FIRSAT bu FIRSAT!
İspanya büyük orman yangınlarından sonra heryere zeytin ağacı dikmiş olarak bugün dünyanın en büyük zeytin ve zeytinyağı üreticisi.
Fırsat bu fırsat bizde başta Bursa olmak üzere yanan ormanlara çam değil ZEYTİN AĞACI dikelim.
“Kaşgar’da Cuma namazı kılacak cami bulamadım…”
Türk YouTuber Ali Nar, Doğu Türkistan gezisinde kadim Türk şehri Kaşgar’da Cuma namazı kılmak istedi, ancak gidebildiği camilerin ya mühürlü ya da tamamen yıkılmış olduğunu gördü.
İşte Çin’in gizlemeye çalıştığı hakikat bu!
TÜRKİYE İŞGAL EDİLDİ DE HABERİMİZ Mİ YOK?
Yeditepe Üniversitesi mezuniyet töreninde ülke tarihinin en büyük hırsızlık / yolsuzluk davasından yargılanan Ekrem İmamoğlu’na destek pankartları açılıyor ve alkışlarla karşılanıyor!
Ama öte yandan daha ürpertici bir hadise yaşanıyor!
Aslında Hukuk Fakültesi’ndeki herkes tarafından rehber edinilmesi gereken “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” âyeti rektörlük ve @YeditepeUni yönetimi, hocaları ve öğrencileri tarafından türlü tuhaf yöntemlerle engellenmeye çalışılıyor! Sonra da “işte yeditepe ruhu bu!” diye bağırılıyor!
Siz kimin çocuklarısınız?
Bu üniversite neye ve kime hizmet ediyor?
İslâm’ın bin yıl bayraktarlığını yapmış Müslüman bir ülkenin üniversitesi Kur’ân ayetinden rahatsız oluyorsa, o ülke zihnen işgal edilmiş demektir.
Müslüman bir ülkede Kur’an âyetini engellemeye, yuhalatmaya kalkışan bir üniversite ruhsuzdur. Bu ülkenin üniversitesi değildir. Epistemik köleye dönüşmüştür.
Her zaman söylediğim gibi: Bu ülke fiilen işgal edilmedi, zihnen işgal altında!
Burası Müslüman bir ülke!
Dünyanın en iyi üniversitelerinden Harvard Üniversitesi’nde herkes Kur’ân okuyan öğrencileri saygıyla dinlerken, ayakta alkışlarken, bizim metamorfoz yemiş, celladına aşık tasmalı çekirgelere dönüşmüş emperyalizmin uşaklığını yapan bazı tiplerimiz ve üniversitelerimiz âyet mealini pankart olarak taşımayı bile yasaklamaya, engellemeye ve yuhalamaya kalkışıyor!
Yazıklar olsun!
Rezalet bu!
#yeditepeüniversitesi yönetimi, açıklama yapmalı ve özür dilemeli!
YÖK sen ne işe yararsın?
Kur’ân ayetini yuhalatan üniversitelere sessiz kalacak mısın?
Burası işgal edildi de haberimiz mi yok?
@RTErdogan@YuksekogretimK
#EmrolunduğunGibiDosdoğruOl
Beş şeyle dalga geçilmez; bunlar insan onurunun sınırlarıdır:
İnsanların inançlarıyla,
İnsanların bedenleriyle,
İnsanların engelleri ve hastalıklarıyla,
İnsanların yoksulluğu ve çaresizliğiyle,
İnsanların acıları ve kayıplarıyla.
İnsanı küçülten mizah, vicdanın eksikliğini gösterir.
Ahmet Hakan:
Bir mizahçı, Atatürk’e dokunduğunda gözaltına alınmıştı.
Emrah Safa, “Ne var bunda? Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Bir mizahçı, Alevilere dokunduğunda büyük tepki almıştı.
Emrah Safa, “Tepki çok yanlış. Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Ne zaman ki sıra Kuran’a / Allah’a / Peygamber’e / dine / diyanetegeldi.
Emrah Safa, tereddütsüz raconu kesiverdi:
“Mizahçının görevi dokunulmazlara dokunmaktır, söylenmeyeni söylemektir.”
Size bir şey söyleyeyim mi:
Sınırsız mizah özgürlüğü, bizim toplumumuzda kocaman bir masaldır.
Deniz Göktaş’ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM’liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı.
Ne yani?
Bizde sadece din / iman / Kuran / Allah mı dokunulmaz?
Atatürk de dokunulmaz. Alevilik de dokunulmaz. Etnik kimlikler de dokunulmaz.
Bizdeki esas sorun şurada: Başkasının dokunulmazına dokunulduğunda sınırsız mizah nutukları atıyoruz. Kendi dokunulmazımıza dokunulduğunda böyle mizah olmaz tavrı koyuyoruz.
Sonuç olarak bizim toplumumuzda “sınırsız mizah özgürlüğü” masaldır ama “sınırsız ikiyüzlülük” buz gibi gerçektir.
Komedi adı altında Mustafa Kemal Atatürk'ün şahs-ı manevisi rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenlerle;
Komedi adı altında Alevi vatandaşlarımız rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenler;
Komedi adı altında İslamın kutsallarına hakaret edildiğinde, bir bakıyorsunuz ne var bunda ifade hürriyeti deyip, utanmadan üzerine iktidarı suçluyorlar.
Hadi oradan ikiyüzlüler!
Vücudunun 4'te 1'i başıboş kopeklerce diri diri yenen #TunahanYılmaz'ın babası
@HalilYl44096240 abi komisyonda feryad ederken, üstüne yürüyüp hakaretler yağdıran Nimet Özdemir'in @Akparti'ye katılmasına sevinmemizi mi bekliyorsunuz öyle mi?
Hemde insanlığımızdan hiç utanmadan😡
📌 MESLEKSİZLİK❗️
Diplomalı mesleksizler!
Nabız turu atarken en çok karşımıza çıkan dert!
Çocuklar zamanında kabiliyetlerine göre yönlendirilse...
Mühendisliğe eğilimi olan oraya, ara elemanlığa eğilimi olan da buraya sevk edilse...
Mecburi eğitim eskiden olduğu gibi 5 yıla indirilse…
Meslek eğitimi cazip hale getirilse, şimdiki gibi “ağırlıklı olarak haylazların toplandığı” bir yer olmaktan çıkartılsa…
Zamanında yönlendirilen gençlerin kollarına birer altın bilezik takılsa...
Üniversite öğrencisi sayısı bakımından Avrupa’nın açık ara birinci sıradaki ülkesi olmasak…
Usta, kalfa sıkıntısı çekmesek.
Hayata çok geç olmadan atılan gençlerimiz, zamanında yuva kurabilseler…
Nüfus artış hızımız dibe çakılmasa...
Cumhurbaşkanımız, “Bu büyük bir tehdittir, varoluşsal tehdittir!” demek mecburiyetinde kalmasa…
Aile Bakanımız, “Bu gidişle 25 sene sonra yeterince askere alacak genç bulamayacağız!” diyerek dert yanmaktan kurtulsa…
Milyonlarca mesleksiz lise ve üniversite mezunumuz olmasa…
Bunların kahir ekseriyeti “devlete kapak atmaya” çalışmasa…
Olmaz mı?
Olmuyor demek!..
İktidar rahat, muhalefet iyice rahat!
Bir biz rahatsız!
💡Şubat 2025’te Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, BYD için;
➖“Şu anda yatırıma başladı, hızla ilerliyor. Herhangi bir aksaklık yok” demişti.
🇨🇳Çinliler on binlerce araç getirdi Türkiye’ye, kendilerine 25 milyar TL’den fazla vergi avantajı sağlandı.
🚗Meğer bu arada adamlar fabrikalarını Macaristan’a kuruyormuş.
☀️Meclis’te Çinlilere bu imtiyazlar verilirken uyardık, "yapmayın" dedik, "yerli sanayinin desteklenmesi" gerektiğini ifade ettik.
👉Dinletemedik!
🤔Kim bilir kimin nasıl bir hesabı, ne tür bağlantıları vardı!
🇹🇷Olan Türkiye’ye, yerli sanayiye oldu.
👉Peki kim hesap verecek?
Kandırıldık
Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlarda bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır.
Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez.
Bu tür sözlerin bir "fıkra" veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
🔴YAZIKLAR OLSUN..
İzmir’de Bir hastane açılışında sağlık ve hekimlik konuşulması gerekirken, Kürt kadınlarını daha doğrusu,
Dili dini ırkı ne olursa olsun bir kadını aşağılayan ve bedeni üzerinden iğrenç espriler yapan
Tutum kabul edilemez.
KONU KÜRT KADINI !!!
Koç anlatıyor.
“Doktor Kürt kadının derdini dinlemiş. “Hanımefendi perdenin arkasına giyinin, soyunun” deyince, kadın demiş ki "Doktor Bey, ilk sen soyun”.
Koç’un fıkrasından sonra eski başbakanımız protokoldeki jakoben “beyaz zihniyetlilerle” kahkahalar atıyorlar.
Acaba fıkrayı anladılar mı? yoksa Koç söylediyse zaten doğrudur diye mi güldüler, Çözemedim
Demek ki, para her şeyi
Satın alamıyor.
Bu iğrençlikten dolayı Sayn Binali Yıldırım ve Rahmi Koç Kürtlerden derhal özür dilemeli.
Aksi taktirde milyonlarca Kürt bunlara dava açar ben sıkı takipçisi olacam.
#RahmiKoçÖzürDile
Sokaklara bırakılan gıda atıkları ve hayvan yemleri, yaban domuzu sürülerinin beslenme için yerleşim alanlarına yönelmesine neden oluyor.
📍İzmir, Gaziemir