🔴 "Binlerce kelime, tek bir merminin yerini tutmaz"
22 YIL ÖNCE BUGÜN: Şeyh Ahmed Yasin'in ardından Hamas liderliğine gelen Dr. Abdulaziz er Rantisi, arzu ettiği şekilde bir İsrail 'apache' helikopterinin saldırısıyla şehid edildi.
Akıncı Güç Genel Başkanımız Harun Şimşak, bu akşam İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde Müslüman kardeşlerimizin kurduğu iftar sofrasına misafir oluyor.
Üniversiteli kardeşlerimizi, aynı davaya omuz vermenin bereketini paylaşacağımız bu sofraya davet ediyoruz.
@imuilmet
#MedeniyetteİftarVar
#İlmet
@c_ahmethoca Cübbeli ben hanefi maturidi tasavvufa inanan birisiyim ama sen hanefilerin maturidilerin yüz karasısın benim akaidim bayoncukla tamamen zıt ama Allah haklının yanında olmamızı söylüyor çık delikanlı isen konuş bakalım masken düştü senin yeşil kemalist seni
🔴 Ahmet Mahmut Ünlü, imam hatipli öğrencilerin attığı sloganı hedef alması nedeniyle kendisine tepki gösteren Halis Bayancuk’a yanıt verdi.
Bayancuk, Ünlü’yü canlı yayına davet etti:
“Kararı ilim ehli ve toplumu versin. Var mısın kemalist vaiz?”
TBMM 27. Başkanı İsmail Kahraman, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’i makamında ziyaret etti.
Bu vesileyle, İsmail Kahraman’ın laiklik hakkındaki görüşlerini hatırlatıyoruz.
Bütün iman sahipleri aynı istikamette buluşmalıdır!
Allah’a ve Resulü’ne iman etmiş; yegâne kurtuluş yolu olarak Allah Resulü’nün ve mübarek ashabının yolunu tutmuş aziz müminler!
Dünyanın dört bir yanında Kelime-i Tevhid sancağını dalgalandırmış, yüzyıllarca âleme nizam vermiş, arzı adaletle doldurmuş, mazluma kol kanat germiş pak ecdadın mazlum ve mahkûm evlatları!
Devletini ve milletini yitirdiği bir asırlık devri boyunca; daima düşman baskıları ve düşmandan beter hainlerin tazyiki altında hiziplere bölünmüş, birliğini ve dirliğini yitirmiş Fahr-i Âlem Resul'ün ümmeti!
Kadir-i Mutlak olan Allah, Enfal Suresi 46. ayette:
"Allah'a ve Resûlüne itaat edin; birbirinizle çekişmeyin; sonra içinize korku düşer de (size heybet veren) rüzgârınız (kuvvetiniz) gider; o hâlde sabredin! Şüphesiz ki Allah, sabredenlerle beraberdir." buyurdu.
İşte rüzgârımız, heybetimiz, şanlı mazimiz gitti; zillet, rezillik ve zulüm buldu bizi.
Bakın:
Bugün çeşitli İslam beldelerinde müminler katlediliyor, ırzları çiğneniyor, malları talan ediliyor. Evlatlarımız; uyuşturucu, alkol, kumar vesair karanlıklar içinde kayboluyor, gözlerimizin önünde can çekişiyorlar.
Gün geçmiyor ki dinimize, kitabımıza, peygamberimize aşağılık bir saldırı olmasın.Din-i Mübin-i İslam; modernist-reformcuların, haricilerin ve daha çeşit çeşit sapık kollarıyla ehl-i bidatın elinde tahrif edilmeye, bozulmaya çalışılmasın.
Dünya, lanetlenmiş Yahudi kavminin ve onun işbirlikçisi emperyalist Batılıların hegemonyası altında zulüm ile inlerken; sen, insanın ve dünyanın biricik kurtuluş yolunun İslam olduğuna inanan sen, ne haldesin?
Sair cemaat, dernek, STK ve vakıf çatısı altında bölük pörçük halinle bir bütünlük arz edemediğini, küfrün karanlığına karşı yekvücut olamadığını ve bütün mahkûmiyetlerin bu "olamayıştan" kaynaklandığını acaba hangi gün göreceksin?
Peygamber Efendimiz ellerini birbirine kenetleyerek:
"Müminler bir binanın birbirini tahkim eden tuğlaları gibidir." buyurmadı mı? Ne zaman kenetleneceğiz?
Ne zaman asıl birliğin oturmakla değil, küfre karşı mücadelede birbirimize omuz vermekle olacağını idrak edeceğiz?
Dinin aslı uğruna ve bu gayeye bağlı olarak; hasis ve dar hesapların, nefsani kavgaların, ayrılıkların ve farklılıkların biteceği gün, kurtuluşun ilk günüdür.
O kutlu günün şafağında yeni bir dünya kurulacağına inanıyoruz.
Peşinen belirtelim: “Kim pazarlıksız 'Allah ve Resulü' diyorsa o bizdendir, biz de ondanız.” “Bizden olmayanlar bize zıttır; bizimle toplanmayanlar dağıtır.” hikmeti şiarımızdır. Derdimiz; yalnızca davamızı dar ve hasis çerçevelerde harcanmaktan kurtarmak, kızgın bir aşk potasında erimek ve kaynaşmak hasretinde ifadelidir...
Bütün iman sahiplerinin bir potada buluşması lazımdır.
YEŞİLİNDEN KIZILINA BÜTÜN TONLARIYLA KEMALİST VESAYETE HAYIR!
Son dönemlerde ülkemizde Kemalizmin yeni varyantına biat etmeyen Müslümanlara karşı cereyan eden, kamu vicdanını yaralayan hukuksuz yargılamalar ve cezalandırmaların 10 Kasım ile birlikte zirve yaptığını ve birçok kardeşimizin bu hukuksuz muamelelere maruz bırakıldığını görmekteyiz.
Eskiden süregelen Kemalist yargı vesayetinin, yeni bir varyantla yeniden ortaya çıktığı bu atmosferin sonlandırılması elzemdir. Zira mevcut hükümet bu vesayete karşı iktidarını kurmuş ve iktidarını da bu şekilde Müslüman Anadolu’dan aldığı destek ile tahkim etmiştir. Eğer Müslüman Anadolu’ya yeniden bir vesayet kabul ettirilmeye çalışılıyorsa bilinsin ki Müslüman Anadolu, Kemalist vesayetin hiçbir tonuna geçit vermeyecektir.
Son olarak oluşturulan bu atmosferin, ülkemizi ve hükümeti zor duruma düşürdüğünü; Müslümanları sindirme operasyonuna dönüştürülmek istendiğini ilan eder, bu hukuksuz sindirme operasyonlarının derhal durdurulmasını talep ederiz. Unutulmamalıdır ki Müslümanlara karşı girişilen bu baskı ve operasyonlar, Batıcıların ve içimizdeki İsrail taşeronlarının işine gelmektedir.
#HukuksuzYargılamalarDurdurulsun
Dünü ve bugünüyle Çeçen Cihadı'nın ele alınacağı 25 Ekim 2025 Cumartesi akşamı saat 20.00'de genel merkezimizde gerçekleştirilecek sohbete tüm kardeşlerimiz davetlidir.
"TÜRK VATANDAŞI VE TÜRKÇE KONUŞAN İSRAİL ASKERLERİ TARAFINDAN DARP EDİLDİK"
Sumud'un Ankara katılımcılarından, İsrail zindanlarında esir tutulup henüz memlekete dönebilen Zeynel Abidin ÖZKAN;
"Özellikle Türk vatandaşı ve Türkçe konuşan İsrail askerleri tarafından şiddete mâruz kaldık, sürüklendik, darp edildik.
Üzerinde asker kıyafeti olan, çektikleri limanda bizimle iletişim kuranlardı.
İyi derecede Türkçe konuşan ve kendi Türk pasaportlarını gösterip "Gazze'ye gideceğiniz yere buraya geldiniz" diyerek bize ahlaksızca küfür ediyorlardı."
Zeynel Abidin ÖZKAN'ın bu açıklaması, çifte vatandaş yahudi, siyonist tehlikesinin ne raddede olduğunun sadece görünen kısmıdır.
Yetkililer bu açıklamaları dikkate alıp bir an evvel çifte vatandaş İsraillilerin, Müslüman, Türk ve insanlık düşmanı bu canavarların topraklarımıza elini kolunu sallayarak girip çıkmasına izin vermemeli, bütün mal varlıklarına el koyarak derhal sınır dışı etmeli ve vatandaşlıkları iptal edilmelidir.
Bu açıklamaların görmezden gelinmesi ve bir karşılığının olmaması, Türk Devleti'nin Filistin konusundaki hassasiyetini sorgulatıp, şüphe düşürülmesine sebep olacaktır.
Hassasiyet sahibi yetkililerimizin acilen bu meseleye el atması ve gereğini yapması elzemdir.
ÜLKEMİZDE SİYONİST İSTEMİYORUZ!
#ÜlkemdeSiyonistİstemiyorum
"TÜRK VATANDAŞI VE TÜRKÇE KONUŞAN İSRAİL ASKERLERİ TARAFINDAN DARP EDİLDİK"
Sumud'un Ankara katılımcılarından, İsrail zindanlarında esir tutulup henüz memlekete dönebilen Zeynel Abidin ÖZKAN;
"Özellikle Türk vatandaşı ve Türkçe konuşan İsrail askerleri tarafından şiddete mâruz kaldık, sürüklendik, darp edildik.
Üzerinde asker kıyafeti olan, çektikleri limanda bizimle iletişim kuranlardı.
İyi derecede Türkçe konuşan ve kendi Türk pasaportlarını gösterip "Gazze'ye gideceğiniz yere buraya geldiniz" diyerek bize ahlaksızca küfür ediyorlardı."
Zeynel ağabeyin bu açıklaması, çifte vatandaş yahudi, siyonist tehlikesinin ne raddede olduğunun sadece görünen kısmıdır.
Yetkililer bu açıklamaları dikkate alıp bir an evvel çifte vatandaş İsraillilerin, Müslüman, Türk ve insanlık düşmanı bu canavarların topraklarımıza elini kolunu sallayarak girip çıkmasına izin vermemeli, bütün mal varlıklarına el koyularak derhal sınır dışı edilmeli ve vatandaşlıkları iptal edilmelidir.
Bu açıklamaların görmezden gelinmesi ve bir karşılığının olmaması, Türk Devleti'nin Filistin konusundaki hassasiyetini sorgulatıp, şüphe düşürülmesine sebep olacaktır.
Hassasiyet sahibi yetkililerimizin acilen bu meseleye el atmasını ve gereğini yapması elzemdir.
ÜLKEMİZDE SİYONİST İSTEMİYORUZ!
MÜBÂREK OLSUN
Tüm siyonist ejderhalar üzerlerine üşüşmesine rağmen, yıkım, soykırım, açlık ve yalnızlık pahasına küfre boyun eğmeyen Aksa muhafızlarının diyarı, siyonist dünya düzenini yere çalan arslanların yuvası Gazze'ye selâm olsun.
Gazze karasularına ulaşıp, İsrail ablukasını kıran tek geminin kaptanı Muhammed Huzeyfe Küçükaytekin:
"Hiç bir isim, hiç bir gemi hatta filo dahil Filistin davasından daha önemli değil."
Sözün özünü söylemiş kaptan.
Helal olsun...
“çığlık içimde düğüm
çığlık gözümde yaş”
bekle çocuğum
yeni bir dünya için
verdiğim savaş
«Kumandan Salih MİRZABEYOĞLU»
5 Ekim 2025 Ankara
Büyük Gazze Yürüyüşü