ÖNCE İNSAN!ANNE!KADIN!FENERBAHCE!YÖRÜK! IHaNeTLeRi GiYMiSSiN YiNe.HeR DeFaSıNDa SöYLuYoRuM Bu KaDaR ŞıK oLMaNa GeReK YoK.HeR HaLiNLe KaHPeSiN! Denizli/İstanbul
Devlet koruması altında Ayhan Şengüler mescitte tecavüz ettiği
kızla evlendirildi, doğan kız çocuğuna da tecavüz etti. Karısı “ Ölürsem kimse intihar ettiğimi düşünmesin “ dedikten sonra kızı ile birlikte ölü bulundu. Suçluyu kayıran ve koruyan da suçludur .Bir tek savcı yokmu ?
@dileketesgk Sadece gözlük olayında değil diyabetli hastaların şeker ölçüm çubugunda da katkı payı 50 tl, ölçüm çubukları ise en ucuzu 250- 300 civarında. Günde 6 kez ölçüm yapılması gerekiyor ayda 3-4 kutu demek.. Emekli ölsüün diyorlar
Göz göre göre çifte standart! 🚨
✍️SGK, 20 yıldır gözlük camı ve çerçeve yardımı tutarlarını güncellemedi.
✍️İşçiye, emekliye: Cam için 40 TL, çerçeve için 100 TL (Toplam 140 TL)!
✍️Milletvekiline: Cam için 1.699 TL, çerçeve için 2.974 TL (Toplam 4.673 TL)!
✍️Emekli ve işçi, bu komik rakamlar yüzünden en temel sağlık ihtiyacını bile kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor.
✍️Yıllardır güncellenmeyen bu tarifeler, halkın cebine doğrudan bir yüktür.
Bu adaletsizliğe son verilmeli, SGK ödemeleri güncel ekonomik gerçeklere uygun hale getirilmelidir!
@ardaaa190 Bu ahlar bu ülkeyi yakacak ki zaten yanıyor da fakat kimse farkında değil maalesef.. Ülke her anlamda büyük bir cehennemin içinde kavruluyor ve hala mış gibi yapmaya devam ediyoruz
Henüz 5 günlük askerken 15 Temmuz'da sokağa çıkarılan er Ahmet Özdemir, sivil halka ateş etmeyi reddedip polise sığındı.
Buna rağmen 15 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası aldı. Annesi, o günden beri dokunulmayan askeri bavulu gözyaşlarıyla açıyor...💔
15Temmuz
#GegenDasVergessen
Tayyip Erdoğan 23 yıldır yönetimde; 72 yaşında...
Devlet Bahçeli 29 yıldır partisinin başında; 78 yaşında...
Kemal Kılıçdaroğlu 13 yıl oturdu, kurultay zor indirdi, mayısta mahkeme geri oturttu; 77 yaşında...
Ve 3'ünün de derdi tekrar aday olmak!
Geleceğe umutla bakıyorum!
📍Ahbap Derneği’ni konuşmaktan CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın ifşa ettiği bu mevzu fazla gündem olmadı. Açıklaması çok kritik:
“— Türkiye'nin İran'a ödemek zorunda kalacağı 1,5 milyar dolarlık usulsüz petrol taşıma cezasının 673 milyon dolarlık kısmı Türkiye tarafından İsrail, GKRY ve Yunanistan'a satılan ucuz petrolden kaynaklanıyor.
— Yani AKP, Akdeniz’de ittifak kuran Rum Yönetimi, İsrail ve Yunanistan’a ucuz petrol sattığı için bu parayı hepimiz ödeyeceğiz!”
Deniz Yavuzyılmaz’ın söylemlerine verecek cevabınız var mı?
Koyun öyle bir hayvan ki uygun meralarda ilave hiç bir ek gıdaya ihtiyaç duymadan sadece otlatarak büyüyor. Çok sert soğuklarda dış ortamlarda bile varlığını devam ettiriyor. Gelelim asıl dikkat çekmek istediğim noktaya. Karadeniz bölgesi yaz kış koyunlar için uygun meralara sahip.
Eğer bilinçli bir hayvancılık planlaması yapılsa karadenizde ki koyunculuk kapasitesiyle bırakın Türkiye’yi tüm Avrupa’nın ihtiyacı karşılanabilir. Peki biz ne yapıyoruz? Belki de Dünyanın hayvancılığa en müsait ülkesinde Maliyeti sıfır olan bir ��rünü dünyanın en pahalı fiyatıyla satıyoruz.
Süleyman Soylu döneminde,“yanlışlıkla” Tacikistan’a gönderilen Uygur Türkü Zinnetgül Tursun’u hatırladınız mı?
Peki akibetini biliyor musunuz?
Zinnetgül Tacikistan’a gönderilince hemen Çin’e iade edişmiş, toplama kampına atılmıştı. Daha sonra gencecik yaşında şehit olmuştu.
Ruhu şad mekanı cennet olsun…
Haluk Levent’i eleştirelim ama konu Deniz Feneri Derneği olunca susalım
Ne güzel kafa.
CHP’li Belediyelerde yolsuzluk var diye operasyon yapalım konu AKP’li belediyeler olunca “metal yorgunluğu” diyelim ve susalım.
Bunun adını adalet koyalım.
Ne güzel ya….
Ahmet Telli 2018'de 71 yaşında Hacettepe Edebiyat Fakültesi’nde, ‘Cumhuriyet Döneminde Edebiyat’ konulu söyleşinin konuğu olmuş, bir grup ülkücü "Hacettepe sana mezar olacak" diyerek etkinliği basmıştı.
Bunun üzerine okuldan tek başına çıkan Ahmet Telli, "Gençleri tehlikeye atmamak için salondan tek başıma çıktım. Kapıda bekleyen 30-35 kişilik güruhun arasından geçtim. Arkamdan slogan atmaya tehdit etmeye başladılar. ‘Hacettepe sana mezar olacak’ diyerek bağırdılar. Taksiye gidene kadar sloganları devam etti" demişti.
Öyle cesur, öyle naif bir şairi kaybettik. Anısı, şiiri, kavgası önünde bir kez daha saygıyla. #AhmetTelli
Bir Turkcell kullanıcısının paylaşımı
Turkcell Faciası
Ön not:
Bu ülkeyi yönetenlerin de yönetilenlerin de gerçekten adil bir yargılama sistemi istediklerine artık inanmıyorum.
Mayıs ayında eşim Mine Hanım'a yeni bir telefon almak için Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisine birlikte gittik.
Eşimin kullandığı Samsung A71'in üst modeli olarak Samsung A07'yi önerdiler. Biz de güvenip fiyatını sorduk.
"Peşin 15.000 TL, 12 ay taksitle 18.000 TL." dediler.
Biz de taksitle almaya karar verdik.
Eski telefondaki bilgileri yeni telefona aktarmaya başladılar ve "2-3 saat sonra gelirsiniz." dediler. Akşam saat 19.00 civarında ben gidip telefonu teslim aldım.
Daha sonra telefonun piyasa fiyatının yaklaşık 9-10 bin TL olduğunu öğrendim.
Üç gün sonra tekrar bayiye gidip, "Peşin alırsam fiyat ne olur?" diye sordum.
"12.650 TL." dediler.
Birkaç gün sonra yeniden gittim. Bu kez "12.900 TL oldu." dediler.
"Olur." dedim.
Gerekli işlemler yapıldı ve ödemeyi gerçekleştirdim. Bana üzerinde "Mali değeri yoktur, irsaliye yerine geçmez." ibaresi bulunan 12.991,70 TL tutarında bir fiş verdiler. Ben de memnun bir şekilde ayrıldım.
Eşimin kullandığı telefon paketinin aylık ücreti 327 TL idi.
Bu ay fatura 746 TL gelince, telefonu aldığımız Setbaşı'ndaki bayiye tekrar gittik.
Bize telefonu satan Halil Köse'nin başka bir şubeye geçtiğini öğrendik.
Kendisini "Ben Kemal." diye tanıtan görevli,
"Size bir de şarj cihazı satılmış. Onun için de 12 ay boyunca ayl��k 280 TL, toplam 3.360 TL ödemeniz gerekiyor." dedi.
Biz böyle bir ürün almadığımızı söyleyince kamera kayıtlarını izledi.
Kayıtları izledikten sonra bize dönerek:
"Haklısınız, şarj cihazı bizde kalmış." dedi ve cihazı bana uzattı.
Ben de:
"Ben bunu almak istemiyorum." dedim.
Bunun üzerine:
"Parasını zaten alacağız, şarj cihazınızı da alın." cevabını verdi.
Ben de şu soruyu sordum:
"Eğer ilk yaptığım sözleşmeye göre her ay 1.500 TL ödeyip toplam 18.000 TL ödeseydim, bu şarj cihazı için ayrıca ücret isteyecek miydiniz?"
"Hayır." dedi.
"Toplam 18.000 TL'nin içindeydi."
Bunun üzerine şunu söyledim:
"O hâlde benim peşin ödediğim 12.991 TL'yi sadece hesap kapatmak için mi aldınız? Bu nasıl bir satış anlayışı, bu nasıl bir aldatmaca?
Farz edelim ki bugün buraya hiç gelmeseydim. Şu an bana uzattığınız şarj cihazını hiç teslim almamış olacaktım. Buna rağmen kullanmadığım, teslim almadığım bir ürün için 3.360 TL ödeme yapacaktım.
Sizde hiç vicdan yok mu?"
Görevlinin cevabı ise kısa oldu:
"İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz."
Bayiden ayrıldıktan sonra Turkcell müşteri hizmetlerini aradım.
Konu hakkında özür dilediler ve bayiden savunma istediklerini söylediler.
Ancak daha sonra bana, bayinin savunmasını esas aldıklarını ifade ettiler.
Ardından Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Bürosu'na gittim.
Görevli:
"Siz telefonu peşin ödeyerek almışsınız. Biz ancak şu şarj cihazıyla ilgili işlem yapabiliriz. Bunun için bayiden finansman sözleşmesini, taksitli satış sözleşmesini ve faturayı getirmeniz gerekiyor." dedi.
Bayiye gidip bu belgeleri istedim.
Vermediler.
Aslında bunu önceden tahmin ettiğim için hakem heyetindeki görevliye,
"Ya vermezlerse?"
diye sormuştum.
Aldığım cevap ise şu olmuştu:
"Bizim yapabileceğimiz bir şey yok."
Sonuç olarak anladım ki, vatandaş dolandırıldığını düşünse bile çoğu zaman hakkını arayacak etkili bir mekanizma bulamıyor.
İşin ilginç yanı, Tüketici Hakem Heyeti'ndeki iki görevli bana,
"Amca, başka gidecek yer mi bulamadın? Turkcell bayisine girilir mi?"
diyerek sitem etti.
Ben de gülümseyerek,
"Özür dilerim, bir daha olmayacak."
dedim.
İşin doğrusu, artık mahkemeye ya da hakem heyetine gitmeyi düşünmüyorum.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım da bir hukuki süreç başlatmak değil.
Tek amacım; haksız kazancı normal gören, müşteriyi mağdur eden Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisini ve bu süreçte bayisinin savunmasını esas alan Turkcell'in yaklaşımını eşe dosta duyurmak ve insanları benzer durumlara karşı uyarmaktır.
Hepsi bu.
Arif Kılıç
KHK hukuksuluğu olmasa bu kız şimdi üniversite okuyor olacatı.
Şimdi belinden ameliyatlı şekilde hücrede tutuluyor!!
Bu hukuksuzluktur!
Bu zulümdür!!
#KHKZulmüneSon
soldaki kadın, osmanlı torunu. paris'te doğdu. sorbonne'da eğitim aldı. kitapları 17 dile çevrildi. dublin'de yaşıyor.
sağdaki adam, ben osmanlı torunuyum diyor. asgari ücretle ev geçindiriyor. et yemek için kurban bayramını bekliyor. at sırtında dünyayı fethedeceğine inanıyor.
Bakın bu saçlar karakolun hemen üstündeki dairenin polis lojmanının tavanına yapıştı kuzumun güzel saçları kana bulandı bunu kimin yaptıgı belli faili meçhul değil faili belli geziyor olmaz olamaz kabul etmiyorum
Ben busacları tekrar sevemiyecm biliyorum Ama bunu yapanda karadelikte çürümesi gerekli degilmi
Benim Türkiye'm de bana kızımın Adalet'ini verin
Bittim bıktım artık dayanacak gücüm yok #YeşiminDosyasıAçılsın
@abakingurlek@AbTeftis@adalet_destek@bakanl_adalet@tcailesosyal@TC_icisleri
Beni görmeniz lazım CİNAYET İŞLENDİ SİZDEN İMDAT DİLERİM