KAMUOYUNA DUYURU
Mehmet Cihat Özağaçhanlı, 06.07.2026 tarihinde Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesi Kepirkucak Mahallesi’nde, gecenin ilerleyen saatlerinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir.
Soruşturma dosyasındaki mevcut delil ve iddialara göre, silahlı saldırının Batuhan Özağaçhanlı tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir. Yine soruşturma kapsamında Mehmet Cihat Özağaçhanlı’nın kardeşi Edip Özağaçhanlı, eşi Mülkiye Özağaçhanlı ve oğlu Batuhan Özağaçhanlı hakkında şüpheli sıfatıyla işlem yürütülmektedir.
Özellikle hakkında tahliye kararı verilen Mülkiye Özağaçhanlı yönünden de soruşturmanın etkin, kapsamlı ve titizlikle sürdürülmesini; olayın planlanması, azmettirilmesi ve varsa diğer iştirak biçimleri dâhil tüm ihtimallerin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırılmasını talep ediyoruz.
İddiamıza göre bu cinayet planlı şekilde ve birden fazla kişinin iştirakiyle işlenmiştir. Bu nedenle haklarında şüpheli sıfatıyla işlem yürütülen kişilere ilişkin soruşturmanın eksiksiz yürütülmesini, olayın tüm failleri ile varsa diğer iştirakçilerinin ortaya çıkarılmasını ve sorumluluğu yargı kararıyla sabit görülecek herkes hakkında gerekli adli işlemlerin uygulanmasını bekliyoruz.
Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için tüm delillerin eksiksiz toplanmasını; maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını; sorumluların ve suça iştirak ettiği tespit edilecek diğer kişilerin belirlenmesini talep ediyoruz.
Ayrıca suça yardım eden, delilleri gizleyen veya karartan, suçluyu kayıran ya da herhangi bir şekilde suça iştirak ettiği yargılama sonucunda tespit edilecek herkes hakkında da hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz. Adalet önünde hiç kimsenin hesap vermekten kaçamayacağına inanıyoruz.
Olayın ilk saatlerinden itibaren bazı basın ve sosyal medya mecralarında gerçeği yansıtmadığı kanaatinde olduğumuz haber ve paylaşımlar yer almıştır. Bu nedenle tüm basın kuruluşlarını ve yayın organlarını yalnızca doğrulanmış bilgiler ile resmi soruşturma sürecini esas alarak kamuoyunu doğru, tarafsız ve sorumlu bir şekilde bilgilendirmeye davet ediyoruz.
Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm kolluk birimlerini arama ve yakalama çalışmalarını etkin ve kapsamlı şekilde sürdürmeye; olayın tüm sorumlularını ve varsa iştirak eden diğer kişileri tespit ederek haklarında gerekli adli işlemleri gecikmeksizin gerçekleştirmeye davet ediyoruz.
Bu elim olayın ardından geride bir eş, altı evlat ve tarifsiz bir acı kalmıştır. Adalet geciktikçe bu acı daha da derinleşmektedir.
Adalet yerini buluncaya, bu olay tüm yönleriyle aydınlatılıp sorumluluğu yargı kararıyla sabit görülecek kişiler hukuk önünde hesap verinceye kadar hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Adalet arayışımızdan asla vazgeçmeyecek, sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.
@adalet_bakanlik@hukukveadaletr@haluklevent@ahbap@hasansildak@TC_icisleri@adalet_bakanlik@Siverekbld@jandarma@EmniyetGM@guvenlikdaire@SiberDB@diyarbakirbld@dbakirvalilik@UrfaValiligi@sanliurfabld@ahbap@BabalaTv@OguzhanUgur@siyahsancakx@mehmetyetim63@alpklnctr@ZamHaberAjans@halktvcomtr@gazetesozcu@ErkAcarerTV@eacarerX@yarenhoca63@SanliurfaEmnMd@sanliurfaguncel@TwiterSonDakika@SonDakikaTurk@TwiterSonDakika
#cihatözağaçhanlıiçinadalet
#emniyet #jandarma #mehmetcihatözağaçhanlıcinayeti
#siverek #sivereksondakika
#şanlıurfa
#mehmetcihatözağaçhanlıiçinadalet
#cinayetbüro
#adaletarıyoruz
#katilleryakalansın
#katillersaklanıyor
#şanlıurfasondakika
#siverekkardeşkatili
#hilvandacinayet #türkiye
#ankara #meclis #tbmm
#emniyet #jandarma #jöh #pöh
#SONDAKİKA
#MehmetCihatÖzağaçhanlıİçinAdalet
#Adalet
#Şanlıurfa
#Hilvan
#Hukuk
#AdaletGecikmesin
#KamuVicdanı
#JusticeForMehmetCihatÖzağaçhanlı
#MehmetCihatÖzağaçhanlıİçinAdalet #Adalet #Şanlıurfa #Hilvan
@Tartismalar Hocam benim anlamadığım bu pozisyon şiddetli olmamasına rağmen VAR hemen pozisyonu inceleyip müdahalede bulunuyor ama ne hikmetse geçen hafta Sane'nin pozisyonunda üç maymunu oynuyor
Diğer branşlar adına konuşamam ama diş hekimliğinde tablo maalesef iç açıcı değil.
Randevu bulunup bulunmaması ayrı mesele, verilen hizmetin niteliği ayrı mesele.
Bugün Türkiye’de diş hekimliği hizmetinin iki temel problemi var:
Biri hekime bakan, biri hastaya.
Ve sistem sonunda hekimle hastayı karşı karşıya getiriyor.
Örneğin bir azı dişi kanal tedavisi…
Bu tedavinin üst yapısıyla birlikte düzgün şekilde tamamlanması bazen 1 saat, bazen 1,5 saat gerektirir.
Ama MHRS’de hekime 15–30 dakikada bir hasta yazılıyor.
Çoğu yerde yeterli yardımcı personel yok.
4 el diş hekimliği neredeyse lüks hâline gelmiş durumda.
Hasta sık aralıklarla yazılınca kapıda birikme başlıyor.
Bekleyen hasta haklı olarak huzursuz.
İçerideki hekim ise zamanla yarışıyor.
Hekim süreci uzatsa kapıdaki homurtu artıyor.
Kısaltmaya çalışsa kalite düşüyor.
Etik davranıp “bu sürede olmaz” deyip yönlendirse bu kez şikâyet riski doğuyor.
Hasta da haklı:
“Devlet bina yapmış, cihaz almış, neden hizmet alamıyorum?” diyor.
Ama işin iç kısmı başka.
Bu sistem ya hekime kalitesiz iş yapmayı dayatıyor,
ya da etik davrananı cezalandırıyor.
Sonuç:
Ne hekim huzurlu,
ne hasta güvende.
Bu bir randevu sorunu değil.
Bu, süre, organizasyon ve kalite sorunu.
Deniz Gezmiş ve arkadaşları Türkiye İş Bankası Emek Şubesini soydular. Bu eylemi Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun (THKO) nakit ihtiyacını karşılamak için yaptılar. Nurhak Dağları'nda köylü gerilla birliği kurmayı planlıyorlardı. Bu planın bir parçası olarak banka soydular. Bu para ile silah, mühimmat, yiyecek, kıyafet temin edildi. Mahir Çayan da banka soygunu ve çeşitli eylemler yapmıştır. Ötesine geçip Efraim Elrom'un infaz emrini vermiştir. Ulaş Bardakçı da eylemi gerçekleştirmiştir. Dönemin öğrenci liderlerinin suçları, sadece bu yazdıklarımdan ibaret değildir. Yılmaz Güney, Adana Yumurtalık’ta Hakim Sefa Mutlu’yu tabancayla vurarak öldürmüştür. Tek suçu da bu değildir. Apo'yu özleyenleri, sempatizanları, destekleyenleri saymama gerek yok. Zaten halihazırda gündemdeler fazlasıyla. Elbette bu söylem üzerinden gidildiğinde, akla Ahmet Kaya geliyor. Almanyada "Barış, Demokrasi ve Özgürlük Festivali" adlı konserde, Ölene kadar şarkısında doğaçlama yapmıştır. Vallahi Apo'yu özledik demiştir. Paylaşım üzerinden oldukça özet bilgiler verdim. Bu yazdıklarım doğrudur. Bu yazdıklarımı gerekçelendirmeye çalışırsanız, bu isimleri aklarsınız da. Abdullah Çatlıyı akladığınız gibi. Abdullah Çatlı, Ankara Bahçelievler'de 7 TİP'li üniversite öğrencisinin infaz edilmesinin planlayıcı ve sorumlusudur. Abdi İpekçi cinayetinde parmağı vardır. Uyuşturucu kaçakçılığı yapmıştır. Pek çok faili meçhul cinayette ismi geçmiştir. Lakin Türkiye'de hastalıklı bir kafa yapısı vardır. Bu kafa yapısı, işlenen suçları gerekçelendirmek konusunda oldukça başarılıdır. Devlet için, dava için, devrim için, şu için, bu için. Ne için olursa oldun. Bu isimler, suça bulaşmıştır. Daha ileri gidiyorum. Kullanılmışlardır! Sen Dar Ağacında Üç fidan okuyup solculuk oynayacaksan oyna. İtirazım yok. Gencecik çocukların ölmesine, üzülmediğim anlamı taşımaz bu yazdıklarım. Lakin olgular önümüzde. Abdullah Çatlı: Vatana Adanmış Ömür okuyup reisçilik de oynayabilirsin. Triplere girebilirsin. Bunlar, sonucu değiştiren etkenler değildir. Bu ateşe odun taşıyanlardan olmayın! Gün gelir, odun diye sizi taşırlar.
gs ile bizim aramızdaki fark şöyle özetleyim. Eyüp golü korner öncesi merkezde önce rafaya sonra orkuna 2 kez müdahale var. İşte bunlar gs maçında bir faul sebebi gidemez rakip kornere.
Benim Beşiktaş’ım buydu. Kim oynarsa oynasın sahaya çıkan o takımdı. Şimdi çıkan takım forma sanki aynı bjk değil gibi, Bir sevdamız vardı anasını siktiler.