Üç ay önce, "MİT Müsteşarlığım döneminde beni zehirlediler" iddiasıyla duygu sömürüsü yapmaya çalışırken, sadece yönettiği kurumun değil, devletin itibarını da zedeleyen Hakan Fidan, tutarsız açıklamalarıyla Dışişleri Bakanlığı’nı yönetecek beceriye sahip olmadığını gösteriyor.
Önce Türkiye, Filistin'in haklarını korumak için bir araya gelen Lahey Grubu'nun Bogota'da yaptığı toplantıda, İsrail'e yönelik yaptırım kararlarına imza atmıyor. Bu duruma her kesimden tepkiler yükselince atanmış Bakan, kendini savunmak için skandal açıklamalar yapıyor.
İlk olarak, "Biz İsrail'e zaten yaptırım uyguluyoruz, bunun ne önemi var?" deniyor ama tutmuyor. Sonra Hakan Fidan, konuyla hiç ilgisi olmayan 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni (UNCLOS) bahane ederek, "biz bildiriye imza atsaydık Yunanistan'ın Ege tezleri güçlenecekti" gibi manasız bir açıklama daha yapıyor.
İşin aslında, sadece serin salonlarda İsrail ile kayıkçı kavgası yaptıklarını, cayır cayır devam eden ticareti kesmeye cesaret edemediklerini herkes biliyor.
Yükselen tepkilerin ardından, Hakan Fidan’ın açıklamalarından birkaç gün sonra, Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, New York’ta, imzalamadıkları Bogota bildirisine katılma kararı aldıklarını açıklıyor.
Şimdi, bize laf yetiştirmeye çalışan bu atanmış dışişleri sekreterine sesleniyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi, ülkemizin nerede menfaati varsa, Eurofighter meselesinde de Filistin meselesinde de Türkiye’nin ve mazlumların hakkını cesaretle savunan partidir. “Bildiriye imza atsaydık Yunan tezlerini desteklerdik. CHP, Yunan tezlerini mi destekliyor?” deyip, şerh koyup imza atılmasını önerdiğimizde, “bir bilene sorsunlar” deyip, bugün bildiriye imza atan Hakan Fidan, CHP’nin kurumsal kimliğinden özür dilemelidir.
Öyle kameralara kaş göz işareti yaparak, Kurtlar Vadisi temalarıyla TikTok’ta videolar paylaştırarak, kendini “gizemli derin devlet adamı” gibi şekillere sokarak bakanlık yapılmaz.
Türk Cumhuriyetleri Güney Kıbrıs’ı, senin bakanlığında tanıdı.
Trump, “Gazze’yi boşaltacağım oraya oteller yapacağım” dedi.
Ayşenur Ezgi Eygi kızımız Filistin’de öldürüldü, Rümeysa Öztürk kızımız Filistin’i savunduğu için ABD’de hapsedildi.
Trump’ın Ankara elçisi, Türkiye’nin Osmanlı millet sistemine geçmesini önerdi.
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile mesafesinin açılmasından, Trump-Putin Ukrayna barışı için Türkiye’ye gelecek hayallerine kadar….
Bunların hiçbirine tık yok, varsa yoksa TikTok.
Herkes için, her yerde,
Önce Adalet
Önce Hürriyet!
Yarın akşam, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi açılışımızda buluşuyoruz!
🗓️ 26 Temmuz Cumartesi
⏰ 18.30
📍CHP Bülent Ecevit Yerleşkesi, Üsküp Caddesi No:38/A, Çankaya / Ankara
Cumhuriyetimizin tapu senedi Lozan Barış Antlaşması’nın 102. yıl dönümünde; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, İsmet İnönü’yü ve tüm Milli Mücadele kahramanlarımızı sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz.
24 Temmuz Basın Özgürlü��ü İçin Mücadele Günü’nde; gazetecilerin sansür ve baskıdan uzak, özgür bir ortamda görev yapabildiği; basın ve ifade özgürlüğünün güvence altında olduğu, gerçekleri halka duyurmanın suç sayılmadığı bir Türkiye için verilen mücadeleyi destekliyoruz.
Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu:
“Bugün savunmalarımın en şiddetlisini yapıyorum. Ben, yargının siyasete aparat yapılmasıyla mücadele ettim, ediyorum ve devam edeceğim.
Kötülük yapanlara ve kötülere karşı mücadelede dimdik ayaktayım. Gençliğimin olduğunun da farkındayım, yolumun uzun olduğunun da farkındayım.
Allah yolumuzu açık etsin!”
#EkremİmamoğluMilleteEmanet
#Freeİmamoglu
Cumhuriyet Halk Partisi; terörün ve şiddetin her türlüsünü tarihsel bir tutarlılık içinde reddetmektedir. Partimiz barışın yanındadır.
Ülkemize çok ağır bedeller ödeten terörün ilelebet son bulması, ortak irademizdir.
Terör örgütünün bugünkü sembolik silah bırakma adımını memnuniyetle karşılıyoruz. Sürecin bu noktaya gelmesinde emek ve katkıları olan başta rahmetli Sırrı Süreyya Önder olmak üzere tüm siyasilere ve tüm yetkililere teşekkür ediyoruz. Bu adımın, artık silahların tamamen susacağı bir dönemin başlangıcı olmasını diliyoruz.
Bu süreç; hiçbir parti, toplumun hiçbir kesimi dışlanmadan, milletten bir şey saklanmadan, Meclis çatısı altında, toplumsal mutabakat gözetilerek, hızlı ve kararlı adımlarla yönetilmelidir.
Türkiye’de tam bir barış ortamının tesisi ancak adalet ve demokrasiyle mümkündür. Seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyımların atandığı, Kürtlerin belediye meclislerine girmesini suç sayan soruşturmaların sürdüğü, seçilmiş siyasetçilerin hukuk dışı yöntemlerle hapiste tutulduğu ve demokratik rekabetin sakatlandığı bir ortam toplumsal barışın baş düşmanıdır, iç cephemizi tahkim etmek gayretinin önündeki en büyük engeldir.
Ülkemizin ihtiyacı; Terörsüz ve Demokratik Türkiye’dir. Refah için barış, barış için birlik, birlik için demokrasi ve adalet gereklidir.
Ortak geleceğimiz için, barış için katkı sunmaya ve mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
EKREM İMAMOĞLU'NU UNUTTURAMAYACAKSINIZ!
Sosyal medya hesabını yasakladınız.
Resimlerini, sesini yasakladınız.
Afişlerini kaldırdınız.
Billboardlara bile kayyum atadınız.
Halkımızın gönlüne kazınanı, gözünden kaçıracağınızı mı sanıyorsunuz?
Pazartesiden itibaren, örgütümüz metro, metrobüs duraklarında ve meydanlarda Ekrem İmamoğlu'nun resimleriyle İstanbul'un dört bir yanında olacak.
Bize gücünüz yetmez, biz kazanacağız.
Yalanlarla örülen duvarlar, er ya da geç hakikatle yıkılır.
Bu video; iftiraların, kumpasların, yalanların sadece kısa bir özeti.
#GerçeklerOrtayaÇıkar
19 Mayıs, bir milletin esarete başkaldırdığı, bağımsızlık yolunda ilk büyük adımını attığı gündür.
O adımın izinde, ilelebet yürümeye devam edeceğiz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gen��lik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun!
6 Mayıs 2019'da mazbatayı çaldılar, millet derslerini sandıkta verdi.
19 Mart'ta darbeye kalkıştılar, millet derslerini Saraçhane'de verdi.
Şimdi de Ekrem başkanımızın hesabını yasaklayarak iletişimi boğmaya kalkışıyorlar.
Acziyet içinde çırpınıyorlar. Paldır k��ldür akıldışı işlere yelteniyorlar.
Ekrem İmamoğlu on milyonların sesi oldu. On milyonlar da Ekrem İmamoğlu’nun sesi olacak!
*Milletin sesi, yenilgiyi tanımaz.*
Ekrem İmamoğlu’nun resmi sosyal medya hesabına getirilen erişim engeli, sadece bir kişiye değil, milyonların sesine vurulmuş bir sansürdür. Bu hukuksuzluğu en güçlü şekilde kınıyoruz.
Ancak bilinmelidir ki; adaletin susturulmak istendiği her yerde, biz daha gür konuşacağız.
Bu hesabım erişim engeli kalkana kadar Ekrem İmamoğlu’nun sesi olmaya devam edecek ve onun adına kullanılacaktır.
“Vatan onu parsel parsel satanların değil, uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır!”
Ülkemizin tam bağımsızlığı için canları pahasına mücadele eden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı sevgi ve saygıyla anıyoruz.