Türkiyemizin ABD ve İsrail tehdidiyle karşı karşıya olduğu bir süreçte vatan toprağına ayak basan bütün öncüler elbette görüşecek, ülkemizin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve üretim ekonomisi için görüş alışverişi yapacaktır.
Fitnecilere ve fesatçılara düşen görev ise, ABD hesabına kışkırtmalarda bulunmaktır. Herkes bulunduğu mevziden görevini yapıyor ve yapacak. Ancak fitne ve fesatçıların bu süreçten alınları ak ve başarıyla çıkma şansları bulunmuyor.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek
DÜNYA MEDENİYETLERİ GİRİŞİMİ ARAŞTIRMA MERKEZİ
AÇIŞ KONUŞMASI
-Ankara, Meyra Palace, 14 Nisan 2026-
Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Bakan Yardımcısı Sayın Jin Xin,
Sayın Bakanlar, Sayın Büyükelçiler, Sayın Diplomatik Misyon Temsilcileri,
Kamu Yönetiminin, Siyasal Partilerimizin, Sendikalarımızın, Üniversitelerimizin, İş Hayatımızın, Basınımızın Değerli Temsilcileri
Değerli Konuklar,
Öncelikle Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Bakanlığı Heyeti’ni yürekten arkadaşlık duygularıyla selamlıyorum.
Çin Halk Cumhuriyeti’nden Türkiyemize Çin Medeniyetinin ve Çin Devriminin değerlerini getirdiler. Hoş geldiler. Ankara’da Xi Jinping Yoldaşın önderliğinde Çin Halk Cumhuriyeti’nin başlattığı Küresel Medeniyet Girişimi’nin Araştırma Merkezi’ni onlarla birlikte açmak, bize esin veriyor ve ufkumuzu zenginleştiriyor.
Değerli Dostlar,
Dünya tarihine baktığımız zaman, medeniyetlerin çeşitli coğrafyalardan yükseldiğini, insanlığın gelişmesine yeni ufuklar getirdiğini, düşünce ve duygularımıza yeni değerler kattığını, zamanla kabuk bağladığını ve çürüdüğünü ve yerini yeni bir medeniyete bıraktığını görüyoruz.
Çin, Mezopotamya, Hindistan, Mısır, Anadolu, Güney Amerika’da İnka ve Maya, Akdeniz’de Grek ve Roma, Pers, Orta Asya, Arap-İran-Türk İslam medeniyetleri, Batı Avrupa’da, Kuzey Amerika’da ve Japonya’da kapitalizmin yükselişi ve çağımızda Millî Demokratik Devrimler ve Sosyalizmi Kurma girişimleri birbirini izledi. Belli coğrafyalarda filizlenen medeniyetler, zamanla bütün insanlığı kucaklayan boyutlara ulaştı ve evrensel karakter kazandı.
Kabile toplumundan sınıflı topluma geçişle, özel mülkiyetle, değişim ekonomisiyle, parayla, matematikle, yazıyla, ordu ve devletin kuruluşuyla belli toplumların tutuşturduğu ilk medeniyet ateşi, kıtalardan kıtalara geçti ve insanlığı aydınlattı; bütün insanlığın malı oldu.
Dünyada benmerkezci kalamayan bir olgu varsa, paylaşılmaktan kaçınamayan bir oluşum varsa, o da medeniyettir.
Medeniyet, yeni toplumlar kurdu, kavimlerin bir gülü elden ele vermeleri gibi, denizlerden denizlere, kıtalardan kıtalara taşındı ve bugünlere geldi. Her yeni medeniyetin yükselişi, yeni bir toplumun kuruluşunu getirdi. Her medeniyet, bütün insanlığı içine alan yeni bir devrimle geldi ve yeni bir çağın kapısını açtı. Bu süreçlerde insanî değerler yeniden tanımlandı. Biz iyimserler, her yeni medeniyetin insanlığa, daha insanî ilişkiler getirdiği görüşünü paylaşırız.
Yine insanlığın büyük tecrübesidir: Yeni medeniyetler, kabuk bağlayan, kendisini aşamayan, çıkmaza giren ve eskiyen medeniyetin merkezinden değil, çevresinden yükseldi. Böylece insanlık, medeniyetten medeniyete ilerleyen tarihiyle deyim yerindeyse çürümekten kurtuldu ve kendisine yeni bir ufuk açtı.
Sayın Konuklarımız ve Değerli Arkadaşlar,
Bugün insanlık, yine çürüyen bir sömürü ve zulüm sistemiyle hesaplaşma dönemine girmiştir. Dolar Saltanatı denen emperyalist haraç ekonomisi artık gününü doldurmuştur. İnsanlık, erkeği kadın ve kadını erkek yapmaya kalkışan, bu bağlamda insanın doğasına savaş açan bir yozlaşmayla karşı karşıya gelmiştir.
Bizim Millî Marşımızın şairi Mehmet Akif, çöküşe giden emperyalizmi yüzyıl önce “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” diye tanımlamıştı. Bu gerçeği bugün ABD emperyalizminin ve İsrail’in insanlığa karşı açtığı savaşta bütün boyutlarıyla yaşıyoruz.
İnsanı emeğine, topluma, insanlığa ve hatta cinsiyetine bile yabancılaştıran emperyalist sistemin merkezlerinde derin bir medeniyet krizi var. İşte bu koşullarda insanlık, yeni bir çağın sancılarını yaşamaktadır. Evet sancıları yaşıyoruz. Ancak biliyoruz ki her sancı, yeni bir doğumun habercisidir. Bu nedenle bizler şanslı insanlarız, yeni bir medeniyetin yapıcılarıyız, dahası kurucularıyız. Xi Jinping yoldaşın deyişiyle “İnsanlığın ortak geleceği”nin inşası, yedi iklimin gündemindedir.
Kapitalizmin emperyalist aşamasının sonuna geldik. Bugün Asya’dan yeni bir medeniyet yükseliyor. Yeni Medeniyetin yapıcıları arasında bulunmanın sorumluluğuyla ve gururuyla burada toplanmış bulunuyoruz.
Eşiğinde bulunduğumuz medeniyet,
- Emperyalist hegemonyacılığa son verecek,
- Millî devletlerin bağımsızlığına ve egemenliğine dayanacak,
- Emperyalizmin ve Neoliberalizmin katlettiği hümanizme yeniden hayat verecek,
- Çalışmayı ve üretmeyi ateşleyen mülkiyet ve bölüşüm ilişkilerini canlandıracak,
- Kamucu, paylaşmacı, halkçı, özgürlükçü, demokratik değerleri besleyecek,
- Dünyada barışın önünü açan gelişmelere yol verecektir.
Biz Asyalılar, tarih boyunca insanlığın büyük medeniyet atılımlarına emek verdik, imza attık. Bugün yine tarihî bir sorumluluğun eşiğindeyiz.
Türk kavminin Çin Medeniyeti ile ilişkisi tarihin derinliklerindedir. Bizim Türk atlıları, Çin Medeniyetinin bir çok ürününü Atlas Okyanusuna kadar götürmüşlerdir.
Biz Çin ve Türkiye olarak, şimdi yükselen medeniyetin Doğudaki ve Batıdaki öncü mevzilerini paylaşıyoruz.
Bu sorumluluğun kuşkusuz siyasal, ekonomik, kültürel boyutları bulunuyor. Siyasal boyut, anahtar değerindedir. Bu kapsamda Doğudan Batıya Çin, Rusya, İran ve Türkiye olarak, bütün İnsanlığın Ortak Geleceğini belirleyen ön mevzileri paylaşıyoruz.
Ortak değerlerimiz ve özlemlerimiz, bizleri birbirimize bağlıyor.
Özlediğimiz dünyada, mallar parayla değişilmeyecek, Büyük Türk ozanı Şah Hatayi’nin deyişiyle gül ile gül tartılacaktır.
Özlediğimiz dünyada, insanlar değil eşyalar yönetilecektir.
Özlediğimiz dünyada, yabancılaşmanın her türünden arınacağız.
Bu özlemleri ve görev bilincini paylaşmak, bizleri ufuklarımızın çok ötesindeki dünyalara bağlıyor, omuzlarımıza uzak geleceklerin insan ilişkilerini bugünden inşa etme sorumluluğunu yüklüyor. Sınıfsız, sömürüsüz, her tür yabancılaşmadan arınmış bir dünyayı paylaşma özlemi, insanlık sevgimizi, felsefemizi, icatçılığımızı, kültürel ve sanatsal yaratıcılığımızı ateşliyor.
Ankara’da, Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi’nin açılışına katılan Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Bakan Yardımcısı Sayın Jin Xin başkanlığındaki kardeş Çin Heyetini ve siz değerli medeniyet kurucularını saygıyla selamlıyorum.
Vatan Partisi Genel Başkanı Sayın Doğu Perinçek’in güzel Düzce’mizi ziyaretinden memnuniyet duyduk.
Kendisi ve değerli eşleri Sayın Hacer Şule Perinçek ile kıymetli konuklarımıza teşekkür ediyorum.
Hatemül Enbiya (İran Ordusu ve Devrim Muhafızları Ortak Karargâhı), Vatan Partisi aracılığıyla Türk Milletine bildirdi:
"İran Silahlı Kuvvetlerinden komşumuz ve kardeşimiz Türkiye’ye hiçbir saldırı yapılmamıştır ve yapılmayacaktır."
Net söylüyorum...
Bu İran ABD-iSRAİL arasındaki savaşı yazan Medyanın yıldızı @ulusalkanal ve @AydinlikGazete sidir...
Partilerden ise en net tepkiyi veren de @Vatan_Partisi ve Genel Başkanı sayın @Dogu_Perincek tir...
Hepsini alkışlıyorum 👏👏👏
REHBER AYETULLAH ALİ HAMANEY'İN KİŞİLİĞİNDE ŞEHADETTE VE CESARETTE EŞİTLİĞİNİ KANITLAYAN İRAN ZAFERE ULAŞACAKTIR
İran İslam Cumhuriyeti Devleti ve İran Milleti bütün insanlık için savaşa kahramanca devam ediyor.
İran azmi ve fedakarlığı, vatan için verdiği şehitlerin büyüklüğünde kendini gösteriyor.
İran İslam Cumhuriyeti'nin faziletli ve kahraman Rehberi Ayetullah Ali Hamaney, bütün insanlık için ve aynı zamanda Türkiye için canını vermiştir.
Bu büyük insan, Türk milletinin de şehididir, bütün insanlığın şehididir.
İran Devleti ve Milleti, en yüce Rehberinden ve Komutanlarından, sıradan emekçisine kadar yürek yüreğe, omuz omuza savaşıyor.
Savaş mevzisinde eşitlik, fedakarlıkta eşitlik, kahramanlıkta eşitlik, bu savaşın İran'ın ve bütün insanlığın zaferiyle sona ereceğinin en kuvvetli işaretidir.
Çıkarcıların, bencillerin ve zenginlikten sarhoş olanların yönettiği ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmi yenilgiye mahkûmdur.
Vatan savaşında ve şehadette eşit olan kahramanların yönettiği İran, bu savaştan zaferle çıkacaktır.
Şehadet ve cesaret savaşta zaferin kaynağıdır. Beyaz Saray koltukları ve korkaklık ise yenilginin habercisidir.
İran Milleti kazanacak, çünkü Rehberinden, işçi ve çiftçisine kadar ölüme meydan okuyor.
Emperyalist ve siyonist korkaklar ise korkaklıklarının bedelini ödeyeceklerdir.
İran İslam Cumhuriyeti'ne, İran milletine, bütün insanlığa başsağlığı diliyoruz.
Rehber Ayetullah Ali Hamaney'in görevini devralan ve Komutanlık mevzisine giren Sayın Ayetullah Ali Rıza Arafi'yi ve diğer Komutanları yürekten duygularla tebrik ediyor, Onları Türkiye'den selamlıyor ve zaferler diliyoruz.
Doğu Perinçek
Vatan Partisi Genel Başkanı
İran'a saldırı Türkiye'ye saldırıdır.
İran'ın ABD emperyalizmine ve İsrail'e karşı direnci, bölge ülkeleri ve bütün insanlık içindir.
ABD emperyalizmi çıkmazdadır.
Saldırganlığının hem dünyada hem iç cephede dayandığı duvarlar vardır.
Saldırganlık ABD emperyalizmini çöküşten kurtaramayacaktır.
Türk Milleti İran'ın yanındadır. Türkiye, ABD ve İsrail'in saldırganlığına hizmet eden İncirlik ve Kürecik Üslerini derhal kontrol altına almalıdır.
Hükümetin tarihi sorumluluğu İran'la dayanışma içinde olmaktır.
Bıktık bunlardan. Sorsan “iftara yetişiyorum” der. Kul hakkı yer ama umrunda olmaz.
Yoğun kaynak yapılan yerler belli. Her birine kamera koysanız maliyeti 2 günde bu arkadaşlar tarafından karşılanır. Biz de sinir harbi yaşamaktan kurtuluruz. @EmniyetGM@TC_istanbul
Hem kumpaslarda yargılanacaksın,
hem karakter suikastlerine uğrayacaksın…
Sonra da yüksek sesle İT İZİNİ KURT İZİNE KARIŞTIRMAMA konusunda yüksek sesle konuşacaksın.
YÜREK ister,
VİCDAN ister,
AKIL ister,
İNSAF ister…
Çoğu yurtdışına kaçıp,
korumalı bağlantılı ülkelerde yaşayan EZOTERİK KUMPAS ÖRGÜTÜnün gerçek ÇEKİRDEK KADROLARI
ile
büyük VİTRİNLER şeklinde KONU MANKENLERİ olarak
arkalarına saklandıkları ve neyin ne olduğundan HABERSİZ kalabalıkları
birbirinden AYIRT EDEMEMEK ciddi bir sorundur.
Anayasa doktorası yapmış bir hukukçunun dikkat çektiği konu şu:
birbirinden tamamen farklı
3 AYRI YAPININ
toptancı şekilde
TEK İSİM altında tanımlanmasının doğurduğu neticeler;
hakikat, hukuk ve adalet ilkeleriyle gözden geçirilmeli.
650.000 civarında
Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı ve ailelerinin,
CEMAAT ORTAK TORBASInda
aynı durumda olduğunu söylemek,
hukuk bilimine uygun bir değerlendirme değildir.
Bu bütüncül gözüken yapının,
EN ÜSTÜNDEKİ kısmının PARALEL DEVLET kadrolarının;
3 AYRI parçadan oluştuğu konusunda kimsenin şüphesi olmayan
EN ALTTAKİ DİNİ MİLLİ DUYGULARLA oluşmuş BÜYÜK YURTTAŞ KİTLELERİNE karşıda
KUMPAS KURDUKLARI artık açıkça anlaşılıyor.
https://t.co/y0lQBAQWQt
Yaşadığımız gezegen
alışılmışın dışında
“modern vahşilik” denilebilecek inanılmaz sarsıcı değişimler içinde.
Yepyeni yöntemlerle çatışan ve değişen dünyada,
bu toprakların insanları olarak bizlerde
kendi karmakarışık şartlarımızda
bir yerlere doğru gidiyoruz.
Venezuela Ankara Büyükelçisi, değerli dostumuz Freddy Molina ile kucaklaştık.
Venezuela devleti, ordusu, halkı ve Venezuela devrimi ayaktadır.
Başkan Maduro ve eşi Flores ayaktadır. Rodriguez ayaktadır.
Amerika'nın yalan bombardımanı ve kısa süreli "şovları" kimseyi aldatamaz!
Venezuela Venezuelalılarındır.
Ankara, Karakaş kader ortağıdır.
Vatan Partisi Venezuela'nın can yoldaşıdır.
@EmbaVenezTurk
Yüreğinize sağlık Yaşar hocam. İsteyen haydut ABD'nin ne kadar iyi bir iş yaptığını anlatıp dursun, siz hakikatin yanında olarak milyonların hislerine tercüman oldunuz.
ABD aklayıcılığı yeni değil.
Cem Küçük bugünkü tavrı ile ABD adına Saddam'a , Kaddafi'ye karşı yürütülen psikolojik savaşın benzerini yürütüyor.
Çok yazık.
@yhacisalihoglu
Chavez'in anıt mezarında hâlâ Filistin bayrağı dalgalanıyor.
Karakas sokaklarının her köşesinde mazlum milletlerle dayanışma, şehitlerin devasa resimleri, emperyalizme ve siyonizme karşı mücadele ruhu var.
Yoksul mahallelerinde vatanını savunan insanları var.
Venezuela, ABD-İsrail'e karşı her zaman ön cephede oldu.
Sınır tanımayan ABD eşkıyalığına karşı Venezuela devletini ve halkını savunmak, Türkiye'yi savunmaktır. İnsanlığı savunmaktır. Vefadır.
(Fotoğraflar Vatan Partisi heyetinin Venezuela ziyaretinden, Eylül-2024)
ABD'nin saldırılarını ayakta alkışlayacak kadar haysiyetini kaybetmiş, çanak yalayıcı devşirmeler, kripto ajanlar, CIA beslemeleri, güce tapan, hafızası yitik,duygusuz korkak,satılmış uşak ruhlu, emperyalizmin gönüllü cariyeleriyle alabildiğine mücadele etmeliyiz. Başka yolu yok!
Şu açıklama 15 Temmuz’u yaşamış bir milleti temsil makamına yakışmıyor kardeşim. Ülkemiz, ABD’nin bir başka ülkedeki darbesine karşı dik durmalı! İtidal ne ? Venezuela kendi kaynaklarını ve halkını korumaktan başka ne yaptı? Biz de aynısını yaptığımız için darbe yapmadılar mı ?
Para için her şeyi satarım de geç kardeşim. Böyle süslü cümleler kurmana gerek yok.
Demekki yarın Türkiye’ye ekonomik yardım akacak olsa ilk sen saf değiştireceksin.
Unutma, bu emperyalist köpekler ilk önce kendi yandaşlarını satar.
Ne de güzel belli ettin kendini. Aferin sana. ABD büyükelçisi tebriğini yollar bugün yarın. İnsan şunu yazmaya utanır diyeceğim ama işte insan utanır.
Bu olaya üzülen Türkiye’nin vatansever kuvvetleri. Yarın çok geç olduğunda çark edecek ve döneceksin.