ÖZGÜR BU NE?
Ortaya çıkan WhatsApp ekran
görüntülerinde Atilla Yıldırım'ın telefonda "Özgür Özel Özel" adıyla kayıtlı olduğu görüldü.
2 Haziran 2020 tarihli
yazışmada Atilla Yıldırım'ın olduğu belirtilen hesaptan bir fotoğrafın ardından "Başkanım iki müh iki koruma ve ben
paketi konurama altına aldık.
Güvenle size teslim edilecek" mesajı gönderildiği; karşı taraftan ise "Eyvallah:))" yanıtı geldiği görüldü.
ÖZGÜR BU DOĞRU MU?
PAKET NE PAKETİ?
KAMU OYU SENDEN AÇIKLAMA BEKLİYOR..:
BM'de Gazze Gerginliği: İsrail Temsilcisi Erdoğan'ın Konuşması Sırasında Salonu Bıraktı
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 81. oturumunda hitaplarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik uygulamalarını sert bir dille eleştirdi. Erdoğan'ın konuşmasının devam ettiği esnada, İsrail'in BM temsilcisinin salondan ayrılması dikkat çeken anlar arasında yer aldı.
Demek ki Akın Gürlek çok kişinin kuyruğuna basmış.
Fon soruşturması derinleştikçe hedefi başka yere çekmeye çalışanlar da çıkıyor böyle.
Milletin parasına, emeğine göz dikenler devletin gücüyle silkelenecek. Akın Gürlek silkelemeye devam etsin, arkasındayız. 🇹🇷
Hedef saptırmak neymiş, kamuoyunu oyalamak neymiş herkes görecek.
Ahmet Şık’ın Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkındaki bu iddialarını bakanlık kaynaklarına sordum…
Cevaba geçmeden önce kendi fikrimi yazayım. Çok çarpıcı, Netflix senaryosu tadında ve zamanlaması manidar iddialar bunlar.
Ne tesadüf ki..
Fon soruşturması genişliyor.
Onlarca gerçek ve tüzel kişinin mal varlığına tedbir konuluyor; para ve mal kaçırma girişimlerinin önüne geçilmeye çalışılıyor.
Dosyadaki sorumluluk zinciri, kişilerin unvanına ya da ekonomik gücüne bakılmaksızın araştırılıyor.
Tam bu sırada Ahmet Şık, Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında “750 bin liralık kira” ve “30 milyon liralık tadilat” iddialarını gündeme getiriyor!
Önce “lüks lojman” dendi. Ardından “onlarca lüks konut” iddiası ortaya atıldı. Şimdi de “750 bin liralık kiralık daire” deniyor.
Peki belge nerede? Kira sözleşmesi, ödemeyi gösteren dekont nerede?
Fon soruşturmasının hangi şirketlere, ekonomik çevrelere ve ilişkilere uzanacağının araştırıldığı bir dönemde Akın Gürlek’in hedef alınması dikkat çekici.
Ahmet Şık’ın yapması gereken elinde sözleşme veya dekont varsa yayımlaması, kamuoyunun görmesini sağlaması değil mi?
Gelelim bakanlık kaynaklarının cevabına:
1-Akın Gürlek, İstanbul’da devletin Sarıyer’de tahsis ettiği lojmanda kaldı. Ankara’da ise aylardır hâkimevinde kalıp gece gündüz çalışıyor.
2- “Söyleniyor” ya da “kaynaklar aktarıyor” diyerek bir insanın şeref ve itibarını hedef alan iddialar dolaşıma sokulamaz. Gazetecilik, böylesine ağır iddiaları belgeyle ortaya koymayı gerektirir.
Son söz:Fon soruşturmasında mal varlıklarına tedbir konulup para kaçırma girişimleri araştırılırken neden tartışmanın odağı soruşturma değil de Akın Gürlek oluyor?
Bu sorunun cevabını kamuoyu verecek.
Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir.
“Ben olmazsam bu hareket olmaz” diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir.
Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına, sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.
Biz bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktık.
Biz bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp helalinden harcayan, eski sistemin dişlileri arasında ezilen o gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için, onların başını daima dik tutmak için kurduk.
AK Parti, 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olmuştur; AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir.
Biz evelallah buna müsaade etmeyeceğiz.
Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek.