Soruyorlar,Yeni Partinin ekonomik desteği nereden olacak?
Emekli maaşımı vereceğim diyende var.
Oturduğum evi partiye vereceğim diyende var.
Traktörümü satıp vereceğim diyende var.
Para almadan partimin çalışanı olacağım diyende var.
Bizde Un var,şeker var,Yağ var.
Helva hazır.
11.kitabım bugün matbaadan yayınevine geldi ve aldım. Hafta başında inşallah satışa çıkar.
20 yıllık çalışmalarımın ürünü olup bölge çalışmak isteyenlere ezberlerini bozup yol-yöntem gösterecek bir kitap. Uzaktan bölgeyi takip edenler için de çok ufuk açıcı olacak.
Kızılcahamam belediye başkanının açıklamasını yeni gördüm.
Tam bir fecaat.
Oğlum Alper Yusuf Polat meclis üyeniz tarafından öldürülüyor ancak siz açıklamayı 2 hafta sonra yapıyorsunuz!
Zahmet etmişsiniz başkanım keşke kendinizi yormasaydınız!
Yahu şu açıklamayı yazarken hiç mi okumadı yanınızdaki birileri?
"Alper Yusuf Polat evladımıza karıştığı" diye yazıyor. Bu ne demek? Ne manaya geliyor bu cümle? Umarım basit bir yazım hatasıdır.
Üstelik Fatih Oral, oğluma hızla vurunca vefat ediyor zaten. Siz "tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı" diyorsunuz. Bizzat müdahele eden ambulans görevlileriyle konuştuk "nabız zaten yoktu" diyorlar. Biz de en azından acı çekmemiş diye kendimizi avutuyoruz ailece.
Yusuf'umu ben yıkadım başkanım. Oğlum 5 vakit namazından önce esans sürdüğü için esans kokusu geliyordu ve yüzünde de bi tebessüm vardı lakin kemikleri hep kırılmıştı! Ne müdahalesi? Hastanedeki morg görevlileri de söyledi "doktorlar hemşireler çok ağladı ama zaten vefat etmişti" diye.
Ayrıca söylediğinizin aksine, katil Fatih Oral ambulansı falan aramadı. Yanındaki eşi aradı. Kadıncağız ne yapsın adresi bilmediği için etraftaki komşular ambulansı arayıp doğru adresi vermesiyle geç de olsa geldiler. Tanık ifadelerinde hepsi yazıyor. Hatta ambulans bile gelmeden Fatih Oral'ın tanıdıkları falan geliyor oraya yahu bu ne iş?!
Allah aşkına, böyle açıklama yapacağınıza hiç yapmayın daha iyi. Çok hassasiyet sahibi idiyseniz orada 1 hafta taziye çadırı kuruldu. Birçok partinin il ve ilçe başkanları, vekiller, çeşitli parti ve STK başkanları geldi. Hatta Kazan belediye başkanı Selim Çırpanoğlu oğlumu ellerimle toprağa koyduğumda "ben de ineyim sana yardım edeyim" dedi. Sonra sarıldı, eli hep omzumdaydı, yanımızdan hiç ayrılmadı. Çadıra sürekli su yemek falan gönderdi. Siz de gelseydiniz başkanım? Kızılcahamam ile Kazan arası kaç dakika ki?
Nedir bu 2 hafta sonraki açıklamanın sebebi hikmeti?
Bırakın Allah aşkına.
Keşke bizi de dinleyip öyle objektif bir açıklama yapsaydınız. Yine de iyi temennileriniz ve dualarınız için teşekkür ederiz.
Biz #AlperYusufPolataAdalet demeye devam edeceğiz Fatih Oral da hapiste kalmaya devam edecek.
Vesselam.
Rabbim hepinize merhamet etsin. Sayenizde oluşan baskı neticesinde hesabımız geri geldi. Darısı erişime engellenen ilk hesabımıza inşallah... Hepinize çok teşekkür ederim..
Bu arada, erişime engellenen hesabım hakkında bizle alay eden paylaşımlar yapanlara bir çift söz etmek istiyorum.
Çok uzun yıllardır X hesabım vardı ve ne hikmetse bu olaya kadar hiç kapanmamıştı. Zaten normalde ayda bir paylaşım yapardım, o da Gazze yardımlarıyla alakalı olurdu. Bunun dışında normal hayatımda işinde gücünde biriyim. X'e haftada bir iki anca girerdim. Allah biliyor kötü bir niyetim yok. Oğlum üzerinden de kimsenin ekmeğine yağ sürmüyorum. Derdim tazminat veya kan parası falan da değil. Sadece aile olarak oğlumuzun hakkını savunuyoruz. Kapatmak isteyen elbet bir kılıf bulur lakin oğlum hakkındaki milyonluk etkileşimden sonra bunun yaşanması çok manidar! "Halis Bayancuk ile alakam varmış da o yüzden kapanmış" falan. Buyrun engellenen x hesabım: https://t.co/1TRSDXTnZC
Bu da youtube kanalım: https://t.co/I4UwtCFf39
Bakın araştırın didik didik edin. Eyvallah. Bırakın Halis Bayancuk'la irtibatlı olmayı onu eleştirdiğim onlarca videom ve paylaşımım var. Bayancuk'un iyi insanlığına hiç lafım elbette yok ama düşünsel olarak asla aynı çizgide değiliz. Ne hikmetse onların hesapları kapatıldı ama benim hesabım onlardan 1 hafta sonra kapatıldı. Vay be! Hikmete bakın.
Şimdi de oğlum Alper Yusuf Polat’ın, Kızılcahamam İlçe Meclis Üyesi Fatih Oral tarafından öldürülmesinden sonraki konuya geleyim.
Kazadan sonra çevreden gelenler, katil kaçmasın diye kontağı kapatıyor (tanıklarımız var).
Sık sık telefonla birilerine talimat veriyor (tanıklarımız var).
İlk ifadesinde frene basmadığını söylüyor (ifadesi var).
Sonra müdahale ettim diyor ama oğluma ve bize çeşitli kırıcı sözler söylüyor (tanıklar var).
Sonra araya aracılar koyuyorlar. (Tanığı ailemiz)
En sonunda da tüm ifadesini değiştiriyor ve 50 km ile gittiğini, müdahale ettiğini falan söylüyor ki "taksirle adam öldürmekten" az ceza alsın ve çıksın. Oysaki biz daha çok ceza alması için CMK’nın farklı maddelerine göre ceza almasını istiyoruz ki elimizde argümanlar çoktur.
Kaza raporu ise tam katil Fatih Oral’ın işine yarıyor. Bakkala giden oğlumu (bakkal kamerası görüntüleri bizde) yüksek hızla fren yapmadan öldürüyor ama 2918 sayılı Kanun’un 57/1-c maddesi kapsamında kontrolsüz kavşakta geçiş hakkına ilişkin kurala aykırı hareket ettiği için oğlum da kusurlu bulunuyor. Yahu bu çocuk be çocuk! Kamera görüntüleri elimizde. Oğlum yola çıkıyor, yolun yarısından fazlasını da geçiyor. Çıkışa 1 metre kala oğluma çarpıyor.
Ama katil Fatih Oral, %100 olmasa da, esas kusurlu olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-a maddesinde düzenlenen “aracın hızını kavşaklara, dönemeçlere ve benzeri yerlere yaklaşırken azaltmamak” kuralını ihlal etmiş. Yani yine de az ceza alacak!
İşte biz katilin, bir süre sonra elini kolunu sallayarak çıkmamasını, kimsenin mahkemeye müdahale etmemesini ve hak ettiği cezayı almasını istiyoruz! Bu sözlerimi size bir video çekerek de anlatabilirdim ancak serum almaktan sağlığım hiç iyi değil. Bir babanın hakkını araması neden birilerini bu kadar rahatsız ediyor? Aynısını başınıza gelse siz ne yapardınız? Kaç gündür benim ve ailemin ciğerimiz yanıyor ne yapalım?!
Lütfen, bir gün evladınız bakkala giderken veya dışarıdayken bir trafik magandasınca öldürülmesin istiyorsanız sesimize ses olun. Allah korusun, bugün bize yarın size. Belki bu hesap da kaldırılacak veya benim de başıma bir çorap örecekler ancak asla korkmuyorum asla. Allah her şeyi görüyor. #AlperYusufPolataAdalet etiketiyle kimseden korkmadan sadece “Hasbunallahi ve nimel vekil” demeye ailece devam edeceğiz.
Sizlerden bir kardeşiniz olarak naçizane ricam; süreç içerisinde aylar geçse de bizi görmezden gelmeden destek olmanızdır. Destek veren herkese; küçük-büyük, az-çok demeden yanımızda olan tüm vicdan sahiplerine Rabbim mağfiret eylesin..
Adını yazmak istemediğim, fotoğraf ve görüntülerini de paylaşmak istemediğim bir kadın var.
"Seri tacizci" denilmek suretiyle bol bol videoları yayınlanıyor.
Sorun şurada: Haber sitelerinde ve sosyal medyada yapılan yorumlar çok acımasız.
Oysa daha ilk izlediğimde fark etmiştim ki kadın psikiyatrik bir problem yaşıyor.
Savcılık soruşturma açtı, ki bu çok doğal.
Anlaşıldı ki bu problemi yaşıyor. Hapishaneye değil sağlık kuruluşunda gözlem altına alınmasına karar verildi.
Acımasız yorum yapan, dalga geçen kişileredir sözüm:
Sizin anneniz, eşiniz, kızınız böyle bir rahatsızlığa maruz kalsa... ve yetmese bir de medyaya servis edilse...ve o da yetmese ağır saldırılara maruz kalsa ne yapardınız?
Ömrümüzün 1 saniye sonrasına bile hükmedemediğimiz bir "hakikat" karşısında, 1 saniye sonra aynı hastalığa maruz kalmayacağımızın garantisi mi var?
O kadının bir an önce iyileşmesini dilemekten ve bu satırları yazmaktan başka bir şey elimden gelmiyor.
Elinden geleni ardına koymayanların da eli var.
O eli diğerkamlığın, empatinin tahakkuku için kullanmak çok mu zor?
Mısır normal süresi 1-1 berabere biten maçta Avustralya'yı penaltılarla 4-2 yenerek son 16’ya kaldı.
🔺Sahada şükür secdesine kapanan Mısır’ın teknik direktörü Hossam Hassan,
galibiyeti Filistin halkına ithaf etti:
"Kalp ve ruhum onlarla. Allah şehitlerine rahmet etsin. Bu zaferi Mısır halkına ve iyi kalpli, cömert Filistin halkına ithaf ediyorum."
Bizi yöneten, dünyayı ellerinde tutan kimselerin bizim kadar akıllı olması, bizim yapabileceğimiz kadarını yapması yetmez. Bizden çok üstün değillerse bizden çok aşağı sayılırlar. Çok şey vaat ettikleri için çok şeyler yapmak zorundadırlar.
Montaigne, Denemeler
Bu sene birinci olarak mezun ettiğimiz öğrencimin sınavı da istediği gibi geçmiş. Aslında hayali tıp okumaktı. Ama hayat.. Hedef düşürdü. Zira hem kardeşlerine baktı, evle ilgilendi hem okudu. Anneleri vefat etmiş.
Yine sağlıktan ilerleyeceğim, hemşirelik okuyacağım dedi. Bu arada hedef düşürmese muhtemelen tıp kazanırdı. Öyle de başarılıdır, zekidir, vites düşürmüş haliyle 98 küsür ortalamayla birinci bitirdi okulu. Ev ve kardeşleri büyük vaktini aldığı halde, müthiş bir abladır. Kardeşi de bizim okulda, 9’u bitirdi bu yıl. O da çok akıllı.
Gözümüz üstünde olacak öğretmenleri olarak. Okulunu bitirinceye kadar yanında olacağız.
Neden paylaştım? Azmi, çabası birilerine örnek olsun diye. Yaşıtları arasında neredeyse sınırsız imkanlara sahip olup, özel dersler, etüdlerle destek aldığı halde sadece keyfini düşünenler arasında hem ahlakıyla, hem hayalleriyle, hem çalışkanlığıyla pırıl pırıl bir öğrenci. Sadece kendi çalıştı, okul dışı destek almadan. Çünkü bu desteklere vakti de yoktu açıkçası. Ama buna rağmen sıyrıldı gitti arkadaşlarının arasından.
Yolculukta mola verince sünni molla namaz kılmaya gitmiş epey geç gelince arkadaşı Bektaşi nerede kaldın diye sormuş. O da kaza namazlarım vardı onları kıldım demiş.
Bektaşi'ye sormuş:
- Sen neden namaz kılmıyorsun nasıl müslümansın?
Bizim tüm namazlarmız kılınmıştır demiş.
Öyle şey olur mu vakti gelmeden namaz mı kılınır deyince Bektaşi;
- Seninki veresiye oluyor da benimki peşin niye olmuyor demiş.
Bir düzeni sarsanlar, onun yıkılmasıyla ilk ezilenler olur çok gez. Kargaşalığı çıkaran, yararını kendi görmez pek: Başka balıkçılar için suları bulandırmış olur.
Montaigne, Denemeler