Kent lokantaları, anne kart, süt dağıtımı, kilometrelerce metro, kaçak kafelerin yıkılması, çiftçiye fidan dağıtımı, kent ormanları, tarihi eserlerin ihyası, öğrenci yurtları, kreşler, gece toplu ulaşım, her yağmurda sel olayını bitiren altyapı çalışmaları... Görememiş muhterem
Kıymetli yol arkadaşlarım;
Neden bir açıklama yapmıyorsun diye samimi bir şekilde soran kardeşlerim;
Şu dönemde söyleyeceğim herhangi bir sözün hepimizin içini yakan durumlara olumlu bir etkisi/katkısı olmayacağını, parti içi kutuplaşmayı artırmak ve trollerin eline malzeme vermekten başka bir işe yaramayacağını görüyorum. (Partimize bir katkısı olacağını düşünsem beni hiç kimsenin susturamayacağını en başta siz bilirsiniz)
Hal böyleyken yetkili ve sorumlu kişiler haricinde; konuşarak zararımız olmasın, belki susarak faydalı oluruz diyor ve tüm partili kardeşlerimi sağduyuya davet ediyorum…
“Bu utanç dolu kahrolası çağda ne duymak ne görmek evladır;
uyumak en iyisi.
Taş kesilene kadar. “
Michalengelo
zerre umrumda olmayan sıfatlar:
- türkiyeli
- türk
- kürt
- zart zurt cart curt
gerçekten önemli olan ve biz gençleri birleştiren sıfatlar:
- gelecek kaygılı
- umutsuz
- mutsuz
- toplumundan kopuk
- cumhurbaşkanı adayı hapiste
- demokrasisi tehlikede
Nevşin Mengü’yü yeterince aşağılamıyoruz diye düşünürken bu programa denk gelmek… İfşa tadında..İçimin yağları eridi yeminle.
@burasialan’ın 555K programını izleyin arkadaşlar.
İBB Basın Danışmanlığı, İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında ortaya atılan iddialara 7 başlıkta yanıt verdi:
"YALAN: Lüks içinde yaşıyordu, haksız kazançla elde ettiği paralarla satın aldığı milyonluk villada gözaltına alındı.
GERÇEK: Ekrem İmamoğlu, ailesiyle birlikte, mülkiyeti İBB’ye ait olan Sarıyer’deki başkanlık konutunda yaşamaktadır. Daha önce bir vakfa tahsis edilen bu taşınmaz, Ekrem İmamoğlu tarafından İBB’ye kazandırılmış ve kendisinden sonraki başkanların da kullanabilmesi için, başkanlık konutu olarak düzenlenmiştir. Tıpkı 2019 öncesinde, iktidar partisinin belediye başkanlarına tahsis edilen ve içerisinde lüks villaların bulunduğu Florya’daki yerleşkenin, Ekrem İmamoğlu'nun direktifiyle İstanbul Planlama Ajansı’na (İPA) tahsis edilmesi ve İstanbul halkının kullanımına açılması gibi.
YALAN: Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. üzerinden usulsüz ihaleler yapıldı, bazı kişilere özel işler verildi; projeler ya tamamlanmadı ya da yarım bırakıldı.
GERÇEK: Her iki İBB iştirak şirketi de defalarca Sayıştay denetiminden geçmiştir. Müfettişlere tahsis edilen odalar sürekli dolu olmuş, yapılan tüm incelemelerde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiştir. Açık hava reklam mecralarına ilişkin ihaleler, hizmet alımları ve sözleşmeler defalarca denetlenmiştir. Mülkiye ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan ayrı incelemelerde de herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır.
ANCAK; Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kendisinden önceki dönemle ilgili yapılan iç denetimler sonucunda tespit edilen yüzlerce milyar TL’lik usulsüzlük dosyalarına, İçişleri Bakanlığı tarafından el konulmuştur. Bu dosyalar, İBB’ye ait arazilerin düşük bedellerle belli kişilere satılıp, sonrasında yüksek fiyatlarla İBB tarafından tekrar satın alınması, kişilere özel milyon dolarlık burslar, özel araç tahsisleri ve siyasi faaliyetlerde yapılan harcamaları gibi yolsuzluklar içermektedir. Ancak bu dosyaların akıbeti halen bilinmemektedir.
YALAN: Terör örgütüne yardım edildi, örgüt mensupları ve sempatizanları İPA ve BİMTAŞ bünyesinde işe alındı.
GERÇEK: Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB, bu tür suçlamalarla daha önce de karşı karşıya kalmış, tüm yargı süreçlerinden aklanarak çıkmıştır. İBB'de "700 terörist var" iddiası öne sürülmüş, ancak bu kapsamda sadece 41 kişi yargılanmış ve tamamı beraat etmiştir. Dönemin İçişleri Bakanı, bu iddiaları "Siyasi olarak yapmak zorundaydık" diyerek itiraf etmiştir. İBB’de işe alımlar, büyük bir titizlikle yürütülmekte olup, adaylardan yalnızca sabıka kaydı değil, güvenlik soruşturması da talep edilmektedir. Valilik onayı olmadan hiçbir personel işe alınmamaktadır.
YALAN: Belediye encümeninden zorla karar çıkartarak bazı iş insanlarına şantaj yapıldı.
GERÇEK: Encümen kararları, İBB Meclisi’nin denetimine tabidir. Bu konuda bugüne kadar muhalefet partileri tarafından herhangi bir itiraz ya da iddia ortaya atılmamıştır.
YALAN: Medya A.Ş yöneticisi yurtdışına kaçtı.
GERÇEK: Medya A.Ş Yöneticisi E.G, yıllık izin formunu doldurarak, annesiyle birlikte yurt dışına tatile gitmiştir. Operasyon haberinin ardından, dönüş biletini erkene alarak ülkeye dönme kararı almıştır ve ifade vermeye hazırdır.
YALAN: İBB imkânlarıyla kişisel veriler hukuka aykırı şekilde toplandı ve şantaj için kullanıldı.
GERÇEK: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kamu sorumluluğunu en hassas şekilde gözetmiş ve en küçük konuda dahi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında hareket edilmesini istemiş, bu konuda hassas bir yöneticidir. Adli makamların talep ettiği durumlar haricinde, hiçbir veri paylaşılmamıştır.
YALAN: İPA paralel bir yapı kurarak istatistikleri manipüle ediyor.
GERÇEK: İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) düzenli olarak yayınladığı yaşam maliyeti araştırmaları İTO’nun açıkladığı verilerle örtüşmekte olup İstanbul özelinde yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Bilimsel metotlarla hazırlanan çalışmalar, alanında uzman akademisyenlerin yönetiminde gerçekleştirilmektedir."
Jahrein tutuklandığında neden keyiflendik?
1) Emeğine çökülen ve patronun malikesinin karşısında protesto yapan Migros işçilerine "ev basıyorlar" diye iftira atmıştı
Yok 5 bin yıllık devlet aklıymış, yok devlet gelenekleriymiş, bunları geçelim. Kara Para Aklama suçundan 40 yıl ile yargılanan Engin Polat ve Dilan Polat, 1 sene olmadan tahliye oldu. Şimdi bir ömür ultra lüks hayat sürecekler. İşte size AKP Türkiyesi…
Uğur Bey, madem bu el işareti Türklük sembolü siz niye bu işareti hiç yapmadınız? 1960'lardan beri ekranlardasınız, hiç görmedik. Geçen hafta mı Türk oldunuz yoksa?