Asıl gözden kaçmaması gereken bir diğer detay da beyazlı öğretmenin kendini değil öğrencilerin güvenliğini düşündüğü için vurulması ! Hocamız umarım iyidir. Sana ihtiyacımız var. Sabah akşam öğretmene laf atanlar iyi baksın bu öğretmenimize !
Ya dişini fırçalamayan , leş gibi ter kokan, kişisel bakımdan bir haber , göbeği önden giden damacana kılıklı herifler "Avrupalı kadın" övüyor.
Üstelik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde böyle gezen kadınlar için "orospu" deme cürretini gösterecek kadar da aşağılıklar.
Bir yayıncı korkmuş gibi davranarak canlı yayında çete üyesi kekoların, çocukları ve genç kızları nasıl korkutup int*hara sürüklediğini net şekilde gösterdi.
"Savcının da telefonuna erişiyoruz."
GAZİ ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ TEHDİT, ŞİDDET VE GÜVENLİK ZAFİYETİNİN HESABINI KİM VERECEK?
Gazi Üniversitesi’nde öğrenciler; kimliği belirsiz, kendilerini “teşkilat” olarak tanımlayan gruplar tarafından sistematik şekilde tehdit edilmekte, darp edilmekte, hatta ölümle korkutulmaktadır.
Kadın öğrenciler erkek gruplar tarafından kız tuvaletlerinde taciz edilmekte, “Teşkilat ensende” gibi tehdit içerikli yazılar üniversite tuvaletlerine yazılmakta, öğrencilerin telefon numaraları toplanmakta, konumları istenmekte ve Whatsapp gruplarından tehdit mesajları gönderilmektedir.
Bu olaylar, yalnızca birer “okul içi mesele” değil, ceza hukuku anlamında açık suçtur:
•Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca tehdit,
•TCK 109. madde kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma,
•TCK 125. madde uyarınca hakaret,
•TCK 94. madde kapsamında kötü muamele,
•TCK 115. maddeyle fikir ve ifade özgürlüğüne engel,
•Ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları açıkça işlenmektedir!
Üniversite Rektörlüğü, Dekanlık ve Güvenlik Amirliği yaşanan şiddet olaylarına göz yummakta, okula girişlerde kimlik kontrolü dahi yapılmamakta, kamu güvenliğinden sorumlu emniyet güçleri bu duruma seyirci kalmaktadır.
Ankara Valiliği’ni, İçişleri Bakanlığı’nı ve Gazi Üniversitesi yönetimini buradan uyarıyoruz:
Eğer bir öğrenciye daha zarar gelirse, yaşanacak her türlü olumsuzluğun sorumluluğu; görevini yapmayan rektör, dekan, güvenlik amiri ve valiliktedir.
Anayasa’nın 42. maddesi uyarınca eğitim hakkı kutsaldır. Anayasa’nın 25-26. maddeleri uyarınca düşünce ve ifade özgürlüğü güvence altındadır.
Farklı görüşler bu toplumun zenginliğidir. Üniversiteler tartışma ve düşüncenin özgürce yaşandığı kurumlardır. Bu kurumları tehdit edenler değil, bu tehditlere göz yuman kamu görevlileri suçludur!
Bu çağrımızı bir uyarı olarak kabul edin! Soruşturma açılmazsa, sorumlular yargı önünde hesap verecektir.