Yeni Parti'yi eleştirenler:
Cüneyt Özdemir
Abdülkadir Selvi
Cem Küçük
Yılmaz Özdil
Nedim Şener
Jahrein
Tablo net. Özgür Özel demek ki çok doğru bir istikamette.
Adam "ateşten gömlek giydik" diyor, yol arkadaşları her gün yeni bir operasyonla tutuklanıyor, partisine butlan atanıyor, binasını polis basıyor, yılmıyor, gardını düşürmüyor, her gün meydanlarda her cephede mücadele veriyor, YENİ bir parti kuruyor siz partinin ismini logosunu mu beğenmiyorsunuz, hadi ordan! Bırakın bu boş işleri de bir ucundan da siz tutun, mesele memleket meselesi.
Erkekler prezervatif istemiyor
Erkekler vazektomi istemiyor
Erkekler kürtaj istemiyor
Erkekler çocuk büyütmek istemiyor
Erkekler nafaka ödemek istemiyor
Erkeklerin tek istediği kadın bedenine sınırsız erişim sağlamak ve bunun en ufak bir sorumluluğunu almamak.👎🏻
Az önce düğün günüm için bir fotoğrafçıdan 3000 euroluk bir teklif aldım.
Kimsenin emeğine değer biçmek haddime değil elbette.
Sadece merak ediyorum nasıl gelinlikten daha pahalı olabilir?
Yıllarca (2002 seçimleri dahil) siyasal deha / seçim zaferi diye anlattıkları hikayenin aslı, hileli maçta boş kaleye gol atmaktan ibaretmiş. Karşılarına ilk kez gerçek bir rakip çıktığında olanları izliyoruz.
Depremin ikinci günü Hatay'a girdiğimizde her yer yıkılmıştı..
Armutlu'da bir pazar tentesinin altında yüzlerce insan acı içinde, çaresizce birilerinin gelmesini bekliyordu..
Enkazdan çıkmış yaralı insanlar, enkaz altındaki sevdiklerini çıkarabilmek için çırpınıyordu..
Yardım için şehre her giren aracın peşinden koşuyordu insanlar.. babam şu apartmanda, annem şurada diyerek yalvardılar hiç unutmam..bir yetkili yoktu.. bir genç kız bana bir çekiç bulur musun dedi..ne yapacağını sordum..annem çekyatın altında olabilir hava açmam lazım dedi..
ilk gittiğimde tam 15 gün kaldım orada...ben bu adamı bir kez bile görmedim.
Ölüler battaniyelere sarılı yerlerde bekletildi.. Gece başında nöbet tutardık araçlar çarpmasın diye.. Bir tek kişi vardı Armutlu muhtarı o da çaresizce koşturuyordu... Araç yoktu.. dördüncü gün orman bakanlığının pikap aracı geldi..bir genç vardı hiç unutmam bacağı kırık enkazdan çıkartılmıştı...tüm ailesi yedi kişi battaniyeye sarılı yerde, araç bul kendine dediler..
hayatımda duyduğum en acı sözlerden biriydi..psikolog var demişlerdi bir çadırda koştum oraya gelin dedim tüm ailesini kaybetmiş bir gence böyle söylediler...sen yoktun. Bir abiye serum takmışlar.. serum yere bakıyor.. akmıyor.. fırça sapına tutturdum serumu sen yoktun.
Sol partiler vardı orada, aracına atlayıp yola koyulan yurttaşlar vardı, yurt dışından gelen arama kurtarma ekipleri vardı ben seni görmedim.. elinde bir kazma ile gelmiş inşaat işçisi vardı sen yoktun..
Üçüncü gün şehre jak geldi, dördüncü gün madenciler.. Armutlu, Defne, Antakya her enkazın başında umutla ve acıyla bekleyen ailer vardı sen yoktun.. Tüm şehir bağırdı "sesimi duyan var mı?" sen yoktun...
Karanlıktı tüm sokaklar günler sonra gelen vinçler vardı sen yoktun..
Bir kadın tam dokuz gün boyunca nişanlısının bulunduğu enkaz başında yalvardı herkese..
"sesini duydum konuştum yaşıyor" dedi..
apartman tam yıkılmadığı için kimse girmeye cesaret edemedi..
dokuz gün sonra her şeyi göze alan madenciler çıkardı bedenini...sıcaktı bedeni..sen yoktun.
Suriyeli bir ailenin bebekleri çıkarıldı enkazdan.. akrabaları yağmacı sanılıp sorgulanmıştı..
"gel" dedi bana "bak yeğenim hala sıcak" bakamadım..sen yoktun..
Pazar yerinin karşısında apartman yerle bir olmuştu..kendi kepçesi ile yakını çıkarmak isteyen bir yurttaş vardı..yolu kesmek istemiyordu çünkü yol boyunca her apartman yıkılmıştı..bir düdük bulmuştum trafiği kontrol etmek için..
bir enkazdan blok çıkarıyorduk, bir araç geçiyordu...sen yoktun.
Üçüncü gün öğlen saati jak komutanı bundan sonrası bizde dedi.. sen yoktun.
Çok acı biriktirdik..taş kesildiğimiz çok an oldu..sen yoktun. Köylerde insanlar seralarda yattı..çadır için günlerce bekledi sen yoktun.. Nereye baksam İstanbul'dan tanıdık bir yüz vardı ama sen yoktun.
Çok şey var unutmak istediğim..
Demek senin hassasiyetin var öylemi...
İlk kez biri gerçekten iktidarı değiştirmek istedi ve başına gelenler ortada. 10-15 yıldır iktidara gelmeye çalışıyormuş gibi yapanların ödüllendirilmesi de ortadayken özlememek elde değil.
Delegenin oturtmadığı koltuğa polis tarafından oturtulmayı kendine layık gören bir siyasi mefta olarak hatırlanacak Kemal Bey. Güzel yaşlanmayı da ben mi öğreticem kazık kadar adama? Öğrenseydi bunca yıl...
Bilgi Üniversitesi’nin birkaç gün içinde kapatılıp yeniden açılması, Cumhurbaşkanlığı sisteminin fiilen nasıl işlediğine dair öğretici bir örnek. Gerçi gerçekten ne oldu, hiçbir şey bilmiyoruz. Çünkü bu sistem yurttaşına bir açıklama yapmıyor. Yapmaya tenezzül etmiyor. Gazetecilik de, aparatlar dışında, saray içine nüfuz edemiyor.
Kararlar nasıl alınıyor. Ancak tahmin edebiliriz.
Muhtemelen bir odak, Santralistanbul’u Bilgi’den almak ya da Can Holding’le ilgili önceden kalmış başka bir mesele nedeniyle üniversiteyi hedef alıyor. Ortalık zaten Butlan’dan dolayı toz duman içindeyken fırsattan istifade hızlıca bir kapatma kararı “çıkartılıyor.”
Ardından başka aktörler devreye giriyor. Protestolar devam ederken belki çocukları Bilgi’de okuyan iktidar çevreleri, aynı zamanda bu kararın rejimin keyfilik görüntüsünü daha da göz önüne sereceğini düşünen iletişim danışmanları. Başka aracılar bulunuyor. Muhtemelen ilk kararda YÖK’ün dahli hatta haberi yoktu. YÖK devreye sokuluyor falan. Yukarı ile ikna süreçleri işliyor ve birkaç gün sonra karar geri “aldırılıyor”.
Olabilecek her yetkinin yukarıdan aşağı tek elden tensip ve takdirle dağıtıldığı bu sistemde kararlar dar bir çevrenin nüfuz mücadeleleri, kişisel ilişkileri, anlık güç dengeleri ve diğer aktörlerin yakın çevreden etkili şahsiyetler vasıtasıyla “yukarıya” erişebilme kapasiteleri üzerinden yürüyor.
Fotoğraftaki dikkat çeken bir detay da şu:
CHP Lideri Özgür Özel, TOMA’ya çıktı ve kendisiyle yürüyen on binlere yüzünü döndü.
Yürüyüşe eşlik edenlerin kimi “bozkurt” kimi “yumruk” selamıyla karşılık verdi.
Ankara’da tarihi bir kare.
Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul hükümeti ile Ankara hükümeti arasındaki fark neyse Kayyum Kemal ile Özgür Özel arasındaki fark da odur. Birincisi yasal olabilir ama meşru olan ikincisidir.