Hinek Mirov di nêv zîv û zêr de mezin bibe. Emrek dûr û dirêj bjî, dinya bin pê bike û herderê bigere, bikeve hemû civatan jî edep û mirovahî nabîne.
Lê miroveke dema 90 sal emir bijî divê gotinên wan nebin mijara mahkemeyan. Bin hişê civaka Tirkîyê qirêj e lê lêpirsîna pîremêrekî jî hewce nake.
Ev e şov e
#rahmikoç
Ferîdûn Gecgel xelkê Pirsûsê ye û bûye kesê herî zengîn yê Tirkiyeyê. Endamê rêveberîya Fenerbahçe ye
Çima kesên Kurd weke
Aziz Yıldırım
Hamdi ulukaya
Nihat özdemir
Feridun Gecgel
Ev qasî fitbola Tirkiye fînanse dikin
@inanakgunalp keşke bu yorumu yapmasaydın. Türkiyede düzen partilerinin seçimlerinin nasıl yapıldığını bilmeyen yok. Delegeler hep pazarlanır. Kiliçdaroglu delegeyi tutamadı, kaybetti. Ama ona Delegeler degil gecirdüği üç seçim kaybettirdi. Erdoğanı deviremedi. Şimdi ona karşı kimsenin saygısı kalmadı. Siz de bulaşmayın
DEM Parti'li Sırrı Sakık, 2016'dan beri cezaevinde tutuklu olan Selahattin Demirtaş'la çektirdiği fotoğrafı paylaştı
Sakık, "Sevgili Selahattin Demirtaş ziyaretimizin fotoğrafları henüz ulaştı. Dilerim yakında aramızda olur ve bu cezaevi fotoğrafları son olur" notunu düştü
#VİDEO- Qilaban Müzik Grubu Rûdaw için “Lo Mîro” ve “Soryazê” şarkılarını seslendirdi
Uludere bölgesi Goyan Vadisi sanatçıları 3. Goyan Dengbêj Dinletisi kapsamında Kürtçe parçalar okudu
KÜRDİSTAN KAMUOYUNA;
Son günlerde; Kürt ve Kürdistan davası için somut mücadele vermeyip sosyal medyada sahte kod isimlerle Kürdistan davasını dedikodu kültürüne indirgemiş ve attıkları tweetlerle de Kürt milli mücadelesini kotaracağını zanneden bir kaç kişinin üyelerimiz üzerinden platformumuza siyasi ve ahlaki hiç bir değer gözetmeksizin saldırdıklarına şahit oluyoruz.
Bu kişiler; üyelerimizden bazılarının geçmişte ve günümüzde sosyal medyada dile getirmiş oldukları söz ve düşüncelerini güya " ifşa" ederek platformumuzu bunlarla ililşkilendirmek istemektedirler.
Bilinmelidir ki;
1) Saldırılara konu yapılan ve üyelerimizden bazılarına ait çoğu yıllar öncesine dayanan görüş ve düşünceler üyelerimizin kendi şahsi görüşleridir ve sadece kendilerini bağlamaktadır.
Dolaysıyla; platformuzun kurumsal olarak resmi sosyal medya hesaplarında yayınlanan görüşler ve Temel Siyasi Tutum Belgemiz de kayıt altına alınmış olan siyasal ilkelerimiz dışında hiçbir kişisel görüş ve düşünce platformumuzu bağlamamaktadır.
2) Kürt Milli Platformu tek sesliliğin ve tek renkliliğin hakim olduğu totaliter bir parti yapılanması değildir. Bizler milletimizin tüm farklılıklarını "kendilerini tanımladıkları" biçimiyle bir zenginlik vesilesi olarak aramıza kabul etmiş ve tek tiplilikten özellikle kaçınan bir platformuz.
Farklı inançlardan, ideolojilerden ve geleneklerden gelen kişi ve oluşumları Kürtlük ortak paydasında" ve "Asgari Müştereklerde" bir araya getirerek ortak milli bir ses oluşturma amacındayız.
Dolaysıyla aramızda "Kürt olmanın asgari müşterekleri" dışında dini, ideolojik ve siyasal konularda farklı düşünen bir çok üyemiz mevcuttur.
Kürt milli mücadelesi için üzerinde anlaştığımız "Ortak Siyasi Tutum Belgemiz"deki temel ilkelerimizle çelişmediği müddetçe içimizdeki farklılıklara tahammül etmeye ve onları milletimizin bir parçası olarak kucaklamaya ısrarla devam edeceğiz.
Ulusal birlik için yola çıkmış olan milli bir platformun temel duruşu bu olmalıdır.
Karşıtlık temelli, dışlayıcı, mahkum edici ve ötekileştrici bir dile inat; içimizdeki farklılıklara ve çok sesliliğe "millet olmanın" bir gereği olarak tahammül ve saygı göstererek Kürt ve Kürdistan davasına hizmet etmeye devam edeceğiz.
Saygılarımızla
PLATFORMA NETEWÎ
KÜRT MİLLİ PLATFORMU
DEM Parti’nin Kılıçdaroğlu’na yönelik tutumu ilkesel olarak doğrudur. Eğer Çözüm Süreci bir demokratikleşme iddiası taşıyorsa, bu tutum da doğru ve tutarlı bir tutumdur.
Her şey bir yana; Ömer Çelik ve Hakan Fidan’ın Rojava’ya ilişkin açıklamaları ortadayken, haysiyet sahibi Kürtlerin %90 AKP’ye dönüp oy vermez. Sırtlarında ateş yansa bile bu tercihlerinden vazgeçmezler. Makarnacı ağa, şeyh, çıkar gruplarını kast etmiyorum
PKK ve dem parti dar kadrosu
Kürtleri ikna edemez çünkü Kürtlerin Erdoğan'nin tekrar seçeneğini sanan AKP li salaktir
Erdoğan nın öldürüldüğü ve hapse attığı çocuklar seçmelerin çocukları apo nun ve Pervin nin çocukları değildi.. Tayyip Kürtleri
Apo üzerinden ikna edemezsin
Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık koltuğuna nasıl oturduğunu bilmeyenler, onun bunu sadece liderlik özelliği sayesinde başardığını sanır. Oysa süreç hiç de öyle olmadı. Oysa bir Kürde saldırarak bunu sağlamıştı. Anlatalım!
2010 yılında, “Çözüm Süreci”nin Oslo’da gizlice konuşulduğu dönemde Deniz Baykal, AKP’ye çok sert bir muhalefet yürütüyordu. Devlet içinde Fethullahçı yapı olduğu iddia edilen bir grup, bu durumdan rahatsız olarak bir operasyon planladı.
2008 de ilk temeli atıldı bu planın. operasyon için yem olarak AKP içinden Dengir Mir Mehmet Fırat seçildi. Çünkü Dengir Bey, Şeyh Said torunuydu ve Irak tezkeresinde Kürt milletvekillerinin tezkereye “hayır” demesini sağlamıştı. O dönemde 70 Kürt vekilin red oyu vermesiyle tezkerenin Meclis’ten geçmesi engellenmişti.
İşte bu yapı, Dengir Bey’i yem olarak belirledi. Onlarca dosya, o dönemde sıradan bir CHP milletvekili olan Kemal Kılıçdaroğlu’na verildi. Kılıçdaroğlu Meclis’te art arda dosyaları gündeme getiriyor, hedefinde de sürekli aynı isim vardı. Kısa sürede kamuoyunda tanındı ve CHP içinde hızla sivrilmeye başladı. Zaman zaman bu gibi dosyaları devlet içindeki bir grup Kılıçdaroglu'nun eline verip akp önemli kadroları düelloya davet ediyordu.
2010 yılında Deniz Baykal’a yönelik “bant” operasyonu videosu sızdırıldı. Bu kaos ortamında Baykal parti içindeki desteğini hızla kaybetti. Ardından Önder Sav, Kılıçdaroğlu’nu arayıp aday olmasını istedi. Çünkü o dönemde halk nezdinde karşılığı olan başka bir isim görünmüyordu. Kılıçdaroğlu önce şaşkınlıkla karşı çıktıysa da sonrasında kabul etti. Yapılan kurultayda CHP Genel Başkanı seçildi.
Bu süreçte AKP hem kendi içinde rahatsız olduğu bir siyasetçiyi (Dengir Mir Mehmet Fırat) pasifize etmiş, hem de sert muhalif Baykal’dan kurtulmuş oldu. Kılıçdaroğlu’nu ise “daha kolay başa çıkılacak bir isim” olarak görüyordu. Zira Kılıçdaroğlu, Baykal gibi askeri vesayetçi yapılarla da mesafeli duruyordu.
Kılıçdaroğlu üç dönem boyunca başkanlık yaptı ancak iktidara ulaşamadı. En sonunda ise iktidar hırsına kapılan ve gözü cumhurbaşkanlığında olan Ekrem İmamoğlu, başarısız genel seçim sonuçlarının ardından Özgür Özel’e “başkanlık adayı olma” şartıyla destek vererek Kılıçdaroğlu’nu indirdi.
Fakat bir süre sonra devlet içinde bir el yeniden devreye girdi ve Kılıçdaroğlu tekrar sahneye çıkarıldı. Dürüstlüğüyle halk nezdinde belli bir kredisi olan Kılıçdaroğlu, bu fırsatı CHP’li bir siyasetçi olarak veya Erdoğan’la hesaplaşmak için değil, İmamoğlu’yla hesaplaşmak için kullandı. Bu tercih, sahip olduğu tüm siyasi krediyi sıfırladı.
Kiliçdaroglu bir chp li refleksi göstermiyor
Dêmokrat Kemal tutumundan eser yok
AKP karşıtlığı değil CHP içinde arınmayı gündemine almış ve hedefinde iktidar yok
Kısacası Kemal finali hiç iyi yapmadı.
Kemal Kılıçdaroğlu:
• CHP Tarihinde Genel Merkezin kapıları kapanmamıştır, kilitlenmemiştir. CHP Genel Merkezinden dışarıya taş atılmamıştır.
• Bir partinin kapıları halka kapanamaz, milletvekillerine kapanamaz. Böyle bir şey yoktur, bizim tarihimizde yoktur.
• Hangi gerekçeyle kapanıyor? Kimse bu soruyu sormuyor. "Ya bu partinin kapıları niye kapandı? Akıl tutulması.
Ev gruba X ê nexin nava tu partî û rêxistinan. Grûbeke Çil reng û deng e. Disîplîn, hiyerarşi naxwazin.
Tenê yek tiştî de digîhin hev "Antî öcalanist" in
Sızdırılan belgeler, M4 karayolunun Türkiye’ye satıldığını ortaya çıkardı!
🔶 Suriye sahasında bir iddia gündeme bomba gibi düştü. Sızdırılan gizli belgeler, stratejik öneme sahip M4 karayolunun 50 yıllığına Türkiye’ye devredildiğini ortaya koydu.
https://t.co/yTAMBuKQBj