5 ay maaş vermeyen patrona (sermayeye) herhangi bir işlem yapmayan devlet, maaş alacaklarını talep eden işçilere saldırıyor!!!
#8GündürMadenciAç#8GündürMadencilerAç
Katil sermaye düzeninden alacaklıyız!
Emeğimizi ve yaşamlarımızı sömürerek kendini var eden sermaye düzeni, 10 yıldır ödenmeyen tazminatı için direnen Erol Eğrek’i katletti! Eğrek’i döverek canice öldüren #ÇalıkHolding hesap verecek!
Ezilen, yok sayılan, öteki olan her kesimle yanyana olmayı onlarla omuz omuza dövüşmeyi görev bildi.
Biz de seni kurdun kuşun, garip gurebanın gölgesinde beleş oturabilecegi gezi parkı için dövüşürken hatırlayacağız
#SırrıSüreyyaÖnder
Halkların özgürlük mücadelesine, edebiyata, sinemaya ve siyasete derin izler bırakan Sırrı Süreyya Önder’in hayatını kaybettiği haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Sırrı Süreyya, bir devrimci, bir sanatçı, bir direnişçiydi. Hayatının her döneminde ezilenlerin yanında durdu; sömürüye, savaşlara, inkâra karşı cesaretle sözünü söyledi, kalemiyle, kamerasıyla, kürsüsüyle mücadele etti. Gezi Direnişi’nden barış müzakerelerine, sinemadan parlamentoya uzanan yolculuğu; halkların bir arada, eşit ve özgür yaşama düşüne adanmış bir yaşamın ifadesiydi.
SYKP olarak, mücadele arkadaşımızı, dostumuzu, yoldaşımızı sevgiyle ve saygıyla uğurluyoruz. Anısı, mücadelemizde yaşamaya devam edecek.
Başta ailesi, dostları ve sevenleri olmak üzere, tüm halklarımıza başsağlığı diliyoruz.
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP)
Deprem toplanma alanlarını holdinglere peşkeş çektiler,
Gezi parkindan bu yana Parkları açık alanları yok etmeye çalışıyorlar!!
Bunca ekolojik yıkım, doğal tahribatı rant yetmedi şimdi de KANALISTANBUL'u hukuksuzca başlatmaya çalışıyorlar!!
#depremistanbul#depremoldu
Başta İstanbul olmak üzere depremden etkilenen herkese geçmiş olsun.
Beton odaklı kent politikaları ile şirketleşmiş mevcut siyasi iktidar; 6 Şubat Depremi’nden bu yana bilim insanları tarafından ‘’İstanbul Depremi’’ için yapılan bütün uyarıları görmezden gelmeye devam etmektedir.
Aynı iktidar; doğayla uyumlu sağlıklı ve güvenli kentleşme yerine, kentsel dönüşüm adı altındaki rant politikaları ve Kanal İstanbul gibi doğa karşıtı projelerini sürdürmekte ısrarcı davranmaktadır.
Toplumsal yaşamı doğa ile iç içe ve doğa olaylarını gözeterek kurmak , buna uygun konutlar inşa etmek mümkünken; sermaye birikiminin çıkarlarına hizmet eden çürümüş ve yozlaşmış zihniyet önlenebilir her ölümün sorumlusudur!
Bir avuç sermaye sahibi ile mevcut siyasi iktidarın hırsları yüzünden ‘’kolay ölümler ülkesi’’ olmayı kabul etmiyoruz ve ihlal edilen yaşam hakkımızı savunmaya devam edeceğiz!
📢AKP-MHP faşist iktidar bloku ve yandaşlarının sahip olduğu servet; işçiden, emekçiden, halktan çalınanlardır.
❗️2 Nisan’da Satın Alım Yapmıyoruz! Eşitlik, adalet ve özgürlük için herkesi tüketim boykotuna davet ediyoruz.
#2nisantüketimboykotu
Öğrenci İnisiyatifi olarak sosyal medyada sansüre karşı sesimizi yükseltiyoruz! 🚨 Hesaplarımıza erişim engeli getiriliyor. Alternatif hesaplarımızı takip ederek dayanışmayı büyütelim! ✊📢
Instagram: https://t.co/OHgBbhyoTv
Bluesky: https://t.co/XrOHlpuxgJ
X: @oinisiyatif
Turan Emeksizler'den Deniz Gezmişlere devrimci miras #istanbulüniversitesi ile bir kez daha ayakta !
CHP ve İmamoğlu meselesinden
Seçme seçilme hakkının doğrudan siyasi müdahale ile AKP tarafindan gasp edildiği bir operasyondur!
#imamoğlu
Devrimci muhalefeti kriminalize eden, sendika yöneticilerini düzmece iddialarla tutuklayan, seçilmiş belediyelere kayyum atayan ve şimdi de #ekremimamoğlu 'nun diplomasını iptal ederek seçme ve seçilme hakkına açık müdahale eden AKP MHP faşist iktidarı suç işliyor!!!
#Diploma
Ekrem İmamoğlu’nun Diplomasının İptali Siyasi Bir Müdahaledir
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun geçmişte kazanmış olduğu ve ilgili mevzuata uygun olarak verilen diplomasının, Cumhurbaşkanı adaylığını ilan etmesi sonrası siyasi saiklerle iptal edilmesi, Türkiye halklarının seçme ve seçilme hakkına yönelik açık bir saldırıdır. AKP-MHP iktidarının bu hamlesi, halkın sandıkta gösterdiği demokratik iradeyi masa başı oyunlarıyla gasp etme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır. Erdoğan’ın kendi diplomasına ilişkin şüphe ve şaibelere kulaklarını tıkayan iktidar, muhaliflere karşı hukuku siyasi bir silaha dönüştürerek toplumun demokrasiye olan inancını yıkmaya çalışmaktadır.
Hukuk devleti normlarını açıkça çiğneyerek atılan bu adım, bugün İmamoğlu’nu hedef alsa da, aslında tüm halkın seçme ve seçilme hakkına yönelik bir tehdit, faşist iktidarın mutlaklaşması yolunda bir basamaktır. Türkiye halklarının ortak mücadelesi bu hukuksuzluğa izin vermeyecektir. Faşizm yenilecek, halklar kazanacak!
📌18 Şubat tarihinde 10 ilde HDK’ye yönelik operasyonlarda gözaltına alınan yoldaşlarımızın ve dostlarımızın yanında olmak için 21 Şubat Cuma günü saat 14.00'de Çağlayan Adliyesi'nde buluşuyoruz.
📍Çağlayan Adliyesi
🗓️ 21 Şubat Cuma (yarın)
⏰ 14.00
❗️HDK’yi kriminalize etme çabası içinde olan bu operasyonun karşısında durmak, ortak mücadele zemini olan HDK’yi güçlendirmek için sesleniyoruz: Milyonlarız, mahkum olmayız! Hepimiz HDK’liyiz! #HDKBiziz #AdaletİçinÇağlayana
BİZ SİZİN KÖLENİZ DEĞİLİZ!
Patronlar ve hükümet asgari ücreti 22.104 TL buyurdu. Uyduruk sendika Türk-İş bile % 74 talep etmişken patronların hükümeti sadece ve sadece % 30 zam yaptı. Enflasyonun TÜİK’e göre % 47, ENAG’a göre % 87 olduğu yerde yapılan zam kölelik düzeninin sürdürülmesi kararıdır. Çalışanların en az üçte ikisi asgari ücretle çalışıyor. Kayıt dışı olarak onun da altında çalışanları ekleyin. Bir de ölüme terk edilmiş gibi açlıkla mücadele eden milyonlarca emekliyi dâhil edin. Bir avuç sömürgen patrona tüm halkı köle ettiniz. Patronların hükümeti ancak kendi nefsini düşünürken emekçilerin geleceğini, çocuklarının rızkını çalıyor.
Biz sizin köleniz değiliz. Yetti artık! Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı en az 70.000 TL olmuşken, asgari ücretli anne ve baba evine, çocuklarına 44.208 TL götürebiliyor. Sizin kârlarınız, rantınız, talanınız batsın. Patronları da, patronların hükümetini de biz çapulcular, ayaktakımı en yakın zamanda tarihin çöplüğüne göndereceğiz. Bugün; işçiler, işsizler, emekliler olarak geleceğimizi ellerimize alma vaktidir. Bize reva görülen yaşama YETTİ ARTIK!