SANDIKTA GÖRÜŞÜRÜZ!
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Buca Belediye Meclisi’nde yaşanan gelişmeler sonrasında yaptığı “sözde zafer” açıklamalarını hayretle izliyoruz.
Ortada ne Buca’ya kazandırılmış bir hizmet vardır ne çözüme kavuşmuş bir sorun ne de vatandaşın hayatına dokunan bir başarı hikâyesi. Buna rağmen büyük bir siyasi başarı elde edilmiş gibi yapılan açıklamalar, milletin aklıyla alay etmektir.
Bugün zafer naraları atanlar, önce kendi siyasi anlayışlarının demokrasiyle ne kadar bağdaştığını sorgulamalıdır. Meclis üyeleri üzerinde kurulduğu iddia edilen baskılar, kulislerde konuşulan siyasi yönlendirmeler ve kamuoyunda uzun süredir tartışılan yöntemler hakkında tek kelime etmeyenlerin demokrasi söylemleri inandırıcılıktan uzaktır.
Buca’nın gündemi koltuk hesapları değildir. Buca’nın gündemi trafik, altyapı, kentsel dönüşüm, temizlik ve yıllardır çözülemeyen sorunlardır. Ancak CHP yönetimi yine hizmet yerine algı operasyonlarını, çözüm yerine siyasi gösterileri tercih etmektedir.
Milletin verdiği yetkiyi bir güç gösterisine dönüştürmeye çalışanlar şunu iyi bilmelidir: Siyasi manevralarla elde edilen geçici sonuçlar, halkın vicdanında karşılık bulmaz. Kendilerini dokunulmaz görenler de, her fırsatta demokrasi dersi vermeye çalışanlar da günü geldiğinde milletin hakemliğinden kaçamayacaktır.
Bugün belediye meclislerinde çoğunluk hesapları yapanlar, yarın sandıkta milletin çoğunluğuyla karşılaşacaktır. Çünkü Bucalı hemşehrilerimiz kimin hizmet ürettiğini, kimin siyasi tiyatro sergilediğini çok iyi görmektedir.
Bizim için ölçü birkaç kişinin alkışı değil, milletin iradesidir. Bugün sözde zafer ilan edenlere buradan açıkça sesleniyoruz:
Kendinizi galip ilan etmekte acele etmeyin. Milletin hükmü henüz verilmedi. O gün geldiğinde siyasi hesapların değil, halkın iradesinin ne kadar güçlü olduğunu hep birlikte göreceğiz.
Unutmayın; meclis salonlarında kurduğunuz türlü türlü hesaplar olabilir ancak son hesabı millet sandıkta sorar.
SANDIKTA GÖRÜŞÜRÜZ!
Cihangir Sağır
AK Parti Buca İlçe Başkanı
Kıymetli Dava Arkadaşlarım,
Değerli Bucalı Hemşehrilerimiz,
Buca Belediyesinde gerçekleştirilen başkanvekili seçimi tamamlanmış ve sonuçlar ortaya çıkmıştır. Demokrasi, millet iradesine ve hukuki süreçlere saygıyı gerektirir. Bizler de çıkan sonuca saygı duyuyor, Buca'nın menfaatine olacak her çalışmanın takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz.
Ancak bilinmelidir ki; bir seçim sonucu ne mücadelemizin başlangıcıdır ne de sonudur. AK Parti teşkilatları olarak gücümüzü makam ve unvanlardan değil, milletimizle kurduğumuz gönül bağından alıyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Buca'nın her sokağında, her mahallesinde vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Bu süreçte gösterdiğiniz birlik, beraberlik ve kararlılık için tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum. İnancımızı, heyecanımızı ve çalışma azmimizi koruyarak yolumuza devam edeceğiz. Çünkü bizler günü kurtarmanın değil, geleceği inşa etmenin mücadelesini veriyoruz.
Buca'nın hak ettiği hizmetlere kavuşması, gençlerimizin umutla geleceğe bakması, esnafımızın, emekçimizin ve tüm vatandaşlarımızın daha güçlü bir yarına ulaşması için çalışmalarımızı daha da artıracağız. Her seçim, her süreç bizlere yeni sorumluluklar ve yeni hedefler yüklemektedir.
Bugün de yarın da milletimizin emrinde, Buca'nın hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Umudumuzu büyüterek, birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek, daha güçlü bir Buca için durmadan çalışacağız.
Çünkü bizim en büyük gücümüz teşkilatımız, en büyük ilham kaynağımız milletimizdir.
Saygılarımla,
Cihangir SAĞIR
AK Parti Buca İlçe Başkanı
Aziz Bucalılar,
Öncelikle, Buca Belediyesi Başkan Vekili seçim sürecinde görev alan ve iradesini Buca için firesiz bir şekilde ortaya koyan Cumhur İttifakı’mızın tüm meclis üyelerine teşekkür ediyorum.
Demokrasi, millet iradesine ve tecelli eden sonuca saygı duymayı gerektirir. Biz de bugün ortaya çıkan tabloyu bu anlayışla karşılıyor seçilen belediye başkan vekilini tebrik ediyoruz.
Bilinmelidir ki bizim mücadelemiz bir makam mücadelesi değildir.
Bizim mücadelemiz hizmet mücadelesidir.
Bizim mücadelemiz Buca'nın geleceği için verdiğimiz bir memleket mücadelesidir.
Bugün bir seçim sona ermiştir.
Fakat Buca'nın çözüm bekleyen sorunları sona ermemiştir.
Buca'nın hizmet beklentisi sona ermemiştir.
Buca'nın geleceğe dair umutları sona ermemiştir.
Bizler bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Doğruya doğru demeye, yanlışa yanlış demeye devam edeceğiz.
Buca'nın hakkını ve hukukunu savunmaya devam edeceğiz.
Biz kırılmayacağız.
Biz yorulmayacağız.
Biz vazgeçmeyeceğiz.
Dün olduğu gibi bugün de yarın da Buca'nın yanında olmaya devam edeceğiz.
Allah birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.
KAMUOYUNA
12 Haziran Cuma günü yapılacak olan Buca Belediyesi Başkan Vekili seçimi için, Genel Merkezimiz, Milletvekillerimiz, Cumhur İttifakı’mızın değerli temsilcileri, teşkilatımız ve ilgili meclis üyelerimizle yürüttüğümüz istişareler ve değerlendirmeler neticelenmiştir.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tensip ve takdirleriyle “Cumhur İttifakı Buca Belediye Başkan Vekili Adayı” olarak göstereceğimiz isim Sayın Veli Balyemez'dir.
Seçimlerin Buca'mız için hayırlı olmasını dilerim.
Değerli İzmirli Hemşehrilerim,
12 Haziran Cuma günü yapılacak olan Buca Belediyesi Başkan Vekili seçimi için, Genel Merkezimiz, Milletvekillerimiz, Cumhur İttifakı’mızın değerli temsilcileri, teşkilatımız ve ilgili meclis üyelerimizle yürüttüğümüz istişareler ve değerlendirmeler neticelenmiştir.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tensip ve takdirleriyle “Cumhur İttifakı Buca Belediye Başkan Vekili Adayı” olarak göstereceğimiz isim Sayın Veli Balyemez'dir.
Sayın Balyemez'e gireceği seçimde başarılar diliyorum. İzmir'imiz ve Buca'mız için hayırlı olsun inşallah.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a dil uzatma cüretini gösteren eli kanlı Netanyahu, bugün yalnızca Gazze’de işlediği insanlık suçlarıyla değil, hakkında yürütülen uluslararası soruşturmalarla da tüm dünyanın gözleri önünde meşruiyetini yitirmiş zavallı bir figürdür.
Ortadoğu’yu yıllardır istikrarsızlığa sürükleyen İsrail yönetimi, saldırgan ve yayılmacı politikalarıyla bölgesel huzursuzluğun başlıca kaynaklarından biri olmaya devam etmektedir. Netanyahu ise hadsizliğin sınırlarını aşarak, yüzyıllardır ortak tarih ve kader paylaşan milletleri kendi siyasi hesaplarına malzeme etmeye çalışmakta; çatışmayı körükleyen, nefreti büyüten ve zulmü derinleştiren bir anlayışın borazanlığını yapmaktadır.
İsrail ordusu sivilleri hedef almaya, hastaneleri bombalamaya, kadınları ve çocukları katletmeye devam ederken, bu vahşetin sorumlularının içine düştüğü siyasi ve ahlaki çıkmazı herkes açıkça görmektedir. Kendi elleriyle oluşturdukları karanlığın içinde savrulanların, hakikati çarpıtma çabaları artık hiçbir vicdanda karşılık bulmamaktadır.
Bugün Ortadoğu’da ve dünyada barışın, istikrarın ve adaletin en güçlü savunucularından biri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Türkiye’nin ortaya koyduğu diplomasi, diyalog ve güven zemini, çatışmadan beslenenlerin değil, insanlığın ortak vicdanının sesidir.
Bebeklerin, kadınların ve masum sivillerin kanına girenlerin, Türkiye’ye, Cumhurbaşkanımıza ve milletimizin vicdanlı duruşuna yönelik sözlerini önce kendi vicdanlarında tartmaları gerekmektedir.
İzmir’imize olan sevdamızı sözle değil, eserlerle gösterdik.
Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarını İzmir’imizle buluşturarak şehrimizin kalkınma yolculuğuna yeni bir ivme kazandırdık.
Son 24 yılda ulaşımda, sağlıkta, eğitimde, tarımda, sporda ve altyapıda hayata geçirdiğimiz yatırımlarla İzmir’i geleceğe taşıyan güçlü adımlar attık.
Bu hareket bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildir.
Bu hareket kişisel rant peşinde koşan bir hareket değildir.
Bu hareket köksüz bir hareket değildir, saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket hiç değildir.
Bu hareket ta en başından itibaren millet davasıdır, memleket davasıdır, büyük Türkiye davasıdır; bu hareket ümmet davasıdır.
Yaklaşık 5 ay sonra kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız.
Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre bakımından hem de Türkiye’ye kazandırdığımız eserler bakımından aşılmaz rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız
Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
Şimdi sağdan-soldan klavye kahramanları AK Parti'nin bu kadronun açtığı yolda tesis ettiği iklimde refah ve konfor ortamında sıcak yataklarından, rahat koltuklarından ahkâm kesiyor olabilirler.
Bunlara soruyorum, siz hiç hayatınızda risk aldınız mı?
Siz hiç hayatınızda kavgaya girdiniz mi?
Siz hiç hayatınızda ölümle burun buruna geldiniz mi?
Menderes'in akıbeti gözünüzün önünde dururken hayatınızda hiç canınızdan, serinizden vazgeçecek bir harekete dahil oldunuz mu?
Kavgada yoklar, ama kavga bitince sırça köşklerinden laf üretirler. Bakın biz bu yola çıkarken de, bu yolda yürürken de Türkiye'nin yakın tarihine bakarak hapislere düşmeyi, işkence görmeyi, suikastlara hedef olmayı, hatta idam edilmeyi göze alarak girdik.
Peki, bizi acımasızca, bizi insafsızca eleştirenler, siz ne yaptınız, hangi fedakârlıktabulundunuz, hangi bedeli ödediniz?
Konforlu, güvenli alanlarınızdan yapılan hizmetlere kulp takmak dışında Allah aşkına hangi marifeti icra ettiniz?
Değerli kardeşlerim; şunu bir defa açık ve net söylemek durumundayım: Bizim Hakk’ın ve halkın nazarında takdir edilmek dışında bir gayemiz yoktur.
Az önce izlediğimiz gibi milletimiz de her seçimde bize takdirini, teşekkürünü ifade etmiştir. Ancak, sevdiğimiz, saydığımız, itibar ettiğimiz, kendimizden gördüğümüz kimilerinin izan ve insaf sınırlarını aşması da açıkçası canımızı acıtmıştır.
Bu yolculukta bu da var. Hani diyor ya şair Atilla İlhan, “ayrılık sevdaya dahil.”
Yola çıkarken bu sevdaya bunun da dahil olduğunu bilerek çıktık.
📍İlçe Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı
AK Parti; milletle yol yürüyen, eser ve hizmet siyasetiyle Türkiye’ye yön veren büyük bir dava hareketidir. İstişareyi esas alan teşkilat anlayışımızla; şehrimizin her köşesinde vatandaşlarımızın sesi olmaya, gönüllere dokunmaya ve hizmet üretmeye devam ediyoruz.
Fedakarca çalışan kıymetli İlçe Başkanlarımıza emekleri ve gayretleri için teşekkür ediyor, toplantımızın teşkilatımız ve şehrimiz adına hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Sayın Cemil Tugay, gün geçtikçe siyasi mevzisini kaybetmeye, CHP’ye hakim olan zehirli bir siyaset dilini kullanmaya, gerçeklerle arası açılan bir mental zemine doğru kaymaya başladı.
Anlaşılan o ki çıktığın her kürsüde, bulduğun her mikrofonda AK Parti hükümetine ve AK Partili isimlere sert muhalefet etmelisin talimatını alan Sayın Tugay’ın siyasi savrulması kendisi adına çok üzücü. İzmir içinse değişen bir şey yok. Zira yine proje yok, eser yok, hizmet yok.
İzmir’e parmak sallayarak başlanan siyasal çürüme son hız devam ediyor.
Sayın Tugay’ın gerçeklikten kopuk, hayali siyasi dünyasından süzülen hezeyanlara biraz cevap verelim.
▶️ AK Parti’yi gençler üzerinden eleştirmek sizin ve partinizin haddi değildir. AK Parti’nin sadece gençlik kollarının üye sayısı CHP’nin tüm üye sayısından fazladır. Gençlerin teveccühü sizin algı evreninizin epey dışında kalmış.
▶️ Erken seçim hülyalarınız bir başka bahara kalacak. Zira CHP’nin seçimle ilgili tek rolü AK Parti karşısında kaybetmektir. Seçim kararı korsan kürsülerden değil milletin meclisinden çıkar.
▶️ Türkiye’de nefes almanın bile zorlaştığı bir iklimden bahsediyorsunuz. Her gün bir meydanda miting yapan, yandaş medyasında ağzından hakarete varan sözde eleştiriler yapmaktan imtina etmeyen genel başkanınız nefes alamadığı bir iklimde mi bu çalışmaları yapabiliyor?
▶️ Sayın Tugay, kürsülerde siyasetinizin balansını dağıtıyorsunuz, kameralar hâletiruhiyenizi bozuyor. Siz iyisi mi size dikte edileni değil, işinizi yapın. İzmir’e eser ve hizmet siyasetiyle değer katın.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
"Bölgemizdeki çatışmalara rağmen ekonomimizi büyüterek milli gelirimizi 1,6 trilyon dolara ulaştırdık.
Savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın, Türkiye’nin ihracatı güçlü ivmesini korudu ve 166 ülkede ihracatımız artış gösterdi. 2026 yılının Ocak–Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık."
Özgür Özel’in, Genel Sekreterimiz ve İzmir Milletvekilimiz Sayın Eyyüp Kadir İnan’a yönelik kullandığı dil, kendi siyasi çaresizliğini örtbas etme çabasından başka bir şey değildir.
25 yıldır yönettikleri İzmir’i çöp, çukur, altyapı ve belediyecilik sorunlarıyla baş başa bırakanların, bugün hizmet mücadelesi verenleri hedef alması ibretliktir. İzmirli hemşehrilerimiz çözüm beklerken, CHP yönetimi yine hakaretle, ithamla ve saldırganlıkla gündem değiştirmeye çalışmaktadır.
Özgür Özel, kendi partisi içinde düştüğü çıkmazı alışık olduğumuz agresif üslubuyla kapatabileceğini zannediyor. Ancak nafile. İzmir’in gerçekleri de milletimizin beklentileri de bu gürültüyle örtülemez.
@eyupkadirinan kardeşimiz, İzmir’in sorunlarını gündeme getirmeye ve hemşehrilerimizin hakkını savunmaya devam edecektir.
CHP yönetimine düşen, hakaret etmek değil; yıllardır ihmal ettikleri İzmir’e hesap vermektir.
Üç gün süren Kazakistan ziyaretimizi hamdolsun başarıyla tamamlayarak ülkemize döndük.
Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi başta olmak üzere gerçekleştirdiğimiz tüm temasların Türk dünyamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. 🇹🇷🇰🇿
Sayın Özgür Özel; beni sarhoş kafayla ayar verdiğin o arkadaşlarınla sakın karıştırma!
Seçilmiş bir kadın başkanın yuvasına ve aile mahremiyetine fütursuzca dil uzatan, yol arkadaşlarına WhatsApp’tan galiz küfürler saydıran, Özkan Yalım'ın en yakın mesai arkadaşı sen; bize saygı ve ahlak dersi verecek en son kişisin!
Senin İzmir’e gelişinle ilgili benim tek çekincem şu: İnşallah makam aracının arkasında o meşhur renkli valizlerle gelmemişsindir...
Kendi ellerinle aday gösterdiğin belediye başkanları tarafından tehdit edilerek hizaya getirilmeye fazlasıyla alışmışsın.
Her gün bir başkası tarafından şantaja uğruyorsun, çünkü sırtındaki o kirli bagaj çok ağır.
Kapalı kapılar ardında aldığın paraları ifşa etmekten bahsediyorlar.
Sen şimdiden CHP tarihine 'rüşvet toplayan, besleme bir Genel Başkan' olarak geçtin!
O şantajlar, o pazarlıklar sana işleyebilir ama senin kameralar önünde bana savurduğun kof tehditler bize vız gelir!
O kürsüde sen hamaset yaparken seni alkışlayan o belediye başkanlarına da sakın güvenme.
Çok yakında onların da tehditleri başlar...
Şimdi çık ve attığın o iftiraların tek birini ispatla!
İspatlayamıyorsan müfterisin.
Ben İzmir çocuğuyum!
Benim bu şehre olan sevdamı, İzmir’i 25 yıldır geriye götürenler asla anlayamaz.
Oylarınız İzmir’de yerlerde süründüğü ve 25 senelik o sahte tiyatronuzu nihayet bozduğumuz için kameralar karşısında böyle çaresizce ağlama.
İlk seçimde İzmir’i sizden kurtaracağız.
İzmir, sizden kurtulacağı o günü bekliyor!