ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da aynı şeyi söyledi:
“Ulus devletten vazgeçin. Osmanlı millet sistemine dönün…”
-Bu “CHP” CHP değil.
Bu ifade, Atatürk’ün kurduğu partiye ait değil.
-Lütfen, “Altı Ok”u yakanızdan ve ambleminizden çıkarın. İkinci Cumhuriyetçilerle ve Tom Barrack’la kucaklaşın. Graham Fuller mezarında çok mutludur. Partinizin adı mesela, “Osmanlı Millet Partisi” olsun.
TİP Milletvekili Sera Kadıgil'den Kılıçdaroğlu'na:
"Saray yargısının kararıyla o koltuğa oturup, bir de gelip burada kargaşalık çıkarmayı Saray'ın payandalığının bir delaleti, en açık delili olarak görüyorum."
(60saniyehaber)
İşte bütün motivasyonları bu!
En büyük korkuları bu: “topyekun halk ayaklanması”
Aman müesses nizam zarar görmesin!
Aman bu baskı, sömürü, yağma, zulüm, savaş ve kayyum düzenine zeval gelmesin!
Halk ayaklanır, bu saray ve tek adam diktatörlüğü yıkılır diye ödleri kopuyor.
Korkusu sarayla aynı!
Dili sarayla aynı!
İki gün içerisinde ikisi de inşaatta çalışırken yüksekten düşerek hayatını kaybetti.
Biri genç, biri yaşlıydı. İki farklı kuşağın ortak katili, iş cinayetlerinin ve sömürünün sorumlusu olan sermaye düzenidir.
3 yıldır hayalet vekil olarak dolaşan, Meclis'te son genel kurul konuşması 12.12.2022 olan, 4 yıldır söz almayan; Meclis'te İlk İmza Sahibi Olduğu Kanun Teklifleri sayısı 0 olan, son yazılı soru önergesini 24.10.2022 tarihinde yapan, yani millete katkıları olmadığı gibi Meclis'in çalışmasına da bir katkı sunmayan Faik Öztrak, Özgür Özel yönetimi hakkında "2024 yılında yerel seçimleri kazandıktan sonra genel seçim baskısı yapmadılar" demiş.
Varlığını Kemal Kılıçdaroğlu'na ve aile geçmişine borçlu olan Öztrak, Kemal Bey seçimleri kaybettikten sonra (hangisi diye sormayın genel başkanlıktan bahsediyorum) Meclis'te 0 larla dolu bir karneyle sözde milletvekilliği yapmış. Bu milletin parasından 3 yıl boşu boşuna para ödenmiş.
Öztrak ve avareleri partiden gittiğinde ilk seçimlerde CHP yerelde tarih yazmıştır. Sizin olmadığınız koltuk, seçim kazanmıştır. 2023 seçimlerinde de boş koltuğun bile kazanacağı seçimi ilah gibi gördüğünüz Kılıçdaroğlu kaybetmiştir.
Sizin CHP'de söz hakkınız yok!
Evrensel 31 yaşında...
Evrensel'in kuruluşundan sadece 7 ay sonra öldürülen muhabirimiz Metin Göktepe’nin adı, hafızalardaki en canlı yerini koruyor. Fadime Ana, 30 yıllık adalet arayışını, Metin'i ve hiç bitmeyen umudunu anlattı.
Bu inancın ve adanmışlığın en saf halini, hafızamızın en değerli köşesinde duran Fadime Göktepe’nin şu çarpıcı sözleri anlatıyor: “Metin’e bir gün ‘Oğlum, gazeteden ayrılsan. Başına bir iş gelecek’ dedim. ‘Yok anne’ dedi. ‘Ben bu gazeteyi çok seviyorum. Evrensel’i çok seviyorum.’ Ben de bir daha bir şey demedim...”
Eylem Nazlıer (@eylemnazlier) ve Barış Salık'ın söyleşisi
https://t.co/wjzYJxEcDH
#7Notanınkomutanı#HelinBölek ;.5 Haziran 1991 tarihinde Diyarbakır'da doğdu.
Grup Yorum solistlerinden biri olarak çalışmalar yürüttü, 2016 yılında düzenlenen bir operasyonda tutuklandı.
Cezaevindeyken başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevini, tahliye edildikten sonra da dışarıda devam ettirerek ölüm orucuna dönüştürdü.
Taleplerinin kabul edilmesi amacıyla sürdürdüğü ölüm orucu eyleminin 288. gününde, 3 Nisan 2020 tarihinde İstanbul'da bulunan direniş evinde yaşamını yitirdi.
Saygılarımla anıyorum..
Suyu yetmediği halde, suyunu Düzce’den ve Trakya’dan sağladığı halde İstanbul’un son kalan içme suyu havzalarından birini daha bile isteye beton yığınlarının altında bıraktılar. Dünyada örneği yok ama rant uğruna yaptılar. Yazık ki ne kadar.
Gazeteci #İsmailArı 75 günlük tutukluluğun ardından ilk duruşmada TAHLİYE EDİLDİ.
İsmail Arı (@ismailari_) 22 Mart’ta ailesini ziyaret ettiği Tokat'ta bayram günü.. gözaltına alınıp..Ankara'ya getirilmiş ve tutuklanmıştı!
#GazetecilikSuçDeğildir
TBMM’de staj yapan öğrencileri taciz ettikleri iddiasıyla 5 sanığın yargılandığı davada tüm sanıklar tahliye oldu.
Dosyada tutuklu sanık kalmadı. (DHA)
Türk vatandaşları Temu’dan 30 dolara ürün alıp ülkeye sokamazken elin yabancısı kaynağı belirsiz milyon dolarlarını vergi bile ödemeden ülkeye sokabiliyor.
KAZANDIK!
Doruk Madencilik direnişimiz zaferle sonuçlanmıştır. Madencilerin tazminatları, yıllık izinleri, TİS farkları, yasadışı zorunlu ücretsiz izinde geçen sürelerin ücretleri işçilerin hesaplarına yatırılmıştır. Hesaplamalarda eksiklik veya yanlışlık tespit edilme ihtimaline karşı sendikamız, bakanlık ve şirket arasında takip eden süreçteki bir işleyecek mekanizma tanımlanmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sürdürdüğü sendikal haklara ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına ilişkin teftişin sonucunda ortaya çıkabilecek fazladan hakların da şirket tarafından itiraz edilmeksizin ödeneceği konusunda kesin mutabakata varılmıştır.
Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!
Ankara'daki heyetimizle Edirne'de sendikamız öncülüğünde 15 gündür direnen Özşen Madencilik işçilerinin yanına geçiyoruz. Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz!
İnsan ne için yaşar? Ya da insan neyle yaşar?
Senin şimdiki iftiraların mı doğru yoksa daha önce mektupta kendi el yazınla yazdığın mı?
…
“6 kez adaylık süreci yaşadım, adaylık için 1 kuruş para verdiysem şerefsizim. Ama bana iftira atmak karalamak için sizlere, Sayın Akın Gürlek Bakanımıza, kamuoyuna sosyal medya dahil yazan çizen, yanlış bilgi verenler ispatlamazsa alçaktır, şerefsizdir, namussuzdur.”
…
Sahi o el yazısıyla paylaştığın mektubu kim yazdı?
Bence sen git bir iftira daha at ve mektubu sana Özgür Özel’in, rahmetli Ferdi Zeyrek’in yazdırdığını söyle, olmuşken tam olsun…
Hala duruyor o namus, şereften bahsettiğin paylaşımın.