Kirpiden bizlere mesaj var: 🦔
Bahçenizde beni görürseniz bana süt vermeyin, mama ve su verin.Böcek ilacı veya tuzak kurmayın! Zararsızım, bahçenize yardım ediyorum, çünkü sebzelerinize saldıran böceklerle besleniyorum.
Ama ne yazık ki türüm yok oluyor. Hayatta kalmama yardım edin…
Demokratik hukuk devleti normları içinde eleştiri hakkı elbette ki kıymetlidir. Ancak eleştiri sınırlarını aşan hakaret ve bunun da ötesine geçen şiddet asla kabul edilemez.
Şiddete yönelenler, karşılarında kolluk güçlerimizi ve adli makamları bulacak ve hak ettikleri karşılığı göreceklerdir.
Bir hastane açılışında "mizah" adı altında sergilenen Kürt kadınlarına yönelik ayrımcı, cinsiyetçi ve aşağılayıcı söylemleri en güçlü şekilde reddediyoruz.
Etnik köken, inanç ve cinsiyet üzerinden üretilen hiçbir nefret söylemi kabul edilemez. Toplumun her kesiminin onur ve değeri bizim için mukaddestir.
Kürtleri doğrudan hedef alan, onurunu zedeleyen ve hepimizi derinden yaralayan bu çirkin ve ayrımcı yaklaşımların hiçbir haklı gerekçesi olamaz.
Toplumsal barışı ve bir arada yaşama irademizi baltalayan hiçbir nefret unsuru, mizah kılıfı arkasına sığınılarak asla mazur gösterilemez.
KINIYORUZ!
RAHMİ KOÇ’UN KÜRT KADINLARINA KARŞI MESNETSİZ AÇIKLAMALARINI ŞİDDETLE KINIYORUZ!
Kürt kadınları; bu milletin onurudur, emeğidir, fedakârlığıdır. Tarihin en zor dönemlerinde bile dimdik ayakta durmuş, ailesini, toplumunu ve değerlerini korumuştur.
Rahmi Koç’un kullandığı ifadeler; insan onurunu zedeleyen, ayrımcılığı körükleyen ve toplumsal barışa zarar veren kabul edilemez bir söylemdir.
Ülkemizin her ferdi, kimliği ve kökeni ne olursa olsun eşit değere ve aynı saygınlığa sahiptir. Bir Kürt kadın vatandaşımızı hedef alan, herhangi bir kesimi küçümseyen veya ötekileştiren yaklaşımlar asla kabul edilemez.
Ekonomik güç ve toplumsal statü, ayrıcalık değil sorumluluk yükler. Hiç kimse sahip olduğu servet, makam veya nüfuza güvenerek vatandaşlarımızın onurunu hedef alamaz. Ayrımcılığı meşrulaştıran bu dil karşısında sessiz kalmayacak, insan onurunu ve toplumsal kardeşliği kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
#RahmiKoç
Sıfır Atık anlayışının, insanlığın ortak geleceğini koruyan güçlü bir yaşam kültürüne dönüşmesini ve bu ortak bilincin dünyanın dört bir yanında kök salmasını temenni ediyorum. ♻️🌍
📍İkinci Uluslararası Sıfır Atık Forumu ve Sıfır Atık Festivali
Kürt bir kadın olarak, Rahmi Koç’un Kürt kadınları hedef alan ve kamuoyunda infiale neden olan ifadelerini kabul etmemiz mümkün değildir.
Kürt kadınlarımıza yönelik bu yakışıksız yaklaşımı şiddetle kınıyorum. Milletimizin birliğine, kardeşliğine ve ortak geleceğine zarar veren hiçbir anlayışa müsamaha göstermeyeceğiz.
Bizim yolumuz ayrıştırmanın değil, kardeşliğin; ötekileştirmenin değil, gönülleri birleştirmenin yoludur.
Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlarda bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır.
Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez.
Bu tür sözlerin bir "fıkra" veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Rahmi Koç tarafından sarf edilen ve kamuoyuna yansıyan, kadınlarımızı ve biz Kürtleri inciten ifadeleri kabul etmemiz mümkün değildir.
Milletimizin her bir ferdi; kökeni, kültürü ve kimliği ne olursa olsun bu ülkenin eşit ve onurlu bir parçasıdır. Ayrıştıran, ötekileştiren ve toplumsal birlikteliğimize zarar veren söylemler, milletimizin ortak vicdanında asla karşılık bulmaz.
Türkiye’nin gücü; Türk, Kürt, Arap ve tüm kesimleriyle kurduğu kardeşlik ve birlik ruhundan gelmektedir.
Kardeşliğimizi zedelemeye yönelik her türlü yaklaşımı reddediyor, ortak geleceğimizi birlik, beraberlik ve karşılıklı saygı içerisinde inşa etmeye devam ediyoruz.
Kamuoyuna...
Kimliklerine bağlılığı hemen herkesin malumu olan bir kadın ve bir Kürt olarak, “Rahmi Koç densizliği” hakkında yapılan eleştirilere bir paragraf da ben ilave etmek istiyorum.
İsmi geçen zat yüz yaşına merdiven dayamıştır ve onun yaşındaki insanların edebe daha sıkı sarılmaları beklenir. Kullandığı ırkçı ve cinsiyetçi ifadeleri elbette reddediyoruz ve bu yaştan sonra zihniyetinin değişmeyeceğini de biliyoruz.
Zihniyetiniz sizde kalsın Rahmi Bey; ancak kalan ömrünüzü buralarda tamamlayacaksanız bilmelisiniz ki; bu topraklarda edep önce gelir ve hep şöyle denilir: “Edep, illa edep.”
Bütün Kürt kadınlarına saygıyla.
İnsan onuru ve eşit vatandaşlık esastır. Hiç kimseye cinsiyeti, etnik kimliği ve sosyal konumu üzerinden incitici ve olumsuz sosyal algılar oluşturacak ifadeler kullanılamaz.
Farklılıklarımızı zenginlik olarak görmek ve bir arada huzur içinde yaşama kültürünü pekiştirmek, milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirme iradesi olan herkesin ortak sorumluluğudur.
Kadınlara dönük her türlü aşağılayıcı söylemi kınıyoruz.
Kadınlarla ilgili söylemlerin saygılı, özenli ve nitelikli bir yaklaşıma sahip olması esastır.
Toplumumuzun hiçbir kesiminin inancı etnik kökeni, kültürü, kimliği veya cinsiyeti aşağılayıcı, ayrımcı ve ötekileştirici söylemlerin konusu olamaz.
İnanç, etnik köken ve cinsiyet üzerinden üretilen aşağılayıcı yaklaşımlar nefret söylemi doğurur. Bu yanlış söylemlerden kesinlikle uzak durulması gerekir.
“Kürt kadın” ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir.
Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz.
Nefret söylemleri, mizah kılıfı ile asla mazur gösterilemez.
Yanlış söylemlerin düzeltilmesi ve özür dilenmesi, değerlerimize saygının bir gereğidir.
Herkes inanç, kültür, etnik köken, kimlik ve cinsiyet konularında sağduyulu, nitelikli ve saygılı bir dil kullanmaya özen göstermelidir.
Vatandaşlarımızın tamamı eşit onura, saygınlığa ve değere sahiptir.
Diyarbakır Bismil Türkmen Hacı Köyün de, geçtiğimiz günlerde böbrek nakli olan,
Cem evi Dedesi
Hasan Dedeye geçmiş olsun ziyaretinde bulunduk,
Geçmişi yâd ettik,
Dünya Seyyidleri Ehl-i Beyt toplantısında Atadan akraba olduğumuzu öğrendiğimiz,
Kıymetli Hasan Dedemize geçmiş olsun dileklerimizi iletir, misafir perverliğinden dolayı sonsuz şükranlarımızı sunarız…
@RTErdogan@dbdevletbahceli@kilicdarogluk
Rusya-Ukrayna savaşı ile Hürmüz’ün kapanması bize şunu öğretmiştir:
Enerji arz güvenliğinin sağlanması sadece bir kalkınma meselesi değil, aynı zamanda bir egemenlik ve millî güvenlik meselesidir.
Afrika dışındaki ilk resmî ziyaretini ülkemize gerçekleştiren Nijer Cumhurbaşkanı Sayın Abdourahamane Tiani ve heyetini Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duydum. 🇹🇷🇳🇪
Afrika halklarının kara gün dostu olarak elimizdeki tüm imkânlarla Nijer’in kalkınma mücadelesini destekliyoruz.
Bugünkü görüşmelerimizde, ortak tarihimiz ve karşılıklı saygı üzerine bina ettiğimiz münasebetlerimizi her alanda ilerletme iradesine sahip olduğumuzu teyit ettik.
Savunma sanayisi, güvenlik, enerji, madencilik, ticaret, yatırımlar, eğitim, sağlık ve tarım alanlarındaki ilişkilerimizi etraflıca değerlendirdik.
Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesinin tesisinde mutabık kaldık.
Çeşitli alanlarda anlaşmalara imza atmak suretiyle ilişkilerimizin ahdi zeminini daha da pekiştirdik.
Münasebetlerimizin insani boyutuna çok kıymetli katkılarda bulunan Türkiye-Nijer Dostluk Hastanesi işletme protokolünü yeniledik.
Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizi eşit ortaklık, karşılıklı saygı ve kazan-kazan ilkeleri temelinde geliştirmeyi sürdürüyoruz.
Kıta’nın bilhassa Sahel bölgesinde istikrarsızlık oluşturan terör örgütleriyle mücadele noktasında dost ve kardeş ülkelerimizin yanındayız.
İnşallah Nijer’le iş birliğimizi sürdürmeye devam edeceğiz.
Eğer biz bu elektriği yenilenebilir kaynaklar yerine doğal gazdan karşılamış olsaydık 3,5 milyar metreküp doğal gaza ihtiyaç duyacaktık.
Karşılığında da 1,8 milyar dolar ödeme yapacaktık.
Bugün hizmete aldığımız yatırımlarla böyle bir faturadan kurtulmuş olduk.
Gündemlerinde sadece koltuk kavgası var, dün kahraman dediklerine bugün hain damgası vurmak var.
Aynı muameleyi “gel” deyince koşa koşa gelen eski cumhurbaşkanı adaylarına da yapmışlardı.
Kendisi “hain ve iş birlikçi” olma sırasını savdı, şimdi yerini bir başkasına bıraktı.
Yarın muhtemelen benzer ithamlara bugün alkışlananlar maruz kalacak.
Anlaşılan o ki ana muhalefeti esir alan bu sağlıksız ruh hali değişmedikçe herkes bir gün hedef tahtasına konulacak.
Yaşananlar elbette ana muhalefet partisinin iç meselesidir.
Biz Türk siyasetine yakıştıramadığımız bütün bu tartışmaları güvenli takip mesafesinden izlemekle yetiniyoruz.
Şahsımıza, hükûmetimize, partimize ve ittifakımıza yönelik çirkin ifadelere rağmen serinkanlı tavrımızı korumaya büyük özen gösteriyoruz.
Bilhassa elinden pamuk şekeri alınmış çocuk misali hırçınlaşan karikatür tiplerin nezaket sınırlarını aşan sataşmalarını muhatap almıyoruz.
İnşallah bu çizgimizi, bu duruşumuzu bundan sonra da bozmayacağız.