İzmir’den güçlü bir ses yükseldi…
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, halk buluşmamızda salonlara sığmayan kalabalıklarla buluştu.
İzmir’in coşkusu, milletimizin umut bahçelerinde yeni filizlerin yeşerdiğini bir kez daha gösterdi.
Cesaret bulaşıcıdır…
Memleketimizin zor zamanlardan geçtiği bugünlerde, milletimize umut olan Hasan Tahsin’in hatırası önünden seslendik.
İzmir’de, ilk kurşunun ve ilk cesaretin simgesi Hasan Tahsin Anıtı önünde korkuya değil cesarete, umutsuzluğa değil umuda yaslanmanın gereğini paylaştık.
15 Haziran Azerbaycan Milli Kurtuluş Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz.
Kardeşimiz Azerbaycan halkının birlik, beraberlik ve bağımsızlık iradesinin simgesi olan bu anlamlı gün; güçlü devlet, güçlü millet anlayışının tarihî bir dönüm noktasıdır.
“Bir millet, iki devlet” şiarıyla gönül bağlarımızın her geçen gün daha da güçlendiği Azerbaycan’ın huzur, refah ve başarılarının daim olmasını temenni ediyor; kardeşimiz Azerbaycan halkına sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
🇹🇷🇦🇿
#azerbaycan #türkiye #anahtarparti #yavuzağıralioğlu #ankara
Milletimizin huzuru, güvenliği ve kamu düzeni için gece gündüz fedakârca görev yapan Jandarma Teşkilatımızın kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz.
Köklü tarihi, disiplinli yapısı ve vatan sevgisiyle görevini büyük bir özveriyle sürdüren kahraman jandarmalarımıza şükranlarımı sunuyor; aziz şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnetle anıyorum.
#jandarma #türkiye #anahtarparti #yavuzağıralioğlu #ankara
Bir milletin umudu, inancı ve duası sizinle birlikte sahada…
Ay-yıldızlı formanın ağırlığını taşıyan, milyonların yüreğini aynı heyecanda buluşturan Millî Takımımıza yürekten başarılar diliyoruz.
LGS’ye girecek tüm öğrencilerimize başarılar diliyoruz.
Unutmayın; başarı sadece sonuçta değil, bu süreçte gösterdiğiniz emek, sabır ve gayrettedir. Kendinize güvenin, elinizden gelenin en iyisini yapın.
Yolunuz açık olsun.
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına girecek çocuklarımıza yürekten başarılar...
Uzun bir hazırlık sürecinin ardından emeklerinin karşılığını almalarını temenni ediyor, sınavın çocuklarımız ve kıymetli aileleri için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkan Vekili Yüksel Işık ve beraberindeki il yönetim kurulu üyeleri,İl Başkanımız Ömer Korkmaz’ı ziyaret etmiştir.
Gerçekleştirilen ziyarette Ankara’nın gündemi, siyasi gelişmeler ve kentimizin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuş, karşılıklı görüş alışverişi gerçekleştirilmiştir.
Nazik ziyaretleri ve samimi sohbetleri dolayısıyla Sayın Yüksel Işık’a ve kıymetli yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Sevgili Gençler, Kıymetli Aileler,
Uzun ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından, evlatlarımızın gelecekleri için önemli bir viraj olan LGS (Liselere Geçiş Sistemi) sınavına yarın giriyoruz. Aylar boyunca döktüğünüz alın teri, gösterdiğiniz sabır ve fedakarlık çok büyük bir takdiri hak ediyor.
Unutmayın ki bu sınav, sizin değerinizi, karakterinizi ya da hayallerinizi tek başına belirleyen bir ölçüt değildir. Bu sınav sadece eğitim hayatınızdaki duraklardan yalnızca biridir. Hangi sonuç çıkarsa çıksın, asıl olan sizin azminiz ve yaşam boyu sürecek öğrenme isteğinizdir. Bizler her şartta ve her koşulda sizlerin yanındayız.
Yarın sabah sınava başlarken derin bir nefes alın ve kendinize inanın. Bizim size olan inancımız tamdır. Heyecanınızı paylaşıyor, kalbimizin sizlerle attığını bilmenizi istiyoruz.
Bu süreçte çocuklarının en büyük destekçisi olan, uykusuz gecelerde onlara omuz veren değerli ailelerimize de yürekten teşekkür ediyorum. Emekleriniz çok kıymetli.
Tüm LGS adaylarımıza zihin açıklığı ve üstün başarılar diliyorum. Dualarımız sizinle; her şey gönlünüzce olsun!
#lgs #lgs2026 #Ankara #Türkiye
Çocuk işçiliği, yalnızca ekonomik bir sorun değil; çocukların eğitim, gelişim ve güvenli yaşam hakkını ihlal eden ciddi bir insan hakları meselesidir.
Her çocuğun oyun oynayabildiği, eğitim alabildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir toplum inşa etmek; güçlü sosyal politikaların, etkin denetim mekanizmalarının ve kararlı hukuk uygulamalarının ortak sorumluluğudur.
Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü vesilesiyle, çocuklarımızın emeğinin değil hayallerinin büyüdüğü bir gelecek hedefini bir kez daha vurguluyoruz.
#çocuk #işçi #anahtarparti #yavuzağıralioğlu #ankara
⚫️ Yavuz Ağıralioğlu:
“Enflasyonu 2001’de %75’ten %9’a 4 yılda düşürdünüz.”
“Şimdi 6 yıldır enflasyonla mücadele sözü verdiniz %65 enflasyonu %32,5’a rakamlarla oynayarak düşürdünüz.”
“Başarı ortada, milletin canı çıktı. Her şey düştü bir enflasyon bir de siz düşmediniz.”
SAVATRA YAZITI MALAZGİRT ÖNCESİNDE TÜRKLERİN ANADOLU'DAKİ VARLIĞINI BİR KEZ DAHA KANITLAMIŞTIR
Konya'nın Karatay ilçesindeki Savatra Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda 2022 yılında gün yüzüne çıkarılan ve MS 10-11. yüzyıla ait olduğu belirtilen yazıtta yer alan "Türkoğlu" ifadesi, Anadolu tarihine dair birçok ezberi yeniden tartışmaya açmış olup, Türklerin Anadolu'ya gelişinin 1071 ile başladığı yönündeki tezi ciddi şekilde sarsmıştır.
Haddizatında Doğu Roma (Bizans) kaynakları, Ermeni kronikleri ve Süryani vakayinameleri de Türklerin 1071 öncesinde Anadolu'daki varlığına işaret etmektedir. İoannis Skylitzes, Attaleiates ve Anna Komnena gibi Doğu Romalı tarihçiler; Peçenek, Uz ve Kıpçak Türklerinin Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde yaşadığını, sınırların korunmasında görev aldığını ve bazı bölgelere yerleştirildiğini kaydetmektedir.
Ermeni tarihçisi Aristakes Lastivertsi, Urfalı Mateos ve Süryani Mihail'in eserlerinde de Malazgirt'ten önce Anadolu'da görülen Türk topluluklarından açıkça söz edilmektedir. Bu nedenle Savatra'da bulunan yazıt yalnızca arkeolojik bir keşif değil, yüzyıllardır yazılı kaynaklarda karşımıza çıkan bilgilerin taş üzerindeki teyididir.
Tarihe bakıldığında Osmanlı'nın kuruluş döneminde Anadolu ve Balkanların sanıldığından çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğu görülmektedir. Köse Mihal'in Peçenek veya Kuman-Kıpçak kökenli olabileceği, Gazi Evrenos Bey'in ise Türkmen-gazi çevreleriyle bağlantılı olduğu yönündeki görüşler, bu coğrafyanın tarih boyunca farklı unsurların etkileşimiyle şekillendiğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
Elbette Malazgirt Zaferi Anadolu'nun Türk yurdu hâline gelmesinde ve Türk siyasi hâkimiyetinin başlamasında bir dönüm noktasıdır. Ancak Anadolu ile Türklerin tanışması Malazgirt'te başlamamış; Malazgirt, yüzyıllardır devam eden Türk varlığını devletleşme ve hâkimiyet aşamasına taşımıştır. Anadolu Selçuklu Devleti'ne, Osmanlı Devleti'ne ve nihayet Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan tarihî sürecin kapısını açmıştır.
Tarih bazen büyük orduların gürültüsüyle, bazen de bir taşın üzerindeki birkaç kelimeyle konuşur. Savatra Antik Kenti'nde bulunan bu yazıtın söylediği de tam olarak budur.
Daha da düşündürücü olan şudur: Yirmi yılı aşkın süredir iktidarda bulunan bir yönetimin, ders kitaplarında ve resmî tarih anlatısında yerleşmiş bu eksik ve hatalı yaklaşımı hâlâ düzeltememiş olmasıdır. Bu ciddi bir ihmal olup Türk tarihini savunmak, onu sloganlarla yüceltmekten değil; tarihî hakikatleri ortaya çıkarmaktan geçmektedir.
#Savatra #Malazgirt1071 #TürkTarihi #Anadolu #TürkDünyası #MilliTarih #AnahtarParti
Basına yansıyan haberlerde, Çinli otomotiv şirketi BYD’nin Manisa’da kuracağını açıkladığı 1 milyar dolarlık yatırımın askıya alındığı, fabrikanın ne zaman başlayacağına dair herhangi bir takvimin bulunmadığı yönünde bilgiler yer aldı.
Bu haberler doğruysa, cevap bekleyen ciddi sorular vardır.
Çünkü devlet, milletin kaynaklarını kullanırken iyi niyetle değil; tedbirle, teminatla ve hesap verebilirlikle hareket etmek zorundadır.
Hatırlanacağı üzere 5 Temmuz 2024 tarihinde yapılan düzenlemeyle BYD’ye, Çin menşeli araçlara uygulanan yüzde 40 ilave gümrük yükümlülüğünden muafiyet sağlandı. Bu muafiyetin gerekçesi, Türkiye’de yapılacağı açıklanan büyük yatırım ve üretim taahhüdüydü.
Aradan geçen sürede BYD’nin Türkiye satışları;
• 2024 yılında 6.591 adet,
• 2025 yılında 45.537 adet,
• 2026 yılının ilk dört ayında ise 6.574 adet olarak gerçekleşti.
Böylece teşvik düzenlemesinin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana toplam satış adedi yaklaşık 58.700 araca ulaştı.
Kamuya açık veriler üzerinden yapılan hesaplamalara göre, BYD’nin yararlandığı gümrük muafiyetinin karşılığı olan ve muafiyet uygulanmamış olsaydı tahsil edilebilecek ilave gümrük yükümlülüğü yaklaşık 500 milyon dolar seviyesindedir. Bu tutarın araçların ithal değerine göre 20 ila 25 milyar lira arasında olduğu değerlendirilmektedir.
Buradan Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’e soruyoruz:
BYD’ye sağlanan teşvik ve muafiyetlerin toplam tutarı nedir?
Bu muafiyet uygulanmamış olsaydı devletin tahsil edeceği toplam gümrük geliri ne kadar olacaktı?
Yatırım taahhütlerinin yerine getirilmemesi halinde hangi yaptırımlar devreye girecektir?
Verilen teşviklerin ve muafiyetlerin geri alınmasını sağlayacak bir teminat mekanizması var mıdır?
Milletimizin kaynakları bir şirketin iyi niyet beyanına emanet edilemez.
Vatan toprağına bilgi taşıyan, Türk milletinin evlatlarını geleceğe hazırlayan Şehit Öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’ı şehadetinin yıl dönümünde rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyoruz.
Terörün karanlığı; ne bu milletin birlik ruhunu, ne de vatanına adanmış öğretmenlerimizin fedakârlığını yok edebilmiştir. Aybüke Öğretmen, yalnızca bir eğitim neferi değil; devletine, bayrağına ve milletine bağlılığın sembollerinden biri olarak aziz hatıralarımızdaki yerini almıştır.
Şehitlerimizin emaneti olan bu vatan üzerinde; teröre, bölücülüğe ve milli birliğimizi hedef alan her türlü girişime karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Başta Şehit Öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın olmak üzere, vatan uğruna can veren tüm kahramanlarımızı rahmet ve saygıyla anıyoruz.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Bir öğretmenin, bir genç kadının yarım kalan hayallerini bu millet unutmaz…
Terörün karanlığı; çocuklarına umut olmak için yola çıkan bir öğretmenin ışığını söndüremedi. Aybüke Öğretmen, bu milletin vicdanında ve hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Şehit Öğretmenimiz Aybüke Yalçın’ı rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyoruz; ruhu şad, mekânı cennet olsun…
Henüz hayatının baharındayken aramızdan koparılan Şenay Aybüke Yalçın; geride yarım kalan hayaller değil, yetiştirdiği yürekler bıraktı.
Bugün onu sadece bir öğretmen olarak değil; cesaretin, fedakârlığın ve vatan sevgisinin sembolü olarak anıyoruz.
Unutmadık…
Unutturmayacağız.