Günümüz gençliğini kim, nasıl bir yalana inandırdıysa; kendilerinden yaşça büyük herkesi "eski kafalı" veya "cahil" sanıyorlar. Bir büyüğü akıllı telefonu kendisi kadar hızlı kullanamayınca onu yetersiz, sosyal medyanın viral diline hakim olmayınca geri kafalı, yeni nesil birkaç şarkıcıyı tanımayınca da dünyadan haberi yokmuş gibi görüyorlar.
Halbuki bir maymuna bile akıllı telefon verseniz zamanla ekran kaydırmayı öğrenir; bir papağana belirli sloganları dinletirseniz ezberler; bir eşeği aynı yoldan birkaç kez götürürseniz o yolu beller.
Her insan, içine doğduğu çağın şartlarına ve alışkanlıklarına göre büyür; bu durum ne bir ilericilik ne de bir gericilik göstergesidir. Bilişim çağının ortasına doğan bir gencin teknolojiye hakim olması, sanki o teknolojiyi kendisi icat etmişçesine bir kibre kapılmasına neden oluyor. Oysa bu yanılgıya düşen birinden daha cahil, daha çok hata yapan ve kendi geleceğini daha çok heba eden birini bulmak zordur.
Günümüzde asgari saygı ve nezaketin can çekiştiğini söylemek yanlış olmaz. Özellikle hiyerarşik ilişkilerde saygı, bağlılık ve nezaket olmazsa olmaz tutumlardır. Bizler; büyüklerimize, hocalarımıza ve ebeveynlerimize olan saygımızı aslında bir "emanet" gibi veririz; zamanı gelip onların konumuna ulaştığımızda ise bu saygıyı sonraki nesillerden "iade" alırız. Bu dengeyi bozduğumuzda, gençken saygısızlığı ve üslupsuzluğu kendimize hak gördüğümüzde, aslında kendi geleceğimizden çalmış oluruz. İlerleyen yaşlarımızda ne kadar arasak da ne bir hürmet ne de bir itaat bulabiliriz.
Sözün özü şudur: Edep ve ahlaktan yoksun birinin teknik bilgi öğrenmesi onu nitelikli biri yapmaz. Aksine; öz güveni tavan yapmış, ahlaksızlığı "aliyyülala" seviyesine çıkmış zararlı bir tümöre dönüştürür. Bu noktada burada hocanın tutumu haklıdır: Edepten yoksun birinin, elde ettiği statülerin tepesine çıkıp tepinmesine izin vermemek gerekir.
Ne var ki günümüz eğitim anlayışında, öğretmenin öğrenciye karakter üzerinden müdahale etme yetkisi yok; öğrenci sadece aldığı nota göre değerlendirilip sınıfı geçiyor. Oysa bana sorarsanız, bu tavırdaki biri okuldan atılmayı bile fazlasıyla hak ediyor.
— İlber Ortaylı: “Hiçbir yılınızı yeni bir yer görmeden, yeni bir şey öğrenmeden kapatmayın. Rahat ve verimli yaşamak isteyen bir insana ne para ne de mevki tavsiye ediyorum.
Dünyanın farklı renklerini tanımak asıl mühim olan.”
3 Mart 1924 | Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 102 yıl önce bugün hilafeti kaldırdı:
"Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek yol, medeniyet yoludur."
Atlas Çağlayan için çağrılan ambulans olay yerine 45 dakikada ulaşmış. Katile caydırıcı ceza vermiyorsunuz, ambulansı yetiştiremiyorsunuz. Çocukların ölümü gündeminizi meşgul bile etmiyor. Siz bu halka düşmansınız. Biz safımızı biliyoruz; ancak tüm mekanizması çökmüş bu iktidarın güzellemesini yapanlar da artık katillerin safında olduklarını bilsinler. Sizinle ortak acılarımız ve mutluluklarımız yok. Siz, bir avuç şerefsizin mutlu olduğu düzenin yaratıcılarısınız. Kendi kendinize yarattığız içi boş, sözde ahlakçı kurallarınızla toplumun ahlak ve etik değerlerini yok ettiniz. En altınızdan en üstünüze kadar hesap vereceğiniz günleri görmek dileğiyle.
Sokak ortasında bir köpeği bıçaklayarak öldürseler valiliğinden bakanlığına kadar hepsi teyakkuza geçer açıklama yapardı. Fidan gibi çocuklar hunharca katlediliyor kimsenin umrunda değil. @adalet_bakanlik
Şu çocuğun annesini sevişine bakın. İnsanın yüreği buna nasıl dayanır? Emek emek sevgiyle büyütülen çocuklar, şiddet ve nefretle yetiştirilen suç makinelerinin elinde yitip gidiyor. Buna yol açan sosyokültürel ortamın kökü kazınmak zorunda, yoksa artarak devam edecek.
Herkes okuyacak diye bir şart var. Aşçı da okuyacak, inşaatçı da okuyacak, usta da okuyacak. Okuyacak ve 5 yaşında atölyede çalışmaya başlamayacak ve emeği sömürülmeyecek. MESEM propagandası için, arkaya Yeşilcam film müziği konulup reklamlaştırılmayacak.
32 yıldır Türkiye'de yaşayan biri olarak cevap vereyim. Bitmeyecek. Bugün reşit bile olmayan bir çocuk, staj yaptığı sanayide makatına kompresörle hava verilerek öldürüldü. Evvelki gün bir turist aile, denetimsizlik sebebiyle tatil için geldiği ülkede yok oldu. 70 yaşında emekli öğretmen kanserle verdiği savaşı kazandığı hafta trafikte bir kansızın yumruklarıyla katledildi.
Bu anlattıklarım son 72 saat içerisinde yaşananlar arasında ilk anda aklıma gelenler. Bu olayların vuku bulması ciddi bir sorun ama bence daha büyük problem bir toplum için böyle hadiselerin vaka-ı adiye haline gelmesi. Bu ülkede insanın, insan canının iğne ucu kadar bir kıymeti yok.
Avrupa'ya gidip özellikle turistik bir plan dışında -klasik otelden çıkıp meydanları, mimari yapıları, kiliseleri gezmek- hareket eden insanlar, gündelik yaşama karışanlar fark edecektir; bu memleketler insanı yaşatmak için inşa edilmiş. Dolayısıyla bunu gören kişiler hiçbir şeye olmasa bile batının insanı yaşatma çabasına gıpta eder. Dönüp dönüp insanlara "yav neyini övüyonuz aq" yazıp durmayın. Belki "batı" çok iyi bir yer değil fakat batının çok iyi olmadığı skalada Türkiye, dipte bir ülkedir.
Yasemin Minguzzi’nin hal ve hareketlerini normal bulmayıp eleştirenlere bir çift sözüm var.
Pırıl pırıl çocuğunuz kendi halinde alışveriş yaparken bir avuç piç tarafından yok yere defalarca kez bıçaklanarak öldürüldüğünde, bir de yetmiyormuş gibi cansız bedeni tekmelendiğinde, o zaman bize sağduyulu annenin nasıl olunur gösterirsiniz.
Kızılcık Şerbeti dizisinin Senaristi Merve Göntem:
▪️“Liselerde üniversite yurtlarında o kadar çok kız para karşılığı seks yapıyor ki, bu normal”
▪️“Kızlar hayallerini gerçekleştirmek için kendine eğlenceli bir yol bulmuş, para karşılığı seks yapıyor, bunda ne var ki!
▪️Ona bu motivasyonu ülke şartları veriyor.”