Bugün evde ölmek istediğini söyleyen terminal dönem kanser hastasının isteğini hipotansif olduğu için yerine getiremedik. Hasta yakınları da bir yoğun bakım hekimi olarak ben de üzüldük. Yoğun bakım ve acil servisler bu tür yaşamın sonuna gelmiş hastalarla dolu. Onurlu yaşam kadar onurlu ölmek de her insanın en temel hakkı olmalı. Bunun için yaşam sonu kararları ile ilgili doktoru medikolegal sıkıntılarla yüzyüze getirmeyecek yasaların çıkması gerekiyor. Devletin bu tür hastaların ölüm öncesi konforunu en üst düzeyde tutacak şekilde palyatif bakımını gerek evde gerekse de palyatif merkezlerde sağlaması gerekiyor. Bu tür hastaları gereksiz tetkik ve tedavilerden uzak tutmak herkesin faydasına!!!Yoğun bakım kaynakları yoğun bakımdan fayda görecek hastalar için harcanmalı.
@fatihalagoz01 İngilizce öğretmeni olmak istemiştim yufkaci esnaf oldum ama bı üniversite bitirdim ikinci üniversite ye başladım biterse 3 de okurum herhalde
@GencMotto Bır gün yemekte kaşığı üç parmağımla tutuyordum Amerikalı inin biri gördü neden bizim gibi tutuyorsun kaşığı diye alay etti ben de kırdım kaşığın sapını elle yemeğe basladim
Avrupa, demografik, kültürel ve teknolojik anlamda çökmüş durumda. 2024 Olimpiyat Töreni, tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen spor etkinliğinin ötesine geçerek, adeta bir satanizm ve pedofili kutlamasına dönüşmüş vaziyette. Aynı zamanda hristiyan inancına sahip insanların değerlerine açık bir saldırı var. İslamiyete karşı yapılan saldırıları nasıl çirkin buluyorsan, hristiyan inancına karşı yapılan saldırıları da o kadar çirkin buluyorum. Bu durumun en korkunç yanlarından biri ise çocukların bu çirkin propagandaya alet ediliyor olması. Dünyanın gözleri önünde Çocukların bu tür bir istismara maruz kalması, toplumların ahlaki değerlerini sorgulamak için bir çağrı niteliği taşıyor.
Rusya ve Belarus’un olimpiyatlardan men edilmesi, aslında çok daha derin ve karmaşık bir anlam taşıyor. Rusya, eşcinsellik ve pedofili gibi konularda son derece katı yasalar uygulamakta ve bu durum, toplumun değerlerini koruma çabası olarak görülmektedir. Herkes evinde ne yaparsa yapsın, ancak bu tür meselelerin açık bir şekilde propagandaya dönüştürülmesi kabul edilemez bir suç olarak değerlendirilmektedir. Gönlüm isterdi ki biz de bu konuda devlet olarak daha net bir duruş alalım, ancak birçok konuda olduğu gibi, bu konuda da alınan duruş ikiyüzlülüğün ötesine geçmiyor.
Örneğin, bazı gruplar, Cuma sonrası LGBT bireylerini protesto ederken, aynı zamanda kendi kurslarında ve imam hatipler de çocuklara yönelik istismarlar gerçekleştirebiliyor. Bu tür çelişkili davranışlar, toplumun ne kadar karmaşık ve sorunlu bir yapıya sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Toplumun temelleri sarsıldıkça, ahlaki değerlerin de erozyona uğraması kaçınılmaz hale geliyor.
Sonuç olarak, bu olaylar ışığında, Rusya'nın olimpiyatlardan men edilmesinin, Rus toplumunda rahatsızlıktan ziyade bir memnuniyet yaratmış olabileceğini düşünüyorum. Bu durum, toplumun kendi değerlerini koruma çabası ve dışarıdan gelen baskılara karşı bir duruş sergileme isteği olarak da yorumlanabilir. Avrupa'nın karşılaştığı bu zorluklar, yalnızca kendi iç dinamikleriyle değil, aynı zamanda uluslararası ilişkilerle de bağlantılı olarak derin bir tartışma konusu. Bu süreçte, toplumların ne kadar çelişkili ve karmaşık bir yapıya sahip olduğunu anladıkça, daha sağlıklı ve adil bir gelecek için neler yapılması gerektiği konusunda daha fazla düşünmemiz gerekiyor.
Dün gece Paris'de gerçekleşen Olimpiyat açılışı ile, sportif başarıların, barışın ve tüm insanlığın kardeşce yarışacağı bir spor festivalinin yaklaşık 130 yıllık hikayesi, Volltaire'in, Rousseau'nun Fransasında, Gaypornografisine taamüden teslim edildi.
Fransız Devriminin gelir adaletsizliği üzerinden büyüyen ve dönemin sosyal ve siyasal eşitsizlikleri ve özgürlük temelli devrimci, aydınlanmacı arayışlar ile beslenen ilham veren hikayesi, Aristokrasisin kafasını kesmekten ibaret rezil bir vahşet gösterisinden ibaret bir kabusla betimlendi ve Fransız aydınlanması rezil bir eşcinsel pornografinin kara deliğinde yok edildi.
Sadece bununla yetinilmesdi, Katolik ve Hristiyan dünyanın kutsal sembolleriyle alenen alay edildi.
Olimpiyata katılan ülkelerin egemenlik simgeleri olan ulusal bayrakları ise, Macron'un şovenizmini tatmin için son perdede kullanılan beyaz at üzerindeki Jean D'Arc sembolizmi ile alenen aşağılandı.
* * *
Şimdi sosyal medyada bol takipçili ve tanınır bazı isimler Fransız sanatı ve estetiği başlığında bu rezaleti örtbas etme telaşında.
Bu kalemlerin ortak özelliği de, kendilerinden başka herkesin Avrupa tarihi, sanatı, siyasal ve soysal akımlarından bihaber olduklarını sanması.
Bana sorarsanız bu da ayrı bir cehalet..
Neyse.
Başkalarını bilemem.
Ama ben bu telaşlı örtbas kelamlarına itibar etmem.
Eminim ki, sadece aidiyet sorunu yaşayanlar, kendi toplumuna kültürel değerlerine ve dünyaya ezberletilmiş gözlüklerle bakanlar bu ikna mesajlarına aldanır.
* * *
Dün gece aslında tanık olduğumuz Fransa'nın iktidarında bulunan Macron ve onun sahiplerinin temsil ettiği siyasal, iktisadi ve sosyal rejimin, törenin düzenlenme işini ihale ettikleri 42 yaşında Homoseksüel ve siyonist sanat yönetmeni eliyle, tüm insanlığa gönderdikleri "kültürel savaş ilanı"dır.
Devletimizin tüm birimleri bu kültürel savaş ilanının farkında olup, Cumhuriyetin laik kimliğine ve kurucu değerlerine zeval getirmeden, gelecek nesillerimizi korumanının bir yolunu bulmak zorundadır.
Bana göre bu ulusal güvenliğin çok önemli ve kritik bir boyutudur.
ve ihmal edilemez!
@godofinance Artık yardım isteyenden direkt adres ya da telefon istiyorum böylelikle yardımcı olmak isteyen birçok arkadasim da faydalı olabiliyor.iletisim kurmak istemeyen zaten niyetini belli ediyor
@godofinance Oturduğu yerden taşınacağını söyledi yani ne dediysem bı cvp buldu o zaman yapabileceğim birşey yok dedim yani keşke insanların iyi niyetli kullanılmasa da ihtiyacı olana gerçekten yardım edebilsek