bir gün bu manzarayı yaşama ihtimali bile göğsümde ağır bir taş oturtmaya yetiyor. artık görüşmediğim bir dostum var. ne zaman adı geçse, hatırıma düşse tek dileğim; onu dünya gözüyle son bir kez daha görebilmek oluyor. sırf bu telafisi imkansız pişmanlıktan korktuğum için hiçbir meseleyi uzatmam. hiçbir küslüğü ve kırgınlığı ebediyete kadar sürdürmem. ölüm var. birimizden biri toprak altına girdiğinde; ne o pişmanlıkla yanan kalp ben olayım, ne de arkamda öyle bir kalp bırakayım isterim.
İçim soğudu. Ne oldu tam olarak bilmiyorum ama bu hissi başka türlü anlatamıyorum. Sadece içim soğudu. Yani, içim şey oldu böyle, eksildi gibi oldu. Kendime dair umudum bir tık daha azaldı. Neden derseniz, ben de bilmiyorum. Üzüldüm, belli etmedim ama, çok üzüldüm.
Eğer birisi seni hayatında gerçekten istiyorsa, seni orada tutmak için elinden geleni yapar.
Sana cevap vermek isteseydi, verirdi.
Seninle konuşmak isteseydi, konuşurdu.
Seni görmek ya da seninle birlikte olmak isteseydi, olurdu.
İnsanlar zamanlarını, zaman ayırmak istedikleri kişiler için ayırırlar.