Bugün benim için çok onurlu bir gündü.
Onurla ve gururla Su Ürünleri Mühendisi olarak 30 yıldır hizmet vermeye çalıştım. Ömrüm ve sağlığım el verdiği sürece de çalışmaya devam edeceğim.
Darısı tüm meslektaşlarımın başına...
#SuÜrünleriMühendisi#ZMO#30Yıl#Aquapena
Alpi left it all on the floor vs. OKC ‼️
39 PTS (29 in 2H/OTs)
11 REB
7 AST
2 STL
1 BLK
5 3PM (career-high)
The 1st player in NBA history with at least 35 PTS, 10 REB, 5 AST, and 5 3PM in a season opener!
OH MY ALPEREN SENGUN 😱
He rolls to the basket and unleashes at the rim!
Watch all the @EuroBasket action live on @courtside1891: https://t.co/fPC0xWpW1P
✨ EuroBasket tarihinde triple-double yapan ilk oyuncumuz
✨ Turnuvanın en skorer pivotu
✨ Turnuvanın verimlilik puanı en yüksek pivotu
✨ Turnuvanın triple-double yapan tek uzunu
✨ Turnuvanın en çok asist yapan pivotu
Ve bizim gözbebeğimiz.
🐐 Turnuvanın en iyisi. Keçi. #AlperenŞengün 🇹🇷
BALIKÇILIK NEREYE?
Görselin orijinali meşhur balıkçılık yönetimi uzmanı Prof. Dr. Daniel Pauly ve arkadaşları tarafından 1998 yılında Science dergisinde balıkçılığın besin ağlarını nasıl değiştirdiğini anlattıkları makalede yayımlandı. Geniş başlayıp gittikçe daralan yeşil bölge deniz ekosisteminde balıkçılığın zamanla etkisini temsil ediyor.
Önce büyük, çok para eden ve değerli türler avlanarak tüketiliyor. Büyük balık azalınca avcılık orta boy balıklar üstünde yoğunlaşıyor. Onlar da azalınca sıra hamsi, istavrit, çaça, sardalya gibi küçük pelajiklere geliyor.
Pauly ve arkadaşları 27 yıl önce denizlerdeki besin ağının geleceğini büyük balıkların tek tük kaldığı, avcılığın yoğun şekilde küçük balıklara yoğunlaştığı, denizanası gibi türlerin arttığı bir ortam olarak simüle edip gösteriyorlar görselin sağ tarafında.
Balıkçılığımızın büyük resmi buna benziyor olabilir mi?
Türkiye'nin bütün denizlerinde son istatistiklere göre ~290 bin ton balık avlanmış. Bunun ~206 bin tonu hamsi, çaça, sardalya ve istavrit olmak üzere 4 küçük pelajikten oluşuyor. Yani avcılığımızın %71'i bu dört türü hedef alıyor. Geriye kalan ~80 türün avcılık içindeki oranı sadece %29 ! Bir kez daha yazıyorum küçük pelajik 4 tür %71, diğer tüm balıklardan oluşan ~80 tür %29 !
Yani Pauly ve arkadaşlarının 1998 yılında simüle ederek görselleştirdikleri durum bizim denizlerimizde maalesef gerçeğe dönüşmüş. Balıkçının geliri içinde besin piramidinin tepelerinde yer alan büyük balıkların payı yok denecek kadar az. Marmara başta olmak üzere denizlerimizde yoğun şekilde denizanaları görülüyor.
Bu bir kehanet mi, ihmal mi ve tek sorumlusu balıkçılar mı?
Bu bir kehanet değil ekoloji biliminin veriye dayalı olarak denizlerin geleceğine tuttuğu ışık. İhmal olup olmadığının kararını tek başıma verecek durumda değilim. Bunun tek sorumlusunun balıkçı olmadığını da çok iyi biliyorum.
Arıtma kurma, işletme maliyetinden kaçınarak denizleri atık çukuru olarak kullandık ve kirlettik. Bunun sonucunda müsilaj gibi korkunç çevresel felaketler ortaya çıktı. İklim değişimini tetikleyerek denizlerin ısınmasına neden olduk. "Deniz bitmez" savıyla yanlış destekleme politikalarıyla av gücünü artırdık. 1930-40'lı yıllarda benimsenen yönetim yaklaşımlarını kolayımıza geldiği için rötüş yaparak sürdürdük.
Artık uyanalım! Av sezonu açılışında sorulan klasik "Bu sezon nasıl geçecek?" sorusunun cevabı bundan sonra hep aynı olacak. Her sezon şu veya bu nedenle kötü geçecek.
Çünkü deniz bitti!
Besin ağı çöktü!
Lütfen koruma alanları oluşturalım, aşırı avcılığı körükleyen uygulamaları durduralım. Yönetimde rotayı değiştirerek ekosistem esaslı balıkçılığa geçelim!
Müsilaj Belgeseli (2025)
Bir Felaketin Anatomisi (1)
https://t.co/oFtdKuM2rr
Prof Dr Mustafa Sarı Marmara Denizinin ve bizim başımızdaki kabus Müsilaj Gerçeğini anlatıyor