çalışmanın tamamı: https://t.co/fi66I3ahQ7
AiHM’in Şaban Yasak/Türkiye kararı sonrası Yasak’ın avukatı Johan Heymans'ın kararla ilgili değerlendirmesi de en az savunması kadar önemli…
Heymans, Türkiye yargısını hukuk devletini yeniden tesis etmeye çağırıyor.
AİHM bugün açıkladığı Şaban Yasak/ Türkiye kararında AİHS’in 7 ve 3 md.’leri kapsamında ihlal kararı verdi.
Kararlar oy çokluğu alındı. Yasak başvurusunda tanık ve itirafçı beyanları söz konusuydu.
Yasak’ın avukatı Johan Heymans’ın savunması tarihiydi🎯
1️⃣AİHM, Yasak/Büyük Daire kararıyla oy çokluğu ile Sözleşme’nin 7. ve 3. maddelerinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Yalçınkaya kararından farklı olarak delil çeşitliliği (ByLock, tanık beyanları, dernek üyelikleri vb.) bulunmasına rağmen, suçun manevi unsurunun yeterli şekilde+
🔴 Deniz Zeyrek:
“Suudi Arabistan ile Türkiye arasında imzalanan bir anlaşma metni onay için TBMM’ye sunuldu.
Suudilerle imzalanan bu anlaşma “yatırım teşviki” değil, düpedüz kapitülasyon gibi “ayrıcalıklı yatırım” içeriyor.
Anlaşma gereğince Suudiler Sivas’ta ve Karaman’dan güneş enerjisi santrali kuracak. Türkiye de bu yatırım karşılığında Suudilere şu avantajları sunacak:
• Vergi muafiyeti: Yatırımın tüm maliyet kalemleri vergiden arındırılmış. Yani herhangi bir teşvik belgesi dahi almadan çok geniş bir vergi muafiyeti sağlanacak.
Kurumlar, Gümrük Vergisi, KDV, ÖTV tamamen muaf olacak. Yurt içi alımlarda dahi KDV muafiyetinden yararlanacak. KDV indirimi için 10 yıl süre sınırı yok. Yatırımcı damga vergisi de ödemeyecek.
• İhracat/İthalat serbestisi: Her türlü ekipman ve malzeme için ithalat, ihracat, yeniden ihracat hakkı tanınmış. Gümrük rejimi açısından neredeyse serbest bölgeye yakın bir esneklik verilmiş.
• Bütün işlemleri devlet yerine getirecek: Yatırımcı kamulaştırma, imar, izin süreçleriyle uğraşmayacak. Bizim devlet araziyi hazırlayacak, mevzuatın gerektirdiği bütün işlemleri tamamlayacak, araziyi yatırımcıya inşaata hazır halde teslim edecek.
• Alım garantisi: Türkiye, 30 yıl boyunca o santrallarda üretilecek enerjiyi alma garantisi verecek. İki santraldan da ilk beş yıl boyunca 47,5 euro/MWh, beş yıldan sonra ise 23,415 euro/MWh -KDV hariç- fiyatla alım yapılacak. Suudi şirketlere ödemeler euro olarak yapılacak. Yatırımcının kur riski olmayacak, piyasa riski olmayacak, talep riski olmayacak. Yatırım adeta “risksiz getiri modeli” olacak.
• Yabancı istihdamı: Suudiler bu santrallarda yabancı personel çalıştıracak.
• Uluslararası tahkim avantajı: Yatırım, Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıklarının Çözüm Merkezi (ICSID) Sözleşmesi kapsamında hayata geçirilecek. Yani Türkiye’yle Suudi şirketler arasında bir anlaşmazlık yaşanırsa sorun uyuşmazlıkların tarafsız bir tahkim yerinde uluslararası tahkim yoluyla çözümü sağlanacak.
Şimdi gelin kritik bir soru soralım; Türk yatırımcı aynı avantajlara sahip mi?
Maalesef değil.
Suudilere sunulan avantajlar, Türkiye’deki üreticilerin rekabet gücünü de bitiriyor. Yerli yatırımcı dezavantajlı hale geliyor.
Türk yatırımcılar ticari riskleri yüklenirken Suudi yatırımcı devlet garantili getiri sahibi oluyor.”
Murat Ağırel: “Yıl 2011... Dönemin başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan ‘çılgın projesini’ açıkladı.
Bugün Kanal İstanbul olarak bilinen projenin amacının da boğaz trafiğini azaltacak bir su yolu projesi olduğu belirtildi.
2019 sonunda ÇED raporu hazırlandı ve olumlu rapor verildi. 2020’de ise imar planları askıya çıkarıldı. 2021’de de ilk ihale olan “Sazlıdere Köprüsü” ihalesi yapıldı.
Projenin maliyeti 75-80 milyar dolar olarak açıklandı, ancak sonrasında ulaştırma bakanı maliyetlerin ilk hesaplamaların üzerine çıktığını belirtti.
Kanal, köprüler ve bağlantı projelerinin toplam maliyetinin 100 milyar doların üzerinde olacağı tahmin edildi.
Proje ne olacak diye beklerken bir anda yükselen Sazlıdere Köprüsü’nün ayaklarını gördük. Sonrasında ise Sazlıdere Barajı’nın hemen kıyısına yapılan şantiyeleri gördük. Tam burada İSKİ devreye girdi.
Yasal olarak da havzanın koruyucusu durumunda olan İSKİ, havzanın kırmızı bölgelerine yapılan şantiyeler ile ilgili yıkım kararı aldı. Ancak mahkemeden bu karar durduruldu. İtiraz edildi, tekrar yıkım süreci başladı ancak yine durduruldu. Mahkeme süreci devam ederken binalar da yükselmeye başladı.
İSKİ olur vermeden, Arnavutköy Belediyesi’nden alınan izinlerle binalar kaçak şekilde inşa edilmeye başlandı. İSKİ mahkemede itirazlarına devam etti. Havzanın koruma alanlarının kırmızı noktasına yapıldığını, Sazlıdere’nin İstanbul’un içme suyunu karşıladığını anlattıysa da fayda etmedi. Çünkü mahkemeye bir karar sunuldu.
Bu karar bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiydi.
6065 sayılı, 15 Eylül 2022 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararında altı su kaynağının maksat oranları belirlendi.
Afyonkarahisar/Akdeğirmen Barajı yüzde yüz içme suyu olarak kullanılırken maksat oranı yüzde 66 sulama, yüzde 34 içme suyu olarak değiştirildi.
Isparta Darıderesi-1 Göleti yüzde yüz sulama için kullanılırken yüzde 63 sulama, yüzde 37 içme suyu olarak yeniden düzenlendi.
İşte bu kararda, yüzde yüz içme suyu olarak kullanılan Sazlıdere Barajı’nın maksat oranı sıfır olarak belirtildi.
Yani cumhurbaşkanının bir kararı ile İstanbul’un su kaynağı olan Sazlıdere’nin maksat oranı sıfırlandı; burası artık ne içme suyu kaynağı ne de sulama alanı olarak tanımlandı.
Akıl alır gibi değil, değil mi? Ama oldu.
Bakın, İstanbul nüfusunun üçte ikisi Avrupa yakasında, üçte biri Anadolu yakasında ikamet eder. Su kaynaklarının ise üçte ikisi Anadolu yakasında, üçte biri Avrupa yakasında yer alır.
Uzmanların ısrarlı açıklamalarında su kıtlığı yaşayacağımız ve her damla suya ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor.
Biz ise var olan su kaynağımızı yok sayıyor ve kenarına TOKİ eliyle binalar dikiyoruz. Aslında Sazlıdere’yi yok ediyoruz.”
Claude’u daha verimli kullanmak isteyenler için güzel bir kaynak.
Anthropic ekibi, etkili prompt yazımını doğrudan örneklerle anlatıyor. Yapay zekadan tutarlı, bağlama uygun ve kullanışlı yanıtlar almak isteyenler için izlemeye değer.
Türkçe altyazı ile izleyebilirsiniz.