Bu yol milletin yolu.
“Sen yürü, arkandayız” dediniz.
Yürüdük, arkamızdan geldiniz.
YENİ Parti’yi hep birlikte kurduk.
Şimdi YENİ Parti’yi milletimize emanet ediyor, hep birlikte iktidara yürüyoruz.
YENİ Parti, umudun partisidir.
Yeni bir geleceğin partisidir.
Umut bizdedir.
Umut yepyeni kadrolardadır.
Şimdi milletimizin yüzünü güldürecek yeni bir iktidarı kurmak için yürüyoruz.
Fedakârlıksa fedakârlık, sorumluluksa sorumluluk…
Bize emanet Türkiye!
Bir şey oluyor…
Trabzon’da bir şey oluyor.
Karadeniz’de bir şey oluyor.
Türkiye’de yeni bir şey oluyor.
YENİ Parti’yi bir partimiz olsun diye değil; milletin sorunlarını çözmek, Türkiye’yi yönetmek ve iktidar olmak için kurduk.
Şimdi bu umudu sokak sokak, meydan meydan büyütüyoruz.
Karadeniz’den başladık.
Hiç durmadan, hiç yorulmadan yürüyoruz!
Bu gencimize iyi bakın!
Arkadaşlar, bu ailenin sesini duyurmalıyız.
Aslen Samandağ Koyunoğlu Mahallesi’nden, 24 yaşındaki gemi kaptanı Ali Yol, yaklaşık 2 aydır Birleşik Arap Emirlikleri’nde (Abu Dabi) tutuklu.
Basına yansıyan bilgilere göre;
Ali Yol’un, görev yaptığı gemide operasyon sırasında denize bırakılan çapanın internet fiber kablolarına zarar verdiği iddiasıyla tutulduğu belirtilmektedir.
Bu durum kasıt değil, gemi faaliyetleri sırasında yaşanan teknik ve idari bir olaydır.
Ali Yol’un annesine söylediği sözler yürek yakıyor:
“Anne yalvarıyorum, beni buradan çıkar, boğuluyorum…”
Bir Türk vatandaşı, yurt dışında böylesine ağır koşullarda yalnız bırakılamaz.
Talebimiz nettir:
➡️ Konsolosluk desteği
➡️ Hukuki sürecin hızlandırılması
➡️ İnsani koşulların sağlanması
📌 İlgili mercileri göreve davet ediyoruz:
@TCDisisleri
@TC_Ulastirma
@denizcilikgm
#AliYolYalnızDeğildir #İnsaniÇağrı #VatandaşınınYanındaDevlet
İBB davası nedir?" sorusunun yanıtı bugün bizzat mahkeme salonunda verildi. Ekrem İmamoğlu’nun savunması için mahkeme başkanı “Uygun yerde, makul bir sürede” diyerek sürecin en net tarifini yaptı.
Bu dava; Erdoğan’ın sandıkta bükemediği bileği yargı sopasıyla kırma, rakibini kendi iktidarı için “uygun yerde” rehin tutma ve rejimi tahkim etme çabasıdır.
Hukukta 'makul süre' adaletin tecellisi içindir. İBB davasında itiraf edilen makul süre ise tamamen Saray’ın seçim takvimidir!
Onlar için makul olan; güçlü siyasi rakibin eli kolu bağlı tutulup, sandığın ve millet iradesinin gasp edileceği o karanlık zaman dilimidir.
Butlan da bunun içindir, İBB davası da ve tüm kumpaslar da…
Biz de bunları en uygun yer olan sandıkta en makul sürede evlerine göndereceğiz. Tüm rehin alınan arkadaşlarımıza sözümüz olsun.
Silivri’de öğleden sonra açıklanan kararlar, koca mahkeme salonunda keyfiyetin geldiği son aşamayı gözler önüne sermesi açısından ibret vericidir.
Hakim Ekrem Başkan’ın susma hakkından feragat etme hakkı olduğunu ifade ettikten sonra, tutuksuz sanıkları dinlemeye başlayacağını, uygun bir yerde Başkan’ın savunmasını alacağını kürsüden ifade etti.
Bir siyasetçi değil, bir ceza avukatı olarak, neresini düzelteyim diyerek, notlarımı aşağıya bırakıyorum:
1- ilk celsede 89 tutuklu sanık dinlendi, 1 numaralı sanık yaptığınız ve neredeyse her eylemden suçladığınız Ekrem bey, kendisine tahsis ettiğiniz 1,5 gün içinde avukatlarıyla beraber savunmasını bitiremeyeceğini bildirdi. Hiçbir zaman “susma hakkımı kullanıyorum” demedi.
2- Celseyi birkaç gün uzatarak alabileceğiniz savunmayı ısrarla almadınız, savunma ve adil yargılanma hakkını açıkça ihlal ettiniz.
3- İkinci celsenin başında almanız gereken savunmayı da almayarak, sadece Ekrem Başkan değil, diğer tüm sanıklar için de yargılamayı CMK’ya aykırı bir yöne sürüklüyorsunuz. Çünkü diğer tüm sanık ve avukatlarının, kendi ifadelerinden önce, çok sayıda eylemle ilgili, Başkan’a çarpraz sorgu sırasında soru yöneltmelerini fiilen engelleyerek, onların savunmalarını da etkisizleştiriyor, maddi gerçeğe ulaşma amacından uzaklaşıyorsunuz.
4- ikinci celsede 325 sanığın sorgusunun yapılacağını ilânen duyurdunuz. Şimdi bu sıranın uygun bir yerinde savunmasını alacağınızı buyuruyorsunuz. Kafanızdaki uygun zaman nedir, bunu bilen var mı? Sadece Ekrem Başkan değil, tüm sanıklar ve avukatlar, bu zamanlamayı bilmeden, kendi savunmalarını nasıl kuracak, hangi zamana göre hazırlanacaklar?
Dünyanın en büyük mahkeme salonunu yapmak ve bununla övünmenin absürtlüğü bir yana, o salonun içini adaletle değil keyfiyetle doldurmak, ortak geleceğimizin altına konulmuş bir dinamittir.
Unutulmamalıdır ki, adalet yalnızca mülkün temeli değil, yaptırım tekelinin terk edildiği devletin niteliğini gösteren en büyük göstergedir.
Bugün Silivri’de değişen yalnızca duruşma salonuydu. Ailelerin sevdiklerini görebilmek için dürbün kullandığı, avukatların müvekkilleriyle iletişim kurmakta zorlandığı bir salonda, adil yargılanmaya, adaletin sağlanacağına dair kaygılarımız daha da arttı.
Koca bir adliye salonu yapıldı ama adaletin en temel şartı yine sağlanamadı; milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun en temel hakkı olan savunmasını ne zaman ve ne kadar süreyle yapacağı belirsiz.
Görüyoruz ki 1,5 yıldır bizlere ve sevdiklerimize yaşatılan psikolojik baskı, biçim değiştirerek kaldığı yerden devam ediyor. Ama biz bir an olsun hak, hukuk ve adalet demekten vazgeçmeyeceğiz.
İnsanları birbirinden uzaklaştıran salonlara, temel hakları sınırlayan uygulamalara ve hukukun yok sayılmasına rağmen; adaletin herkes için eşit ve eksiksiz işlediği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Özgür Özel:
"O kadar berbat durumdalar, iddiaları o kadar savunulamaz ve çürütülmeye müsait ki
Ekrem Başkan’ın kendisini savunmasına izin vermemeyi tek çare olarak görüyorlar."
Özgür Özel, tüm muhalefete:
"Kimse birbirine benzemek zorunda değil, ama herkes birbirine sahip çıkmak zorunda. Zalimin asıl korkusu mazlumun öfkesi değil, mazlumların birbirini bulması, diğerinin elini tutması, koluna girmesidir"
"Kimse birbirinden şüphe etmesin. Ben kimseden şüphe etmiyorum. Benim bildiğim bir şey var. Ben iyilerle beraberim. Güzel insanlarla, namuslu, çalışkan, onurlu insanlarla beraberim. Bu ülkenin umudu bu insanların birlikte durmasıdır. O yüzden kimse bu iktidarda bundan sonra ömür verecek bir başka gelişme olur mu diye birbirinden şüpheye düşmesin. Benim şüphem yok ki, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte başaracağız.
Buraya çok zaman geçmeden, verdiği sözleri tutmak üzere gelen muhalefetin değil, iktidarın temsilcileri olarak sizlerle kucaklaşacağız.
Hepinizi AŞK ile selamlıyorum. İyi ki varsınız"
Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin huzurundan namus sözümüzdür:
Bugünün mağduru olsak da yarının zalimi olmayacağız. İncitilsek de incitmeyeceğiz. Gördüğümüz kötülüğü gönlümüze gömüp Türkiye’nin yarınlarını kardeşlikle kucaklayacağız.
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Ülkemizi kardeşlikle ve adaletle hep beraber ileriye taşıyacağız.
Sevginin ve hoşgörünün hakim olduğu bir dünyayı öğütleyen, dostluk ve kardeşlik değerlerini gittiği her yerde yaşatan Hacı Bektaş-ı Veli'yi saygıyla yad ediyorum.
Ekrem İmamoğlu:
"Değişimin ayak seslerini duyanlar, bundan korkanlar ve kaçanlar, mutlak butlan isimli darbeyle, genel merkezi polis zoruyla basarak ve neredeyse iki yıldır yol arkadaşlarımızı tutuklayarak bizleri durdurabileceğini zannetmiştir.
Karşılarındakinin milletin ta kendisi olduğu gerçeğini görmezden gelecek kadar korkak bir yolu tercih etmişlerdir."
"Hararet nardadır sacda değildir
Keramet baştadır tac’da değildir."
Hakk'ın, doğrunun, insan onurunun, Anadolu’muzun bağrından yayılan insanlık ve kardeşliğin sesi, Aslanla ceylanı kucağında dost eden Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’yi, Hakk’a yürüyüşünün yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum.
Bu davet bizim, 86 milyon yurttaşımıza!
Çocuklarımız coşku dolu neşesi ile,
öğrencimiz, gencimiz; geleceği için umut dolu tebessümü ile,
işçimiz, emekçimiz; verdiği emeğin karşılığını aldığı alınteri ile,
emeklilerimiz, hizmetlerinden dolayı hakettiği itibar ile,
çiftçimiz, kaygı duymadığı hasatının bereketi ile,
esnafımız, kazancı için içten besmele ile,
sanayicimiz, üretimlerini büyüteceği gelecek heyecanı ile,
girişimcimiz, yatırımcımız sonsuz güven duygusu ile,
milletçe cumhuriyet, demokrasi, adalet ile,
YENİ bir güne başlayalım.
Üye olmak için:
https://t.co/s02Cp84FYw
Destek olmak için:
https://t.co/suli2khbrr
Dayanışma kampanyamızın ilk 15 gününde 143 bin 690 vatandaşımız 314 milyon 496 bin 657 TL bağışta bulunarak gücümüze güç kattı.
Türkiye’nin yarınlarına inanan herkese yürekten teşekkür ederiz.
Birlikte kurduk, birlikte yürüyeceğiz!
Bağışlar için tek resmi sitemiz: https://t.co/kQyPtrdho1
#YeniDayanışma