DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ!!!
Bu iktidar döneminde, bu coğrafyada
Türkiye sığınmacı, çapulcu, organize suç ve kara para merkezi olurken;
Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, G.Kıbrıs hatta İsrail askeri, lojistik ve yatırım merkezi oldu..
Dubai ve Körfez ülkeleri zaten apayrı bir ligde oynuyorlar.
Rakamlarla sabittir…
İsteyen inanır kahrolur, isteyen “her şey çok güzel olacak” sloganıyla hoplar, zıplar..
Karar yüce ve aziz Türk milletinindir!!!
Bugün yine kayyum atamalarıyla güne başladık.
Öncelikle burada savunulması gereken kişilerden bağımsız olarak hukuk ve demokrasidir. Demokrasilerde bazen seçim kazanılır, bazen seçim kaybedilir. Hiç istemediğiniz birisini halk seçebilir. Önemli olan bunun içe sindirilmesidir.
Bir yandan hakkında hüküm olanlar kayyum atanacağını bile bile aday yapılırken (en azından geçmiş yılların öngörüsü ile) diğer yandan idare-seçim-YSK bu adayların adaylıklarına neden izin verdiği sorgulanmalıdır.
Milletin iradesinin bu şekilde yok sayılması artık seçmenin sandıktan iyice uzaklaşması sonucunu doğuracaktır. Bırakın belediye başkanlarını halk yaptıklarını ve yapamadıkları hizmetlerle değerlendirsin. Partiler de adaylarını buna göre belirleyip adeta meydan okur gibi aday tespit etmesin.
Hukukçu olarak görüşüm; TBMM’nin acilen ilk toplantıda yasa değişikliği yaparak görevden alınan başkanın yerine belediye meclisinden birinin seçilmesini sağlayıp seçmen iradesinin belediyeye yansımasını sağlamasıdır.
Unutulmamalı Hukuk, hava ile su kadar insanların olmazsa olmaz ihtiyacıdır.
Sayın Bahçeli’nin konuşmalarını dehşet içerisinde izledim. Nasıl binlerce şehidin katili çıkıp Gazi Meclis’te konuşma yapabilir. Büyük bir oyun oynanıyor, oyunun aktörleri belli ama Türk Milleti bu oyunun bir parçası olmayacaktır. Türk Milleti’nin icazetini almadan kimse böyle girişimlerde bulunamaz. Bu yüzden derhal erken seçim yapılmalıdır.
Sevgili Jandarma kardeşim,
sen köylü çocuğusun, sen işçi çocuğusun. Hiç bir jandarma subayının, astsubayının, uzman erbaşının babası veya annesi fabrika sahibi, HES sahibi, Ferrari’ye binip vergi ödemeyen birisi değildir.
Fethiye’de veya başka bir yurt köşesinde karşı karşıya kaldığın çiftçi, köylü, işçi aynen senin annen ve baban gibi gerektiğinde soğan ekmek yiyip “Allah devlete, millete zeval vermesin” diyerek, çocuğunun eline kına yakarak sıvasız evden asker ocağına yollayan insanlardır. Annene ve babana nasıl davranıyorsan yaşamak için ihtiyaç duydukları suyun mücadelesini veren insanlara da öyle davran kardeşim. @zaferpartisi@tcjandarmatr
Bizim derdimiz:
yatağa aç giren çocuklarımız,
aylarca boğazından et geçmeyen insanımız,
çocuğuna okul harçlığı veremeyecek babalarımız
sevgilisiyle bir kafede oturup bir kahve içemeyen gençlerimiz,
3 kuruş ucuza ekmek kuyruğundaki emeklilerimiz,
pazar artığı toplayan annelerimiz…
Yemişim İran’ını da, İsrail’ini de, Yemen’ini de, Ortadoğu’sunu da!!!
Fakirlik Türk milleti için kader değildir, sandıkta yapılmış bir tercihtir..
Nokta!!!