Rezaletin arkasında dursa, “Öyle inandığım için yaptım, pişman değilim” dese, “Marşımız ve bayrağımız için ölürüm” edebiyatına sığınmasa, bundan daha delikanlıca bir iş yapmış olurdu… Bu saatten sonra ne yaparsa yapsın şehrin hafızasına kapkara yazıyla işlenmiştir… Protokoldeki yerini belki garantilemiştir ama şehrin gönlündeki yeri artık sıfırdır…
Bu da burda dursun. Ama bilin ki yok hükmündesiniz. Trabzon, zamanı geldiğinde bunu size hatırlatır. Ey Rektör! Trabzon'a yakışmıyorsun, onurunla istifa et.
Trendyol Süper Lig’e yükselme başarısı gösteren Erzurumspor’u ve Amedspor’u tebrik ediyoruz.
Fair-play ruhu içinde, dostluk, kardeşlik ve milli birlik ile beraberlik duygularının ön planda olduğu bir #SüperLig sezonunda her iki kulübe de başarılar diliyoruz. 🇹🇷
@samiltayyar27 Sizin derdiniz ne? Bugün iş bırakma eylemi yok. Ortada bir boykot da yok. Öğretmenle polisi kıyaslayıp öğretmeni kolluk kuvveti görmekteki cehaletiniz burada da nüksetmiş. Yazık!
Sendikaların iş bırakma eylemi “farkındalık” oluşturma amacı taşımaktadır.
“Polis karakoluna saldırı olduğunda bir gün sonra polisin göreve gitmemesi” teşbihi, abes bir mukayesedir!
Öğretmen kolluk görevlisi midir?
Meslektaşlarımız, öğretmenlerin ve öğrencilerin katledilmesine kadar varan şiddet hadiselerine dikkat çekmek istiyor.
Bunu göremiyor musunuz?
Dönün bir bakın, sadece son 10 yılda kaç tane öğretmenimiz görevi başında katledildi!
Hiç merak etmeyin!
Okullarımızın, öğrencilerimizin, eğitimimizin selameti konusunda ikaz edilmesi gerekmeyen tek meslek grubu öğretmenlerimizdir.
Okullarda yaşanan şiddet hadiselerini önlemeye yönelik yasal ve güvenlik tedbirleri İllaki alınmalıdır, alınacaktır.
Ancak öğretmeni itibarlı kılmadan, eğitim sürecinde öğretmenin etkisini artırmadan alınacak hiçbir tedbir beklenen sonucu sağlamayacaktır.
Fakat öğretmenlerimizin haklı feryatlarını dile getirmek için ortaya koyduğu eylem ve etkinlikleri, işte böylesi abes mukayeselerle rencide eder ve öğretmeni toplum nezdinde mahkum etmeye çalışırsanız ÖĞRETMENİN SAYGINLIĞINA bir darbe de siz vurmuş olursunuz!
Yapmayın!
Öğretmene kıymayın!
Çocuklarımıza kıymayın!
Öğretmene vereceğiniz değer, aslında çocuklarımıza verdiğiniz kıymettir!
@samiltayyar27 Anayasal hakkını kullanarak eylem gerçeklestiren eğitimcilere bu dili nasıl kullanırsınız? Milletle eğitimcileri karşı karşıya getirmek senin haddine mi? Hadi oradan...
MİLLİ YAS!
Çok acılıyız!
Çok üzüntülüyüz!
Çok öfkeliyiz!
İki günde dört can kaybımız otuzun üzerinde yaralımız var.
Başımız sağolsun. Yaralılarımıza şifalar niyaz ediyoruz.
Eğitim yuvası okullarımızda, körpecik yavrularımız felaketi yaşadılar.
Radikal ve yeterli tedbirlerin alınması için daha ne yaşamamız gerekiyor?
Sendika olarak İŞ BIRAKMA kararımızı hafta sonuna kadar uzatıyoruz.
SİLKİNİN ARTIK!
Kamu idaresi, medya yöneticileri, aileler.., tüm toplum; hepimiz sorumluyuz!
Bu büyük acı, aklımızı başımıza getirsin artık; MEB bu hafta ülke genelinde okullarımızı kapatarak YAS ilan etmelidir.
SESSİZ KALMAYACAĞIZ!
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda öğretmen ve öğrencilerimizin de olduğu 16 vatandaşımız yaralandı.
Şiddetle lanetliyoruz!
Yarın tüm yurt genelinde şubelerimiz kitlesel basın açıklamalarıyla elim olayı telin edecek ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı alınacak ve uygulanacak tedbirleri bir kez daha gündeme getirecektir.
Etkinliğimize katılımın yüksek gerçekleşmesi ve meslektaşlarımızın güçlü bir duruş ortaya koyabilmesi amacıyla,15 Nisan Çarşamba günü tüm işyerlerimizde 1 GÜNLÜK İŞ BIRAKMA kararı alıyoruz.
“Ben bir Türk memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Benim sevgili kardeşlerim, asil Türk milletine çocuklarımı emanet ediyorum. Bu kahraman millet, elbette onlara bakacaktır. Vatan uğruna cephede ölen bir insan gibi şehit gidiyorum. Allah vatana, millete zeval vermesin. Fertler ölür, millet yaşar!"
BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI KEMAL BEY’i rahmet ve dualarla anıyoruz.
@sarseven Evet doğru diyorsun üstadım. Yedikleri kul haklarıyla kamuda paralel yapılanmalarıyla buralara geldiler. Gücü ele geçirince kınadıklarına benzeyerek bugünlere geldiler.
Ankara 4. İş Mahkemesi’nin Öğrenci Gelişim Raporlarının doldurulmasına yönelik alınan eylem kararını, GARABET bir hükümle İPTAL etmesi hukuksuz olmasının yanı sıra; sendika kanununa, Anayasal haklara ve İLO kararları başta olmak üzere evrensel kaidelere açıkça aykırıdır!
YARGININ GÖREVİ, SENDİKAL HAKLARI GÜVENCE ALTINA ALMAKTIR?
MAHKEMELER, KAMU İŞVERENİNİN “KOLAYLAŞTIRICISI” DEĞİLDİR!
Türk Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulu tarafından Öğrenci Gelişim Raporlarının Doldurulmaması" konusunda 08.01.2026 tarihinde eylem kararı alınmıştır. Alınan eylem kararının iptali talebi ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ankara 4. İş Mahkemesi nezdinde dava açılmıştır. Yapılan yargılamada mahkeme makamınca ilk duruşmada sendikamız ile beraber 4 sendikanın aldığı eylem kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Kamu görevlilerinin sendika kurmasının yasalaştığı günden bugüne kadar herhangi bir eylem kararının mahkeme tarafından iptalinin istenildiğine hiç rastlanılmamıştır. MilliEğitim Bakanlığı, sendikal faaliyetlerin korunması ve engellenmemesi adına yapılan tüm düzenlemelerin aksine mahkemeden bu faaliyetlerin engellenmesi için karar verilmesini talep etmiş ve maalesef mahkeme tarafından bu yönde karar verilmiştir.
Kamu çalışanlarının sendika kurma, örgütlenme ve hak arama özgürlüğü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 51 ile güvence altındadır. Bu güvence yalnızca kağıt üzerinde bir hak değildir; bizzat korunması gereken, dokunulmaz bir özgürlük alanıdır.
Türk Ceza Kanunun 118. Maddesinde sendikal hakların kullanılmasının engellenmesini suç olarak tanımlar. Üstelik bu suç, sadece fiziki müdahalelerle değil; hukuka aykırı her türlü yöntemle ortaya çıkabilir.
Yargıtay içtihatları da bu konuda son derece nettir: Sendikal faaliyetin engellenmesi bir “tehlike suçu”dur. Yani zararın gerçekleşmesi dahi beklenmez; hak kullanımının engellenmesi ihtimali dahi suçun oluşması için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi kararları defalarca şunu vurgulamıştır: Sendikal haklar demokratik toplumun temelidir. Bu haklara yönelik müdahaleler karşısında devletin koruma yükümlülüğü vardır. Bugün ise görünen tablo, bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini göstermektedir.
Anayasal bir hakkın kullanımının "iptal" kararıyla fiilen imkansız hale getirilmesi, TCK 118 kapsamında düzenlenen "sendikal hakların engellenmesi" suçunun yargı eliyle işlenmesi anlamına gelmektedir.
Ankara 4. İş Mahkemesi’nin bu kararı açıkça sendikal eylemlerin kısıtlanması ve Milli Eğitim Bakanlığının bundan sonraki süreçte sendikaların karar alma ve eylem yapma özgürlüğüne açıkça müdahale etme yolunu açmıştır. MilliEğitim Bakanlığı Danıştay kararları doğrultusunda sendikaüyelerini cezalandıramadığı için sendikamızı hedef alarak eylem kararını iptal ettirmiştir.
Türk Eğitim-Sen olarak bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaktır. Tüm hukuki yollara başvuruda bulunacak ve yanlış hesap bağdat’tan dönecektir.
Üyelerimizin gönlü ferah olsun, Türk Eğitim-Sen yıllardır, verilen mücadeleler ile alınan birçok sendikal hakkın bir mahkeme kararı ile elimizden alınmasına asla müsaade etmeyecektir. .