Hayırlı Cumalar
رتبة العلم اعلى الرتب
Rutbetu’l ilmi âla’l rutebi
En yüksek rütbe, ilim rütbesidir.
Hat: İsmail Hakkı Altunbezer
Tezhip: Muhsin Demironat
#ketebeorg
#TÜBA'dan Tek Sağlık Yaklaşımına İki Kapsamlı Eser
Eserler; insan, hayvan ve çevre sağlığını birbirinden bağımsız değil, aynı ekosistemin ayrılmaz unsurları olarak değerlendiren disiplinler arası bir bakış açısı sunuyor.
👉https://t.co/JmyThx7qXP
📚https://t.co/gfYXHkP3Bt
📚#TÜBA tarafından yayımlanan "Türkiye’de Sosyal Bilimler: Araştırma Ekosistemi, Eğilimler ve Politika Önerileri"nin tamamına ulaşmak için👇
📖Açık Erişim: https://t.co/Plff35zeOJ
ULIFAM Conference | June 25 | 15:00 (GMT+3)
"The Role of 'Green' Sukuk in the Processes of Green Transformation in Uzbekistan"
Speakers: Prof. Dr. Abdullaev R.V. & Prof. Dr. Sarvar Abdullaev
📍 Faculty of Theology, Ataturk Hall
#ULIFAM#GreenSukuk#IslamicFinance
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; milletimizin huzurunu, esnafımızın emeğini, gençlerimizin geleceğini ve kamu düzenini hedef alan organize suç örgütleriyle mücadelemizi tavizsiz bir kararlılıkla sürdürüyoruz.
Bu kapsamda talimatımızla, Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz tarafından 81 ilde 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına “Organize Suç Örgütleri ile Mücadele” konulu yeni ve kapsamlı bir genelge gönderilmiştir.
Genelgeyle; şehirlerde yapılanan, evlatlarımızı ve gençlerimizi istismar eden, sosyal medya üzerinden suç propagandası yapan, haraç, tehdit, yağma ve silahlı eylemlerle vatandaşlarımızı korkutmaya cüret eden suç örgütlerine karşı adli süreçlerin daha hızlı, daha etkin ve topyekûn bir şekilde yürütülmesi hedeflenmiştir.
Soruşturmalar; örgütlü suçlar konusunda uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılarımız eliyle yürütülecek, gerekli hâllerde birden fazla savcı görevlendirilecek, kolluk birimleriyle kesintisiz ve sıfır toleranslı bir koordinasyon sağlanacak, hiçbir suçluya nefes aldırılmayacaktır.
Bu yapılar sadece sokaktaki tetikçileriyle değil; yöneticileriyle, azmettiricileriyle, finans kaynaklarıyla, kripto varlıklar, yasa dışı bahis ve benzeri yöntemlerle aklamaya çalıştıkları suç gelirleriyle birlikte kökünden kazınmak üzere hedef alınacaktır.
Çocuklarımızı ve gençlerimizi suç örgütlerinin karanlık ağına çekmeye çalışanlara karşı hukuk düzenimizin öngördüğü tüm yaptırımlar en ağır şekilde uygulanacak, örgütsel amaçlarla çocukların istismar edilmesi hâlinde cezanın artırılacağı hususu tüm soruşturmalarda titizlikle gözetilecektir.
Sosyal medya üzerinden suç örgütlerine özendiren, korku salan, çocukları ve gençleri suça yönlendiren içeriklere karşı da derhâl harekete geçilecek; suç propagandasına, tehdit diline ve dijital çetelere müsamaha gösterilmeyecektir.
Güvenli başvuru, gizlilik ve tanık koruma mekanizmaları devletin güvencesi altında en etkin şekilde işletilecek; alın teriyle ekmeğini kazanan esnafımız çetelerin merhametine asla terk edilmeyecektir.
Ağır ceza merkezlerinde Cumhuriyet başsavcılıklarımız, Cumhuriyet savcılarımız, emniyet, jandarma ve ilgili tüm birimler düzenli koordinasyon toplantılarıyla sahadaki mücadeleyi kesintisiz takip edecektir.
Kim hangi maskenin arkasına saklanırsa saklansın; sokak çetelerine, organize suç örgütlerine, çocuklarımızı hedef alan yapılara, esnafımızı haraca bağlamaya çalışanlara, vatandaşımızın huzurunu bozanlara asla geçit vermeyeceğiz.
Devletimiz; her daim vatandaşının, esnafının, gençlerinin ve çocuklarının yanında olmaya devam edecektir.
İnna Lillahi ve İnna İleyhi Raciuun. Alimin ölümü alemin ölümü gibidir. İslam İktisadı alanında öncü çalıșmalara imza atan Ömer Chapra’ya Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Rabbim talebelerine ve tüm sevenlerine sabr-ī cemil ecr-i cezil ihsan eylesin
2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planımızın hazırlanmasında emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.
Planımızın ülkemize, milletimize, sektörlerimize ve insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum.
Eylem planımız “Fark Et”, “İstifade Et”, “Üret” ve “Yönet” olmak üzere 4 temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi.
Eylem planımız doğrultusunda Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı’nı başlatacağız.
81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zekâ okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz.
10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz.
Sağlık, tarım, savunma ve e-ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız.
2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracağız.
Kamu yatırım programlarımızdan yapay zekâ projelerine en az %2 pay ayıracağız.
Yatırımcılarımıza enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ’lerimize ve araştırmacılarımıza hızlı prototip imkânı sunan yapay zekâ büyüme bölgeleri kuracağız.
Veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz.
İstanbul’u yapay zekâ alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız.
Bölgemiz ve dünyamız, belki de İkinci Cihan Harbi sonrasındaki en kritik günlerini yaşıyor.
İktidar ve ittifak olarak hem Türkiye’yi çevremizdeki ateş çukurundan uzakta tutmaya hem de hizmet ve eser siyasetimizi sürdürmeye çalışıyoruz.
Terörsüz Türkiye sürecimizle ise ülkemizin yarım asırlık bir sorununu kalıcı biçimde çözmenin gayretindeyiz.
Terörün karanlık gölgesini önce ülkemizin, sonra bölgemizin üzerinden tamamen kaldırmak istiyoruz.
Bu hedefe giden yolda şimdiye kadar çok önemli mesafe katettik, inşallah tempomuzu biraz daha artıracağız.
Bizim tek bir derdimiz vardır, o da 86 milyonun huzuru ve güvenliğidir.
Bizim tek bir hedefimiz vardır, o da Türkiye Yüzyılı’nın inşasıdır.
Bizim tek bir arzumuz vardır, o da milletimizin hayır duasına mazhar olmaktır.
Sadece Türk-İslam mimarisinin değil, dünya mimarisinin de en estetik eserlerinden biri olan Selimiye Camii’ni aslına uygun şekilde restore ederek hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık.
Dört yıl süren restorasyon sürecimiz, Selimiye’nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu.
Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekân düzenlemelerinden çevre ihyasına kadar her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı.
Yapıya zarar veren eski çimentolu uygulamalar temizlenirken ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldı.
Cümle kapısından müezzin mahfiline, mihrap çinilerinden ahşap doğramalarına kadar tabiri caizse dokunulmadık, restore edilmedik, temizlenmedik, güçlendirilmedik tek bir nokta dahi bırakmadık.
Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık.
Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik.
Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla Selimiye’ye Allah’ın izniyle bir yüz sene daha kazandırdığımıza inanıyoruz.
Siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de Kızılayımız, bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı.
7 Ekim’den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı, aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı.
Vekâletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti.
Ateşkes sonrası başlattığı Neşeli Çocuklar Projesi’yle Gazze’deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri ifa ediyor.
Kızılay Gazze Ofisi, eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor.
Gazze’nin yanı sıra, siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan’da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır.
Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
Avrupa’da İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihî bir sorumluluktur.
Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır.
İran’da, Lübnan’da başlayan; Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır.
İsrail durdurulmalıdır.
Bu, insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir.
Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.
Türkiye, İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır.
Şam ve Beyrut, İstanbul’un iki kardeş şehridir.
Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil; Halep’ten başlar, Şam’dan başlar, Beyrut’tan başlar.
Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız.
#TÜBA tarafından yayımlanan "İtalyan Elçi Raporları (1512-1789)" Okuruyla Bir Araya Geliyor
Yüzyıllar öncesinin gizli diplomasi raporları ve tarihi dönüm noktalarını Doç. Dr. Güner Doğan ve Prof. Dr. Bülent Arı anlatıyor.
📍@ostimteknikuniv
📅 11 Haziran Perşembe
🕒 14.00
Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP’deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor.
Biz asla bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek istemiyoruz.
Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız.