Aramayın, BTP Gençlik Kampındayım 😎🔥
3-4-5 Temmuz’da Afyonkarahisar’da Genel Başkanımız @huseyinbas_BTP ile birlikte bol şölenli, bol eğlenceli ve bol heyecanlı bir gençlik kampı bizi bekliyor.
Elazığ ekibimizle anneler günü etkinliğinde biraraya geldik
Misafirlerimiz de vardı
Üye oldular, rozetlerini kalplerinin üzerine takıp, yarınlara umut, ekibimize kuvvet oldular.
Annelerimiz, başımızın tacı 🥰
Cumhuriyetimizin sarsılmaz temeli olan milli egemenliğimizi, yarınlarımızın teminatı çocuklara emanet eden bu anlamlı mirasın değerini her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Geleceğimizi aydınlatacak olan çocuklarımızın; vatanına bağlı, bilinçli ve güçlü bireyler olarak yetişmesi, bu emanetin en büyük güvencesidir.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı kutluyor; bu büyük emaneti bizlere kazandıran Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet ve minnetle anıyoruz.
Geleceğimizi aydınlatacak olan çocuklarımızın; vatanına bağlı, bilinçli ve güçlü bireyler olarak yetişmesi, bu emanetin en büyük güvencesidir.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı kutluyoruz.
#23NisanÇocukBayramı#hatay#dörtyol
Türkiye’nin dört bir yanında meydanlarda 23 Nisan’ı büyük bir coşku ve gururla kutladık.
Ülkece zorlu günlerden geçtiğimiz bu dönemde, çocuklarımıza ve milletimize bir nebze de olsa neşe katabilmek, milli duygularımızı yeniden canlandırmak hepimiz için çok kıymetliydi.
Bu anlamlı günde emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımıza gönülden teşekkür ediyorum.
TÜİK verilerine göre kişi başı milli gelir 18.000 dolara ulaştı. Bu, bugünün kuruyla her bir vatandaşımızın cebine ayda yaklaşık 67.000 TL girmesi demektir.
Şimdi bu matematiği dört kişilik bir haneye uyarlayalım:
• TÜİK’e göre: 4 kişilik bir ailenin evine her ay 268 bin TL girmeli.
• Gerçeğe göre: En yüksek maaşı alan devlet memuru karı-kocanın evine giren para bile bu rakamın yanına yaklaşamıyor.
• Emekliye göre: Devletin kendi rakamıyla "hakkın" dediği para 67.000 TL, ama emeklinin cebine koyduğu sadece 20.000 TL!
Peki, nerede bu aradaki fark?
Eğer 80 milyon insanın her birinden her ay on binlerce lira eksiliyorsa bu devasa para buharlaşmıyor; sadece el değiştiriyor. 86 milyonluk nüfusta, 80 milyona 200 bin lira verilse, kalan 6 milyon insanın yılda 130 milyar dolar gelir elde ettiği bir tablo ortaya çıkıyor.
Bu matematik bize şunu gösteriyor: Milli gelir birilerinin kasasına akarken halkın %90’ı bu sefalete mahkûm ediliyor.
Türkiye’deki asıl mesele adaletsiz gelir dağılımıdır.
Türkiye’deki asıl mesele pahalılık değil, vatandaşın satın alma gücünün elinden alınmasıdır.
Parti programımızın temel kaynağı olan Milli Ekonomi Modeli’nin en temel hedeflerinin başında ise gelir dağılımında adaleti sağlamak gelmektedir. Çünkü bir ülkede üretim ne kadar artarsa artsın, ortaya çıkan değer toplumun geneline hakkaniyetli şekilde yansımıyorsa gerçek bir refahtan söz edilemez.
Amaç; insanların sadece hayatta kalmaya çalıştığı değil, insanca yaşadığı, geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye’yi mümkün kılmaktır. Gelirde adalet sağlandığında, bugün “pahalılık” olarak görülen pek çok sorun kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Çünkü mesele fiyatlar değil, vatandaşın o fiyatlara karşı sahip olduğu alım gücüdür.
Milli Ekonomi Modeli tam da bu noktada devreye girer: milletin olanı millete veren, refahı tabana yayan ve ekonomik adaleti tesis eden bir anlayışla Türkiye’yi gerçek anlamda kalkındırmak.
Genel Başkanımız Hüseyin Baş:
“Şii-Sünni çatışmasının altyapısı hazırlanıyor.
Bu tavır bir ajan faaliyetidir.
Bu tavır ABD–İsrail planlarına hizmettir.
Bu tavır ülkemizin dini ve milli bütünlüğüne yönelik bir operasyondur.”
@huseyinbas_BTP